KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Esas no
- 2014/1253 Esas
- Karar no
- 2025/821
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2014
Karar Metni
1.390 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalıyı tanımadığını, davalının erkek kardeşi olan ...'i, oturduğu apartmandaki komşusu ... ... vasıtası ile tanıdığını, ...'in kendisini organizatör olarak tanıttığını, müvekkili ile yakınlaşarak bu organizatörlük işleri için teklifte bulunduğunu, teklifinde organizatörlük işlerinde tahsilat yapmasını, bunun karşılığında maaş ve prim alacağını söylediğini ve "Belediyeye Verilecek Teklifler" yazısı altında boşluk bıraktırarak imzalarını aldığını, imzalardan sonra bu kişinin kaybolduğunu ve kendisinden haber alınamadığını, bu olayın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra müvekkilinin aleyhine icra takiplerinin gelmeye başladığını,
bu takiplerde kullanılan bonolara müvekkilinin imza atmadığını, daha önce imzaladığı A4 sayfalardaki imza kısımlarının kesilerek renkli fotokopi yolu ile bu bono üzerine geçirildiğini belirterek bononun takibe konulduğu .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı icra dosyasının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını ve davasının kabulü ile müvekkilinin davalıya bu icra dosyasından borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının dava konusu bononun kambiyo vasfını taşımadığı gerekçesiyle ...hukuk mahkemesinin 2013/... ve .... İcra hukuk mahkemesi 2014//....
Sayılı dosyalarında takibin iptali davası açıldığını, bu iki dava da davacı aleyhine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, davacının iddiaları arasında yer alan imzaya itiraz hususunun yine ...hukuk mahkemesinde de söz konusu olduğunu ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporuna göre imzaların davacı tarafa ait olduğu tespit edildiğini, davacının bir diğer iddiasının ise bonoda tahrifat olduğunu, bu iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerekirken davacının diğer davalarında da mahkemenizde görülen davada da herhangi bir yazılı delil sunmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu,
İcra takibinden sonra yapılan itirazın iptali davasının kesinleşmesi akabinde açılan menfi tespit davalarında hukuki yarar bulunmadığını, ihtiyati tedbire itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak takibin devamına, davacının %20 kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 73.137,50-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 10/12/2012 düzenleme tarihli, keşidecisi dava dışı ... olan, lehtarı davacı ... olan, cirantası (alacaklısı) davalı Mehmet ... olan 73.000 TL bedelli 07/07/2012 ödeme tarihli bono altındaki imza inkar edilmiş olup, bononun sahte olarak düzenlendiği iddiası ile menfi tespit istemi ile işbu dava açılmıştır.
Davacı vekili tarafından daha evvel Mahkememizce beklenilmesine karar verilen .... ACM'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen mahkumiyet kararının sunulduğu ve ayrıca dava değerinin davalı tarafından dava dışı ...'a devredildiğine dair alacağın devri noter evrakının fotokopisinin sulunduğu ve bu kapsamda HMK.125/1-a.maddesi gereğince davaya temlik alan ...'a karşı devam edilmek istenildiğinin bildirildiği, bu kapsamda temlik alana tebligat işlemlerinin yapıldığı ve taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında dosyanın ATK'ya gönderilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve ATK tarafından sunulan raporda özetle;
"1- İnceleme konusu senedin ebat, kağıt evsafı ve baskı tekniği bakımından mutat matbu senetlerden olduğu,
İnceleme konusu senedin arka yüz 1. ciro bölümünde yer alan isim, adres, kimlik no yazıları ve ... adına atılı imzanın senedin uzun kenarlarına paralel olarak konumlanmış olduğu, senedin arka yüz kağıt yüzeyinde kısmi madde kayıplarının olduğu, yapıştırıcı ve farklı evsafta kağıda ait bakiyelerin bulunduğu görülmekle birlikte inceleme konusu senedin arka yüzünde ... adına atılı ciro imzasının mevcut senet içeriğini onaylar mahiyette atılmış olup olmadığı hususunda bir tespite gidilemediği
2- İncelemesi biten senedin adli dosya ile birlikte ilgili mühendis ve teknisyen huzurunda torbaya konularak mühürlendiğini ve geri gönderildiğini bildirir, müşterek açma kapama tutanağını içeren KANAAT RAPORUDUR." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin 01/12/2016 tarihli duruşmasında turuşmasında tanık beyanlarının alındığı anlaşılmakla;
Tanık ... beyanında aynen;
" Davacı arkadaşım olur, kendisini ... ile tanıştıran benim, davacı ile komşuyuz, ... benide sahte senet düzenleyerek senedi değiştirerek dolandırmıştır, bu hususta kendisine dava açtım ve davayı kazandım, davacı imza attığı zaman ben kendisinin yanında değildim, ancak davacıdan duyduğum kadarıyla belgeleri iş yapacakları için imzalamış, zaten kendisini de ... ile bu yüzden tanıştırmıştım, senedin düzenlenmesine ilişkin belgelerin imzalanmasına ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur, davacı ile ... arasında borç alacak ilişkisi kesinlikle yoktur, bildiğim kadarıyla davacıya imzalatmış oldukları belgeleri keserek senet haline getirmişler, benim imzaladığım belgelerden ise bir tanesi senetti, diğer senedi kendisi sahte olarak benim imzamı atmış dedi. " şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 14/03/2017 tarihli duruşmasında tanık ...'ın beyanlarının alındığı,
Tanık ... beyanında aynen;
"Davacıyı işletmekte olduğum kafeye arkadaşı ... ile birlikte gelmeleri sebebi ile tanıyordum, ... ve ...'i yine kafemde müşterim olmaları sebebi ile tanıyorum, ... ve ... kardeşlerdir ve Belediyelere vs.
Etkinliklerde ,festivallerde organizasyon işi yapıyorlardı , tahminen ... ile davacıyı bu işler nedeni ile görüşürken 2 kez gördüm ve duyduğum kadarıyla ... davacıya iş teklif etmiş, detayına dair bilgi sahibi değilim, ... ya da ... ... davacıya herhangi bir belge imzalattığını görmedim, ancak davacının arkadaşı olan ... hanımdan birkaç kişiden belge imzalatarak,
senet düzenlediğini duydum, taraflar arasında benim bildiğim kadarıyla borç alacak ilişkisi kesinlikle yoktur, benim ...'den alacağım mevcuttur, yine birçok kişininde bu şahıslardan alacaklı olduğunu biliyorum, belirttiğim gibi benim taraflar arasındaki bildiğim görüşme iş görüşmesine ilişkindir, belgenin imzalatılmasına bizzat şahit olmadım, benim bildiğim davacının arkadaşı ... hanımada belge imzalatılmış, bunun haricinde başka şahıslarıda duydum, ancak isimlerini bilmiyorum, kimden duyduğumu bilmiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Mahkememizce dosyanın 19/03/2025 tarihinde .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması sebebiyle duruşmadan çekilmesine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiğinin bildirilmesi nedeniyle yeni duruşma gün ve saati verilmek üzere tensip zaptı hazırlandığı, bekletici mesele yapılmasına karar verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının celbi hususunda mahkemesine müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevabında ve yapılan inceleme sonunda dosyanın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar vcerilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 17.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; "...suça konu senedin evvelce başka amaçla ... adına atılmış imzanın, hile yolu ile belgenin arka yüzüne boş bir senet fotokopi olarak çekilmiş ve üzeri yatay olarak kimlik bilgileri yazılmak suretiyle 1.ciranta konumuna sahtecilik ile getirildiğinin mütalaa edildiği," bildirilmiş, yapılan yargılama sonucunda ise;
"Katılan beyanı karşısında sanıkların kendi içinde ve birbirleriyle çelişen savunmada bulundukları, bilirkişi raporu, uzmanlık raporu, adli tıp raporu, düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına mahkememizce itibar edilemeyeceği kanaatine varılmakla;
sanıklardan ... tarafından katılandan bir şekilde elde edilen imzalı belgeler üzerinde değişiklik yapılmak suretiyle diğer sanık ...'in yararına işlemler yapılmış olması hususu birlikte değerlendirilerek sanıkların fikir, irade ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sahte olarak düzenledikleri veya düzenlettikleri senedi icraya koymak suretiyle üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri, icra dosyasına ödeme yapılmamış olması nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla; sanıkların eylemlerine uyan TCK'nın 158/1.d, 35/1-2.
204/1. 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiş olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile işbu dosya davalısı alacaklı ciranta hakkında mahkumiyet hükmü verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olayımıza bakıldığında; dava konusu senedin sahte olarak tanzim edildiğinin yukarıda ayrıntılarına yer verilen kesinleşmiş mahkeme hükmü ile sabit olduğu, sahtelik iddiasının mutlak def'ilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülebilir niteliği de gözetilerek davanın kabulü ile; davacının dava konusu senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafça talep dilekçesi ekinde sunulan alacağın temliki sözleşmesi aslının sunulmadığı, sunulan noter evrakında imza asıllarının evrak aslında olduğunun belirtildiği bu sebeple imzaların da görülemediği, taraf teşkili kapsamında kendisine tebligat yapılan alacağı devralan tarafça herhangi bir beyan sunulmadığı ve devralan tarafın takip dosyasına alacaklı olarak kayıt yaptırmadığı da gözetilerek yargılama giderlerinden sorumluluğun takip alacaklısı davalı ...'e ait olduğu anlaşılmakla, yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; .... İcra Dairesinin 2013/... Esas sayılı icra takibine konu keşidecisi ... olan, 10/12/2012 keşide tarihli, 05/07/2013 vade tarihli, 73.000,00-TL bedelli senet sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-Alınması gerekli 4.986,63-TL karar ve ilam harcından 1.249,05-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 3.737,58-TL eksik harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.278,05-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 1.309,00-TL masraf olmak üzere toplam 2.587,05-TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025
Katip ... Hakim ...
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1253, K. 2025/821, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama