KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Esas no
- 2015/557 Esas
- Karar no
- 2019/963
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 27/05/2015
Karar Metni
1.605 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 30/07/2012 günü...sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonun müteveffa ...'ın motosikletine çarparak karıştığı trafik kazası sonucu müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini, kaza sonrası tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre kamyonun tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kazanın oluşunda her hangi bir kusuru olmadığını, kamyonun ZMMS poliçesinin davalı sigortadan yapıldığını, HMK.
107/1-2 md.'ne göre dava açarken net tazminat miktanını bilmediklerinden ilerde eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; delilleri kısmında belirtilen ve getirtilmesi gereken belgelern dosyaya temini için ilgili yerlere müzekkere yazılmasını, davalarının kabulü ile.
Davacılardan ..., ... ve ... için 100'er TL destekten yoksun kalma tazminatına, davacı ... için 50.000,00 TL, ...için 30.000,00 TL, Hasret için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00-TL manevi tazminatın, davalılardan tahsilini, yasal faize hükmedilmesini, harcın arttırılması halinde arttırılmış tüm değerler üzerinden yasal faiz yürütülmesini), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nin limiti ölüm ve yaralanma halinde 225.000,00- TL sınırlı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde Zorunlu Trafik Sigortası bulunan araç sürücüsünün kusur onanı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, davacıya yapılan hesaplamalar netiçesinde 9.049,68 TL ödeme yapıldığını ve bu ödeme karşılığında kendisinden ibraname alındığından davanın ve temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil aleyhine dolaylı zararların reddini, yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini,
karar verilmesi halinde müvekkilinin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını, reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücreti vekalet-i davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalılar... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Asliye Hukuk mahkemesinde açılmasının gerektiğini, müvekkillerinin ikamet adresi olan İzmir kiraz Asliye hukuk mahkemelerinin görevli ve yetkili mahkeme olduğunu, davacının belirttiği şekilde kazanın oluşumunda müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, öncelikle kusur durumunu belirlemek için gerekli incelemelerin yapılmasının gerektiğini, daha sonra kusur durumuna göre uzman aktüer bilirkişilerden hesaplama yaptırılmasını, müvekkilinin kullandığı aracın sigortalı olduğunu, dolayısıyla davanın müvekkillerine değil sigorta şirketine karşı açılmasının gerekeceğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini,
mahkeme aksi kanaatte ise görevsizlik verilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, aksi takdirde davanın müvekkilleri yönünden reddine karar verilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava trafik kazasından kaynaklanan davacı tarafların destekten yoksun kalma, cenaze defin gideri ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuku başlıklı 1401 vd maddeleri ve KTK'nın ilgili maddeleri doğrultusunda gerekli yargılama yapılmış, bu doğrultuda tarafların delilleri toplanılmış ve incelenmiştir.
Dosya davalı tanıklarının dinlenilmesi için Kiraz AHM'ye gönderilmiş tanık ...beyanında "Müteveffa ... Kiraz ilçesi Sırımlı mahallesinde neden olduğunu bilmiyorum ancak vefat etmiş. ..., o dönem evli olmasına rağmen çevreden gördüğü herhnagi bir bayanı başkaları ile tanışmak amaçlı iş yapardı. Eşi o dönem Nazilli ilçesinde oturmakta idi. ...'nin ölmeden önce düzenli bir işi yoktu. Nerede iş bulursa orada iş yapardı. Çevreden duyduğum kadarı ile evinde kalmadığını, nerede kalacak yer bulursa orada kaldığını biliyorum. Davacıları tanımıyorum, mütüveffa... ile aralarındaki ilişkiyi bilmem. Müteveffa ...'nin ekonomik gücünün olmadığını biliyorum. Benim olay ile ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanını vermiştir.
Diğer tanık ... ifadesinde " Davacı taraf köylümüz olur. Davacılar ile müteveffa ... arasında herhangi bi bağ bulunmamaktadır. ... hayatı boyunca 10 defa evlilik yapmıştır, bu evlilikerinin de yaklaşık 3 tanesi resmi nikahlıdır, diğer beraberliklerinde 3'er ay birlikte olup terk etmiştir. ... vefat etmeden önce düzenli bir işte çalışmıyordu, iş bulduğu vakit çalışırdı, belirli bir işi yoktu. Yeterli ekonomik güce sahip değildi. Kirada oturuyordu, hatta kirayı ödemeden çıkıp başka bir kiracının evinde kalıyordu. Sabit bir ikametgahı bulunmuyordu. Benim olay ile ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanını vermiştir.
Tanık ... ifadesinde" Davalılar ... ve...komşum olurlar. ...'nin annesi ile kardeş olurum. Ben ...'nin dayısıyım. ...yaklaşık 8-10 defa evlilik yapan birisiydi. Bu evlilikleri de uzun sürmezdi. En fazla 1-2 sene içinde ayrılırdı. ... vefat etmeden önce yeterli ekonomik güce sahip değildi. İş bulursa giderdi yevmiye usulu çalışırdı. Vefat etmeden önce sabit bir işi yoktu, ne iş bulursa çalışırdı. Tarafların birbirine ekonomik olarak desteklediklerini bilmiyorum, görmedim " şeklinde beyan vermiştir.
Dosyada yer alan Kiraz Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasında ATK' dan alınan 28/12/2012 tarihli kusur raporuna göre kazada yaya olarak bulunan davacılar murisi ... ile kazada sürücü olarak yer alan ...'in eşit oranda kusurlu olduğu belirlenmiş olup, mahkememizce de yerinde görülen bu değerlendirmeler esas alınarak yeniden kusur incelemesi yapılmamış, ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu kabil edilmiştir.
Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmış bilirkişi raporunda " Davacı ... adına davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Davacı ... adına hesaplanan destek tazminatının 736,10 TL olduğu.-davacı ... adına sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktdrınm 5.882,89 TL olduğu, hesaplanan destek tazminatının 10.411,55 TL olduğu, fark destek tazminatının 4.528.66 TL olduğu, Davacılar adına hesaplanan toplam fark destek tazminatının 5.264,76 TL olduğıi, söz konusu tutarın fahiş fark olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu Fahiş fark olduğu yönünde hüküm kurulması halinde.
Davacı ... adına hesaplanan destek tazminatının 736,10 TL olduğılı, Davacı ... adına hesaplanan destek tazminatının 20.777,58 TL olduğu, söz konusu tutardan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelIcnmis hali olan 9.036.44 TL'nin mahsup edilmesi ile bulunan fark destek tazminat tutar 11.741,14 TL olduğu, bu tutarın poliçe teminat üst limitini aşmadığı, söz konusu tutara 22.04.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, Davacı...'in destek tazminat talebinin kaza tarihinde müteveffa ile resmi olarak boşanmış olmalarından dolayı yerinde olmadığı.
Cenaze ve defin gideri 2.100,00 TL'nin poliçe teminat limiti dahilinde davalılardan tahsilinin yerinde olduğu," yönünde görüş bildirmişlerdir.
Netice olarak bilirkişi raporunun genel olarak mevzuata ve uygulamaya göre hazırlandığı, hükme esas alınmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış olup, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, sosyal ekonomik durum araştırmalarındaki bilgiler ve tanık ifadeleri ( müteveffanın 8-10 defa evlilik yaptığı, 3 tanesinin resmi nikahlı olduğu, ekonomik gücünün olmadığı,
nerde iş bulursa çalıştığı vs beyanlar ) dikkate alındığında, davacılardan eski eş...'in müteveffa ...'ın desteğinden yararlanan kişilerden olmadığı kanaatiyle bu davacının bu yöndeki talebinin reddine, ayrıca tanık beyanlarındaki tarafların yaşantılarına ilişkin beyan ve açıklamalar gözetilerek bu davacı yönünden manevi tazminat olgusunun gerçekleşmediği kanaatine varılarak manevi tazminat talebinin de bu davacı yönünden reddine karar verilmiştir.
Müteveffanın kızları olan ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile 736,10 TL tazminatın, ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile 11.741,14 TL tazminatın bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda ve talep artımı doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir. Yine bu davacılar yönünden sebepsiz zenginleşme aracı olmayacak miktarda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek 7.500,00 er TL manevi tazminata hükmolunmuştur. Davacı ... yönünden talep edilen 2.100,00 TL cenaze ve defin gideri tazminatı talebinin sunulan bir belge ve delil olmaması sebebiyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · ¸
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/557, K. 2019/963, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama