KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Esas no
- 2017/825 Esas
- Karar no
- 2020/26
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/12/2015
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya kredi kullandırıldığını, davalınnı sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, müvekkili tarafından hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 8.640,63-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmediği belirtilen alacak nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İcra dosyası, tüm dosya kapsamı, dosyaya celp olunan belge ve bilgiler davacı banka kayıtlarıda incelenmek suretiyle borç alacak ilişkisinin tespiti ile davalının icra takibine konu alacak nedeni ile davacıya borcu bulunup bulunmadığı, borç var ise icra takip tarihi itibariyle alacak ve faiz miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacı banka ve davalı kredi borçlusu arasında bankacılık hizmet sözleşmesi imzalandığı ve kredili mevduat hesabı açılarak kredi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiği ve ...Noterliğinin 22/09/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya 28/09/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02/10/2015 tarihinde temerrüde düştüğü, davalının temerrüt tarihi itibariyle 8.157,76 TL asıl alacak, 32,12 TL işlemiş faiz, 21,97 işlemiş faiz, 2,70 TL bsmv olmak üzere toplam 8.214,55 TL alacaklı olduğu,
takip tarihi itibariyle 8.157,76 TL asıl alacak, 54,09 TL işlemiş faiz, 68,53 işlemiş faiz, 6,13 TL bsmv olmak üzere toplam 8.286,51 TL alacaklı olduğu, takip talebi ile hesaplama arasındaki farkın ise, hesap kat tarihine kadar işlemiş faiz ve bsmv'nin asıl alacağa dahil edilmesi gerekirken davacı tarafından bu şekilde hesaplanmamış olmasından kaynaklandığı yönünde rapor sunulmuştur.
İddia, toplanan deliller ve bilirkişi raporu değerlendirilerek dosya incelendiğinde; davacı banka ve davalı arasında bankacılık hizmet sözleşmes imzalandığı, ve bu kapsamda kredili mevduat hesabının davalı tarafından kullanıldığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, davalıya ...Noterliğinin 22/09/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin 28/09/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02/10/2015 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtara rağmen borç tamamen ödenmediğinden takip başlatıldığı,
davalının takip tarihi itibariyle 8.157,76 TL asıl alacak, 54,09 TL işlemiş faiz, 68,53 işlemiş faiz, 6,13 TL bsmv olmak üzere toplam 8.286,51 TL alacaklı olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada hesap kesim tarihine kadar işlemiş faiz ve faizin bsmv'si asıl alacağı oluşturduğundan asıl alacak miktarına dahil edildiği, davacı tarafından ise asıl alacak miktarına dahil edilmeden talep edildiği, bu nedenle raporda ayrı ayrı hesap edilen kalemler değerlendirildiğinde.
7.389,47 TL asıl alacak, 528,88 TL işlemiş faiz, 26,44 TL bsmv alacağının hesap kesim tarihi itibariyle alacağı oluşturduğu, hesap kesim tarihi olan 21/09/2015 tarihinden sonra davalı tarafından 28/09/2015 tarihinde kredili mevduat hesabından 207,97 TL kullanıldığı ve takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizin 68,53 TL, bsmv'nin 3,42 TL olduğu yani 7.597,44 TL asıl alacak (7.389,47 TL asıl alacak + 207,97 TL 28/09/2015 tarihinde KMH kullanımı), 528,88 kat öncesi işlemiş faiz, 34,44 TL faizin bsmv'si, 68,53 TL temerrüt faizi, 3,42 TL faizin bsmv'si olmak üzere davacının toplam alacağının 8.224,71 TL olduğu hesap edilmiştir,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Yine davacı tarafından icra takibi ve davada 194,87 TL masraf talebi mevcut ise de bu talep kalemi yönünden makbuz sunmadığından ispatlanamadığı anlaşılmakla fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almakta olup, davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiği, takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'sine tekabül den icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
BU EVRAK 5070 SAYILI KANUN GEREĞİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/825, K. 2020/26, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama