KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/788 Esas
- Karar no
- 2019/835
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2018
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde oluşan cari hesap alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edip durdurduğunu, müvekkilinin alacağının fatura alacağı olduğunu, likit olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu İstanbul ... İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 25.158,72 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan mal satışından kaynaklı ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya mahkemece reesen belirlenen mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi raporunda " Tacir olan taraflardan davacının defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, takip konusu faturanın kayıtlarında yer aldığı, takip konusu fatura İçeriği malın davalıya teslimi konusunda ihtilafın bulunduğu, davalının borcunun olmadığı yönünde usulüne uygun ihtarat yapılmasına rağmen defter, belge ibrazında da bulunmamasının yanı sıra ödeme yaptığına ilişkin belge sunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davalının borcunun olmadığım ispat edemediği,
huzurdaki itirazın iptali davasında Davacının Davalıdan 20.07.2018 takip tarihi itibarıyla 24.742,34 TL asıl alacaklı olduğu, FAİZ : Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarnamenin tebliğine havi belge de bulunmadığından, takip Öncesinde davacı alacağının muaccel olduğundan davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olduğu, ancak, Savın Mahkeme'nin kısmen va da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde: tarafların tacir olması,
işin ticari iş olması temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 24.742,34 TL asıl alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında % 19,50 adi kanuni faiz (yasal faiz) 589,69 TL olmasına karşılık taleple bağlılık ilkesi eeresince 416.38 TL isteyebileceği değerlendirilmiştir.
Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır." şeklinde rapor sunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine İstanbul ...
İcra müdürlüğünün... sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının duruşmalara katılmayıp cevap dilekçesi de sunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının faize ayrıca ve açıkça itirazı olmayıp, asıl alacağa yönelik itirazı oluduğu ve dava değerinin de asıl alacak miktarı üzerinden belirlenip harcın yatırılmış olduğu da dikkate alınarak kabulü ile İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın asıl alacağa yönelik olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/788, K. 2019/835, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama