KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2024
- Esas no
- 2018/995 Esas
- Karar no
- 2024/796
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 31/10/2018
Karar Metni
1.762 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 18.09.2018 günü saat 15:30 sıralarında yaya konumunda iken davalı ... “ün maliki olduğu ve davalı ... sevk ve idaresindeki dava ...
Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında ... plaka sayılı aracın kendisine çarpması sonucu ağır yaralandığını ve sürekli malul kaldığını, dava öncesi davalı ... şirketine 10.10.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek,
18.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) davalılardan kaza tarihi 18.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketinde kaza tarihinde — 06.03.2018 tarihinde tanzim edilen ve 11.03.2018-2019 vadeli ... numaralı ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu bağlamda maddi tazminat talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kaza tarihindeki belgelenebilir kazancı üzerinden yıllık ortalama ile hesaplama yapılması gerektiğini,
maluliyet durumunun ATK. Tarafından tespitinin gerektiğini, 01.06.2015 tarihinden itibaren geçerli olan Genel Şartlar dahilinde Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırması ve ... yönetmeliği dahilinde rapor alınmasını ve Genel Şartlarda belirtilen usul ve yöntemlerle hesaplanma yapılmasını talep ettiklerini, SGK tarafından rücu ya tabi ödeme var ise tenzilinin gerektiğini ve ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememiz 30/01/2020 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı gereğince davacının maluliyet durum ve oranının kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihi itibari ile yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri uyarınca tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına tevdine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca sunulan 16/04/2021 tarihli raporda özetle;
"... kızı 19/10/1950 doğumlu, ...’in 18/09/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;
Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %4+%3+%3+%1= %11 olup Tablo 2.3’e göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 8 (sekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen maluliyet raporu tüm tıbbi evraklar değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihi itibari ile yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine uygun düzenlenmiş olmakla denetime elverişli bulunmuştur. Mahkememiz 11/02/2022 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı ile kusur durum ve oranlarının tespiti ile bahse konu maluliyet raporu dikkate alınarak tazminat kalem ve miktarlarının tespiti hususunda rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, heyet tarafından sunulan 09/03/2022 tarihli raporunda özetle;
"Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir.
Olay günü olan 18. 09.2018 tarihinde gerçekleşen kazada davacının malul kalması sebebiyle sürekli iş göremezlik / maddi tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu,
Kusur;
A — ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in mağdur yaya ...'in yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %60 (yüzde altmış) oranında asli derecede kusurlu
B — Mağdur yaya ... kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %40 (yüzde kırk) oranında tali derecede kusurlu olduğu kanaatine ulaşılmakla birlikte,
Davacının 26.03.2021 tarih 5651 karar numaralı Adli Tıp Kurumu- İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; maluliyet oranının %7 olarak hesaplandığı (8 ay geçici iş göremezlik süresi) olduğu,
Rapor tarihi (09.03.2022) itibarıyla, TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemiyle %67 maluliyet oranına göre, sürekli maluliyet zararının 44.397,56 TL olduğu, davacının kazanın oluşumunda %40 kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda davalılardan talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 26.638,54 TL olabileceği,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde sürekli maluliyet tazminatı talep ettiği, talebe bağlılık ilkesi gereği geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, sürekli maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren dikkate alındığı,
Önemli Not: Her ne kadar kusur oranı belirtilmiş ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir.
Davalı ... tarafından düzenlenen zorunlu poliçe limiti 360.000,00 TL'nin içinde bulunduğu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğinin (talebe bağlılık ilkesi) hukuki tüm takdir ve değerlendirmesinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu,
- Davacı için talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Genel Şartlar gereği sigorta şirketinin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığı," şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Davalı ...'e bilirkişi raporunun tebliğ edilememesi sebebiyle uzayan yargılama sürecinde alınan raporun 2022 tarihine ait olması gözetilerek yeni asgari ücret verileri dikkate alınarak hesaplama yapılması için Mahkememiz 27/12/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ek rapor tanzimi için aktüerya bilirkişisine tevdine karar verildiği, bilirkişinin sunmuş olduğu 19/02/2024 tarihli ek raporunda özetle;
"Kusur;
A — ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in mağdur yaya ...'in yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında ?0 60 (yüzde altmış) oranında asli derecede kusurlu
B — Mağdur yaya ... kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında 96 40 (yüzde kırk) oranında tali derecede kusurlu olduğu kanaatine ulaşılmakla birlikte,
Davacının 26.03.2021 tarih 5651 karar numaralı Adli Tıp Kurumu- İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; maluliyet oranının %7 olarak hesaplandığı (8 ay geçici iş göremezlik süresi) olduğu,
Ek Rapor tarihi (19/02/2024) itibarıyla, TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemiyle %7 maluliyet oranına göre, sürekli maluliyet zararının 175.357,5S TL olduğu, davacının kazanın oluşumunda %40 kusurunun bulunduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda davalılardan talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 105.214,53 TL olabileceği,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde sürekli maluliyet tazminatı talep ettiği, talebe bağlılık ilkesi gereği geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, sürekli maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren dikkate alındığı,
Önemli Not: Her ne kadar kusur oranı belirtilmiş ise de,
6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir.
Davalı ... tarafından düzenlenen zorunlu poliçe limiti 360.000,00 TL'nin içinde bulunduğu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğinin (talebe bağlılık ilkesi) hukuki tüm takdir ve değerlendirmesinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu,
- Davacı için talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Genel Şartlar gereği sigorta şirketinin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığı," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Bu kapsamda yukarıda ayrıntılarına yer verilen kök bilirkişi raporu, kusur tespiti TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak ve Prograsif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılmış olması sebebiyle denetime elverişli bulunmuş olup, bu rapor ve 2024 asgari ücret verileri kullanılarak hesaplama içeren 19/02/2024 tarihli ek rapor ile tespit edilen 105.214,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin davacı tarafın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak kabulüne, davalı ... yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olduğu dikkate alınarak hüküm altına alınan tazminata bu tarihlerden itibaren avans faizi (davalı ... şirketine sigortalı aracın kamyonet (ticari) araç olması sebebiyle) işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi hükmüne göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmektedir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır.
Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır.
(HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira MK'nın 4.maddesindeki hak ve nesafet kuralları, kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hak ve nesafete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir.
Belirtilen bu hususlar ve özellikle davacının maluliyet durum ve oranı tarafların sosyal ekonomik durumları ve kazadaki kusur oranları dikkate alınarak manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; mahkememizce takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ...'den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-105.214,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... AŞ yönünden dava tarihi olan 31/10/2018, diğer davalılar ... ve ... kaza tarihi olan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacı için 30.000,00-TL manevi tazminat takdiri ile 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 7.187,20-TL karar ve ilam harcından 174,20-TL peşin ve 269,00-TL ıslah, 87,56-TL tamamlama harcın mahsubu ile geriye kalan 6.656,45-TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 917,30-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 4.375,20-TL masraf olmak üzere toplam 5.292,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Maddi tazminat talebi yönünden;
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden;
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı ... vekille temsil olunduğundan reddedilen manevi tazminat miktarı bakımından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'e verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2024
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/995, K. 2024/796, 18 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama