KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/190
- Karar No
- 2020/308
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2020
- Esas no
- 2019/604 Esas
- Karar no
- 2020/306
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2019
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hizmet ilişkisine dayalı sözleşme olduğunu, bu sözleşme uyarınca müvekkiline ait ... firmasının 02/07/2016 tarihinden itibaren davalı şirketten iş güvenliği konusunda hizmet ve aynı zamanda danışmanlık aldığını, ancak müvekkili şirketin karşı tarafın iş güvenliği konusunda aldığı hizmet ve danışmanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa aykırı olarak verdiğini öğrendikten sonra,
karşı tarafa yazılı bildirimde bulunduğunu yine karşı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu yönlendirmelerin 17/05/2018 tarihinden itibaren yanlış olup alınan desteğin suistimal edildiğini, davalı tarafın 18/05/2018 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği hizmet fesih bildiriminde bulunup ödemelerin yapılmasına rağmen ödemelerin yapılmamasından kaynaklı haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin almadığı hizmet karşılığını ödemesine rağmen davalının müvekkili hakkında asıl alacak takibi başlattığını, takibin halen devam etmekte oduğunu, müvekkilinin karşı tarafa borcunun bulunmadığını,
müvekkilinin davalı tarafa zamanında gerekli ödemeleri yaptığını belirterek davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında hizmet ilişkisine dayalı sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin, davacıya iş güvenliği konusunda 02/07/2016 tarihinden itibaren hizmet verdiğini, müvekkili şirketin davacıya yapılan hizmete yönelik olarak ödemesi gereken miktarı ödemesini talep ettiğini, davacının bu duruma sessiz kaldığını, davacının ödemesi gereken bedeli ödemediği için müvekkili tarafından 18/05/2018 tarihinde mail üzerinden sözleşmeyi fesih bildiriminde bulunduğunu, bu fesih bildiriminden hemen sonra davacı sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini mail attığını,
ancak sözleşme öncelikle ödemelerin düzenli ödenmediği ve eksik ödendiği gerekçesi ile müvekkili tarafından fesih edildiğini, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmeti sonuna kadar kusursuz bir şekilde ifa ettiğini, bu hususu davacının yapmış olduğu kısmi ödemelerin aleni bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Davacı vekili 08/06/2020 tarihli dilekçesi ile; davalı taraf ile anlaştıklarını belirterek açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan feragat etmeye yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili 08/06/2020 tarihli dilekçesi ile; davacı taraf ile anlaştıklarını, davadan feragat edilmesi halinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını bildirmiştir.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiş ve HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.
Davacı vekilinin 08/06/2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin olduğu belirlenmekle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda;
BU EVRAK 5070 SAYILI KANUN GEREĞİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/190, K. 2020/308, 9 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama