KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2021/616 Esas
- Karar no
- 2025/311
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/03/2016
Karar Metni
1.411 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ile davacının davalı şirketin ...
Bayiliğini üstlendiğini, sözleşme konusu hizmet karşılığında aşağıda bilgisi verilen toplam 33 adet fatura keşide edildiğini, ancak fatura bedellerinin tamamının ödenmediğini, bunun yerine kısmi ödemeler yapıldığını, sunulan fatura örnekleri ile dekontlar incelendiğinde yapılan ödemelerin kısmi olduğunun açıkça görüldüğünü, aşağıda sunulan listede fatura bilgileri ile ödenmeyen kısma ilişkin miktarların yer aldığını, haksız şekilde kesinti yapılan ve eksik ödenen faturalar nedeniyle davacının, davalıdan 190.245,86 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla ...
İcra Müdürlüğü'nün 2015/...
Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhinde genel haciz yoluyla takip yapıldığını, borçlunun haksız itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu alacağın Mevcut olduğu ve ödemenin yapılmadığının ortaya çıkarılacağını, davalı borçlunun süre kazanmaya ve borcu sürümcemede bırakmaya yönelik haksız itirazın iptali için Sayın Mahkemede dava açma zorunluluğu doğduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ...
İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas dosyasına yapılan itirazın iptali ile borçlunun takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 27. Maddesine göre iş bu sözleşmeden kaynaklanan tüm ihtilafların çözümünde İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, her iki tarafın da tacir olması nedeni ile yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesi uyarınca davalı bayilik veren tarafından haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı alacak tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 190.245,86-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 08/04/2023 tarihli raporunda özetle;
"-Davacı ...'a ait 2011-2012-2013-2014-2015 ve 2016 yılları yevmiye YTTK 64 ve VUK 221. maddeye göre açılış tasdiklerinin yasal sürelerinde yapıldığı, kapanış tasdiki zorunlu 2011 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmayıp, YTTK 64.maddeye göre, kapanış tasdiki zorunlu 2012-2013-2014-2015 ve 2016 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı tespit edilmiştir.
-Taraflar arasında imzalanmış bayilik sözleşmesinin Ceza sistematiği başlıklı Ek-5 maddeye göre miktarı açıkça belirtilen maktu ve doğrudan para cezaları ile bayinin zararlara karşılık ... tarafından para cezası kadar fatura düzenlenerek alacaklardan mahsup edileceği düzenlenmiştir.
-Davacı defterlerinde , davalı tarafından neye dair oldukları açıkça belirtilerek düzenlenmiş 33 adet faturanın 32 si HİÇBİR İHTİRAZİ KAYIT OLMADAN işlidir. Bu faturaların bedellerinin , sözleşmede belirtildiği üzere davalının borcundan mahsup edilerek davalı alacağına kaydedildiği görülmüştür.
-Bu işleyiş 2011 yılından sözleşmenin feshedildiği 20.03.2015 tarihine kadar sürmüştür. Davalı tarafından uygulanarak faturası düzenlenen bu kesintilerin ceza sistematiğine uygun olup olmadığı hususu ise uzmanlığım dışındadır.
-Davacı defterlerinde yapılan incelemede , sadece alış ve satış faturalarının işlendiği , davalı tarafından yapılan ödemelerin hiçbirinin işlenmediği , davalının alacağı olarak kaydedilmesi gereken faturaların davalının borcu olarak kaydedildiği tespit edilmiştir.
-Bu haliyle davacı defterlerinin, VUK'daki muhasebe işlemlerine ilişkin usul ve esasları açıklayan 1 Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde yer alan Tekdüzen Hesap planına uygun ve TTK'da yer verilen esaslara uygun tutulduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.
-Taraflar arasındaki işleyişin açıkça görülebilmesi için ;davacı defter kayıtları , dosyada mevcut davalı defter muavinleri , ödemelere dair banka dekontları , tarafların birbirine düzenlediği faturalar,kısaca dosyaya mübrez tüm evrak tek tek irdelenerek ve hatalı kayıtlar düzeltilerek , taraflar arasındaki cari hesap/muavin dökümü kronolojik olarak reel haliyle yeniden oluşturulmuştur.
-Buna göre , kesintilerin sözleşmedeki ceza sistematiğine uygun olduğu kanaatine varılacak olursa, 21/10/2015 takip tarihinde davacının davalıdan 9.533,46 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Sözleşmenin fesih tarihi 20.03.2015 ve takip tarihi 21.10.2015 arasındaki 214 gün için yıllık 010,50 faiz uygulanmış olup, işlemiş faiz miktarı 586,90 TL dır,
-Takip tarihinden sonra 10/03/2016 tarihinde davalının ... İcra Müdürlüğüne yaptığı 11.667,77 TL ödeme ile 2.134,31 TL alacaklı hale gelmiştir.
-... tarafından düzenlenen faturaların sözleşmedeki ceza sistematiğine aykırı olduğu kanaatine varılacak olursa da ,bu faturaların hariç tutulması ile 21/10/2015 takip tarihinde davacının davalıdan 93.786,46 TL bakiye alacağı olacaktır.
-Sözleşmenin fesih tarihi 20.03.2015 ve takip tarihi 21.10.2015 arasındaki 214 gün için yıllık 610,50 faiz uygulanmış olup, işlemiş faiz miktarı 5.773,65 TL olacaktır.
-Takip tarihinden sonra 10/03/2016 tarihinde davalının ... İcra Müdürlüğüne yaptığı 11.667,77 TL ödeme ile de 82.118,69 TL borcu kalacaktır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememiz 22/05/2024 tarihli duruşmasında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek birleştirici rapor hazırlanması hususunda dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan 17/12/2024 tarihli raporda özetle;
" Bu çerçevede davalı şirketin incelemeye konu edilen 2014-2015-2016-2017 yılları ticari inin V.U.K. 221 madde ile T.T.K. 64. madde hükümlerine göre yasal süreler içinde e uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakılmıştır.
Davalı şirketin davacı ... ile olan cari hesap hareketleri incelendiğinde;
31.12.2014 tarih itibari ile borç / alacak bakiyesinin -O- olduğu,
29.07.2015 en son ticari işlem kayıt tarihi itibariyle davacı ...'ın davalı şirketten 9.410,94 TL alacaklı olduğu, tarihi itibari ile
31.12.2016 tarih itibariyle 2.256,83 TL davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu, tespit edilmiştir.
Sözleşme Hukuku Açısından Sonuçlar:
1-Bayilik Sözleşmesi m.4.8'in, “..., Abone/Müşterilerin şikayetlerini değerlendirerek değerlendirme sonucunda Bayi'ye işbu Sözleşme ve/veya Ekleri'nde belirlenen yaptırımları uygulama hakkına sahiptir.”, hükmünü içerdiği;
2-Buna göre, mesela Prim ödemelerinin düzenlendiği Bayilik Sözleşmesi m.17'nin 8. fıkrasında, “....Bayi'ye yapılacak olan ...veya Sözleşme'den kaynaklanan prim ödemelerinden mahsup edilme....”nin hükme bağlandığı; Ancak bu yaptırımın uygulanabilmesi için, yine Bayilik Sözleşmesi m.17.8'de, kural olarak, “..., ... tarafından Bayi'nin kampanya koşullarından herhangi birini yerine getirmediğinin, müşterilere/Abonelere asılsız ya da yanlış/yanıltıcı bilgi vererek satış yapması, yapılan aboneliklerde herhangi bir sahtecilik, suistimal ya da müşteri memnuniyetsizliği yaratacak uygulamalar yaptığının tespiti ....”nin arandığı; Bununla birlikte, görülebildiği kadarıyla, böyle bir tespitine dair belgenin davalı tarafından sunulmadığı;
3-Bayilik Sözleşmesi m.11.8'in, “BAYİ, ...'in talebi halinde en geç bir hafla içinde ....'le hesap mutabakatı yapmayı kabul ve taahhüt eder. BAYİ, hesap mutabakatın yapmaması ve/veya ... tarafından bildirilen hesaplara bildirim tarihinden itibaren en geç bir (1) hafta içerisinde itiraz etmemesi halinde ... tarafından bildirilen hesapları aynen kabul etmiş sayılır.
BAYİ'nin ... tarafından bildirilen hesaplara itiraz etmesi, hesaplara dahil olan her bir faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul etmiş olması gerçeğini değiştirmez. ", düzenlemesi karşısında, heyetimizde bulunan teknik bilirkişinin, yukarıda, “Dosyada davaya konu faturalara ilişkin ödemeler kapsamında ceza ve/veya prim iadesi gibi — faturalama/mahsuplaşma ile hesap mutabakatının yapıldığı ve/veya kesinti konusu faturalara davacının itiraz ettiğini gösterir bir belge olmadığı,
dolayısıyla Sözleşme Madde 11.8 kapsamında davacının ... tarafından bildirilen hesapları kabul etmiş sayılacağının değerlendir....”mesinde bulunduğu. Cevap dilekçesinde de, “...Nitekim Davacı ile henüz kesin mutabakatta yapılmamıştır.” beyanı bulunmakla birlikte, davalı tarafından hesapların bildirildiği, bu bildirim tarihinden itibaren davacının itiraz edip etmediğinin dosya içeriğinden anlaşılamadığı;
Mali İnceleme Açısından Sonuçlar;
-Davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle icra dosyasında istenildiği şekilde ticari defterlerinde alacaklı olmadığı, -Alacaklı olma ihtimalinin talimat raporunda da belirtildiği gibi icra talebini oluşturan tüm kesinti ve cezaların tek tek açıklığa kavuşturulması gerektiği,
-Heyetimiz sektör bilirkişinin çalışmasından ise bu tespitinin yapılamadığının izah edildiği, anlaşılmakla sonuca varılamamıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 4. ve 11. ve 18. maddelerinde davalı bayilik verenin hangi hallerde yaptırım uygulayabileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafça her ne kadar davalı tarafın hak ediş bedellerinden haksız kesinti yapıldığı iddia edilmiş ve bu sebeple alacaklarının ödenmediği bildirilmiştir. Bu hali ile, uyuşmazlığı çözümü bakımından öncelikle davacının defter ve kayıtlarından alacak miktarının tespiti ardından ise bu alacaktan davalının kesinti yapıp yapmadığı, yaptığının tespiti halinde sözleşme uyarınca kesinti sebep ve miktarlarının yerinde olup olmadığının denetlenmesi gerekmekte ise de,
davacının sunulan ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olmaması sebebiyle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı dolayısı ile karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği ve bu kayıtlara göre de davalının davacıya borcu bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafça ispatlanmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin alınan 2.297,70-TL'den düşümü ile bakiye 1.682,30-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.439,34-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/616, K. 2025/311, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama