İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/482 K.2022/713

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/482Karar2022/713Tarih4 Temmuz 2022Okuma11 dk · 2.243 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Temmuz 2022
Esas no
2022/482 Esas
Karar no
2022/713
Dava
Alacak
Dava tarihi
15/09/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.243 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 30/11/2011 günlü dilekçesi ile müvekkil şirketin ... markası altında ülke çapında faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalılardan ...'un maliki bulunduğu ... İli Merkez İlçesi ... Mahallesi ... mevki ... Ada ...

Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 12/06/2006 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle intifa hakkı sahibi olduğunu, davalılardan uygun Petrol şirketi ise taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunda aralarındaki sözleşmelere istinaden müvekkil şirket bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki dikey ilişkinin davalı şirket tarafından 13/06/2011 tarihinde sonlandırıldığını,

müvekkil şirketin intifa süresinin tamamının nazara alınarak peşin ödediği intifa bedelinin geçersiz ve müvekkil şirket tarafından kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen 52.387,73 TL lik kısmının KDV'yle birlikte davalıya ödenme tarihinden itibaren tahsiline, ayrıca davalı ...'un elde ettiği semerelerin işletme yatırım destek bedelinin ve sabit yatırım bedelinin de dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekilinin 07/03/2012 günlü dilekçesi ile dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'na aykırı olduğunu, iddianın dayanağının tek tek gösterilmediğini, hangi vakanın hangi delillerle ispat edileceğinin belirtilmediğini ve yine talep sonucunun da açık şekilde belirtilmediğini vurgulayarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, ayrıca davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, bunun yanında yine esastan reddi gerektiğini vurgulayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DEĞERLENDİRME

Dava, davacı ... A.Ş tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan iade ve alacak davasıdır.

... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden yapılan değerlendirmede; Davalı yanın cevap dilekçesinde de açıklandığı şekilde dava dilekçesinin H.M.K 119/e-f-g-ğ hükümlerine göre eksiklik bulunduğu belirlenmekle mahkememizce bu hususun düzeltilmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, bu hususun zuhulen yazıldığı, oysaki yasaya göre 1 haftalık kesin süre verilmesi yasanın amir hükmü olması karşısında mahkememizin bu şekilde bir ibare kullanması tarafları bağlamayacaktır.

Kesin süre sonucu dilekçesinde açıklama yapmış ise de yine H.M.K'nun yukarıda belirtilen maddelerine göre belirleme yeterli olmadığından talebin hangi davalılara yöneltildiği ayrı ayrı ve kalem kalem açıklanması istenmesine karşılık yeterli açıklıkta olmadığı gibi süresinde de verilmediği anlaşıldığından açılan davanın H.M.K'nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce ( ... Asliye Ticaret Mahkemesi) verilen bu karar Yargıtay ... .Hukuk Dairesi Başkanlığının 2013/... E.2014/ ... K.sayılı11/03/2014 tarihli kararı ile " HMK. da ise ilk itirazlar arasında dava dilekçesindeki eksiklikler sayılmadığı gibi, 119/2 maddesinde, dava dilekçesindeki eksikliklerin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verilip, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılacağı durumlar arasında “Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri “, “iddia edilen her bir vakıanın hangi delille isbat edileceği” (m.119/1-e,f) sayılmamıştır.

Davacı yan dava dilekçesinde, süresinden önce sona eren (bayilik sözleşmesi) nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, tahsile karar verilmesini istemiştir.

Açıklanan bu niteliği ile dava ve hukuki sebep bu bayilik sözleşmesidir. Mahkemece açıklanan bu yönler ve HMK.'nun 33. maddesi hükmü gereğince hakimin kanunları re'sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice-i talepleri karara bağlaması gerekir.

O halde mahkemece, kesin süre içerisinde eksikliklerin giderilmediğinden bahisle davanın 6100 Sayılı HMK'nın 119/2. maddesi hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan" hükmü ile bozulmuştur.

Bozma sonrası tarafların beyanları alınarak, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkememizce; davacı kayıtlarında tarafların iddia ve itirazları, sözleşme hükümleri talep kalemleri ve davacının celsede feragata yönelik beyanı da dikkate alınarak her bir davalının sorumluluğu yönünden denetleme yapılıp davacının tazmine konu var ise alacağının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişler " Davacı tarafın noter tasdiklerini ihtiva eden 2005 - 2006 - 2011 yıllarına ait ticari defterleri incelemeye tabi tutulduğunu, TTK. Mad. 69 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, davalı ... Petrol şirketi ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı şirket davalılardan ...'un maliki bulunduğu ... İli, ... İlçesi, ...

Mah. ... ada, 26 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinden 12.06.2006 tarihinden itibaren 15 yıl süre ile intifa hakkına sahip olduğunu, Davalılardan ... San.ve Tic.Ltd.Şti ise söz konusu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunda aralarındaki sözleşmelere istinaden davacı şirket bayisi olarak faaliyet girdiğini, taraflar arasındaki dikey ilişki davalı şirket tarafından 13/06/2011 tarihinde sonlandırıldığını, ...

Bedelinin ...'a ödendiğini, intifa bedeline ilişkin olarakda davacı tarafın davalı ...'a toplam (60.645,00 TL intifa bedeli+17.105,00 TL stopaj) 77.750,00 TL tutarlı ödeme yaptığını, davada hukuki ihtilafın, davacı ile davalı yanlar arasında mevcut hukuksal ve ekonomik ilişkinin Rekabet Kurulu'nun tebliğ ve kararları nedeniyle öngörülenden daha erken tarihte sonlanması gerektiği ile ortaya çıkan alacakların davalılardan tahsil edilmesi talebinden ibaret olduğunu,

davacı şirket tarafından davalı ...'a 30.06.2006 tarihinde ödemiş olduğu 60.645,00 TL tutarlı İntifa ivaz bedelinin davacı şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen tutarın 40.433,69 TL olduğu, işlemiş faiz ve bu faizin KDV'si ile birlikte talep edebileceği tutarın 94.070,85 TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete 30.06.2006 tarihinde ödemiş olduğu 966.000,00 TL tutarlı yatırım destek bedelinin davacı şirket tarafından kullanılmayacak süresine karşılık gelen tutarın 644.058,77 TL olduğu,

işlemiş faiz ve bu faizin KDV'si ile davacı yanın davalı şirketten kullanılmayan yatırım destek bedelinden dolayı toplam 1.464.118,51 TL talep edebileceği, Davacı şirket tarafından davalı yanlara 17.08.2007 tarihinde ödemiş olduğu 1.454,01 TL tutarlı sabit kıymet bedelinin davacı şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen tutarın 1.052,20 TL olduğu,

işlemiş faiz eklendiğinde 2.391,93 TL talep edebileceği, 3095 sayılı kanuna göre dava tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, davalı ... ile davacı ... piyasadaki üretim ve dağıtam zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren iki teşebbüs olduğunu, dava konusu olayda dağıtı ... ile bayi ... arasındaki bayilik sözleşmesinin esasen bir dikey anlaşma olduğu,

dikey anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanması İçin aranan koşulların başında sureye ilişkin sınırlama gelmesi olduğunu, Dolayısıyla dikey anlaşmanın bireysel veya grup muafiyetinden yararlanamayan 5 yılı aşan kısmı 4054 Sayılı RKHK m, 56 uyarınca geçersiz olacağını, Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu 23.5.2007 tarihli bayilik sözleşmesinin 1 yıl süreli olup, sürenin en fazla 5 yıla kadar uzayabildiğini, bu sürenin bitiminde yazılı anlaşma ile yeniden 5 yılı geçmemek koşuluyla uzatılabildiğini,

bunun yanında bayilik faaliyetlerinin yürütüldüğü taşınmazda ... lehine 12/06/2006 yılında tapu siciline tescil edilmiş bulunan 15 yıllık intifa bulunduğunu, bayilik sözleşmesi ile hukuki ve ekonomik kaderi paylaşan ve aynı amaca hizmet eden intifa sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirilmekte ve dikey anlaşma kapsamında kabul edildiğini, somut olaydaki 15 yıl süreli intifa hakkının ancak 5 yıl için hüküm ifade edebileceği, kural olarak dikey anlaşma kapsamındaki intifa hakkı sözleşmesinin 5 yılı aşan kısmı 6098 sayılı TBK.27/11 uyarınca kısmi hükümsüzlük yaptırımına tabi olacağını,

taraflar arasındaki 23/05/2007 tarihlisözleşme de intifa hakkının sona erdiği tarihten itibaren hüküm ifade etmeyeceğini; her iki hukuki işlemin birbirinni kaderini etkilemesinin sebebinin birlikte dikey ilişki oluşturmaları olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 11. Maddesinde mücbir sebep hükmünün değerlendirilmesinin talep edildiğini, somut olayda anılan sözleşmenin 11.maddesi ile mücbir sebep dolayısıyla edimlerin ifa edilmemesi halinde gereği veya hiç ifa etmemeden tarafların sorumlu olmayacağının düzenlendiğini,

hali hazır dava konusunun temeli sebebsiz zenginleşme başka bir ifadeyle sözleşmesinin 5 yılı aşan süre yönünden geçersiz olmasına dayalı olarak tasfiye edilmesine ilişkin olduğunu, anılan alacak kalemleri edimin ifa edilmemesine dayalı olarak birer zarar kalemi olmayıp, sözleşmenin kalan süre yönünden geçersiz olmasına dayalı olan ve kararlaştırılan süre boyunca devam edeceği inancıyla ifa edilmiş edimlerin ifadesi anlamında olduğunu, bu nedenle bayilik sözleşmesinin 11.maddesine dayalı olarak mücbir sebep dolayısıyla iadeden kaçınmak mümkün olmamalıdır,

ayıca rekebet kurulu kararları ve özellikle piyasaya yönelik düzenleme ve denetleme yetkisi göz önüne alındığında bu tür önlemlerin öngörülemez olduğu ve bu nedenle mücbir sebep teşkil ettiği sonucuna varılmasının mümkün olmadığını," rapor etmişlerdir.

Netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede de; davalı ... Petrol şirketi ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirketin davalılardan ...'un maliki bulunduğu taşınmaz üzerinden 12.06.2006 tarihinden itibaren 15 yıl süre ile intifa hakkına sahip olduğu, davalılardan ...

San.ve Tic.Ltd.Şti ise söz konusu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunda aralarındaki sözleşmelere istinaden davacı şirket bayisi olarak faaliyet girdiği, taraflar arasındaki dikey ilişki davalı şirket tarafından 13/06/2011 tarihinde sonlandırıldığını, ...

Bedelinin ...'a ödendiğini, intifa bedeline ilişkin olarakda davacı tarafın davalı ...'a toplam (60.645,00 TL intifa bedeli+17.105,00 TL stopaj) 77.750,00 TL tutarlı ödeme yaptığını, davada hukuki ihtilafın, davacı ile davalı yanlar arasında mevcut hukuksal ve ekonomik ilişkinin Rekabet Kurulu'nun tebliğ ve kararları nedeniyle öngörülenden daha erken tarihte sonlanması gerektiği ile ortaya çıkan alacakların davalılardan tahsil edilmesi talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.

Davacı şirket tarafından davalı ...'a 30.06.2006 tarihinde ödemiş olduğu 60.645,00 TL tutarlı İntifa ivaz bedelinin davacı şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen tutarın 40.433,69 TL olduğu, 40.433,69 TL nin %18 üzerinden KDV sinin 7.278,06 TL olup, talep edilebilecek toplam intifa ivaz bedelinin 47.711,75 TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete 30.06.2006 tarihinde ödemiş olduğu 966.000,00 TL tutarlı yatırım destek bedelinin davacı şirket tarafından kullanılmayacak süresine karşılık gelen tutarın 644.058,77 TL olduğu,

644.058,77 TL nin %18 üzerinden KDV sinin 115.930,57 TL olup, talep edilebilecek toplam işletme yatırımı bedelinin 759.989,34 TL olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiş, sabit yatırım bedelinin ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce verilen karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/02/2021 tarih, 2020/6240 Esas, 2021/746 K.sayılı ilamı ile

"1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalıların temyiz istemlerine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3-Davalı ...’un, davacı ile diğer davalı arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinde herhangi bir imzası bulunmayıp, davalı ... intifa konusu taşınmazın maliki konumundadır. Bu nedenle bu davalı yönünden, işletme yatırım bedelinin de tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Davalı ... işletme yatırım bedelinden sorumlu tutulamaz. Bu davalının diğer temyiz istemleri yerinde değilse de, hükmün bu davalı yönünden işletme yatırım bedeli yönünden bozulması gerekmiştir.

4-Davalı ... Ltd.

Şti. vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece davacı şirket tarafından davalı şirkete ödenen yatırım destek bedelinin davacı şirket tarafından kullanılmayacak süresine karşılık gelen tutarın tahsiline karar verilmiş ise de, mahkemece davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinde söz konusu yatırım bedelinin iadesine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın, şayet sözleşmede işletme yatırım bedelinin iadesine ilişkin hüküm bulunmadığı takdirde,

davacı şirketin sözleşmenin kuruluş tarihinde davalı şirkete vermiş olduğu işletme yatırım bedelini talep edemeyeceği gözetilmeksizin intifa hakkı süresinin dikkate alınarak kıstalyevm metodu uygulanarak işletme yatırım bedelinin tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı ... Petrol Kimya Tıbbi Malzemeler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden bozulması gerekmiştir. " bozulmuştur.

Karar Düzeltme talebinin ise, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 22/03/2022 tarihli, 2021/ ... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile "Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacı vekilince dosyaya sunulan 11.12.2018 tarihli protokolün davalı tarafça teyit edilmesi halinde mahkemesince değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine" karar verilmiştir.

Bozma ile gelen dosya yukarıdaki esasa kaydedilerek, Yargıtay Bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkememizin 27/06/2022 tarihli duruşmasında davacı vekili, Mahkemenizin bozulan kararı temyiz aşamasındayken taraflar arasında sulh protokolü düzenlendiğini, Karar düzeltme kararında protokolün mahkemesince değerlendirilmesine karar verildiğini, Bozmaya protokol kapsamında bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiş, davacı vekili ise bozma ilamına uyulmasını, ve beyanda bulunmak için süre talep ettiği, mahkememizce sözlü yargılama için taraflara süre verilmiştir.

Davalılar vekili sözlü yargılama ara kararından rücu talepli dilekçe sunduğu görülmüş olup, davalılar vekilinin sözlü yargılama ara kararından rücu talebinin mevcut dosya kapsamı itibariyle yerinde görülmeyip reddine karar verilmiştir.

Son bozma ilamı sonrasında netice olarak mahkememizce yapılan değerlendirme;

Mahkememizce bozma öncesinde davanın kısmen kabulüne toplam intifa ve işletme yatırım bedellerinin kdv dahil olmak üzere 807.701,09 TL'nin (47.711,75 TL intifa ve 759.989,34 TL işletme yatırımı) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine, sabit yatırım bedelinin ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup;

Bozma ilamında davalı ... işletme yatırım bedelinden sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş olmakla, davalı ...'un 759.989,34 TL işletme yatırım bedelinden sorumlu olduğuna dair önceki hükümdeki ifadeler çıkarılmış ve bu davalı yönünden işletme yatırım bedeli talebinin (fazla talebin reddine) karar verilmiştir.

Yine bozma ilamında davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti. yönünden sözleşmede işletme yatırım bedelinin iadesine ilişkin hüküm bulunmadığı takdirde, davacı şirketin sözleşmenin kuruluş tarihinde davalı şirkete vermiş olduğu işletme yatırım bedelini talep edemeyeceği gözetilmeksizin intifa hakkı süresinin dikkate alınarak kıstalyevm metodu uygulanarak işletme yatırım bedelinin tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş olmakla, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi mahkememizce denetlenmiş olup, sözleşmede işletme yatırım bedelinin davacıya iade edileceğine dair bir düzenlemeye rastlanılmadığından,

davalı ... ...Ltd Şti'nin de 759.989,34 TL işletme yatırım bedelinden sorumlu olmayacağı kanaati ile, bu miktardan sorumlu olduğuna dair önceki hükümdeki ifadeler çıkarılmış ve bu davalı yönünden de işletme yatırım bedeli talebinin (fazla talebin reddine) karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE, (KDV dahil) 47.711,75 TL intifa bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 05/10/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Fazla talebin REDDİNE,

3-Sabit yatırım bedelinin feragat nedeniyle REDDİNE,

4-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 3.259,18 TL harcın önceden davacıdan alınan peşin harç 15.076,20 TL harcın mahsubu ile fazla alınmış olan 11.817,02 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacı tarafa iadesine,

5-Davacının gider avansından kullanılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 694,20 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam, 2.194,20 TL yargılama giderinden ( % 4,69) kabul oranına göre hesaplanan 102,90 TL ile, harç gideri 3.259,18 TL olmak üzere toplam 3.362,08 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 7.002,53 TL vekalet ücreti takdirine, bunun davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafın yaptığı 309,65 TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 295,12 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

8-Davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 65.425,89 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,

Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/07/2022

Başkan ... · E-imza Üye ... · E-imza Üye ... · E-imza Katip ... · E-imza

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/482, K. 2022/713, 4 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/482
Karar No
2022/713
Tarih
4 Temmuz 2022

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/483 K.2022/599
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/483 K.2022/567
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/483 K.2022/595
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/483 K.2022/481
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/483 K.2022/581
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/484 K.2022/680

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.