KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/655 Esas
- Karar no
- 2023/954
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 02/10/2023
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkilin "..." adresinde ve birbirinin devamı olan ..., ... Ltd. Şti. ve ... Giyim Dış Ticaret Ltd. Şti.
İsimli firmalar nezdindeki çalışmasına ilk olarak 1996 senesinin Haziran ayında başlamış olup bu çalışması Eylül 1997 tarihine kadar sürdüğünü, daha sonra 6-7 ay kadar işe ara veren müvekkilin, Ağustos 1998'de aynı yerde tekrardan işe başlamış olup bu seferki çalışması ise Ekim 2010 tarihine kadar aralıksız olarak aynı adreste ve birbirinin devamı olan davalı firmalar bünyesinde çalıştığını,
E-devlet üzerinden yaptıkları araştırmaya göre müvekkilin birinci çalışma dönemine ilişkin sigortalılığının sadece 1995'in 11.ayından başlatılarak kısa bir süre gösterildiğini ve ikinci çalışma süresi içerisinde de aralıklı olarak kısa dönemler için sigortası başlatılmışsa da yine müvekkilin bilgisi dışında yarım bırakıldığını, Müvekkilin söz konusu şirketler aleyhinde devam eden "Sigortalılığın Tespiti" konulu bir iş davası olup, söz konusu davanın ....İş Mahkemesi'nin ...E.
Sayılı dosyasında derdest olduğunu, söz konusu şirketlere tebligat yapılamadığından dolayı, şirketlerin ihyası gerektiğini, anılan sebeplerle söz konusu şirketlerin ihyasını talep etmek gerekliliğinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle ...'nün ...-0 (Sicil No/Dosya No)'sunda kayıtlı ... Ltd. Şti. ile ...'nün ...-0 (Sicil No/Dosya No)'sunda kayıtlı ... Giyim Dış Ticaret Ltd. Şti. Ünvalı şirketlerin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Sicil Müdürlüğü vekiline sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...
Limited Şirketi ile ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...
Giyim Dış Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketlerin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında.
“Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kayıtlarının resen terkin edildiği anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin,
bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi,
ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğini,
şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkil Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmediğini, gerçekten de, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede;
bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkil Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında ve son olarak aşağıda yer alan içtihatlar da gözetilerek müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, cevap dilekçesinde belirtilen hususlar da göz önünde bulundurularak ;
davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde dava konusu şirketlerin anılan dava kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İddia, savunma ve sair hususlar birlikte değerlendirilmiştir.
Davanın şirket ihya davası olduğu görüldü.
Taraflar arasındaki ihtilaf; adı geçen şirketin ihyasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dava, sicilden geçici 7. Madde uyarınca resen terkin edilen ...'nün ...-0 (Sicil No)'sunda kayıtlı ... Ltd. Şti. ile ...'nün ...-0 (Sicil No)'sunda kayıtlı ... Giyim Dış Ticaret Ltd. Şti. Ünvalı şirketlerin, ....İş Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında taraf teşkili ve devamındaki işlemler için ihya davasıdır.
İhya davalarında husumet eğer şirket tasfiye olmuş ise tasfiye memuruna ve sicile karşı, resen terkin olmuş ise sadece sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden ve davacı tarafça resen terkin edilen şirketin ihyası istenilip, davanın sicil müdürlüğüne karşı açılmış olduğu, buna göre de husumetin doğru yöneltildiğine kanaat getirilmiştir.
İhya davasının dinlenebilmesi için yasa koyucunun aradığı şart olan hukuki menfaatinin bulunması şartının dosyamız davacısı yönünden gerçekleşmiş olduğu, zira davacı tarafça istenilen hususlarda davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış ve talep olunan hususlarda işlemlerin yapılmasını sağlamak için şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/655, K. 2023/954, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama