KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/722 Esas
- Karar no
- 2024/47
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/10/2023
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket internet üzerinden kripto para alım-satımı yapılmasına aracılık eden Türkiye'de ilk, lider ve en çok bilinen, dünya da ise dördüncü kurulan kripto alım-satıma aracılık platform olduğunu, 2013 yılında kurulan ..., bu kapsamda Türkiye'nin en büyük kriptopara işlem platform olduğunu, 1 Temmuz 2013'te Türk lirası ile ilk ... alım satımına aracılık eden ...'ün 800’ü aşkın çalışanı bulunduğunu, ..., 5 milyondan fazla kullanıcısına 7/24 hizmet verdiğini, müvekkili şirket T.C. yasalarına uygun olarak kurulmuş ve faaliyet gösteren özel bir tüzel kişilik olmasının yanı sıra ... (“T.C.
Hazine Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulu”) yükümlüsü olduğunu, ..., yaptığı yatırım ve anlaşmalar ile kullanıcıların 7/24 Türk lirası ile ... ve diğer kripto paraların alım ve satım işlemlerini yapabilmelerini ve Türkiye’deki banka hesaplarına Türk lirası çekebilmelerini sağladığını, davalı borçlu hesabına kendisi tarafından gerçekleştirilen Türk Lirası yatırma işlemi sistemlerinde yaşanan sıkıntı nedeniyle mükerrer olarak iki kere gerçekleştiğini, bunun sonucunda davalı haksız olarak zenginleştiğini,
kendisi ile bu konu hakkında defalarca irtibata geçilerek süreç hakkında bilgi verilip ilgili miktarın iadesinin talep edilmesine rağmen kötü niyetli olarak davaya konu miktarı iade etmediğini, tüm yasal talep, dava, şikayet, istirdat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, davalı borçluya icra takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yetkili mahkemenin ise Bursa Mahkemeleri olduğunu, itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamadığını, alacaklı tarafından takip konusu yapılan ve itiraz ettikleri alacak miktarının belirli olduğunu, alacaklı itiraz edilen alacağı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali davası açamayacağını, açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacıya borcunun bulunmadığını,
davanın dava şartı noksan olan olarak açılmış olan itirazın iptali davasının reddini, alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 27/10/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 2.499,90 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, dijital para alım satımına imkan veren dijital para platformu kurduğunu, davalının isteği üzerine kripto varlığını hesabına gönderdiklerini, ancak hataen iki kez davalı hesabına aynı miktarı gönderdiklerini iddia ederek fazladan gönderdiklerini tutarın tahsilini istemiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme olgusuna dayanmıştır. Davalı tacir değildir.
Öte yandan davalı tarafın işlemi dijital paralardan gelir elde etmeye yönelik olduğundan tüketici işlemi olarak kabul edilmesi doğru değildir. Davalının sıfatı, davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanması ve taraflar arasındaki işlemin de tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceği hususları gözetildiğinde, somut davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olup mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın mahkememizin görevli olmaması geremçesi ile göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Harç, yargılama giderleri ile yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
4-Tarafların 2 haftalık hak düşürücü süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için müracaat etmemeleri halinde yargılama giderleri ile yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/01/2024
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/722, K. 2024/47, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama