KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/910 Esas
- Karar no
- 2026/257
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 30/10/2017
Karar Metni
1.492 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 17.10.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'ın eşi ...'ın sürücü konumunda bulunduğu ... plakalı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan traktörün ters dönmesi sonucu kaza neticesinde vefat ettiğini, vefat neticesinde müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, davalı taraf sigorta mevzuatı ...
Hesabı yönetmeliği 9.madde gereğince işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için kişi başına sakatlık ve ölüm halinde kaza tarihi itibariyle trafik sigorta limiti dahilinde bedeni teminat sağlandırılması gerektiğini, davalıya ödeme yapması için 20.10.2017 tarihinde başvurulduğunda zamanaşımına uğradığından bahisle reddedildiğini, açıklanan nedenlerle; şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.10.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Meydana gelen kazada sürücünün kendi kusuru ile kaza sırasında vefat ettiğini, müvekkili kuruma başvuru tarihinde 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, söz konusu nedenle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, sürücünün vefatının trafik sigortası teminatına girmediğini, poliçelerden dolayı müvekkili sorumluluğunun davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 150.000,00 TL olduğunu, müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını,
hiç kimsenin kendi kusurundan kaynaklanan bir sebepten dolayı tazminat talep edemeyeceğini, açıklanan nedenlerle; müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın tümden reddini, kusur durumunun tespiti açısından ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılmasını, davacı tarafa vefat sebebiyle SGK tarafından bağlanmış olan gelirlerin tespitini, davacının davasını ispat halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması,
olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; Tazminat davasıdır.
Bozma öncesi Bilirkişi ...'dan alınan 04/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacı Eşi ...'ın kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, Davacı müteveffanın eşi ...'ın toplam Destekten Yoksun Kalma tazminatının 189.511,97 TL olabileceği hesaplanmış olup, 2010 yılı Traktörler için teminat limiti 150.000,00 TL olduğundan ...
Hesabı limiti dahilinde (150.000,00 TL) sorumlu olacağının, Temerrüt tarihinin başvurandan 8 iş günü sonu olan 02.11.2017 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2012 tarih ve 2011/17-787 E. 2012/92 K. Sayılı karan ve kazanın 05.11.2014 tarihinde, poliçenin de tanzim tarihinin 01.06.2015 den önce olması nedeni ile ("...destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar vermek gerekir... ") hesaplanan maddi tazminat tutarlarına müteveffanın kusur oranı yansıtılmamış olup,
takdir ve münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı vekilinin 06/01/2019 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinden özetle : Bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların poliçe teminatı uyarınca dava değeri 140.000,00 TL artırılarak toplam 150.000,00 TL 'nin 27.10.2017 temerrüt tarihinden itibaren davalıdan işleyecek avans faiziyle davalının sorumluluklarınca ödenmesini talep etmiştir.
Kaldırma ilamı öncesinde bilirkişi raporları alınmış ve mahkememizin 27/03/2019 tarih ve 2017/951 Esas 2019/275 Karar sayılı kararı ile "Davacının davasının kabulü ile, davacı ... için toplam 150.000,00 TL maddi tazminatın 02.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Dava dosyası İstanbul BAM 40. H.D. Tarafından incelenmiş 2019/4214 Esas, 2022/187 Karar no ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2025 tarih, 2022/6005 Esas, 2025/9752 Karar sayılı ilamında "Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir.
Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir.
Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir.
Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir.
Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda, murisin vefat ettiği tarihte annesinin hayatta olduğu ve 20.09.2015 tarihinde vefat ettiği nüfus aile kaydı ile sabittir. Hükme esas alınan aktüer raporda, dava dışı annenin hayatta olduğu dönem için kendisine pay ayrılmadığı anlaşılmıştır. Dairemizce yukarıda belirtilen pay esasına göre desteğin annesinin ölüm tarihine kadar ona da pay ayrılması ve tazminat hesabında gözönüne alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle, davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2025/910 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 09/12/2025 tarihli bozma tensip zaptı uyarınca bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bu doğrultuda bilirkişi ...'dan ek rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Bozma sonrası Bilirkişi ...'dan alınan 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " A- Olay: Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı tescili kendisine ait olan 1978 model ... marka traktör ile ... yatağı mevkiinden ...
Köyü istikametine aşağı eğimli orman yolundan inerken traktöre bağlı olan römorkta tomrukların ön tarafa baskı yaparak 43,5 metre sürtünme ve fren izi ile aşağıya inerken bahse konu yere geldiği esnada römork okunun ön kısmındaki bağlantı halkasının kırılması neticesi römork serbest kalmış okun yere saplanması ile römork öne doğru kayarak traktörün arka kısmından çarpmış, traktör çarpma neticesinde gittiği istikametin tersine dönerken sürücü ...'ı üzerinden fırlatarak yolun gidişe göre sağ tarafında bulunan ve yere gömülü haldeki 60 cm çapındaki kayaya kafasını çene kısmından çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği,
B- Dosyada mübrez Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19.10.2009 tarihli raporda; Kazanın oluşumunda ... plaka sayılı traktör sürücüsü ... 'ın Tamamen Kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,
C- Trafik Kazası sonucu 17.10.2009 tarihinde hayatını kaybeden müteveffa ...'ın Hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatları; (eşin evleneme oranın tenzili yapılmıştır.)
¸
Olabileceği,
D- Davacılar/ hak sahipleri için hesaplanan toplam destekten yoksun kalma tazminatı ... Hesabı'nın 150.000,00 TL olan kişi başı teminat limitini aşması nedeni ile gareme hesabı yapıldığında, her bir hak Sahiplerin teminat limiti dahilinde DYK tutarlarının;
¸
E- Sorumluluk, temerrüt tarihi ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde ek rapor ibraz etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden sadece Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde,
murisin vefat ettiği tarihte annesinin hayatta olduğu ve 20.09.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından desteğin annesinin ölüm tarihine kadar ona da pay ayrılarak yeniden yapılan tazminat hesaplaması ile davacının 141.761,57 TL talep edebileceği anlaşılmış davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, davacı ... için toplam 141.761,57 TL maddi tazminatın 02.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 9.683,73 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan ıslah ve peşin 514,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.169,57 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 34,16 TL peşin nispi harç 480,00 TL ıslah harcı ve 4.60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 550,16 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.678,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair. dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
07/04/2026 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/910, K. 2026/257, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama