KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1129
- Karar No
- 2018/383
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2018
- Esas no
- 2018/49 Esas
- Karar no
- 2018/385 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/02/2015
Karar Metni
1.407 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 19.02.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkili ile davalı arasında bir Tarımsal Üretim Sözleşmesi’nin akdedildiğini, işbu sözleşme ile müvekkilinin davalıya tohumluk buğday satmayı üstlendiğini, davalının ise müvekkilinden aldığı tohumluk buğdayı tarlasına ekerek sertifikalı tohumluk buğday üretmeyi ve elde edilecek ürünü müvekkiline satmayı üstlendiğini, davalının, müvekkilinden aldığı 1 tohum karşılığında 1.5 buğday olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davalıya verilen tohumluk buğday karşılığında müvekkili tarafından toplamda 11.392,80-TL lik iki adet fatura düzenlendiğini,
ancak davalının aldığı buğdayın geri ödemesini yapmadığını, davalının borcunu ödememesi nedeniyle ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla neticeten itirazın iptali ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, takibin devamına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana yüklenmesi...» talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin vermiş olduğu 25/03/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle: «...yetkili mahkemelerin ...
Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin gerçek kişi olduğunu ve bu sebeple davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, davalarının bu mahkemelerde açılmaması nedeniyle davaların reddinin gerektiğini, müvekkilinin sözleşme gereği olan tüm edimlerini yerine getirdiğini ve sertifikalı tohum yetiştirdiğini, yetiştirilen tohumluk buğdayın ... vasıtası ile davacıya gönderildiğini ve gönderilen 19.540 kg’lık buğdayın 10/07/2014 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının müstahsil makbuzu düzenleyerek buğdayı birim fiyati 0,94.-TL olacak şekilde 18.367,60-TL bedelle teslim aldığını kabul ettiğini,
işbu makbuzun Tekirdağ Ticaret Borsası kayıtlarına da tescil edildiğini, diğer yandan sözleşmeye göre müvekkiline ait 127 dekarlık tarlanın davacıdan alman buğday ile ekileceğini ve elde edilecek tohumluk buğdayın davacıya satılacağını, söz konusu tarladan elde edilecek buğdayın maksimum yaklaşık 2 ton olabileceğini, ancak davacının 16 tonluk bir buğdayın kendisine satışının yapılmasını istediğini, sözleşmeye göte müvekkilinin yalnızca 2 tonluk buğdayın satılması ile yükümlü olduğunu beyanla neticeten cevap ve itirazlarının kabulü ile davanın yetki, esas ve görev yönünden reddine,
davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini...» talep ettiği görülmektedir.
... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 11.392,80 Tl asıl alacağa % 10,5 temerrüt faizi tutarı 3,28 Tl ile birlikte toplam 11.396,08 Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 15.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 22.01.2015 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 14.01.2016 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle. "Davacı ile davalı arasında, konusu “YETİŞTİRİCİ ÇİFTCİ’nin bu sözleşme şartlan altında. ...’dan satın alacağı tohumluk buğdayı kendi tarlasına ekerek, sertifikalı tohumluk buğday üretmesi ve elde edeceği ürünü ... ’ya satması yükümlülüğü” olan bir TARIMSAL ÜRETİM SÖZLEŞMESİ'nin mevcut olduğu.
Sözleşme gereği davalının, kararlaştırılan ürünü teslim etmekle yükümlü olduğu ve borcun ifa edilmiş olduğunu borçlunun ispat etmesi gerektiği. Davalı tarafın davacıya olan ürün teslim borcunu yerine getirdiğini ispat edememiş olduğu, bu nedenle sözleşme gereğince davacıya teslim ile yükümlü bulunduğu. Buna göre davacının davalıdan 11.392,80.-TL alacaklı olduğu, şartlan oluşmadığından işlemiş faiz talebinin mümkün olmadığı" kanaati ile raporunu sunmuştur.
Bu rapora yapılan davalı itirazlarının değerlendirilmesi için dosya ek rapor hazırlanmak üzere bilirkiyi kuruluna verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 08.12.2016 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; " davalı itirazları değerlendirilmiş olup, yukarıda arz ve izah edildiği üzere kök rapordaki kanaatimizden aynlmayı gerektirecek bir hususa rastlanmadığı" kanaati ile ek raporlarını sunmuşlardır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra ; "Davanın Kabulü ile ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalıların itirazının 11.392,80-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara avans faizi yürütülmesine, fazla istemin reddine, % 20 İcra inkar tazminatı tutarı 2.278,56-Tl davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karar taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
... Bölge Adliye mahkemesinin .... Hukuk Dairesinin ... E, ... K sayılı 24.11.2017 tarihli ilamı ile karamızın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın Kaldırılması ilamında özetle ; "İlk derece mahkemesince davaya konu icra dosyası örneği, dosya arasına alınmamış, dosyanın içerisinde ... 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının alındığı, incelenen bu dosyanın dava konusu edilen ... 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi dosyası incelendiğinde, icra dosyasının icra müdürlüğünce gönderildiği ve mahkemenin de gerekçesinde dosyayı incelediği anlaşılmakla beraber davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle istinafa gönderilirken dairemizce denetimin yapılabilmesi için icra dosyasının veya örneğinin de dosya arasına alınması gerekli olup bu eksikliğe işaretle yetinilmiştir." gerekçesi ile mahkememiz hükmünü bozmuştur.
Mahkememizce Geri Çevirme kararına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
... 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının bilirkişi incelemesinden sonra yanlışlıkla dosyaya alındığı anlaşılmış olup bu dosya iade edilerek dava konusu edilen ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir.
Huzurdaki dava bir İtirazın İptali davası olup davacı ... 27.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edilmesi nediniyle itirazın iptali amacıyla açılmış davadır. Davacı, taraflar arasında bir sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme ile davalıya tohumluk buğday satmayı üstlendiğini, davalının ise aldığı tohumluk buğdayı tarlasına ekerek sertifikalı tohumluk buğday üretmeyi ve elde edilecek ürünü kendilerine satmayı üstlendiğini, davalıya verilen tohumluk buğday karşılığında toplamda 11.392,80.-TL’lik iki adet fatura düzenlendiğini, ancak davalının aldığı buğdayın geri ödemesini yapmadığını, bu sebeple icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia etmektedir.
Davacı yanın ibraz ettiği ticari defterlerin tetkikinde, davalı ile olan ticari münasebetini 120.60.001 nolu hesapta takip etmekte olduğu, Bu hesabın 11/08/2014 tarihi itibariyle 11.392,80 Tl olduğu tespit edilmiştir.
Davacının davalıya gönrderdiği faturaların tetkikinde; Faturaları düzenleyenin davacı ...Ş. olduğu, muhatabının ise davalı ... olduğu, Faturaların bedeli ödenmemiş, açık faturalar olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada taraflar arasında akdedilmiş bir TARIMSAL ÜRETİM SÖZLEŞMESİ'nin mevcut olduğu, sözleşmenin altında taraf isim ve imzalannın bulunduğu görülmektedir. Sözleşmenin konusu: “YETİŞTİRİCİ ÇİFTÇİ’nin bu sözleşme şartlan altında. ...’dan satın alacağı tohumluk buğdayı kendi tarlasına ekerek, sertifikalı tohumluk buğday üretmesi ve elde edeceği ürünü ...’va satması yükümlülüğüdür.’’ şeklindedir.
Taraflar arasında sözleşmenin mevcudiyeti konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, davalı tarafın borcunu yerine getirip sözleşme konusu ürünü teslim edip etmediği konusundadır. Davalı taraf, borcunu dava dışı ... vasıtası ile teslim edip yerine getirdiğini iddia etmekte ise de, ... tarafından teslim edilmiş olan ürünün, davalının borcu için teslim edilmiş olduğu yönünde bir delile dava dosyasında rasdanmamıştır.
Dava dışı ...’nın da davacı ile benzer sözleşmesi olduğu dikkate alındığında, aksi bir delil bulunmadığından, onun tarafından teslim edilmiş olan ürünün kendi borcu için olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda, davalının, dava dışı ... tarafından teslim edilmiş olan ürünün, kendisini temsilen onun borcu için teslim edildiğini ispat etmediği sürece, davalı borcu için teslim edildiğini kabule imkan bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalının borcunu yerine getirip sözleşme konusu malı teslime etmediği kanaatine ulaşılmıştır.
Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir. Dosyamızda davalının temerrüdüne dair bir belge ve iddia yoktur. Bu nedenle temerrüt takiple oluşmuştur. Bu nedenle birikmiş faiz alacağı oluşmamıştır.
Davanın Kabulü ile ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalıların itirazının 11.392,80-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara avans faizi yürütülmesine, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 2.278,56-Tl nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1129, K. 2018/383, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama