İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/355 K.2024/955

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/355Karar2024/955Tarih26 Aralık 2024Okuma41 dk · 8.138 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Esas no
2019/355 Esas
Karar no
2024/955
Dava
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
Dava tarihi
08/05/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

8.138 kelime·41 dk okuma·19 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin %50 ortağı olan ve şirketin atölyesinin sorumluluğu görevini üstlenen davalılardan ...’un, müvekkili şirketin merkezinden işlemek amacıyla atölyeye gönderilen altın emtiasını uhdesine geçirmek ve diğer davalılarla birlikte hareket etmek suretiyle şirkete zarar vermiş olup, şirkete verdiği zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL sinin sorumluluk davası kapsamında tahsili, davalılara yapılan tasarrufların iptaliyle şirket adına tescili veya icraen satışına karar verilerek bedelinin şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın dava dilekçesinde taleplerini net bir şekilde ortaya koymadığından bu hususun açıklanması gerektiğini, davacının asılsız iddialarının kabulü mümkün olmadığını, müvekkiline sorumluluk davası açılabilmesi için şirket ortaklar kurulu kararı gerektiğini, ortaklar kurulu kararı sunulmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacının amacı müvekkilini şirketten uzaklaştırmak olduğunu, davacının asılsız iddialarıyla ilgili müvekkili ve bir kısım davalılar hakkında ...

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyasında soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi başlatılmış bir takibin de olmadığını, tasarrufun iptali davasının yasal şartlarının oluşmadığını, davacın tüm taleplerinin usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı... cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirkette işçi olarak çalıştığını, dava konusu edilen alacakla ilgili .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığını, davacı iddialarının asılsız olduğunu, ortaklar arasındaki anlaşmazlıkların işçilerinin üzerine yıkılmaya çalışıldığını beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.

BİRLEŞEN DAVA

(.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...-736 EK)

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kuyum imalatı ve satışı işlerini yürütmek amacıyla dava dışı eşi ile birlikte 1993 yılında yine dava dışı ... Tic. Ltd.

Şti.'ni kurduğunu, müvekkilinin 1990 tarihinden itibaren kuyum imalatıyla ilgilendiğini, müvekkili ile davalının 10/03/2009 tarihi itibariyle ortak olduklarını, ortaklık çerçevesinde işlerin gerçekleştirilebileceği bir atölye kurulmasına karar verildiğini, şirketin tüm mali işleri ile davalının ilgilendiğini ancak dava dışı çalışan ...'un hırsızlığı ile müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmazlıkların davalının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davalar ile devam ettiğini, söz konusu davalardan sonra ve işlerin istenilen şekilde gitmemesi nedeniyle atölyenin 12/02/2018 tarihli ortaklar kurul kararı ile kapatıldığını,

atölyede var olan taşınabilir malların mağazaya götürüldüğünü, atölyenin kapatılmasından sonra altınların adil bir şekilde paylaşımının ardından ortaklığın sona ereceği konusunda davalı ile anlaşıldığını ancak davalının bu anlaşmaya uymadığını, davalının atölyenin kapatılmasından sonra yapılan tüm satışları ve bu kapsamda elde ettiği tüm geliri kendi uhdesinde tuttuğunu, davalının şirkete ait altınları uhdesine geçirmiş ve geçirmeye devam ettiğini, söz konusu durumun kayyım raporları ile sabit hale geldiğini,

şirket ve müvekkili hakkında telafisi güç ya da imkansız zararların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla öncelikle davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz şerhlerinin uygulanmasına karar verilmesini, akabinde ise şirket uhdesinde kayden bulunmasına rağmen fiziken bulunmayan altının tespit edilerek şirkete iadesine,

bunun mümkün olmaması halinde davalı uhdesinde bulunan altın karşılığı paranın ve yine uhdesine geçirmiş olduğu paraların tespiti ile davalının eylemleri sebebiyle şirketin uğramış olduğu zararın ticari faizi ile tazminine ve bu kapsamdaki şimdilik 2.000.000,00 TL belirsiz alacağın işleyecek ticari faizi ile davalı ortaktan tahsil edilerek şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mağazada 2018 yılı sayımında 94 kilo altın bulunduğunu, ancak kayyımın raporları ile nakit ve altın toplamını yaptığında bu rakamın çıkmadığını belirttiğini, öncelikle 2018 yılı başında ortaklığın bitirilmesi sayımının yapıldığını, ancak imalatta sayılan 94 kg altının yarısı olan 47 kg.'ın davacıya teslim edildiğini, kayyımın raporu ile de görüleceği üzere imalattan gönderilen mamüllerin üzerindeki fişlerde tartım gramının bulunduğunu, fişlerdeki sayımı bu gramlara göre yapıldığını, imalattan gönderilen altın miktarını buna göre belirlendiğini,

ancak kayyım ile birlikte hesap yapılırken fişlerdeki altın gramı ile mamüldeki altın gramın aynı olmadığını, mamüllerin taşlı olduğunu, ayrıca hesaplama yapıldığında imalattan gönderilen net altın gramının fişte yazan rakam gibi olmadığının tespit edildiğini, davacının müvekkilini dolandırdığını, davacının dilekçesinde bir sahte belgeden bahsettiğini, nitekim bu yönde savcılığa da suç duyurusunda bulunulduğunun belirtildiğini, sahte bir belgeden bahsedebilmek için bu belgenin fiziken davacının elinde olması ve davacının bu belgeyi inceleyerek imzalarını denetlemesinin gerektiğini,

ancak davacı dilekçesinde bu sahte belgeyi bahsetmesine rağmen, deliller kısmında "bilahare bu belge sunulacaktır" diye beyan ettiğini, yani elinde böyle bir belgenin bulunmadığını, savcılık dilekçesi tüm ekleriyle beraber müvekkili tarafından temin edildiğini, davacının iddialarının sadece iftira mahiyetinde olduğunu, davacı hakkında Adliyeye karşı işlenen suçlar kapsamında gerekli işlemlerin yapılacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... Asliye Ceza Mahkemesi .../ E sayılı dava dosyası ve içeriği sanık ifadeleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/... Soruş.numaralı dosya, İmzalı teslim fişleri exel listesi-Mağazadan atölyeye giden ve atölyeden mağazaya dönen altınları gösteren fişler listesi, İmzalı Fişlerin asılları, suça konu paralarla alınan malların tapu ve kayıtları, ...-... kasa sayımını gösteren el yazılı belge, Bilirkişi incelemesi, Tanık beyanları, Sair her türlü bilgi belge deliline dayanmışlardır.

Davacı şirketin celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre; İstanbul ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil numaralı, "... ... Mah. Marmara M Blok Sk. M Blok No: 10 ... / İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiği, kuruluş tarihinin 09-02-1993 olduğu, ortaklarının ... ve ... olduğu, her ikisinin eşit pay sahibi olduğu ve şirketi münferiden temsil yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.

Ceza dosyaları;

.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... e sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ... ve ..., sanıkların ..., ... ve..., eylemin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma olduğu, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin ... K sayılı kararı ile sanıkların yüklenen suçtan sanıklar ... ve...'ın beraatine, sanık ...'un cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın 07/06/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Dosyaya dayanak edilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edildiği, incelenmesinde; Müşteki ... tarafından sanık ... ve ... aleyhine Güveni Kötüye Kullanma suçundan açılan davanın 02/06/2022 tarihli karar ile; .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği;

.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek incelenmesinde; Müşteki ... tarafından sanık ... ve ...aleyhine Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan açılan davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.

Asil ve tanık beyanları:

DAVACI ASİL ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

Şirket iki kişilik bir limited şirkettir, ben ve davalı şirket yetkiliyiz aynı zamanda münferit yetkimiz vardı, şirketi 1997 senesinde kurdum evveliyatta %50'si eşimin, %50'si benimdi, daha sonra eşimin payını bedelsiz olarak davalı üzerine geçirdim, zira daha evvel 3-4 yıl ...'la ticaret yapmıştım, kendisini oradan tanıyordum, ... mıhlar, kendisi sanatkardır bu sebeple kendisi ile ortak oldum, kendisini kardeşim yerine koydum bütün fabrikayı mal varlığımı teslim ettim, ilişkimiz 10 sene ortaklık olarak devam etti ancak geriye dönük 2 yıl evvel davalının bir tekne aldığını istihbar ettim, kendisine sorduğumda kiraladık gezdik dedi,

olabilir diye söyledim ancak facebooktaki takibimde teknenin kiralık olamayacağı kanısına varınca şüphe duymaya başladım, olaylar bundan sonra süregeldi, her sene sonunda davalı imalathanenin bende dükkanın sonuç dökümanlarını karşılaştırırdık ve bu karşılaştırmayı yaptığımda açıklar olduğunu tespit ettim, 2016-2017 yılları arası dükkandan fabrikaya giden ve fabrikadan gelen mallar dökümünde açıklar olduğunu tespit ettim, sayıma geçtim, ben atölyenin nasıl çalıştığını bilmem ancak olaylar üzerine yaptırılan tespitte 31 kilo altının yok olduğu tespit edildi,

öncelikle çalışanlardan şüphe ettik hatta aleyhlerine dava açıldı ancak bilirkişiler çalışanların bu kadar kilo altını çalamayacaklarını bunun imkansız olduğunu tespit ettiler, işçiler mahkemede ifadelerinde değil kilogram bir gram iki gram altın eksik olduğunda kendilerinin fabrikadan dahi çıkarılamayacaklarını beyan etmişlerdir ve hırsız olarak suçlanılan ...'i araştırdım hiç bir malı mülkü olmadığını gördüm, eski bir arabası vardır, sonra olay ortağıma yani ...'a yönlendi, davalının babası Bakırköy'de 24 tane dükkan almış, babası emekli idi, bunun imkansız olduğunu da görünce altınların davalı tarafından peyderpey alındığı sonucuna vardım.

Halen aramızda güveni kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan soruşturmalar vardır, Sadece babasına değil eşine de Kartalkayada bir daire ve İzmir Güzelce'de super lux villa almış ve kendisine de tekne aldığını tespit ettim.

Davalının bütün malımı fabrikaya iadesini istiyorum, imalathanede makineler paslanıyor, ne olduğu belli değil, imalathane anahtarı davalıdadır bende herhangibir anahtar yoktur, dava tarihi itibariyle bende 94 kilo altın vardır, 47 kiloyu davalıya verdim, fabrikada 151 kilonu yarısını bana vermesi gerekiyordu ancak ortada mal yok dedi.

Davalının eşi fabrikada çalışıyor gözüküyordu , benim eşimde fabrikada çalışıyor gösterilmişti, ancak fiilen çalışmadılar, evvelce hırsızlıktan şikayet ettiğim ... davalının çocukluk arkadaşı idi, ...'te yine davalının 24 senelik sağ koluydu, davalı fabrikada ailesi ve arkadaşlarıyla bu işi yaptı , davalının ayrıca ortaklıktan çıkarılmasını talep ediyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur.

DAVALI ASİL ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

Öncelikle bende 151 kilogram altın olmadığını açıkça beyan ediyorum, ben imalatın malın çoğunluğu bitmiş olarak mağazada olur, bana atılan bütün suçlamaları reddediyorum, biz davacı ile 2009'dan beri ortağız, hiçbir şekilde suçlamaları kabul etmiyorum, eşim babam savcılığa şikayet edilmiştir, ancak tüm şikayetler sonuçlanmıştır, ben ortak olurken şirketin %50 sermayesini ödedim, daha sonraki sermaye arttırımında da ödememi yaptım, hiçbir şekilde bedelsiz olarak şirkete alınmış , ortak edilmiş değilim, 2009 yılından evvel benim küçük bir imalathanem vardı, 50 metre karelik idi,

daha sonra davacı ile güçlerimizi birleştirelim demesi üzerine ortak olduk ve işlerimizi geliştirdik, nihayetinde 450 metre karelik bir imalathanede iş yapmaya başladık ve bu yerin mülkünü satın aldık, benim elimde hiçbir zaman muhasebe kayıtları olmadı bütün muhasebeyi davacının akrabası eniştesi tutuyordu, ayrıca banka hesapları da yeğeni kocasının çalıştığı bankada idi, yani benim para ile hiçbir zaman ilişkim olmadı ancak çok güzel para kazandık ve birlikte kazandık, beni hiçbir şekilde emniyeti suiistimal etmem davacıyı dolandırmam mümkün değildir, muhasebe giriş çıkışlarını bilmem,

ben sanatçıyım ben okuyamadım ancak küçüklükten beri bu işi yaparım, ceza davalarında da ifadelerde geçtiği üzere yanımda çalışan ... altın çaldığını itiraf etti, bu çalma işlemi kendisi terazi başında altınları tartarken 71 kilogram diye tarttığı altını aslında 55 kilogram olduğu ve çalma olayının bu şekilde gerçekleştiğini beyan etti, dolayısıyla olaylarla ilgili benim herhangibir bağlantım yoktur, hiçbir aleyhime ifadeyi kabul etmiyorum, bana göre de bu ortaklık bitmiştir, ancak hissemi alıp ortaklık payını devretmeme sebebim benim eşimin çocuğumun rızkını da davacının almaya çalışmasıdır,

ancak birlikte iş yürütmemiz ve bu şirketin devamı mümkün değildir, hiç bir zaman kurumsallaşmaya davacı yanaşmadı binlerce defa söylememe ve kurumsallaşarak bir standart oturtmamız gerektiğini söylemem rağmen buna yanaşmadı, davacının kendi fikri ve beyanına göre biz malı ya 3 liraya ya 13 liraya sattık çünkü pırlantanın piyasası böyledir, ancak ben kime hangi fiyatla verildiği takip edemedim sadece imalatımı yaptım ve davacı bana sen otur imalatını yap diye talimat verirdi, kendisine silah çektiğimi öfkelendiği söylemesine rağmen bu tür öfke bozuklukları bizzat kendisine mahsustur ve kendisi bugüne kadar silah ruhsatı alamamıştır ,

daha doğrusu silah ruhsatı yaptığı işlerden dolayı iptal edildi dedi. Ayrıca imalathanede kameralar 36 tane olup çalışmaktadır, ancak kameralar fazlalaştığı için disk kapsama oranını aşmıştır, bunu söylemelerine rağmen bu sistemde düzeltilmemiştir, imalathanenin anahtarı bende de vardır, davacıda da vardır, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

Ortalama 2000 yılının başından beri kuyumcuyum, kapalı çarşı ve çeşitli yerlerde çalıştım, ... kuyumculukta yanlış hatırlamıyorsam 2010 2012 yılları gibi çalıştım, daha sonra yaklaşık 4 yıl kadar çalıştım, ondan sonra kapalıçarşıda başka bir kuyumcuda devam ettim, kapalıçarşıda ... kuyumculuğun küçük bir atolyesi vardı, başladığım ilk dönem 20-25 kişi kadardık daha sonra 40 kadar kişi ile birlikte çalıştık, fabrika ikitelli sanayi sitesinde idi, ben daha sonra 1 -1,5 yıl yaklaşık fabrikada çalıştım, ... bey mağazada çalışıyordu ben kendisini 1 yada 2 defa gördüm, ... bey ise atolye kısmında çalışıyordu,

mağazadan ... bey vasıtası ile bize hurda altın gelirdi, ... bey bu hurda altını alırdı, içinden bilmediğim bir gramajda altını alırdı onun yerine bakır koyardı, davacı ... bey ve ... bey ortaklardı, mesela pırlanta 23 dolara alırdı, ancak ... beye 30 dolara mağazaya satardı, bundan başka bir bilgim yoktur.

Atolyede çalıştığımda ... nalbantın odasına girip çıktığımda görsellerde Mercedes baktığını ve o Mercedesi aldığını gördüm ve ... beyden gizli mal sattığını gördüm, yani bize ... bey tarafından sipariş üzerine malları yapardık, çırak ile birlikte biz bu ürünleri yapardık bu işlerden sorumlu ...'du yaptığımız malı çıraklarla birlikte mağazaya gönderirdik, yaklaşık 2012 yılında bu olay oldu, ... bey telefon ile ...'u arayarak böyle bir sipariş vermediğini söyledi, ... ise "yanlışlık oldu, yanlışlıkla yaptık" gibi şeyler söyledi, yani biz bu ürünün mağaza ürünü olmadığını biliyoruz,

yanlış hatırlamıyor isem bu ürünü ... isminde bir kuyumcuya yapıldığını duydum , ... beyden sipariş gelmeden fabrikada kimse bir işlem yapamazdı dedi.

Davalı ... vekilinin sorusu üzerine soruldu; ben ilk başta atolye -imalat kısmında kapalıçarşıda çalıştım daha sonra ikitellide fabrikada altın tasarımı-kalıp yapardım, bütün altın kalıplarını kolye, küpe , yüzük kalıplarını yapardım, Marmara sanayi sitesinin ... bey ile aynı katta yani 4.katta çalıştım daha sonra en alt kat yani 0. Katta çalıştım, normalde altının içine ayar düşürmek için bakır ve avloy isimler ürünler katılır, bunlar normal işlemlerdir, fakat ... beyin yaptığı işlem böyle bir işlem değildir, mesela siz bilezik getiriyorsunuz ben bir parça kesiyorum, kestiğim parçayı kendi cebime koyuyorum,

onun karşılığında da aynı gıramaşda bakır koyuyorum, bu seferde altının ayarı düşüyor, bu işlemler atolyenin içerisinde ocaklar olmadığı için ilk başta dışarda eritme işlemi yapılırdı, daha sonrasında ürün yapmak istiyor ise döküme gönderilirdi, döküm ilk başta başka bir firmaya verirdik ancak daha sonra döküm işlerini kendimiz yaptık, ... beyin kapalıçarşıdaki atolye küçük olması sebebiyle bu işlemini bizzat kendim gördüm, ikitellideki atolyede bunu görmem imkansızdı çünkü çok büyük bir yerdi, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ...

MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

2017 yılından itibaren ...

Kuyumculuğun ... mağazasında tezgahtar olarak çalıştım, patronumuz ... ve ... nalbantın bir ortaklığı vardı, atolyede ustabaşı olarak bildiğim ... ve ..., müdür olarak ... vardı, kamera tarafına bakan kısımda ... köksalın kardeşi soner vardı, her yıl aralığın son gününde mağaza kısmında sayım yaparız, başımızda da ... vardır, 31/12/2017 de sayımı yaptık, bilgileri ... beye gönderdi, ... beyde yaptığı sayımı WP üzerinden ... beye gönderirdi, hesaplarda anormallik çıktı, bir fark oluştu fakat o farkı tam olarak bir bilgim yoktur, ... bey ile ... bey bir gün dükkana gelerek ordan birlikte atolyeye gelerek hesapları karşılaştırmışlar,

ancak bu karşılaştırma işlemini ben görmedim, 2018 yılı şubat aylarında ... yanında ustabaşı ... ve şoför halit ile mağazaya geldiler, ... nalbank ... beye sayım yapacağız dedi, ... beyde gündüz vakti sayım olmayacağını söyledi akşam yapacağını söyledi ... beyde elini sert bir şekilde tezgaha vurdu, elini sürekli ... bey arkasına atıyordu, belinde belirginlik vardı, yani belirginlik olduğuna göre silah olduğunu tahmin ediyorum, ... beyde tatsızlık olmasın diye mağazanın kepengini indirerek sayıma başladı, mallar herkese eşit şekilde sayım için ayrıldı, toplam 94 kilo kilo çıktı,

buda ikiye bölünerek yani yaklaşık 47 kg ... nalbanta verildi diğer 47 kg dükkanda kaldı, yaklaşık 12 saat sayım sürdü, daha sonra bu 4 kişi yani ..., ..., şoför ... ve ustabaşı ... atolye kısmına geçti, ... beyde bizi eve gönderdi, 31 Aralık 2017 sayımından 1 - 2 ay önce 5 kg kadar atolyeye gönderdik, sebebi ise elinizde gitmeyen malları işleyebilmek için gönderin demeleri üzerine biz bu 5 kg yi gönderdik, altın taşlı olarak 5 kg gitti ancak 1,5 kg taş farkı çıktı yani bize 3,5 kg altın kaldığının bilgisi iletildi, başka bildiğim birşey yok, altını getirme götürme işlemini şoför halit tarafından gerçekleştirilirdi,

altın alınırken kapalı çarşıdan sipariş üzerine ... beyin talimatı ile geliyordu, parayı da ... bey veriyordu dedi.

2018 yılında atolye kapatıldığı ancak ayını hatırlayamıyorum, Lalelide ... beyin yanında mağazada satış elemanı olarak çalışmaktayım, atolye kapatıldıktan sonra ... bey tarafından atolyeye gönderilmek için herhangibir mal alımı olmadı, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

yaklaşık 13 yıldan beri kapalı çarşıda taş ticareti ile uğraşmaktayım ... ve ... beyi 2013 yılından beri tanımaktayım, ... ve ... ...

Kuyumculuğun ortaklarıdır, kapalı çarşıya yakın olan Laleli bölgesinde dükkanları vardır, ikitelli bölgesinde de fabrikaları vardı, 03/01/2018 tarihinde ... bey beni aradı, hesap için ... beyin kendisi ile konuştuğunu bu sebeple 2016 ila 2017 yılları arasındaki benim onlara sattığım taşların dökümanlarını istedi, ben sattığım ürünlerin faturasının olmadığını söyledim, biz faturasız olarak ticaretimize devam ettiğimizi ... beyde ... beyde biliyordu, ... beyle konuştuğumda bana malzemeleri fabrikaya getirmemi ancak ödemeleri mağazadan alacağımı söyledi ve işlerimiz bu şekilde işledi,

... bey ile telefonda konuştuğumda bana 2016 ve 2017 yılında yapmış olduğumuz iş sebebiyle olan bilgileri whatsaap dan yapılan ticareti kendisine gönderdim, 2018 yılına kadar telefon diyaloglarımızın %95'i ... bey ile, 2018 sonrası ise ... beyle diyalog halindeyiz ve ... beyle şuanda altın modelleri üzerinde çalışma yapıyoruz, sadece ... beyle değil Laleli bölgesindeki kuyumcularla da yaparak sektöre girmeye çalışıyorum, 2018 yılında ... bey benden ... bey ile arasında arabuluculuk yapmamı istedi ve ... bey kabul etti, beraber yemek yedik ve sohbet ettik, olayla ilgili problemler ise çözülemedi,

... bey 2017nin sonunda 10 kg lik bir fabrikada bir fark oluştuğunu 5 kg sinin kendisinden feragat edeceğini, 5 kg sinin ise ... bey tarafından kendisine teslim edilmesini istedi, ayrıca ... beyin eşi ve ... beyin eşi ...

Kuyumculukda SGK lı olarak çalışmaktaydı, ... beyin eşinin emeklilik sebebiyle eşinin SGK primlerinin ... kuyumculuğun hesabında görünmesini istedi, iki hususta da anlaşamadılar, ancak ... bey ile birlikte buna ilişkin bir kağıt doldurduk, doldurduğumuz evrakın fotoğrafını ... bey çekti aynı gün whatsaapdan bana attı, bana bu evrakı ... beye ben vereceğim dedi, 2018 Şubat ve Mayıs arasında ... bey bana gelerek 2016 - 2017 stoklarındaki rakamları bana sordu, bende oradaki rakamların kendi el yazım olduğunu söyledim dedi.

Davalı ... vekili tarafından soruldu: taraflar arasında mal sayımı ile ilgili gördüğüm herhangibir bilgi yoktur ben taraflar arasında sadece arabuluculuk yaptım ve taşlarla olan ticari ilişkimizi her iki tarafa da anlattım. Davacı vekili tarafından soruldu: ... bey bana stoklar için soru sorduğunda kendi el yazımla olan evrakı kabul ettim, ... beyde daha sonra ... beyle olan yazışmasını bana gösterdi, pırlantanın 35 dolardan unsurunu gösterdi, ben aynı taşı ... ve ... beye 22 dolardan satmıştım, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

2011 senesinden beri ...

Kuyumculukta mağaza kısında tezgahtar olarak çalışmaktayım, ... beyin lalelideki kuyumcu dükkanında halen tezgahtar olarak çalışmaktayım, 2011 senesinde ilk 4-5 ay kadar mağazadan aldığımız tamirlik malları - hurda malları atolyeye ve fabrikaya bizzat ben götürüp teslim ediyordum, onlardanda yapılmış yani işlenmiş olan malları mağazaya teslim ediyordum, daha sonrasında fabrikadaki halit ismindeki bir bey bu işlemi yapmaya başladı, 2016 - 2018 senesine kadar hesabı ... bey tutuyordu, 2017 Aralık ayında mal sayımı yaparken bir fark çıktı,

mağazada 94 kg altın gözüküyor ancak fabrikada da 152 kg altın olması gerekirken iki sayım arasında fahiş fark çıkmıştı, fabrikada 86 kg çıktı dediler, daha sonraki sayımda ise 70 küsür kg olduğunu söylediler, telefon ile whatsaap aracılığı ile ... bey ile ... bey görüşerek kaç kg altın olduğunu birbiri ile teyit etmeye çalıştılar ancak fark fazla çıktı, bu olaylardan sonra ayrılma boyutuna girdi, 2018 yılı şubat ayının ilk haftası ... bey ile ... bey ve halit bey mağazaya geldi, mağazada ben vardım ve bizim çırak ... vardı, herhalde ... bey mağazadaki malı sayıp ayrılmak için gelmişlerdi, malları saydık 94 kg mağazada altın çıktı,

malı ikiye böldük ve ... beye 47 kg altın verdik kalan 47 kg ise mağazamızda kaldı, taraflar arasında mağazada birşey olmadı ancak gerginlik vardı, ... bey ile ... bey arasında fabrikada herhangibir sayım yapılmadı sadece whatsaapdan birbirleri ile görüştüler, benim hurda olarak gönderdiğim altını ... bey ile karşılaştırmam üzerine hurda altınlar fabrikaya giriş gösterilmemiş, bizden çıkış var fakat fabrikada giriş olarak gösterilmemiş, fabrikadaki çalışan ... bey ile karşılaştırmamız üzerine fark ettim, defterde sayım olarak tutmasına rağmen fabrikadaki sayımda açık olduğunu farkettik, bu problemler sebebiyle 2018 atolye kapatıldı,

mağazada bu atolye için herhangibir altın alınmadı, biz şimdi elimizdeki malzemeleri satmaya çalışıyoruz, ... beyin mağazasında çalışmadan önce kendimin kuyumculuk mağazam vardı, bu işleri zaten bilmekteydim, mağazadaki kasa defterini ben tutuyordum, defteri bana devretti, ... Kuyumculuğun muhasebecisi ile herhangibir akrabalığım yoktur ve taraflarla da bir akrabalığım yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK REHVAN BORAN ŞİMŞEK

MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

2012 yılında ...

Kuyumculukta çırak olarak başladım, 2015 de askere giderek 2016 yılında tekrar başladım, firma 2018 de kapanana kadar altın parlatma kısmı yani atolye kısmında çalıştım, biz malları gram olarak ve sayılı bir şekilde alırdık o malları alır parlatır ve ... beye teslim ederdik, oda gramajını ve sayısını alarak kontrol ederdi, ... bey kendisi bu malı mağazaya geri gönderirdi, yaklaşık 10 kişi atolyede çalışıyorduk, ... bey gelmişti ve biz ondan zam istedik, fakat kendisinin bize buranın kapatılacağını söyledi, tazminatımız gibi şeylerin verileceği söylendi, 2018 yılında bizim atolyedeki tüm malları ...

Korkuta götürdük, o tüm hesapları yaptı ve bu altınlar ... beyin odasına çıkarıldı, orada ... bey de vardı altındaki taşlar söküldü ve eritilme yapıldı, yani külçe altın haline getirildi, ... bey de oradaydı dedi.

Davacı vekilinin sorusu üzerine soruldu; ... bey malı göndermekte sorumluydu, külçe altın haline geldiğinde kaç kg olduğunu bilmiyorum, ... bey ve ... bey de ordaydı külçelerin kime teslim edildiğini görmedim, imalatta mağaza dışında herhangibir mağzaya mal satışı yoktu bu malları Halit bey götürürdü dedi. Davalı ... vekilinin sorusu üzerine soruldu: bizim atolyemiz sipariş üzerine çalışılıp geri bu mal mağazaya gönderilirdi, herhangibir stoklanan mal yoktu benim bilgim bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

2011 yılında ... Kuyumculukta işe başladım 2018 yılında kapanana kadar atolye kısmında altın cilalama bölümünde çalıştım, atolyede tezgah bölümünden bana ürünler geldikten sonra cilasını yapıp geri tezgah bölümüne teslim ederim. Ben malı gramaj ve sayı olarak alıp işlemini yaptıktan sonra ...'a geri teslim ederim, ... gerekli bakımları yaptıktan sonra bu malları mağazaya gönderirdi, 2018 yılında kapanmadan evvel işçilerle birlikte zam isteyecektik, ... bey ve ... bey ortaklığın biteceğini bize söylediler her ikiside bize gerekli hakları vererek yani tazminatlarımızı alacağımızı söylediler, daha sonra ise biz ordan ayrıldık başka bir bilgim yoktur dedi.

Davacı vekilinin sorusu üzerine soruldu; tezgahtan ... gramaj ve sayı ile bana malları teslim ederdi, bende işlemlerini yaptıktan sonra kendisine geri gramaj ve sayı ile geri veriyordum, sipariş üzerine çalışıldığı için ... beyde malları geri mağazaya gönderirdi, ...döküm bölümünde çalışırdı, patrona söyleyemediğimiz şeyleri kendisine söylerdir, ... ise bizim patronumuzdu, ... beyde patronumuzdu dedi.

Davalı ... vekilinin sorusu üzerine ; normal altına yani has altın içine ayarını düşürmek için içerisine bakır ve gümüş koyularak ayarını düşürülürdü, kırmızı altın istendiğinde ise bakırı daha fazla koyardık, hurda altına bakır yada başka bir birleşen yani bakır gibi ürünler koymazdık onların ayarı belli olduğu için ekstra bir malzeme koyulmazdı, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

2010 ve kapanışa yani 2018 yılına kadar ... Kuyumculukta Atolyede mumhane kısmında çalıştım, yani siparişin mağazadan geldikten sonra ilk işleme geldiği yerdir, atolyedeki işçilerle birlikte patronumuz ayhen beyden zam istedik o da bize atolyenin kapanacağını söyledi, kapanış safasında ... ve ... bey atolyede bizim başımızda durarak bizdeki malları istedi, bizde elimizde olan malları kendilerine teslim ettik, başka bir bilgim yoktur dedi.

Davacı vekilinin sorusu üzerine soruldu: mağazadan atolyeye gelen ilk mal ... beye gelirdi, mum halinde olan malzemenin altın safasına karşılığı olan altını mağazadan isterdik, mağazadan altın gelirdi, bizde siparişi ona göre dökerdik, daha sonra dökümhalinde altın halini alınırdı, daha sonra tezgahta normal işlemlerden geçirilirdi, mıhlamada taşları takılır, cilalamada parlatılır ve sonra paketleme yapıldıktan sonra ise mağazaya gönderilirdi, mağazaya götüren kişide Halit beydi, 2011 ve 2018 yılları arasında toplam 100-150 kişi çalışmıştır, başka bir mağazaya satışımız yoktu, bize mağazadan sipariş gelir ona göre yapardık, 3.şahıslarla başka bir ilişkimiz yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

ben ... Kuyumculukta 2010 yılından itibaren kapanış olan 2018 yılına kadar atolyede çaycı olarak çalıştım, daha sonra çaycılık yaparken altının mum safasında da ... ve ... beyle çalıştım, atolyede ... bey bulunurdu zaman zaman ise ... bey gelirdi, çay servislerini ben yapardım, başta herşey gayet güzel giderken işler durdu, 2 yıl kadar aynı maaş ile çalıştık, daha sonra ... beyden zam istedik fakat ... bey gelecek dedi toplantı yapılacak dendi, daha sonra ise ... bey ise dükkanın kapanacağını ve ortaklığın biteceğini söyledi, atolyedeki mallar toplanmaya başladı, sonra bizim tazminatlarımız verildi, bu malları ... bey aldı dedi.

Davacı vekilinin sorusu üzerine soruldu ; mesai saatlerim saat 08:00 - 17:00'dır, aradan uzun bir süre geçmesi sebebiyle bu toplantının yapıldığı saati hatırlamıyorum dedi. başka gördüğüm bildiğim birşey yok, şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ...

MAHKEMEMİZDEKİ tercüman vasıtası ile alınan BEYANINDA: 21 yıldır ben altın satıyorum, bugüne kadar hatta hala ... beyden mal alım satımı yapıyorum yani ticari ilişkilerim vardır, borçta alıyorum, 15 yıldır kendisini tanıyorum, ben Tacikistandan para getiriyorum, aldığım ürünleride burada pazarlıyorum, ... isimli kişi beni birgün Tacikistada iken beni aradı bir kaç Türk geldi tanıştırayım ticaret yaparsın dedi, ... ismi ile tanıştırdıkları ... isimli biri ... ve ... isimli kişilerle tanıştık, ... aracılığı bir restorana oturduk kocam ile birlikteydik, orada tanıştık, altın ve kolye tarzları getirmişti gösterdi bana,

biz 15 20 kilo getirdik fakat hepsini sattık bitirdik fakat seni yeni tanıdık 1 - 2 kilo kaldı sen onu bizim satmamamıza yardımcı ol dediler, bende söyledim bir marka var ... ... beyin markası, ... beyin markasını sattığım için farklı model satamayacağımı söyledim, sonra ellerindeki malı pazara götürüp sattık, ellerindeki ürünlerde ... markasının silinmiş olduğunu gördüm, ... bey bizden alıyor bu nedenle biz daha ucuza satıyoruz ama bunu kimse bilmesin diye ... isimli şahıs söyledi, sonra aralıklarla 4 - 5 kez geldiler ve hatta orada ev tutmuşlardı, ... isimli markalı ürünleri de getirdiler, toptan büyük mağazalara satıyorlardı,

satılamayanları bana getiriyorlardı ben yardımcı oluyordum, hatta bir tane gümrükçü beni aradı 3 - 4 tane Türk geliyor, bunlar kaçak mal mı getiriyor diye sordu, bende bilmiyorum dedim, uçak - pilot vasıtası ile getiriyorlardı bildiğim kadarıyla sonra ben satıyordum, uzun süre sonra da tekrar Türkiye'ye geldiğimde ... beyin yanına geldim baktım ... bey fiyatları baya yükselttiğini farkettim, kendisine bu ürünleri Tacikistanda daha ucuza temin ettiğini söyledim, nerden aldığımı sordu, ... isimli şahsın adını verdim birlikte ... baktığımızda bunun gerçek adının ... olduğunu öğrendik,

sonra kapalıçarşıda karşılaştım neden ismin konusunda yalan söyledim diye sordum, fakat eşim kıskanıyor bu nedenle farklı isim kullandım dedi bana, burada ilk mahkemeden önce gece 12:30 dan sonra ... beni aradı görüşelim dedi, sen yabancısın burdan korkmuyor musun neden böyle yapıyorsun gibi şeyler söyledi, Muratın yanına gel ben hediye olarak 2-3 kilo mal vereyim dedi, bende gerçek neyse onu söyleceğimi dile getirdim, ertesi gün tekrar aradı korktum telefonunu açmadım, sonra 3 bin dolar ... mallarını almıştım borcum vardı ona, bana 3 bin doları napıcan borcunu ne zaman ödeyeceksin diye sordu, görüşelim diye yine aradı ama ben görüşmedim.

Onurun değil başka bir numaradan mesajlar geldi. koridorda otururken biri geldi, maskesini çıkardı, bende avukat hanıma paylaştım bu konuyu, ... beyin yanına gidip görüştü, ilk Tacikistana gelen kişilerin getirdiği kolyenin ismi nedir diye soruldu; üzerinde kar şekilleri bulunan ince bir kolye idi dedi.

Bu şahıslar bana bizim fabrikamız var, ...'a da biz satıyoruz dedi. patentler silinmişti, mallardan anladım bunların ... marka olduğunu, biz siliyoruz kimse anlamasın diye dediler. ... beyle ticaretimizde ben parasını peşin ve nakit veriyordum, kalanı da dönüşte banka yoluyla gönderiyordum, bana fatura kesiyordu, faturaları kendi dükkanımız adına düzenliyordu, her gelişimde 4-5-6 kilo civarlarında alıyordum, bu tutar değişiyordu daha az aldığımda oluyor, biz malları önce numune olarak 100 gram kadar alıyorduk geri kalanları 1 hafta 10 gün sonra kargo yoluyla geliyordu, ben ...

Nalbantı ilk defa burada yani duruşma salonunda gördüm, Süleymanın "... abi " diye bahsettiğini biliyorum, ... nalbantla herhangibir alışverişim yoktur, ben model söyleyince ... ... isminde birini arayıp konuşuyordu, sipariş geçiyordu şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

ben ...'un yanında çalışıyordum fabrikada, 2010 yılı aralık ayında sigortasız olarak çalışmaya başladım orada, beni ... işe aldı, kendisi fabrikanın personel şefidir, ...müdürümüzdür, 2-3 sene içinde herhangibir problem yoktu, ancak daha sonra problemler çıkmaya başlamıştı, birgün yemekte sıra bekliyordum Faik keser de yanıma geldi, çantası EURO doluydu, bana rahatsız olduğunu dile getirdi, bende kendisine sonuçta patronlar işte dedim, fakat ... fabrikaya geleceği gün altınları ...yani müdürümüz odasına sakladıklarını duydum, fabrikada da bu herkezin dilinde gezdi, ...

Şirinde elinde bir torba parayla yukarı çıkıyordu, torbada şeffaftı görebiliyordum, paranın Lars alyanstan geldiğini beyan etti kendisi, birgün ... ile bu konu hakkında karakol önünde görüşüp kavga etmiştik ifade vermesi için lakin emniyetteki kişiler dosyanın şuanda savcılığa verildiğini söylediler gerekli görülür ise sizi zaten çağırırlar ...

2014 yılında ayrıldı diye hatırlıyorum, ayrıldıktan sonra kendi çapında kuyumcu malzemeleri falan satmıştı, daha sonra bize hayalet kolye diye tabir ettiğimiz kolyeden bizim fabrikamıza sipariş vermiş ,biz yaptık kendisine teslim ettik lakin teslim eden arkadaş zincirler biraz karışmış bu nedenle geri getirdi bize, biz daha sonra o zincirleri yeniden kesip kaynatıp kendisine teslim ettik, bizim kendi mağazamıza gönderdiğimiz mallarda amlem marka vuruluyordu, ancak bazen bize bu mallara patent konulmayacak sadece altın kodu koyulacak diye talimat verdikleri oluyordu kalıptan çıkan ürünün patentini biz kaynakla kapatıyorduk,

bu talimatı da ... beyden sonra gelen şefimiz veriyordu, o da ... beye soruyordu, bu şekilde kaynakla markası kapatılan ürünü yurt içinde satmak zordur çünkü kimin yaptığı ve ürettiği belli değildir2010 aralıkta oraya girdim 2011 in 4. Ayında sigortam yapıldı 2017 yılı Ocak ayında da çıkışım yapıldı, fakat yanılma payım vardır, görevim kaynakçılıktır 2. Katta çalışmaktaydım şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA

ben ...

2011 in 5. Ayından kapanışa kadar yani 2018 2.ayına kadar şoför olarak çalıştım, atölyeden mağazaya mağazadan atölyeye altın götürürdüm, boş kalan zamanlarımda da güvenlikte dururdum, altınları götürürken herhangibir belge götürmüyordum gittiğim yerde kişiler birbirine telefon açarak teyit ediyorlardı bu kadar geldi, bu kadar gitti diye, götürdüğüm altın miktarlarını bilmiyorum kapalı kutularda gidiyordu, kutuların büyüklüğü küçüklüğü değişiyordu hep , ilk başladığımda ... beyin arabası ile gidip geliyordum sonra ... beyin arabası ile götürüp getirdim,

atölyeden aldığım malı mağazaya götürdüğümde varsa ... beye yoksa ... beye teslim ediyordum, mağazan aldığım malıda atolyede ... beye teslim ediyordum, ben altınları hurda da olsa başka şekilde olsada bilmiyorum direk bırakıyordum telefonla teyit edildikten sonra,

herhangibir kayıt yapılıp yapılmadığı hususlarında bilgim yoktu sadece karşılıklı teyitleşme vardı, mağazadan atolyeye haftada bir kaç kez gidip geliyordum fakat son zamanlarda iş yoktu bazen 2 haftada bir gidip geliyordum, ben yanlış hatırlamıyor isem 2018 3.ayında bana sormuş olduğunuz makbuz koçanlarını toplu halde davacının talebi üzerine imzaladım herhangibir yazı yazmadım, miktarlarla ilgili benim yazım değildir, bana bu makbuzları muhasebeye vereceğini söyledi, ben imzaladığım belgeleri koçanları ... beye verdim, bu belgelerin ... vekilinin eline nasıl geçtiği hakkında bir bilgim yok,

bu evrakları toplamda yarım saat gibi bir zamanda toplu olarak imzaladım, yanımda ... bey ve ... bey vardı şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 07/11/2022 tarihli raporlarında: ''... a) Davacı şirketin ibraz edilen ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiki süresinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve her üç defter birbirini teyit ettiği tespit edilmekle, defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı,

b) Şirketin ticari defterlerinde davacıların dava konusu yapmış olduğu altınların noksanlığına ilişkin muhasebesel hiçbir kayda rastlanılmadığı, ayrıca, Mağazadan imalata (Atölye ye), Atölye den Mağazaya Has Altın veya Hurda Altın gönderildiğine ilişkin hiçbir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, Envanter defterine de, yazılması gereken bir önceki dönem ve bir sonraki döneme devir malın miktarsal ve tutarsal değerleri, diğer bir değişle yılın başı ve sonu envanteri yazılı olmadığı tespit edildiği,

c) Davacı tarafın mahkemeye sunmuş olduğu fişlerde altının gramları yazıldığı, ancak milyem değerlerinin yazılmadığı, Altının milyem değeri saflık derecesi ile ilgili olup, milyem değeri belirtilmeyen sadece gram yazılan altınların değerlerinin tespit edilmesi mümkün olmadığı, Ayrıca eğer atölyeden gelen ürün var ise işçilik değerinin de milyem olarak yazılması gerektiği, Milyem değeri yazılmadan atölyeden gelen ürünün de değerlendirilmesi mümkün olmadığı,

d) Teknik incelemeler esnasında, atölyeden getirilen altınlara ilişkin milyem bilgisinin dosyada yer almaması sebebiyle inceleme yapılamadığından; ...’ın hukuka aykırı eylemler ile haksız kazanç elde ettiğine ilişkin iddianın değerlendirilemediği,

e) ... ve ...’ın elde ettiği taşınmazların haksız eylem neticesinde davacıdan kaçırmak amacıyla yapıldığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılamadığı,

f) Aras ...’in ise ...’ın mal kaçırmasına yardımcı olarak bedelsiz olarak kendisine ait yatı iktisap ettiğinin ispat edilemediği,

g) Diğer davalılardan hakkında iddianame düzenlenen ... ve...’ın haksız fiilleri dolayısıyla sorumlu olacağı,

h) Atölyenin kapanması ile paylaşıma tabii tutulan altınların milyem değeri bilinmediğinden paylaşımın sözleşmeye uygun yapılıp yapılamadığı hususunun değerlendirilemediği..." tespit edilmiş;

Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı yazılı beyan ve itirazlarını sunması üzerine, mahkememizce Bilirkişi heyetine kuyum imalatçılığı (takı ve tasarım) alanında uzman bilirkişi ilavesi ile taraf vekillerinin itirazları kapsamında inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği;

Bilirkişi heyetinin 25/01/2024 tarihli ek raporu ile; "...Atölye ürün işleme çeşitleri ve ayarları, ayar analiz sonuçları, taraf beyanları ve hesap pusulaları incelenerek yapılan ayrıntılı değerlendirmeler neticesinde;

Atölye üretim kayıp kaçak firelerin oluştuğu ve olağan karşılana %15 fire miktarını üretim aşamasında oluştuğu ve geri kazanma (ramat geri dönüşüm) % 5 oranında elde edildiği var sayıldığında %10 altın işleme kaybının oluşacağı kanaatine varılmıştır.

Taraf beyanları da dikkate alındığında; atölyeye işlenmek için giren ve mağazaya çıkan altınların 14 ayar olduğu ve kayıp kaçak eksik altının 14 ayar oluğu beyanı ile tüm incelemeler neticesinde eksik kalan kayıp kaçak altın miktarı = 118.049,51 gr. 14 ayar olduğu kanaati hasıl olmuştur.

Dosyaya mübrez belgelerden ... un 20 gram altın nedeniyle aldığı HAGB kararı ve... ve diğer işçinin beraat kararlarının mevcut olduğu ve bu kararın kesinleştiğinin müşahede edildiği, bu yönü ile anılan işçilerin sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

Davalılar ..., ... ve ... ... ise dava dilekçesinde davacının, bilerek ve kasten namı müstear olarak diğer davalılar adına yapılan gayrimenkullerin tasarrufunun iptali ile şirket adına tescilini talep ettiği, ancak somut olayda tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığının düşünüldüğü, zira somut ihtilafta başlatılmış herhangi bir icra takibine rastlanılamadığı, bu yönü ile davalı ..., ... ve ... ... yönünden tasarrufun iptali talebinde bulunup bulunamayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

Tespit edildiği üzere atölyede 118.049,51 gr kayıp altının bulunduğundan, bu kayıp işleminin davalı ...’ın da kabulünde olduğundan, atölyede sorumlu kişi ... olduğundan ve diğer işçilerin haklarında yürütülen ceza dosyasından beraat aldıklarından bu noktada kayıp altınlardan sorumluluğun ...’ın sorumlu olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Şayet Sayın Mahkemece bu kayıplardan dolayı oluşan zarardan ...’ın sorumlu olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının davalı ...’tan bu zararın tazminini talep edebileceğinin; buna karşın Sayın Mahkemece bu zarardan ...’ın sorumlu olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde ise ...’ın da sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebileceği,

Dava tarihi : 31/05/2019 itibarı ile kayıp atın değeri

118.049,51 gr x 144,045 TL = 17.004.441,70 TL olarak hesaplanmıştır.

... altın referans fiyatları baz alınarak kıymetlendirme yapılmıştır.

Has altın..................... 246,232 TL

14 ayar altın gram fiyatı.........144,045 TL ..." rapor edilmiş;

Ancak, bilirkişi ek raporunda asıl dosya bakımında inceleme ve değerlendirmede bulunulduğu, birleşen Mahkememizin ...Esas (Eski Esas .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...) dosya kapsamında herhangi bir değerlendirmede bulunmadığı anlaşıldığından bu dosyanın da heyet olarak değerlendirilmesi için dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği;

Bilirkişi heyetinin 23/07/2024 tarihli 2. Ek raporu ile; "...Dosyaya mübrez belgelerden ... un 20.gram altın nedeniyle aldığı HAGB kararı ve... ve diğer işçinin beraat kararlarının mevcut olduğu ve bu kararın kesinleştiğinin müşahede edildiği, bu yönü ile anılan işçilerin sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

Ek rapora karşı itiraz dilekçesinde davacı tasarrufun iptali talebinin İİK m. 277 vd hükümlerine değil Borçlar Kanunu'nun 19. madde hükmü kapsamında muvazaaya dayalı tasarrufun iptali hukuki sebebine dayandığının ileri sürüldüğü, her ne kadar davacı vekili somut ihtilafta İİK hükümlerine değil TBK hükümlerine dayalı olarak talepte bulunduğunu iddia etse de davacının esas iddiası tasarrufların mal kaçırmak amacına hizmet edecek şekilde bedelsiz gerçekleştirildiği hukuki sebebine dayanmakta olup.

İİK m. 278 hükmü de tam olarak bu hususa ilişkin olduğu, bu yönü ile heyetimizce muvazaa iddiası İİK hükümleri çerçevesinde incelendiği, kaldı ki hukukumuzda özel hüküm varken genel hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu yönü ile İİK m. 277 vd. hükümleri özel olarak tasarrufun iptalini düzenlediğinden bu noktada genel hüküm niteliğindeki TBK hükümleri yerine özel hüküm niteliğindeki İİK hükümlerinin uygulanması gerektiğinin ifade edildiği,

Ancak somut olayda İİK hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapıldığında tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığının düşünüldüğü zira somut ihtilafta başlatılmış herhangi bir icra takibine rastlanılmadığı, bu yönü ile davalı ..., ... ve ... ... yönünden tasarrufun iptali talebinde bulunup bulunamayacağının takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, şayet Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda somut olayda tasarrufun iptalinden bahsetmek ve iptale konusunun eski malikine intikal etmesi mümkün olabileceği,

Tespit edildiği üzere atölyede kayıp altın bulunduğundan, bu kayıp işleminin davalı ...'ın da kabulünde olduğundan, atölyede sorumlu kişi ... olduğundan ve diğer işçilerin haklarında yürütülen ceza dosyasından beraat aldıklarından bu noktada kayıp altınlardan sorumluluğun ...'ın sorumlu olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,

Şayet Sayın Mahkemece bu kayıplardan dolayı oluşan zarardan ...'ın sorumlu olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının davalı ...'tan bu zararın tazminini talep edebileceğini; buna karşın Sayın Mahkemece bu zarardan ...'ın sorumlu olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde ise ...'ın da sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebileceği,

Birleşen dava yönünden ise davalının, “davacının açık ikrarda bulunarak dava tarihi itibariyle kendisinde 94 kilo altın olduğunu, davacının, beyanlarının devamında davalıya 47 kilo altını teslim ettiğini beyan ettiği, bu teslime yönelik bir belge, paylaşıma yönelik bir yazışmanın var olup olmadığı, davalıya itham edilen bu iddiaya yönelik ticari defter ve belgelerde herhangi bir kaydın var olup olmadığı, davalının altını teslim almadığını belirtmesi karşılığında aksi yönde bir belgenin de olmadığı düşünülecek olursa bu miktardaki altının davacı ... uhdesinde olduğunun kabulünün gerekip gerekmeyeceği” hususlarını ileri sürdüğü,

Buna karşın davacı tarafından hırsızlık olayı üzerine ...'ın mağazaya yanında elemanları ile gelerek ısrarla sayım ve paylaşım istediği, bunun üzerine sayım yapılarak 94 kg altının mağazada olduğunun tesbiti üzerine bunun 2 ye bölünerek 47 kg ının ... Nalbata teslim edildiğini belirterek tanık anlatımlarına dayandığı,

Bu yönü ile Sayın Mahkemece tanık anlatımlarına itibar edilmesi halinde ...'ın 47,00-KG tutarında altını teslim aldığı ifade edilebilecek iken; Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda ...'ın 47,00-KG tutarında altını teslim aldığından bahsetmenin mümkün olmayacağı,

Dosyalar bütünsel olarak değerlendirildiğinde ...'ın 47,00 KG altını teslim aldığı kanaatiyle, ...'ın 47,00 KG altını teslim almadığı düşünülürse dava tarihindeki 47,00 KG altının değeri aşağıdaki gibi değerlendirilmiştir.

Dava tarihi : 14/05/2018 itibarı ile 47.00 KG 14 ayar altın değeri

47.000,00 gr x 107,470 TL = 5.051.090 TL olarak hesaplanmıştır.

... altın referans fiyatları baz alınarak kıymetlendirme yapılmıştır.

Has altın... 183,709TL

14 Ayar altın gram fiyatı. 107,470TL..." tespit ve rapor edilmiştir.

Davacı tarafından sunulan 06/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; "...Öncelikle toplam 14 ayar, 122.097,88 GRAM altının Şirkete AYNEN İADESİ gerekmektedir.Sayın mahkemenizin tespit edilen bu zararın, şirkete, davalıdan AYNEN İADESİ yönünde karar vermesini talep etmekteyiz.

Aynen iade mümkün olmaması halinde davalıdan, aşkın zararı da talep etmekle, ıslah tarihindeki 14 ayar altın fiyatı üzerinden hesaplanacak miktara, şirketin bu zararlarının, haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle, haksız fiil tarihi itibari ile işleyecek temerrüd faizini de talep etmekteyiz.

Islah dilekçemiz tarihinde merkez bankası altın fiyatına göre bu 122.097,88 gram altının Türk Lirası karşılığı, şirketin zararını altın olması sebebi ile oluşan aşkın zararı da kapsamaktadır.Bunun için özel bir hesaplamaya da gerek yoktur.

Bu rakam ıslah tarihinde (07.11.2024) 215.234.143TLdir. Harçlandırma bu rakam üzerinden yapılmıştır.

Haksız fiil sebebi ile, temerrüde düşmek için ihtara gerek olmadığından haksız fiil tarihi itibari ile, temerrüd faizinin işletilmesi gerekmektedir. TBK md 117/2 maddesi ve Yargıtay 17 HD. Yerleşik kararında faizin haksız fiil halinde, ıslahta da geçerli olmak üzere haksız fiil eylemi tarihi ile işletilmesi gerektiği yönündedir.

Bu sebeple terditli olarak neticei talebi ıslah ettiğimiz, bu ıslah tarihindeki Türk Lirası cinsinden hesaplanan miktara, haksız fiil tarihi itibari ile temerrüd faizi işletilmesi ve davalıdan tahsili talebimiz de mevcuttur.

Devam eylem niteliğinde haksız fiil gerçekleşmiş olup, haksız fiilin tespit tarihi 11.02.2018 dir. Altınların çalındığına dair her iki ortağın karakola şikayet tarihi de bu tarihtir.

Davamızın ıslah talebindeki neticei taleplerimize göre KABULÜ ile, Yargılama harc gider, ve karar tarihinde varsa eksik harcın ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini ..." talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava; TTK.m.644 atfı ile TTK.m.553 uyarınca her iki şirket ortağı ve yöneticisinin karşılıklı olarak açmış oldukları yönetici sorumluluğuna ilişkindir.

Asıl davada, davacı şirketin kuyum işi ile uğraştığı, şirket ortağı davacı ...'un şirkete ait mağazanın başında, şirket ortağı davalı ...'ın ise yirkete ait atölyenin başında bulunduğu, davalının diğer davalılar ile birlikte hareket ederek mağazadan işlenmek amacı ile atölyeye gönderilen altın emtiasını uhdesine geçirmek suretiyle şirketi zarara uğrattığını, diğer davalıların ise ...'tan muvazaa/namı müstehar yolu ile yaptıkları tasarruflaarın TBK md.19 ve kıyasen uygulanmak üzere İİK md.283 kapsamında iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.

Birleşen davada; davacı ...'ın şirket uhdesinde kayden bulunmasına rağmen fiziken bulunmayan altınların tespit edilerek davalı ...'tan alınarak şirkete iadesine, bunun mümkün olmaması halinde davalı uhdesinde bulunan altın karşılığı paranın davalıdan tahsil edilerek şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Öncelikle davacı şirketin fesih ve tasfiyesi amacı ile mahkememizin ... Esas sayılı davasının açıldığı; yargılama devam ederken yönetici sorumluluğuna ilişkin asıl dava olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği ve sonrasında tefrik edilerek mahkememizin 2019/355 Esas sırasına kaydedilerek, işbu dosyada yargılamaya devam olunduğu, mahkememizin ... Esas sayılı dosyası kapsamında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Yine birleşen davanın ise; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında açıldığı, bu dosyanın da mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği ve tefrik edilerek mahkememizin ...Esas sırasında kaydedildiği; mahkememizin ... sayılı kararı ile işbu dosyanın mahkememizin 2019/355 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.

Mahkememizin 04/11/2024 tarihli ara kararı ile; Asıl davada (.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosya) davacı yanın, şirket yöneticisi davalı ... dışındaki davalıların muvazaa/namı müstear yolu ile yaptıkları tasarrufların TBK.m.19 ve kıyasen uygulanmak üzere İİK.m.283 kapsamında iptalini talep ettiği, ancak bu taleplerle ilgili olarak yargılama yapılıp karar verilebilmesi için davacı yanın davalı ...’tan kesinleşmiş bir alacağının bulunması gerektiği (bk. Yargıtay 4.HD 4. Hukuk Dairesi 2020/1851 Esas ve 2021/1397 Karar sayılı karar), davalı ... ile ilgili tazminat davasının henüz derdest olduğu anlaşılmakla davalılar ..., ..., ...ve ...hakkında açılan davaların bu dosyadan tefriki ile başka bir esasa kaydına karar verilmekle, mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.

Asıl ve birleşen davada çekişmenin her iki davanın davalısı olan şirket yöneticilerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülükleri kusurları ile ihlal ederek şirketi zarara sokup sokmadıkları, şirket zararı mevcut ise bunun tutarının tespitine ilişkin olduğu görülmüştür.

TTK'nin “Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu” başlıklı 553. Maddesine göre:

"MADDE 553- (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz."

Yargıtay 11.Hukuk Dairesince istikrarlı şekilde benimsendiği üzere şirket yöneticilerinin sorumluluğu ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Sorumluluğun doğması bakımından öncelikli koşul şirket zararının bulunmasıdır. Zarar gören bu zararın varlığını kanıtlamalıdır. Zararın varlığı sabit ise kusur karinesi söz konusu olduğundan şirket yöneticilerinin bu zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edilir.

Şirket yöneticisi ancak kendisine bir kusur izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Buna göre davacı şirketin zarara uğradığını ispatlaması yeterli olup, bundan sonra yöneticilerin zarardan kendilerinin sorumlu olmadıklarını ispat etmeleri gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle davacı şirket zararının meydana gelmesinde davalı yönetim kurulu üyelerinin herhangi bir kusurlarının bulunmadığını ispatlamaları gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD 2022/4461-2023/4517)

Mahkememizce hükme elverişli bulunan 23/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundaki mali ve sektörel değerlendirmelere göre; dosya kapsamında bulunan sipariş fişlerinin detaylı olarak incelenmesi sonucunda atölyeye işlenmek için giren hurda, has altınların atölyede işlenerek mağazaya gönderildiği, mağazadan ise tekrar tamir ve diğer işlemler için atölyeye gönderildiği, atölyeye giren ve mağazaya giren miktarların düşülmesi sonucunda mağazadan atölyeye gönderildiği halde atölyede bulunmayan 136.251,68 gr altının eksik olduğu,

üretim firesi olarak kabul edilen %10 firenin düşülmesi sonucunda atölyede kalan işlenmemiş net 122.097,88 gr 14 ayar altın bulunması gerektiği, dava tarihi itibarı ile de kayıp olduğu tespit edilen altın değeri olan 13.143.836,78 TL şirket zararının oluştuğu, altınların atölyede kaybolduğu, atölyerden sorumlu kişinin davalı ... olduğu, adı geçen davalının zarardan kendisinin sorumlu olmadığını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.

Yine aynı bilirkişi raporundaki birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı yanın dava tarihi itibarı ile davalı ...'un uhdesinde 94 kilo altın bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı ... tarafından atölyedeki hırsızlık olayı ile ilgili olarak yapılan soruşturma kapsamında ...'ın 11/02/2018 tarihli emniyet ifadesine ... ile ortaklığı bitirmeye karar verdiklerini, bunun için hem mağazadaki hem de atölyedeki altınları tarttıklarını beyan ettiği, bu kapsamda açılan ....

Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ...'ın, ... ve ...'un altınları bölüştüklerini ifade ettiği, ....

Asliye Ceza Mahkemesinin ... e sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen..., ...'ın ifadeleri ile mahkememizin ... e sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ... ve ... ifadelerine göre taraflar arasında yapılan sayım sonucunda 94 kilo altın tespit edildiği, ... ve ...'un 47'şer kilo olmak üzere altınları paylaştıkları, bu anlamda bir şirket zararının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, tanık anlatımları, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti ek raporu ile yukarıda açıklanan hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;

Asıl davanın davacı ... ile birlikte ... ... ... LTD ŞTİ tarafından da açıldığı, ancak şirketin incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ... ve davalı ...'ın şirkette eşit pay sahibi olup, münferiden şirketi temsil yetkisine haiz oldukları, şirket tüzel kişiliğinin dava açabilmek için genel kurul kararına ihtiyaç bulunduğu, davacı şirkete bu kapsamda süre verilmesine rağmen bu eksikliğin giderilmediği, bu hususun bir dava şartı olduğu anlaşıldığından, davacı şirket tarafından açılan davanın aktif hususmet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Asıl davada; davacı ... tarafından açılan davanın incelenmesinde; asıl ve birleşen davadaki davacıların kuyum işi ile uğraşan ... ... ..

LTD ŞTİ'nin eşit paya sahip ortakları ve münferit temsil yetkisine sahip yöneticileri olduğu, birbirlerine karşı karşılıklı olarak yönetici sorumluluğundan kaynaklanan dava açtıkları, dosyaya yansıdığı üzere, asıl davadaki davacı ...'un şirketin işlettiği mağazadan sorumlu oldğu, birleşen davanın davacısı ...'ın ise altın imalatı yapan şirkete ait atölyenin başında bulunduğu, uzun yıllar boyunca atölyeye gelen ham altının işlenerek mağazaya gönderildiği, mağazadan ise tamir veya işlenme amacıyla yeniden atölyeye gönderildiği, bu amaçla teslim fişleri düzenlendiği,

atölyede bir miktar altının eksik olduğu kuşkusu üzerine taraflar arasında husumet oluştuğu, mahkememizce alınan bilirkişi ek raporundaki mali ve sektörel tespitlere göre net 122.097,88 gr 14 ayar altının atölyede eksik olduğu, tüm dosya kapsamı, tarafların ve tanık anlatımları sonucunda atölyenin sorumlusunun ... olduğu kabul edildiğinde, bu zarara yol açan asıl davadaki davalı ... olduğu, adı geçenin zarardan kendisinin sorumlu olmadığını ispatlayamadığı anlaşıldığından bu tutarın tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, birleşen davada davacı ... 94 kilo altının ...'un uhdesinde aldığı, bu suretle şirketin zarara uğratıldığını iddia etmiş ise de, gerek ceza yargılamasında dinlenen tanıklar, gerekse mahkememizin ... esas sayılı dosyası kapsamında dinlenen tanık anlatımlarına göre; tarafların 94 kilo altını paylaştıkları, bu anlamda bir şirket zararının oluşmadığı anlaşılmakla, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar asıl davada davalı yan, davacı tarafın ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, yönetici sorumluluğu davalarının haksız fiilden kaynaklandığı, TBK md.72 hükmüne göre; ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü hallerde ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyaları dikkate alındığında zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşıldığından bu yöndeki itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar asıl davada davacı yan aşkın zararlarının da hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de. Hukuk Genel Kurulu'nun 29/03/2022 tarih ... sayılı ilamında da belirtildiği gibi. 6098 sayılı TBK’nın 122.

Maddesinde düzenlenen faizi aşan aşkın (munzam) zarar taleplerinde; zararın genel ekonomik olumsuzluklara (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dayandırılamayacağı, davacının munzam zararının kendi durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, bu ispat araçlarının ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlar olamayacağı, bunun aksine geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zararı ispatlaması gerektiği, ancak davacı yanın bu kapsamda bir delil sunmadığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar asıl davada davacı yan dava dilekçesi ile şirket zararın tespit ve tahsili için kısmi dava açmış, ıslah dilekçesi ile atölyede olmadığı tespit edilen altınların aynen iadesine karar verilmesini talep etmiş ise de; ıslah yoluyla davanın değiştirebileceği ve genişletilebileceği, aynı şekilde savunmanın genişletilebileceği ilke olarak kabul etmekte ise de, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/2214-2015/2649 E/K sayılı ilamı). Davacının başlangıçta şirket zararının davalıdan tahsili şeklinde kullandığı tercihini ıslah ile aynen iade olarak değiştiremeyeceği, savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar asıl davada, davalılar... ve ... hakkında da dava açılmış ise de; davacı vekili Av. ... 26/09/2019 tarihli celsede "...davalılar... ve ... aleyhine açtığımız davadan feragat ediyoruz feragat ettiğimiz bu şahıslar ceza dosyasında beraat etmiştir, ... 20 gramlık altını çaldığını kabul ettiğini söyledi..." şeklindeki beyanı doğrultusunda işbu davalılar yönünden davasından feragat ettiğinden, davalılar... ve ... yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan tüm nedenlerle; asıl davada (.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosya); davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar... ve ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ıslah talebi doğrultusunda kısmen kabulü ile, 13.143.836,78-TL nin 100.000,00-TL sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile ... Tic. Ltd. Şti. ne ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen (Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas) davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar hüküm kısmının 2.maddesinde "Birleşen davada (Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas)" olarak yazılmış ise de; maddi hata yapıldığı anlaşıldığından hüküm kısmının 2. Maddesinin "Birleşen davada (Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas)" olarak düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Asıl davada (.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosya);

A)Davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

B)Davalılar... ve ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

C)Davalı ... hakkında açılan davanın ıslah talebi doğrultusunda KISMEN KABULÜ ile, 13.143.836,78-TL nin 100.000,00-TL sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile ... Tic. Ltd. Şti. ne ödenmesine,

Fazlaya ilişkin istemin reddine,

D)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 897.855,49 -TL harçtan peşin alınan 1.707,75 -TL ve 3.676.960,41 -TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.780.812,67-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

E)Davacıdan tahsil edilen 897.855,49 -TL ile 35,90-TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 897.896,59 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,

F)Davacı tarafından yapılan 1.510,00 -TL davetiye gideri 22.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.510,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 1.435,69 -TL nin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

G)Davalı ... tarafından yapılan 200,00 TL davetiye gideri, 22.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.200,00 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 20.844,30-TL sinin davacı ...'tan alınarak işbu davalıya verilmesine,

H)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 739.438,37-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,

I)Davalı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.628.911,63-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan;

30.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacı ... Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile işbu davalıya verilmesine,

J)Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar... ve ... için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'tan; tahsili ile işbu davalılara verilmesine,

2-Birleşen davada (Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas);

Davasının REDDİNE,

A)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 34.155,00 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 33.727,40 -TL harcın davacıya iadesine,

B)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

C)Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 280.000,00-TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosyada davacı ...'tan alınarak birleşen dosyada davalı ...'a verilmesine,

3-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,

Davacılar vekili, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2024

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/355, K. 2024/955, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. Cevap
  5. Birleşen Dava
  6. Cevap
  7. Deliller
  8. Davacı Asil ... Mahkememizdeki Beyanında
  9. Davalı Asil ... Mahkememizdeki Beyanında
  10. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  11. Mahkememizdeki Beyanında
  12. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  13. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  14. Tanık Rehvan Boran Şimşek
  15. Mahkememizdeki Beyanında
  16. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  17. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  18. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  19. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  20. Tanık ... Mahkememizdeki Beyanında
  21. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/355
Karar No
2024/955
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/367 K.2024/545
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/371 K.2024/1092
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/382 K.2024/1295
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/389 K.2024/836
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/393 K.2024/867
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/394 K.2024/1258

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.