KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2020/677 Esas
- Karar no
- 2023/901
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 03/12/2020
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin özel güvenlik şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 28.02.2015 tarihinde “... Elek. Ür. Ve Tic. AŞ ...
Alımı Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmenin 5/c maddesi uyarınca davalı ...'ın 01.03.2015 tarihinden önceki çalışanların ihbar-kıdem tazminatlarından sorumlu olacağını, yine sözleşmenin 8/a maddesi gereğince iş akitlerinden doğacak davaya konu alacaklardan müvekkil şirket ile birlikte sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, yani 01.03.2015 tarihinden önceki dönemler için % 100, 01.03.2015 tarihinden sonraki dönemler için % 50 oranında davalı ...'ın sorumlu olacağını, dava dışı ... tarafından ...
İş Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasında açılan işçilik alacakları davasında işçilik alacaklarına hükmedildiğini, kararın İstanbul BAM 4.HD'nin 2019/... E 2020/... K sayılı ilamı ile kesinleştiğini, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına icra tehdidi ile toplamda 17.740,57 TL ödenmek zorunda kalındığını, şimdilik 1000 TL'nin sözleşme hükümleri çerçevesinde davalılardan tahsilini” talep etmiştir.
Davalı ... ... VE TİC. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunarak davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden usulden reddini ,davacı tarafından dava dışı ...'a yapılan ödeme herhangi bir tereddüt içermeyecek şekilde belli olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davanın şimdilik 1.000 TL'ye esas olarak açılmasının mümkün olmadığını, dava şartı olan bu hususun 115.
Maddesi gereğince incelenerek davanın reddini talep ettiklerini, somut olayda ödenen tazminat miktarının ... İş Mahkemesi'nin .... Sayılı ilamı ile sabit olduğunu, bu durumda belirsiz alacak davası açılabilmesi için şartların sağlanmadığını bu sebeple davanın reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusunda davacı şirkette çalışan işçilerin, Müvekkili davalı ...’ın ana konusu dışında çalıştığını, bu noktada müvekkili ile davacı ... ...
A.Ş. arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme kapsamında ...'ın ... ...
A.Ş.'nde çalıştığının sabit olduğunu, somut uyuşmazlıkta müvekkili firmanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ...'a karşı asıl veya alt işveren şeklinde müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, somut olayda müvekkilinin ihale makamı olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde işveren konumunda olmadığını, davacının talepleri yönünden müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını belirterek, davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddini, aksi kanaat halinde davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava; ... İş. Mah. ...sayılı kararına istinaden .... İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemenin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıdan tahsiline ilişkin rücuen alacak davasıdır.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, takip dosyası ile İş Mah. Dosyası ve taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının davalıdan dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi 01/10/2021 tarihli raporunda özetle; dava dışı işçi ...'ın işçilik alacaklarının temini maksadı ile açmış olduğu davasına istinaden davacının ödemiş olduğu toplam 17.740,56 TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkin sorumlulukların aşağıdaki gibi olduğu; davalılar arasındaki sözleşmenin sunulmamış olmasından dolayı ilgili dönem sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olduğu, ... El Ür.ve Tic.A.Ş. ve ... ve Eğ.Hiz.Ltd.Şti. 10.667,41-TL, ...
Güv.Hiz.A.Ş 7.073,15-TL olmak üzere toplam 17.740,56 TL olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi 04/04/2022 tarihli ek raporunda özetle;Kök raporda sehven davalı cevap dilekçesini vermediği belirtilmiş olmakla birlikte, davalının cevap dilekçesinde belirttiği ve taraflar arasındaki sorumluluğa ilişkin sözleşme hükümlerine atıfta bulunularak değerlendirmeler yapıldığı, kök raporda sunulmayan 15.11.2012 tarihli hizmet alım sözleşmesi de incelenmiş, söz konusu sözleşmenin 22.1 maddesinde sorumluluğun alt işverende olduğu belirtilmiş ve Genel Şartnamesinde 6. Bölüm 38. Maddesine atıfta bulunulduğu görüldüğü,
her ne kadar 15.11.2012 tarihli sözleşmede sorumluluğun yüklenicide olduğu düzenlenmiş ise de 28.02.2015 tarihli sözleşmede, sözleşmeden önceki çalışanlardan ...'ın sorumlu olduğu açıkça belirtildiği için her iki hizmet alım sözleşmesi (15.11.2012 ve 28.02.2015) incelendiğinde, tarafların sorumluluklarının tespiti yönünden kök raporda yapılan değerlendirmede bir hatanın olmadığı anlaşıldığından herhangi bir değişiklik yapmaya gerek görülmediği, bildirilmiştir.
Bilirkişi 20/04/2023 tarihli ek raporunda özetle; dava dışı işçi ...'ın işçilik alacaklarının temini maksadı ile açmış olduğu davasına istinaden davacının ödemiş olduğu toplam 17.740,56 TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkin sorumluluklarının: ... ve Eğ. Hiz. Ltd. Şti 10.667,41, ... Güv. Hiz. AŞ 7.073,15-TL olmak üzere toplam 17.740,56-TL olduğu hususu bildirilmiştir.
Davacı vekili 07/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; müddeabihin ıslah yolu ile arttırdıkları kısmı ile dava dilekçesinde talep ettiği miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan toplam 10.667,41-TL'nin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas Sayılı dosyasına yapılan ödeme tarihi olan 28.07.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
... İş Mahkemesinin ...sayılı kararına istinaden ....
İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemenin, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıdan tahsili talebine ilişkin eldeki davada Mahkememizce alınan 01/10/2021 tarihli kök raporda; dava dışı işçinin dava konusu rücu olayına ilişkin işçilik alacaklarının kıdem, ücret, yıllık izin, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olduğu, ücret alacağının tamamının davacının dönemine ilişkin olduğu ve davacının sorumluluğunda olduğu, yıllık izin ücretinin ise işçinin hak kazandığı,
28 günlük yıllık izin süresinden 14,28 günün davacının döneminde hak kazanıldığı ve davacının döneminde işçiye 18 gün yıllık izin kullandırıldığından ödenen yıllık izin ücretinin tamamının davalıların sorumluluğunda olduğu, kıdem tazminatı yönünden davacının 01/03/2015 tarihinden önceki kısımdan sorumluluğu olmadığı, 01/03/2015 tarihinden sonrasındaki dönemin ise yarısından sorumlu olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağından da diğer alacak kalemleri yönünden sorumluluk nispetinde tarafların sorumlu olduğu,
davacının ödediği 17.740,56-TL'nin 10.667,41-TL tutarındaki kısım için davalılar arasında sorumluluğa ilişkin sözleme sunulmaması nedeniyle davalıların bu tutarın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş, davalılar arasında sorumluluğun belirlenmesine yönelik davalılar arasındaki sözlemenin incelenerek değerlendirme yapılması için dosya bilirkişiye verilmiş, bilirkişi 04/04/2022 tarihli ek raporunda davalı Hamitabatın cevap dilekçesi ve davalılar arasındaki sorumluluğa ilişkin sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde kök raporda değişikliğin gerekmediği görüşü bildirilmiş,
davalının itirazın üzerine 26/12/2022 tarihinde sunulan sözleşme incelenerek yeniden ek alınması için dosyamız 05/04/2023 tarihli celse 1 nolu ara karar doğrultusunda bilirkişiye verilmiş ve bilirkişi 20/04/2023 tarihli ikinci ek raporunda, 15/11/2012 tarihli sözleşmenin ise davalılar arasında yapıldığı ve bu sözleşme ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesine ve yargıtay içtihatlarına göre dava dışı işçinin çalıştığı dönem itibariyle sorumluluğunun davalılardan ...'da olduğu,
25/02/2015 tarihli hizmet alım sözleşmesinin ise davalı ... ile ... arasında akdedildiği ve bu sözlemeye göre 01/03/2015 tarihinden önceki dönemlerden ...'ın sorumlu olduğu, sonraki dönemlerde ise müştereken sorumlu oldukları, sonuç olarak ise dava konusu rücu olayına ilişkin işçilik alacaklarının kıdem, ücret, yıllık izin, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olduğu, ücret alacağının tamamının davacının dönemine ilişkin olduğu ve davacının sorumluluğunda olduğu,
yıllık izin ücretinin ise işçinin hak kazandığı 28 günlük yıllık izin süresinden 14,28 günün davacının döneminde hak kazanıldığı ve davacının döneminde işçiye 18 gün yıllık izin kullandırıldığından ödenen yıllık izin ücretinin tamamının davalıların sorumluluğunda olduğu, kıdem tazminatı yönünden davacının 01/03/2015 tarihinden önceki kısımdan sorumluluğu olmadığı, 01/03/2015 tarihinden sonrasındaki dönemin ise yarısından sorumlu olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağından da diğer alacak kalemleri yönünden sorumluluk nispetinde tarafların sorumlu olduğu,
davacının ödediği 17.740,56-TL'nin 10.667,41-TL tutarındaki kısım için davalı ...'nın sorumlu olduğu belirlenmiş, davalı ...'ın cevap dilekçesinde dayandığı ve itirazında belirttiği davalıların aralarındaki sorumluluğunun kararlaştırıldığı belirtilen ve dosyaya sunulan 25/02/2015 tarihli sözleşmenin davalı ... ile ... arasında yapıldığı, davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığı, 15/11/2012 tarihli sözleşmenin ise davalılar arasında yapıldığı ve yine davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığı görülmüştür.
Davacının tarafı olmadığı sözleşmelerde davalılar arasındaki sorumluluğun belirlenmesi halinde bu durum davalı tarafların kendi aralarındaki rücu taleplerinde değerlendirmeye esas alınabilecek olup davacının tarafı olmadığı sözleşme hükümlerinin davalıların iç ilişkisini ilgilendiren kısımların davacıya ileri sürülmesi mümkün olmadığından davacının sorumluluğunda bulunmadığı belirlenen kısım için davalılardan talepte bulunabileceği kanaatine varıldığından bilirkişi raporuyla belirlenen 10.667,41-TL'yi her iki davalıdan da talep edebileceği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde dava değerinin 1.000,00-TL olarak belirtildiği görülmüş, 04/10/2023 tarihli celse davacı vekiline talebi üzerine ıslah dilekçesini sunması için süre verilmiş, davacı vekili 06/10/2023 tarihli beyan dilekçesinde 07/04/2022 tarihinde ıslah dilekçelerini sunduklarını ve ıslah harcını yatırdıklarını belirterek ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı vekili 07/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; talebini 9.677,41-TL artırarak 10.677,41-TL'nin ödeme tarihi olan 28/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsili istenmişse de davacının dava açılmadan evvel ödeme yapıldıktan sonra rücu alacağını istediğine dair davalı tarafa ihtarı bulunmadığından dava tarihinden itibaren tarafların her ikisinin de tacir olması nedeniyle avans faizi ile tahsiline hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/677, K. 2023/901, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama