KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi Dava Tarihi 18/02/2013
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/777 Esas
- Karar no
- 2024/464
- Dava
- Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
Karar Metni
5.926 kelime·30 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 18.12.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; "davacı yanın 1990 yılından 11.04.2013 tarihine kadar ... A.Ş. unvanı altında Sermaye Piyasası Kurulu ve İMKB gözetimi altında faaliyet gösterdiğini ve davacının aldığı 21.06.2012 tarihli 388 sayılı Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, sahibi olduğu yetki belgelerinin ...
Bankası AŞ lehine iptali için SPK’ya başvuruda bulunma karan aldığını, SPK’nın 26.2.2013 tarihli karan ile davacının sahibi olduğu yetki ve izin belgelerinin iptaline karar verildiğini ve ... A.Ş.’nin 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca davacının Borsa üyeliğinden çıkarıldığını, 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlük bulan 6362 sayılı Kanun’un 138. maddesi çerçevesinde ...
A.Ş. unvanıyla bir A.S. kurulmuş olduğunu ve orada İMKB’nin ( İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) her türlü varlık, borç ve alacaklan ile hak ve yükümlülüklerinin ... A.Ş.ye devredilmiş sayılacağının belirtildiğini, ayrıca aynı Kanun’un anılan 138/6 hükmünün ‘a’ bendinde İMKB üyesi aracı kurumların ... A.Ş. sermayesi içinde sahip olacaktan pay oranının belirlendiğini ve ...
A.Ş. nin esas sözleşmesi tescil ile ilan edildikten sonra sermayenin % 4’ünün İMKB’nin mevcut üyelerine devrolunacağının tanzim edildiğini, ... A.Ş.nin esas sözleşmesinin 03.04.2013 tarihinde tescil edilerek 04.04.2013 gün ve 8293 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, bununla beraber, SPK’nın anılan 138. maddesine göre pay devirleri gerçekleştirilirken, davacı yanın 6362 sayılı SPK’nın yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde ...
A.Ş.nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB üyeliğine sahip bir aracı kurum olmasına rağmen ... A.Ş.nin 04/07/2013 tarih ve 2013/17 sayılı kararı ile pay dağıtımının dışında bırakıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafça ... A.Ş.ye .... Noterliğinin 03/09/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ... A.Ş. ortaklık payının gerek 6362 sayılı SPK nun resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde, gerekse ...
A.Ş.nin esas sözleşmesi tescili ve ilan edildiği 04/04/2013 tarihinde borsa üyesi olan aracı kurumun devredilmesi gerektiği aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, pay devrinin yapıldığı tarihte davacının Borsa üyeliğinin sona ermiş olduğu ve pay devrinin ...A.Ş. ye yapıldığından talebin karşılanamayacağının duyurulduğunun, oysa 29.7.2013 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Aracı Kuruluşlar Birliği’ne gönderilen yazıda,
Yönetim Kurulu Kararı içeriğinin ortaklık payı devir işlemlerinin SPK’nın Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarih olan 30/12/2012 tarihi esas alınarak yapıldığı açıklamasının mevcut bulunduğunu, somut durumda dayalılardan ...A.Ş.’ye yapılan devir işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, pay devrinin davacı yana yapılmasının gerektiğini ileri sürerek dayalılardan ...
A.Ş.nin 04/07/2013 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile diğer davalı ...A.Ş.’ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C grubu payın müvekkili davacıya devredilmesine ve ... A.Ş. pay defterinde ...A.Ş. lehine gerçekleştirilen usulsüz kaydın düzeltilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ...A.Ş. vekilinin vermiş olduğu 07.02.2014 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; olayın kronolojisinin anlatımının yaptıktan sonra, yetki belgelerinin davacı ile ...
Bankası A.Ş. arasında münakit “Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi”nin akdedilme tarihi olan 21.06.2012 tarihinden itibaren, davacı şirketin yetki belgesi, aracılık faaliyetleri ve Borsa üyeliğinden kaynaklanan tüm hak ve borçlarının müvekkili ...A.Ş.’ye ait olduğunu, 6362 sayılı SPK’nın 138/6/a maddesi hükmünce yapılan bedelsiz pay devrinin amacının ...
A.Ş. nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte, hatta ondan önce 2009 yılından itibaren Borsa’da hiçbir şekilde faaliyette bulunmayan ve Sermaye Piyasası faaliyetlerinden tamamen çekileceğini ...
A.Ş. nin kuruluşundan önce açıkça beyan eden kişilere karşılıksız kazandırmada bulunmak olmadığını, davacının faaliyet sürecinin İstanbul Ticaret Odasına sorulmasını istediklerini, yapılan işlemdeki amacın da Borsada faaliyette bulunarak 6362 sayılı SPK nın amacı doğrultusunda sermaye piyasası faaliyetlerinin derinleştirilmesine,
piyasanın tanınırlığına ve işlem hacmine katkıda bulunacak aracı kuruluşları paydaş hale getirmek olduğunu ileri sürmüş, yetki belgeleri olmadan Borsa'da aracılık faaliyetinde bulunmanın mümkün olmadığım, davacı şirketin yetki belgelerine, aracılık faaliyetlerine ve Borsa üyeliğine bağlı olarak doğan hakları ile borçlarının Satış Sözleşmesi’nin akdedildiği an olan 21.06.2012 tarihinden itibaren müvekkili şirkete geçtiğini, davacının talebinin hukuken imkansız olduğunu bildirmiş ve ...
A.Ş. nin yönetim kurulu kararının ...A.Ş. lehine yaptığı devrin hukuka uygun olduğunu, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ilkeleri açısından davacının talebinin himaye göremeyeceğini beyan etmiş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak hukuki ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... A.Ş. vekilinin vermiş olduğu 24.02.2014 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle. Kanunun bedelsiz pay devri zamanlamasını ... A.Ş. ye bıraktığını bildirip davacının davasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyan etmiş, ... A.Ş. nin 6362 Kanunun 138. maddesi ile yapılan düzenleme vasıtası ile özgün şekilde ve kanun yoluyla kurulmuş olduğunu dermeyen yoluna gitmiş, ...
A.Ş. tarafından 6362 sayılı Kanunun 138/6/a maddesi gereğince üyelere yapılması gereken pay devirlerinin kanunun iradesine uygun olarak yapıldığını ifade etmiş, kanun koyucunun amacının pay devrinin yapıldığı tarihte, Borsa üyesi olmayan ve borsacılık faaliyetleri ile iştigal etmeyen şirketlere pay devri yapılması olmadığını bildirmiş, pay devri kararının alındığı 04.07.2012 tarihi itibariyle borsa üyesi olmadığını, pay devirlerinin yapıldığı tarihte davacının Borsa üyeliğinden ve gerekli yetki ile izin belgelerinden diğer davalı ...A.Ş. lehine çekilmiş bulunduğunu ve bu sebeple davanın reddinin gerektiğini,
davacının açtığı davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ilgili süreçte davacının “menfaat-külfet dengesine aykırı olarak” bizzat ödemesi gereken Borsa üyelik aidatını diğer davalıya ödetmiş ise de menfaatleri kendi adına talep eder konuma gelmiş olduğunu ve davacının esasen kanunun Türkiye sermaye piyasalarının gelişimini ve sektör paydaşlarının Borsa paydaşları haline gelmesini hedefleyen dava konusu düzenlemesini yalnızca bir avanta olarak gördüğünü de dermeyan etmek suretiyle, ...
A.Ş. nin uygulamasının sadece davacı için değil aynı durumda olan Ada Menkul Değerler A.Ş. için de onun İnvest -Az Menkul Değerler A.Ş. ile olan ilişkisinde yapıldığını da ileri sürmüş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak ... A.Ş nin Yönetim Kurulu Kararı ile diğer davalı ...A.Ş ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C gurubu payın davacı şirkete devredilmesinin yasal olup olmadığı, ... A.Ş nin kayıtlarının buna göre düzeltilmesinin gerekip gerekmediği konusunun saptanması için dosya Borçlar Hukukçusu bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 14.04.2015 tarihli 13 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Rapor içinde yer bulan kronolojik anlatımlar ve uygulanması gerektiği düşünülen “yorum ilkeleri”ne göre, bilhassa 6362 sayılı yasanın 138. maddesinin incelenmesine bağlı olarak; ...'un ortaklık payı devir işlemlerinin bahse konu 6362 sayılı Sermaye Piyası Kanunu’nun RG’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği 30.12.2012 tarihi esas alınmak suretiyle gerçekleştirilmesi gerekeceği kanaatine varıldığından, davacının davadaki istemlerinin kabul koşullarının tekemmül ettiği görüşe ulaşılmıştır." kanaati ile raporunu sunmuştur.
Bu rapora yapılan itirazlar üzerine Kök Rapor'u tanzim eden bilirkişi Murat Canyürek'in yanına Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar ile SPK alanında uzman bilirkişilerden Serap Yılmaz da atanarak yeni oluşan bu bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 14.03.2016 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; "Yapılan tetkikat kapsamında, yanlar arasındaki ilişkinin fiilen ve teorik açıdan Kök Rapor'da tüm veçheleriyle incelendiği ve bu aşamada da, Kök Rapor'da yer bulan kanaatin heyet haine dönüşmüş Bilirkişiliğîmizce benimsendiği sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde ek raporlarını sunmuşlardır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 15/02/2017 tarihli 2017/67 Karar sayılı kararında. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından, Davacının 1990 yılından 11.04.2013 tarihine kadar ... A.Ş. unvanı altında Sermaye Piyasası Kurulu ve İMKB gözetimi altında faaliyet gösterdiği.
Davacının aldığı 21.06.2012 tarihli 388 sayılı Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, sahibi olduğu yetki belgelerinin ... Bankası AŞ lehine iptali için SPK’ya başvuruda bulunma kararı aldığı, SPK’nın 26.2.2013 tarihli kararı ile davacının sahibi olduğu yetki ve izin belgelerinin iptaline karar verildiği ve ... A.Ş.’nin 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca davacının Borsa üyeliğinden çıkarıldığı, 6362 sayılı Kanun’un 138. maddesi çerçevesinde ...
A.Ş. unvanıyla bir A.S. kurulmuş olduğu ve orada İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ( İMKB)’nin her türlü varlık, borç ve alacaklan ile hak ve yükümlülüklerinin ... A.Ş.ye devredilmiş sayılacağının belirtildiği, ayrıca aynı Kanun’un anılan 138/6 hükmünün ‘a’ bendinde İMKB üyesi aracı kurumların ... A.Ş. sermayesi içinde sahip olacaktan pay oranının belirlendiği ve ...
A.Ş. nin esas sözleşmesi tescil ile ilan edildikten sonra sermayenin % 4’ünün İMKB’nin mevcut üyelerine devrolunacağının tanzim edildiği, ... A.Ş.nin esas sözleşmesinin 03.04.2013 tarihinde tescil edilerek 04.04.2013 gün ve 8293 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığı, Ancak SPK’nın anılan 138. maddesine göre pay devirleri gerçekleştirilirken, davacı yanın 6362 sayılı SPK’nın yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde ...
A.Ş.nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB üyeliğine sahip bir aracı kurum olmasına rağmen ... A.Ş.nin 04/07/2013 tarih ve 2013/17 sayılı kararı ile pay dağıtımının dışında bırakıldığı, bunun üzerine davacı tarafça ... A.Ş.ye .... Noterliğinin 03/09/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ... A.Ş. ortaklık payının gerek 6362 sayılı SPK nun resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde, gerekse ...
A.Ş.nin esas sözleşmesi tescili ve ilan edildiği 04/04/2013 tarihinde borsa üyesi olan aracı kurumun devredilmesi gerektiği aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, Pay devrinin yapıldığı tarihte davacının Borsa üyeliğinin sona ermiş olduğu ve pay devrinin ...A.Ş. ye yapıldığından talebin karşılanamayacağının duyurulduğu, oysa 29.7.2013 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Aracı Kuruluşlar Birliği’ne gönderilen yazıda, Yönetim Kurulu Kararı içeriğinin ortaklık payı devir işlemlerinin SPK’nın Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarih olan 30/12/2012 tarihi esas alınarak yapıldığı açıklamasının mevcut bulunduğu,
dosyamızda davalılardan ...A.Ş.’ye yapılan devir işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu, pay devrinin davacı yana yapılmasının gerektiğini ileri sürerek dayalılardan ... A.Ş.nin 04/07/2013 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile diğer davalı ...A.Ş.’ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C grubu payın davacıya devredilmesine ve ... A.Ş. pay defterinde ...A.Ş. lehine gerçekleştirilen usulsüz kaydın düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak. Davalı ...
A.Ş nin 04.07.2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile diğer davalı ...A.Ş'ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C gurubu payın davacı şirkete devredilmesine, ... A.Ş nin kayıtlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 15/02/2017 tarihli ... esas 2017/67 karar sayılı kararı ile verilen hükmün süresi içinde davalı ...AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul BAM 14. HD 18/02/2018 tarih 2018/104 esas 2018/74 karar sayılı ilamında; "Somut olayda; davacının “... A.Ş.” unvanı altında borsada aracı kurum olarak faaliyet gösterdiği, davacı şirket ile dava dışı ... Bankası AŞ arasında 21.06.2012 tarihli yetki belgeleri satış sözleşmesi akdedildiği, bu bağlamda davacı şirketin yönetim kurulunun kararı doğrultusunda yetki belgelerinin dava dışı ... Bankası AŞ lehine iptali için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuruda bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kurulunun 26.02.2013 tarihli kararı ile davacının sahibi olduğu yetki ve izin belgelerinin iptaline karar verildiği, ... A.Ş’nin 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca, davacının borsa üyeliğinden çıkarıldığı ihtilafsızdır.
Uyuşmazlık, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 136. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen bedelsiz pay devrininin muhatabı noktasında toplanmaktadır.
30.12.2012 tarihli 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi olarak borsacılık faaliyetlerinde bulunmak üzere ... A.Ş. kurulmuş olup, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başka işleme gerek kalmaksızın Ticaret Siciline resen tescil olunmuştur. Anılan kanun gereğince, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve İstanbul Altın Borsasının tüzel kişilikleri ... A.Ş.’nin esas sözleşmesinin tescili ile son bularak İMKB VE ÎAB’nın her türlü varlıkları, borçlan, alacakları, hak ve yükümlülükleri, her türlü kayıt ve belgeleri bir bütün olarak maddede sayılı istisnalar dışında, herhangi bir işleme gerek olmadan ... AŞ’ne devrolunmuştur.
6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 136. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde; “ Esas sözleşmenin tescil ve ilanı müteakip sermayenin %4’ü ÎMKB’nin mevcut üyelerine, binde 3’ü İAB’nnın mevcut üyelerine eşit ve bedelsiz olarak, %1 i ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bedelsiz olarak devredilir.” hükmü yer almaktadır. Davalı ... A.Ş.’nin esas sözleşmesi, 03.04.2013 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline tescil edilmiş ve 04.04.2013 tarih 8213 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 136. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendi uyarınca, ... A.Ş'nin ortaklık payı devir işlemlerinin anılan yasanın Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde ve gerekse ... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB’nin mevcut üyelerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda davacı şirketin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihte ve gerekse ... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İstanbul Menkul Kıymetler Borsası üyesi olduğu sabit olduğuna göre, davacı şirketin talebinde haklı olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı ... AŞ’nin 21.06.2012 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığından bu sözleşme hükümlerinin değerlendirilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi HMK 33.maddesi uyarınca hukuki değerlendirme mahkemeye ait olduğundan ve aynı Yasanın 282.maddesi uyarınca mahkeme bilirkişinin oy ve görüşüyle bağlı olmadığından bu konudaki istinaf sebebi yerinde değildir.
Öte yandan dava konusu 15.973.094 adet payın dava tarihindeki değerinin 300.000 TL’nin altında kaldığının tespit edilmesine göre, davanın tek hakimle görülüp, sonuçlandırılmasında da usul ve yasaya aykırı görülmemiştir." gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul BAM 14. HD 18/02/2018 tarih 2018/104 esas 2018/74 karar sayılı başvurunun esastan reddi kararına ilişkin davalı ...A.Ş. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay 11.HD 08/05/2019 tarih 2018/1723 esas 2019/3583 karar sayılı ilamında. "Somut olayda, davacının öncesinde İMKB’da işlem yapmaya yetkili olduğu, yetki belgelerini 21.06.2012 tarihli “Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi” ile dava dışı ...
Bankası A.Ş.’ye devir ettiği, aynı zamanda dava dışı şirket iştiraki olan davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme gereği yeni aracı kurum olarak gösterildiği, davacının satışa konu yetki belgelerinin davalı aracı kurum lehine iptali ve faaliyet konusunun değiştirilmesi için yönetim kurulu kararı aldığı ve bu hususta SPK’ya başvuruda bulunduğu dikkate alındığında tarafların 21.06.2012 tarihli sözleşme hükümlerini ifa iradesi ile hareket ettikleri açık olup,
Bölge Adliye Mahkemesinin davalının 12.06.2012 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşme hükümlerinin değerlendirilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesi yerinde değildir.
Ayrıca, 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren SPK Kanunu 138/6-a maddesinde, davalı ...
A.Ş.’nin kurulması ve esas sözleşmesinin tescilini müteakip, MKB’da işlem yapma yetkisine sahip üyelerine bedelsiz hisse verileceği düzenlenmiş olup, işlem aşamaları itibariyle İMKB’da görünürde işlem yapma yetkisine davacı tarafın sahip olduğu düşünüldüğünde dahi, taraf iradeleri ile davacının taraflar arasındaki sözleşmeye atıf yaparak davacı adına tahakkuk eden hizmet, aidat, yetki belgesi harç tutarı gibi bedellerin davalı tarafından ödenmesinin istendiği ve bedellerin davalı tarafından ödendiği nazara alındığında, dava konusu iddiaların ileri sürmesi TMK 2/1 kapsamında dürüstçe bir davranış olarak kabul edilemeyecektir.
Nitekim dosyaya davalı vekili tarafından sunulan 08.05.2014 tarihli hukuki mütalaada da benzer şekilde değerlendirmede bulunulmuştur.
Bu nedenlerle, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş," gerekçesiyle Mahkememizce verilen 15/02/2017 tarihli ... esas 2017/67 karar sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11.HD 08/05/2019 tarih 2018/1723 esas 2019/3583 karar sayılı bozma ilamı üzerine dosya Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiş, bozma ilamına karşı taraf vekillerinin beyanı alınmıştır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında, Mahkememizce bozma öncesi yargılama sırasında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, BAM kararı ile Yargıtay bozma ilamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; "Mahkememizce alınan bilirkişi kök raporunda belirtildiği ve bilirkişi kurulunun ek raporu ile tekrarlandığı üzere borsa pay sahipliği, üyeliğin ayrılmaz bir parçası değildir.
Davacının sunduğu uzman görüşünde de pay sahibi olunduğu halde üye olunmama veya üye olunduğu halde pay sahibi olunmama durumunun söz konusu olabileceği belirtilerek; pay sahibi olduğu halde üye olmayanlara ..., ... AŞ'nin kendisi, ... AŞ örnek verilirken, üye olduğu halde pay sahibi olmayana ... Menkul Değerler AŞ örnek olarak verilmiştir.Sonuç olarak Pay sahibi olmak ile üye olmak birbirinden ayrılmaz parçalar değildir.Yetki belgeleri satış sözleşmesi ile davacı şirketin yetki belgesi, aracılık faaliyetleri ve borsa üyeliğinden kaynaklanan tüm hak ve borçların devrini konu almakta, ancak borsa pay sahipliğini kapsamamaktadır.
... AŞ yönetim kurulu 11/04/2013 tarihli toplantıda alınan karar gereği ...AŞ borsa üyeliğine kabul edilmiş, davacı şirketin ise borsa üyeliğinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 136/6-a maddesi aynen şu şekildedir; "Esas sözleşmenin tescil ve ilanını müteakip sermayenin yüzde dördü İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının mevcut üyelerine, binde üçü İstanbul Altın Borsasının mevcut üyelerine eşit ve bedelsiz olarak; yüzde birine tekabül eden kısmı ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bedelsiz olarak devredilir."
Yargıtay Bozma ilamında; "...30.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren SPK Kanunu 138/6-a maddesinde, davalı ... A.Ş.’nin kurulması ve esas sözleşmesinin tescilini müteakip, MKB’da işlem yapma yetkisine sahip üyelerine bedelsiz hisse verileceği düzenlenmiş olup,... " denilmişse de 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 136/6-a maddesi aynen.
"Esas sözleşmenin tescil ve ilanını müteakip sermayenin yüzde dördü İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının mevcut üyelerine, binde üçü İstanbul Altın Borsasının mevcut üyelerine eşit ve bedelsiz olarak; yüzde birine tekabül eden kısmı ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bedelsiz olarak devredilir." şeklinde düzenlenmiştir ve kanun metninde işlem yapma yetkisine sahip olma koşulu aranmadığı görülmüştür.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 136/6-a maddesi emredici şekilde sermayenin yüzde dördü İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının mevcut üyelerine... devredilir şeklinde düzenlenmiştir.
... AŞ yönetim kurulu 11/04/2013 tarihli kararı ile ...AŞ borsa üyeliğine kabul edilmiş ve davacı şirket borsa üyeliğinden çıkarılmış olup, davacının 11/04/2013 tarihine kadar üyeliğinin devam ettiği anlaşıldığından, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 136/6-a maddesinde Esas sözleşmenin tescil ve ilanını müteakip sermayenin yüzde dördünün İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının mevcut üyelerine devredileceği düzenlendiğinden,
gerek 6362 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde, gerek esas sözleşmenin tescil edildiği 03/04/2013 tarihinde ve gerek esas sözleşmenin ilan edildiği 04/04/2013 tarihinde davacının üyeliğinin devam ettiği, davalı şirketin ise üyelik sıfatını 11/04/2013 tarihinde kazandığı tespit edildiğinden emredici nitelikte olan 138/6-a maddesi doğrultusunda işlem yapılması gerekmekte olup, düzenlemede pay devrinin fiilen yapıldığı tarihte üye olunmasına dair bir ifade bulunmadığından Davalı ...'in, pay devrine ilişkin karar tarihi olan 04/07/2013 tarihinde davacının üye olmadığı savunmasına itibar edilmemiştir.
Bu nedenle Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen 15/02/2017 tarihli 2017/67 Karar sayılı karar ve gerekçesinin yerinde olduğu..." gerekçesiyle 08/09/2021 tarihinde 2021/582 karar sayılı kararı ile. Mahkememizin 15/02/2017 tarihli ... esas 2017/67 karar sayılı kararında direnilmesine, Davalı ...
A.Ş nin 04/07/2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile diğer davalı ...A.Ş'ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C gurubu payın davacı şirkete devredilmesine, ... A.Ş nin kayıtlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 2019/... esas 2021/... karar sayılı direnme kararının davalı ...A.Ş. vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/10/2023 tarih 2022/11-385 E 2023/881 K sayılı ilamında "...1. Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Kanun'un 182/2 maddesi gereğince satış sözleşmesiyle satıcı, satılanı teslim ve mülkiyeti geçirmeyi; alıcı da bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Bütün sözleşmelerde olduğu gibi satış sözleşmesinin kurulması için de tarafların objektif bakımdan esaslı noktalar üzerinde anlaşmaları gerekir.
Satış sözleşmesinin objektif bakımdan esaslı noktaları satış konusu, semen ve bunların birbiriyle değiştirilmesi taahhüdüdür. Satış konusu üzerindeki hak sahipliğinde değişme menkullerde teslim, gayrimenkullerde tescil ve alacaklarda temlik şeklinde tasarruf işlemleriyle gerçekleşir. Satış sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup satıcının edimini satılan mal oluştururken, alıcının edimin de bedel (satış parası) oluşturur.
2. Satış sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Bu sözleşmede satıcının borçlandığı tek bir edim bulunmaktadır; o da zaman dilimi içinde belirli bir anda ve bir defada yerine getirilir. Borçlanılan edimin ifası, yani zilyetliğin ve mülkiyetin devri zamana yayılmış değildir. Bu durumun tek istisnası ard arda teslimli satış sözleşmesidir. Ard arda teslimli satış sözleşmesi niteliği itibariyle sürekli borç doğuran bir sözleşmedir.
3. Satış sözleşmesinin başlıca özelliği bir mal üzerindeki hakkın bir başkasına devri borcunu doğurmasıdır. Burada sözü geçen "mal" ibaresi eşya hukuku anlamda değil, malvarlığı hukuku anlamında anlaşılmalıdır. Bu nedenle bir kimsenin malvarlığına dahil ve parayla ölçülebilen her türlü ekonomik değer, üzerinde hukuki hakimiyet kurmaya elverişli olduğu ölçüde satış sözleşmesinin konusunu oluşturabilir; "satılan mal" kavramı içinde yer alabilir. Satılan mal, taşınır veya taşınmaz mal gibi cismani varlığı olan maddi bir mal olabileceği gibi maddi olmayan ve taşınmaz mülkiyetin kapsamına girmeyen doğal güçler satış sözleşmesine konu olabilir.
4. Mutlak ve nispi haklar da maddi olmayan mal kapsamında satış sözleşmesine konu olabilir. Bu itibarla mülkiyet veya irtifak hakkı, patent hakkı, lisans hakkı, telif hakkı gibi fikri ve sınai haklar ile alacak hakkı gibi haklar satış sözleşmesinin konusunu oluşturabilmektedir. Öte yandan ekonomik bir değer ve yarar taşıyan ve mutlak hak niteliğinde olmayan know-how, bir iş veya üretim sırrı ya da müşteri çevresi, bir işin yapılması için gerekli olan ruhsat ve yetki belgeleri de satış sözleşmesine konu olabilir. Aynı şekilde ticari şirketlerin hisse senetlerinin, kıymetli evrakta tecessüm etmiş hakların da satış sözleşmesine konu olması mümkündür.
5. Bununla birlikte TMK'nın 686 ncı maddesi gereğince bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar. Dolayısıyla asıl şeyin satışı durumunda, aksi kararlaştırılmadığı sürece, eklenti de satış kapsamındadır. Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.
6. 818 sayılı Kanun'un 182/1 maddesi gereğince satıcı satılan şeyin mülkiyetini alıcıya devretmek, böylece satılan şey üzerindeki mülkiyet hakkını ona sağlamak zorundadır. Taşınır satışlarında mülkiyet zilyetliğin devri ve teslim ile; taşımazlarda ise tescil talebi ve tescil fiiliyle geçer. Öte yandan maddi olmayan malların da satışı mümkün olduğundan ve haklar üzerinde mülkiyet hakkından bahsedilemeyeceğinden her hak satışında o hakkın alıcıya devredilmesini sağlayan kuralların uygulanması gerekir. Hak seviyesine ulaşmamış ekonomik yarar ve faydalarda ise devir işlemi bunların alıcının tasarrufuna arz edilmekle veya alıcıya ait olmaları için gerekenlerin yapılmasıyla gerçekleşir.
7. Hemen belirtilmelidir ki; 818 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi gereğince parça borçlarında durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında satılanın yarar ve hasarı, sözleşmenin yapılmasıyla birlikte alıcıya geçer. Ancak cins borçlarda yarar ve hasar mülkiyetin devri için gerekli işlemlerin yapılmasıyla alıcıya geçmektedir. Bu kapsamda parça borçlarda sözleşmenin yapılmasıyla satılanın her türlü yararı alıcıya intikal eder.
8. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının sermaye piyasasında aracı kurum olduğu, ancak Aralık 2009 itibariyle fiilî olarak faaliyet göstermediği, sermaye piyasasında faaliyet göstermek için sahip olduğu yetki belgelerinin devri için davacı ile dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında 21.06.2012 tarihli "Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi" imzalandığı ve davacının sahip olduğu "Alım Satım Aracılığı Yetki Belgesi" ile "Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Yetki Belgesi" öngörülen satış fiyatı üzerinden davacı adına iptal edilerek dava dışı ... Bankası A.Ş.'ye devredilmesi hususunda mutabık kalındığı anlaşılmaktadır.
9. Taraflar arasındaki sözleşmede tarafların yükümlülükleri açık bir şekilde düzenlenmiş; dava dışı ... Bankası A.Ş.'nin mali ve vergisel yükler hariç olmak üzere 1.700.000,00 TL karşılığında davacının sahip olduğu yetki belgelerinin devredilmesi suretiyle yeni bir aracı kurum kurmak ve faaliyet izni almak üzere SPK'ya başvurmak hak ve yetkisini kazanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan davacı tarafından sözleşme hükümleri çerçevesinde yetki belgelerinin iptali ve faaliyet konusunun değiştirilmesi amacı ile şirket bünyesinde kurul toplantılarının gerçekleştirileceği ve gerekli kararların alınacağı, SPK tarafından yetki belgelerinin iptal edilmesi sonrasında ise faaliyet konusu değişikliğine ilişkin hükümlerin aynen uygulanacağı belirtilmiş, dava dışı ...
Bankası A.Ş. tarafından ise yeni aracı kurum kurulması amacıyla yönetim kurulu kararının alınacağı ve bu konuda SPK'ya başvuruda bulunulacağı taahhüt edilmiştir.
10. Sözleşme gereğince davacı tarafından; yetki belgelerinin iptali ve faaliyet konusunun değiştirilmesi amacı 21.06.2012 tarihli yönetim kurulu toplantısı yapılmış ve 12.08.2008 tarihli ...-374 sayılı "Alım Satım Aracılığı Yetki Belgesi"nin ve 12.08.2008 tarihli ...-148 sayılı "Türev Araç Alım Satım Aracılığı Yetki Belgesi"nin ... Bankası A.Ş. lehine iptaline bu suretle sermaye piyasası faaliyetlerinden çekilmeye, yetki belgelerinin iptaline karar verilmesini takiben aracı kurum faaliyet konusunun değiştirilmesine, mevzuatın öngördüğü gerekliliklerin yerine getirilmesine karar verilmiştir.
11. Dosya kapsamından davacı şirketin 16.07.2012 tarihli ve 16026 sayı ile SPK kaydına alınan başvurusu ile; ...A.Ş.'nin kuruluşuna izin verilmesi için sahip olduğu yetki ve izin belgelerinin iptali talebinde bulunduğu, SPK'nın 15.10.2012 tarihli ve 35 sayılı toplantısında ...A.Ş.'nin kuruluşuna izin verilmesi talebine ilişkin olarak davacı şirketin tüm yetki ve izin belgelerinin ...A.Ş.'nin tüm hukuki işlemleri tamamlanarak faaliyete geçtiği gün itibariyle iptal edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. ...A.Ş. ise 02.11.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş; bu durum 08.11.2012 tarihli ve 8189 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir.
12. Bununla birlikte 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Kanun'un 138 inci maddesi ile ... A.Ş. kurulmuş. İMKB'nin ve İstanbul Altın Borsasının tüzel kişiliklerinin ... A.Ş.'nin esas sözleşmesinin tescili ile sona ereceği belirtilmiştir (6362 sayılı Kanun m. 138/4). Anılan Kanun'un 138/5 maddesi gereğince ...
A.Ş.'nin esas sözleşmesinin tescil edilmesi ile İMKB'nin ve İstanbul Altın Borsasının her türlü varlıkları, borçları ve alacakları, hakları ve yükümlülükleri, elektronik ortamdakiler de dâhil olmak üzere her türlü kayıtları ve diğer belgeleri bir bütün olarak, bu maddede yer alan istisnalar dışında, herhangi başka bir işleme gerek kalmaksızın ... A.Ş.'ye devrolunmuş sayılır. Yine anlan Kanun'un 138/6 maddesi gereğince ...
A.Ş. esas sözleşmesinde paylarının yüzde kırk dokuzu, bu pay sahipliği ile ilgili her türlü işlem Hazine Müsteşarlığınca yürütülmek üzere Hazine, yüzde elli biri ise öncelikle aşağıda belirtilen amaçlarla değerlendirilmek üzere ...
A.Ş. adına kaydolunur; esas sözleşmenin tescil ve ilanını müteakip sermayenin yüzde dördü İMKB'nin mevcut üyelerine, binde üçü İstanbul Altın Borsasının mevcut üyelerine eşit ve bedelsiz olarak; yüzde birine tekabül eden kısmı ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bedelsiz olarak devredilir.
13. ...A.Ş.’nin 02.01.2013 tarihinde SPK kaydına alınan başvurusu ile; şirket adına Alım Satıma Aracılık, Halka Arza Aracılık, Portföy Yöneticiliği ve Yatırım Danışmanlığı Yetki Belgeleri düzenlenmesi ile sermaye piyasası araçlarının kredili alım, açığa satış ve ödünç alma, verme işlerine izin verilmesi talebi ile SPK'ya başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
14. SPK'nın 22.02.2013 tarihli ve 6 sayılı toplantısında; davacı şirketin yetki ve izin belgelerinin iptal edildiği hususunun davacı şirkete bildirilmesine, şirketin yetki ve izin belgelerinin iptali keyfiyetinin ticaret sicilinden terkin edilerek Türk Ticaret Sicil Gazetesi ile ülke çapında yayınlanan en az iki gazetede ilan edilmesi gerektiğinin bildirilmesine, şirketin esas sözleşmesinde ticaret ünvanı, amaç ve faaliyet konularına ilişkin hükümlerin sermaye piyasası faaliyetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini bildirmesine karar verilmiş; bu husus SPK'nın 26.02.2013 tarihli yazısı ile davacı şirkete bildirilmiştir.
15. Yine SPK'nın 22.02.2013 tarihli ve 6 sayılı toplantısında; davacı şirketin ... A.Ş.’nin faaliyete geçmesi için sahip olduğu yetki belgelerinin iptali başvurusunun olumlu karşılandığı, ...A.Ş.’nin işlemlerine izin verilmesi başvurusunun 6362 sayılı Kanun kapsamında yapılacak düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar geçerli olmak üzere geçici olarak olumlu karşılanmasına, gerekli harcın yatırılarak ödeme makbuzunun SPK'ya iletilmesine, blokaj yükümlüğünün sağlanması için gerekli süre içerisinde Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliğine üyelik için başvuru yapılmasına karar verilmiş; bu husus Sermaye Piyasası Kurulunun 26.02.2013 tarihli yazısı ile ...A.Ş.'ye bildirilmiştir.
16. ... A.Ş.'nin 11.04.2013 tarihli ve 2013/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile; yetki belgeleri ...A.Ş. lehine iptal edilen davacı şirketin borsa üyeliğinden çıkarılmasına ve ...A.Ş.'nin borsa üyeliğine kabul edilmesine karar verilmiştir.
17. Öte yandan ... A.Ş.'nin 04.07.2013 tarihli ve 2013/17 sayılı yönetim kurulu kararı ile; 6362 sayılı Kanun'un l38/6-a maddesi gereğince C grubu ortaklık paylarından 15.971.094 adet payın bedelsiz olarak ...A.Ş.’ne devredilmesine karar verilmiş, bu husus 18.07.2013 tarihli yazı ile ...A.Ş.'ye bildirilmiştir.
18. Görüldüğü üzere davacı şirket ile dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan 21.06.2012 tarihli "Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi"nin konusunu ekonomik bir değer ve yarar taşıyan ve bir işin yapılması için gerekli olan ruhsat ve yetki belgeleri oluşturmaktadır.
Her ne kadar 818 sayılı Kanun'un 182/1 maddesi gereğince satıcı satılan şeyin mülkiyetini alıcıya devretmek zorunda ise de hak seviyesine ulaşmamış ekonomik yarar ve faydalarda devir işlemi bunların alıcıya ait olmaları için gerekenlerin yapılmasıyla gerçekleşir. Bir aracı kurumun İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında üye olabilmesi ve işlem yapabilmesi için yetki belgelerine sahip olması gerekmektedir.
Dolayısıyla borsaya üyelik, satış sözleşmesi kapsamında değerlendirildiğinde yetki belgelerinin eklentisi niteliğindedir. 4721 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesi gereğince bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar; asıl şeyin satışı durumunda, eklenti de satış kapsamındadır.
Böylece 21.06.2012 tarihli satış sözleşmesinde aksi belirtilmediğinden davacı şirkete ait yetki belgelerinin satışı, bu yetki belgeleri ile sermaye piyasasında faaliyet gösterme ve borsaya üye olma neticesine dayalı olarak İMKB üyeliğinden doğacak payların da alıcıya ait olduğu kabul edilmelidir.
19. Davacı şirket ile dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan 21.06.2012 tarihli satış sözleşmesi sonrasında davacı şirket tarafından sözleşmeye konu yetki belgelerinin alıcıya ait olması için gerekenlerin hepsi 6362 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yapılmıştır. Böylece anılan Kanun yürürlüğe girmeden önce kurulan ...A.Ş. sermaye piyasasında faaliyet göstermek için gerekli olan tüm yetki belgelerinin sahibi olmuştur. Bu kapsamda hem SPK'nın hem de ... A.Ş.'nin 6362 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra almış olduğu kararlar kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Başka bir deyişle hem SPK'nın hem de ... A.Ş.'nin yönetim kurulunun aldığı kararlar, satış sözleşmesi neticesinde yetki belgelerinin ve borsa üyeliğinin alıcıya ait olduğunu açıklayan kararlardır.
20. Bununla birlikte dava konusu satış sözleşmesinin yapılmasıyla 818 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi gereğince sözleşmeye konu yetki belgesi kapsamındaki tüm hasar ve yarar alıcıya geçmiştir. Bu kapsamda 6362 sayılı Kanun'un 138/6-a maddesi gereğince İMKB'de üye olanlara devredilecek olan ... A.Ş.'nin hisselerinden de alıcının yararlanması gerekir.
21. Hemen belirtilmesi gerekir ki davacı şirket tarafından ...A.Ş.'ye gönderilen yazıdan satış sözleşmesinin yapılması sonrasında sözleşmeye konu yetki belgeleri nedeniyle davacı şirkete tahakkuk eden hizmet, aidat, yetki belgesi harç tutarı gibi bedellerin davalı ...A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiği belirtilmiş; bu bedellerin anılan davalı tarafından ödendiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin satış sözleşmesinden sonra tahakkuk eden hizmet, aidat, yetki belgesi harç tutarı gibi bedelleri davalı ...A.Ş.'ye ödettirmesi, ancak yetki belgelerinin yararı niteliğindeki borsa üyeliğinin kendisine ait olduğunu iddia etmesi 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir.
22. Bu itibarla ilk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
23. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesi ile Mahkememizin 2019/... esas 2021/... karar sayılı direnme kararının bozulmasına karar verilerek dosya mahkememize iade edilmiş ve Mahkememizin 2023/777 esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 2023/777 esas sayılı dosyasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamına karşı taraf vekillerinin beyanları alındıktan sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/10/2023 tarih 2022/11-385 E 2023/881 K sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere, davacının sermaye piyasasında aracı kurum olduğu, Aralık 2009 itibariyle fiili olarak faaliyet göstermediği, sermaye piyasasında faaliyet göstermek için sahip olduğu yetki belgelerinin devri için davacı ile dava dışı ...
Bankası A.Ş. arasında 21.06.2012 tarihli "Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi" imzalandığı ve davacının sahip olduğu "Alım Satım Aracılığı Yetki Belgesi" ile "Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Yetki Belgesi" öngörülen satış fiyatı üzerinden davacı adına iptal edilerek dava dışı ... Bankası A.Ş.'ye devredilmesi hususunda mutabık kalındığı, sözleşmede tarafların yükümlülüklerinin açık bir şekilde düzenlendiği, dava dışı ...
Bankası A.Ş.'nin mali ve vergisel yükler hariç olmak üzere 1.700.000,00 TL karşılığında davacının sahip olduğu yetki belgelerinin devredilmesi suretiyle yeni bir aracı kurum kurmak ve faaliyet izni almak üzere SPK'ya başvurmak hak ve yetkisini kazanacağının belirtildiği, Sözleşme gereğince davacı tarafından; yetki belgelerinin iptali ve faaliyet konusunun değiştirilmesi amacı 21.06.2012 tarihli yönetim kurulu toplantısı yapıldığı ve 12.08.2008 tarihli ...-374 sayılı "Alım Satım Aracılığı Yetki Belgesi"nin ve 12.08.2008 tarihli ...-148 sayılı "Türev Araç Alım Satım Aracılığı Yetki Belgesi"nin ...
Bankası A.Ş. lehine iptaline bu suretle sermaye piyasası faaliyetlerinden çekilmeye, yetki belgelerinin iptaline karar verilmesini takiben aracı kurum faaliyet konusunun değiştirilmesine, mevzuatın öngördüğü gerekliliklerin yerine getirilmesine karar verildiği, davacı şirketin 16.07.2012 tarihli ve 16026 sayı ile SPK kaydına alınan başvurusu ile; ...A.Ş.'nin kuruluşuna izin verilmesi için sahip olduğu yetki ve izin belgelerinin iptali talebinde bulunduğu,
SPK'nın 15.10.2012 tarihli ve 35 sayılı toplantısında ...A.Ş.'nin kuruluşuna izin verilmesi talebine ilişkin olarak davacı şirketin tüm yetki ve izin belgelerinin ...A.Ş.'nin tüm hukuki işlemleri tamamlanarak faaliyete geçtiği gün itibariyle iptal edilmesine karar verildiği, ...A.Ş. ise 02.11.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği ve 08.11.2012 tarihli ve 8189 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Kanun'un 138 inci maddesi ile ...
A.Ş. Kurulduğu, İMKB'nin ve İstanbul Altın Borsasının tüzel kişiliklerinin ... A.Ş.'nin esas sözleşmesinin tescili ile sona ereceğinin belirlendiği, 6362 sayılı Kanun'un 138/5 maddesi gereğince ...
A.Ş.'nin esas sözleşmesinin tescil edilmesi ile İMKB'nin ve İstanbul Altın Borsasının her türlü varlıkları, borçları ve alacakları, hakları ve yükümlülükleri, elektronik ortamdakiler de dâhil olmak üzere her türlü kayıtları ve diğer belgeleri bir bütün olarak, bu maddede yer alan istisnalar dışında, herhangi başka bir işleme gerek kalmaksızın ... A.Ş.'ye devrolunmuş sayılacağı, 138/6 maddesi gereğince ...
A.Ş. esas sözleşmesinde paylarının yüzde kırk dokuzu, bu pay sahipliği ile ilgili her türlü işlem Hazine Müsteşarlığınca yürütülmek üzere Hazine, yüzde elli biri ise öncelikle aşağıda belirtilen amaçlarla değerlendirilmek üzere ...
A.Ş. adına kaydolunacağı; esas sözleşmenin tescil ve ilanını müteakip sermayenin yüzde dördü İMKB'nin mevcut üyelerine, binde üçü İstanbul Altın Borsasının mevcut üyelerine eşit ve bedelsiz olarak; yüzde birine tekabül eden kısmı ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bedelsiz olarak devredileceğinin düzenlendiği, ...A.Ş.’nin 02.01.2013 tarihinde SPK kaydına alınan başvurusu ile;
şirket adına Alım Satıma Aracılık, Halka Arza Aracılık, Portföy Yöneticiliği ve Yatırım Danışmanlığı Yetki Belgeleri düzenlenmesi ile sermaye piyasası araçlarının kredili alım, açığa satış ve ödünç alma, verme işlerine izin verilmesi talebi ile SPK'ya başvuruda bulunulduğu, SPK'nın 22.02.2013 tarihli ve 6 sayılı toplantısında; davacı şirketin yetki ve izin belgelerinin iptal edildiği hususunun davacı şirkete bildirilmesine, şirketin yetki ve izin belgelerinin iptali keyfiyetinin ticaret sicilinden terkin edilerek Türk Ticaret Sicil Gazetesi ile ülke çapında yayınlanan en az iki gazetede ilan edilmesi gerektiğinin bildirilmesine,
şirketin esas sözleşmesinde ticaret ünvanı, amaç ve faaliyet konularına ilişkin hükümlerin sermaye piyasası faaliyetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini bildirmesine karar verildiği ve bu hususun SPK'nın 26.02.2013 tarihli yazısı ile davacı şirkete bildirildiği, SPK'nın 22.02.2013 tarihli ve 6 sayılı toplantısında; davacı şirketin ...
A.Ş.’nin faaliyete geçmesi için sahip olduğu yetki belgelerinin iptali başvurusunun olumlu karşılandığı, ...A.Ş.’nin işlemlerine izin verilmesi başvurusunun 6362 sayılı Kanun kapsamında yapılacak düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar geçerli olmak üzere geçici olarak olumlu karşılanmasına, gerekli harcın yatırılarak ödeme makbuzunun SPK'ya iletilmesine, blokaj yükümlüğünün sağlanması için gerekli süre içerisinde Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliğine üyelik için başvuru yapılmasına karar verildiği ve bu hususun da Sermaye Piyasası Kurulunun 26.02.2013 tarihli yazısı ile ...A.Ş.'ye bildirildiği, ...
A.Ş.'nin 11.04.2013 tarihli ve 2013/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile; yetki belgeleri ...A.Ş. lehine iptal edilen davacı şirketin borsa üyeliğinden çıkarılmasına ve ...A.Ş.'nin borsa üyeliğine kabul edilmesine karar verildiği, ... A.Ş.'nin 04.07.2013 tarihli ve 2013/17 sayılı yönetim kurulu kararı ile.
6362 sayılı Kanun'un l38/6-a maddesi gereğince C grubu ortaklık paylarından 15.971.094 adet payın bedelsiz olarak ...A.Ş.’ne devredilmesine karar verildiği ve bu hususun 18.07.2013 tarihli yazı ile ...A.Ş.'ye bildirildiği, davacı şirket ile dava dışı ...
Bankası A.Ş. arasında imzalanan 21.06.2012 tarihli "Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi"nin konusunu ekonomik bir değer ve yarar taşıyan ve bir işin yapılması için gerekli olan ruhsat ve yetki belgeleri oluşturduğu, Her ne kadar 818 sayılı Kanun'un 182/1 maddesi gereğince satıcı satılan şeyin mülkiyetini alıcıya devretmek zorunda ise de hak seviyesine ulaşmamış ekonomik yarar ve faydalarda devir işlemi bunların alıcıya ait olmaları için gerekenlerin yapılmasıyla gerçekleşeceği, Bir aracı kurumun İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında üye olabilmesi ve işlem yapabilmesi için yetki belgelerine sahip olması gerektiği, borsaya üyelik,
satış sözleşmesi kapsamında değerlendirildiğinde yetki belgelerinin eklentisi niteliğinde olduğu 4721 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesi gereğince bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsayacağı; asıl şeyin satışı durumunda, eklenti de satış kapsamında olduğu, Böylece 21.06.2012 tarihli satış sözleşmesinde aksi belirtilmediğinden davacı şirkete ait yetki belgelerinin satışı, bu yetki belgeleri ile sermaye piyasasında faaliyet gösterme ve borsaya üye olma neticesine dayalı olarak İMKB üyeliğinden doğacak payların da alıcıya ait olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Davacı şirket ile dava dışı ...
Bankası A.Ş. arasında imzalanan 21.06.2012 tarihli satış sözleşmesi sonrasında davacı şirket tarafından sözleşmeye konu yetki belgelerinin alıcıya ait olması için gerekenlerin hepsi 6362 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yapıldığı, Böylece anılan Kanun yürürlüğe girmeden önce kurulan ...A.Ş. sermaye piyasasında faaliyet göstermek için gerekli olan tüm yetki belgelerinin sahibi olduğu, bu kapsamda hem SPK'nın hem de ...
A.Ş.'nin 6362 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra almış olduğu kararların, satış sözleşmesi neticesinde yetki belgelerinin ve borsa üyeliğinin alıcıya ait olduğunu açıklayıcı nitelikte kararlar olduğu, dava konusu satış sözleşmesinin yapılmasıyla 818 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi gereğince sözleşmeye konu yetki belgesi kapsamındaki tüm hasar ve yararın alıcıya geçtiği, 6362 sayılı Kanun'un 138/6-a maddesi gereğince İMKB'de üye olanlara devredilecek olan ...
A.Ş.'nin hisselerinden de alıcının yararlanması gerektiği, davacı şirket tarafından ...A.Ş.'ye gönderilen yazıdan satış sözleşmesinin yapılması sonrasında sözleşmeye konu yetki belgeleri nedeniyle davacı şirkete tahakkuk eden hizmet, aidat, yetki belgesi harç tutarı gibi bedellerin davalı ...A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiğinin belirtildiği ve bu bedellerin anılan davalı tarafından ödendiği,
Davacı şirketin satış sözleşmesinden sonra tahakkuk eden hizmet, aidat, yetki belgesi harç tutarı gibi bedelleri davalı ...A.Ş.'ye ödettirmesinin, ancak yetki belgelerinin yararı niteliğindeki borsa üyeliğinin kendisine ait olduğunu iddia etmesinin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği belirlendiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/777, K. 2024/464, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama