İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/348 K.2025/276

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/348Karar2025/276Tarih11 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.118 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2024/348
Karar No
2025/276
Karar tarihi
11 Nisan 2025
Esas no
2019/682 Esas
Karar no
2025/224
Dava
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
02/12/2019
Karar tarihi
18/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.118 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin davalı ... ile aralarında 2010 yılında başlayan ve 2013 yılında yenilenen sigorta acentelik ilişkisi bulunduğunu, bu sözleşmenin süresiz olduğunu ve kanunen üç ay önceden yapılacak yazılı ihbarla feshedilebileceğini, ancak davalı şirketin 07.04.2017 tarihinde müvekkiline hiçbir gerekçe ya da bildirim sunmaksızın sözleşmeyi haksız ve usulsüz şekilde feshettiğini, müvekkili şirkete bu fesih bildiriminin ulaşmadığını ve sistem kaynaklı teknik bir sorun olduğu ileri sürülerek bilgilendirilmediğini, feshi ancak bölge müdürlüğüne yaptığı bireysel başvuru sonucu tesadüfen öğrendiğini,

taraflar arasında uzun süredir devam eden acentelik ilişkisi ve bu süreçte müvekkilinin davalı şirkete kazandırdığı müşteri portföyü göz önünde bulundurulduğunda, fesih kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ve bu durumun kötü niyetli bir uygulama olduğunu, bu fesih nedeniyle müvekkilinin komisyon gelirlerinden, müşteri portföyünden ve ticari itibarından önemli ölçüde kayba uğradığını, müvekkilinin geçmiş yıllara ait üretim tablosunun incelenmesiyle zararın açıkça görülebileceğini, ayrıca söz konusu fesih bildirimi Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde de 25.04.2017 tarihinde ilan edilerek müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini,

müvekkilinin davalı şirketle çalışabilmek adına bankaya 40.000 TL depozit vererek teminat mektubu almak zorunda kaldığını ve bu teminat mektubunun da fesih tarihinden çok sonra, 30.09.2018 tarihinde iade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin hem finansal hem de operasyonel olarak zarar gördüğünü, davalı şirketin müvekkiline ait poliçeleri başka acentelere yönlendirerek sigortalılarla sözleşmelerini yenilediğini ve bu şekilde müvekkilinin gelir kaybına sebep olduğunu, fesih nedeniyle doğan maddi zararlarının yanı sıra ticari itibarın zedelenmesinden kaynaklı manevi zararlarının da oluştuğunu, Türk Ticaret Kanunu,

Türk Borçlar Kanunu ve Sigortacılık Kanunu gereğince davalı tarafın bu zararları tazminle yükümlü olduğunu, bu nedenlerle söz konusu haksız fesih nedeniyle müvekkilinin zararlarının giderilmesi amacıyla belirsiz alacak davası açıldığını ve zarar tutarının bilirkişi incelemesi sonucunda netleştirilmek üzere şimdilik 50.000 TL dava değeri üzerinden dava ikame edildiğini, fiili fesih tarihi olan 07.04.2017’den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte zararların davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk kurumuna başvurmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini, davacı tarafın taleplerinin hak düşürücü süre içinde ileri sürmediğini, acentelik sözleşmesinin 06.04.2017 tarihinde sona erdiğini davanın 02.12.2019 tarihinde ikame olunduğunu, bu takdirde yasada öngörülen hak düşürücü sürenin sona erdiğini, müvekkili şirketin olağan feshi hakkını kullanmış olup davacı tarafın portföy tazminat talep hakkının mevcut olmadığını, davacı acenteye ....

Noterliğinin 01369 yevmiye nolu ihtarnamesi ile acenteye 3 aylık mehil verildiğini ve işbu mehilin bitmesine müteakip acentelik sözleşmesinin 06.04.2017 tarihi itibari ile fesih edileceğinin bildirildiğini, bu sebeple davacı tarafın tazminat talep hakkının mevcut olmadığını, müvekkili şirketin olağan fesih hakkını kullanmadığı kabul edilse dahi, davacı acentenin müvekkili şirket ile arasında akdedilen sözleşmeye aykırı işlem ve davranışlarda bulunduğunu, tespit edilen usulsüzlükler ile ilgili olarak acenteye iki defa ihtarda bulunulduğunu, müvekkili şirket bakımından davacı ile acentelik ilişkisine devam edilmesinin mümkün olmadığını,

müvekkili şirketin olağan fesih hakkını ve haklı feshi hakkını kullanmadığı kabul edilse dahi portföy geliştirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen acentenin, acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu bağlamda davacı tarafın portföy tazminatına hak kazanamayacağından davanın reddi gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının müvekkili şirketin önemli menfaat sağladığını ispatlaması aksi takdirde davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ve davacı acente kayıtları incelendiğinde,

portföyden herhangi bir poliçenin müvekkili tarafından yenilenerek önemli bir menfaat elde edildiği yönünde bir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiş olup huzurdaki davanın müvekkili şirket bakımından reddi gerektiğini, kaldı ki koşulsuz ve şartsız 1 yıllık komisyonun müvekkili şirket tarafından hiçbir menfaat elde edilmemiş olmasına rağmen davacı acenteye ödenmesine karar verilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını belirterek,

öncelikle davanın dava şartı yokluğu ve yetkisizlik nedeni ile usulden reddine, esasa girilmesi halinde ise esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davanın; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinden kaynaklı uğranıldığı iddia olunan maddi zararın davalıdan tazmini isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Öncelikle davalı vekili, davacının arabuluculuk kurumuna başvurmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini beyan etmiş olsa da; davacının dava dilekçesi ekinde yer alan arabuluculuk son tutanağına göre 29/03/2019 tarihinde arabulucuğa başvurulduğu dava tarihinin ise 02/12/2019 olduğu bu kapsamda yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini beyan etse de taraflar arasında düzenlenen yetki sözleşmesi ve tarafların tacir oluşu dikkate alındığında bu itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.

Devam eden yargılamada Mali müşavir, sigorta bilirkişi ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 18/02/2022 tarihli raporda; sözleşmenin feshi olağan fesih olarak nitelendirilmesi halinde, TTK m. 121 uyarınca üç aylık süre sonunda sözleşmenin sona ereceği, olağan feshin sonuç doğurması için fesih ihbarının sözleşmede kararlaştırıldığı şekliyle, noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup yoluyla yapılması halinde sonuç doğuracağı, davalının ....Noterliğinin 06.01.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih iradesini ve süreyi sözleşmeye ve kanuna uygun belirlemiş olduğu,

....Noterliğinin 06.01.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tarafların arasındaki sözleşmede gösterilen davacının adresine yapıldığı, bundan dolayı ihtarnamenin davacıya gönderildiğinin değerlendirilebileceği, diğer yandan ihtarnamenin tebliğine ilişkin bir belgeye rastlanmadığı,

ancak Sayın Mahkemenin tam olarak bir kanaate varması için ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiğinin ilgili notere sorulmak suretiyle tespit edilebileceği, Noter ihtarnamesinin tebliğinin tespit edilmesi halinde, tebliğden itibaren üç aylık süre sonunda sözleşmenin sona erebileceği, Mali incelemede : Davalının Ocak ayında yapmış olduğu fesih ihtarnamesinden sonra 3 aylık süreç için davacı ekranlarının kapanmadığı, üretime Nisan ayına kadar devam edildiği yukarıdaki şekilde tespit edilmiş olup, davacının ihtar tarihi ile fesih tarihi arasında ekran kapanmaması nedeni ile zararı mevcut olmadığı,

- 07.04.2017 fesih tarihinde ekran kapanması nedeniyle, ekran kapanış tarihinden sonraki 3 aylık süreç içinde başlamış işlerin tamamlanmamasına yönelik zarar talebine ilişkin, davalının fesih tarihinden sonraki üç ay süre içerisinde davacının müşterilerine yapmış olduğu poliçe yenilemeleri esas alındığında 3 ay için mahrum kalınan 3.746,00 TL komisyon zararı bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.

Mali müşavir ve acentelik konusunda uzman nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/04/2024 tarihli raporda.

Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği, dava konusu haklı bir fesih ihbarı yapılmamış olması sebebi ile davacı acente, davalıdan 6102 sayılı TTK Kan.121/4.mad.ne göre “Başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebi ile uğradığı zararı talep edebileceği” davalının fesih tarihinden sonraki 3 ay süre içerisinde davacının müşterilerine yapmış olduğu, poliçe yenilemeleri esas alındığında 3 ay için mahrum kalınan komisyon tutarının 3.746,00 TL olduğu, bu bağlamda.

Davanın, sözleşmenin hak düşürücü süre içinde açılmadığı kapsamında kabul edilmesi durumunda Davacının 2017/Nisan ayından, 2018/Mart ayı sonuna kadar (1.248,66 TL * 12 Ay=) 14.983,92 TL toplam komisyon zararının bulunduğu, Davanın, sözleşmenin ihbarname tarihi esas alınmadan, ihtarnameye eksik adres yazılması ve sözleşmenin haksız fesih edildiği kapsamında kabul edilmesi halinde 2017/Nisan ayından, dava tarihi olan 2019/Aralık ayı sonuna kadar (1.248,66 TL * 33 Ay=) 41.205,78 TL toplam komisyon zararının bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17/11/2024 tarihli ek raporda ise; davalının fesih tarihinden sonraki 3 ay süre içerisinde davacının müşterilerine yapmış olduğu, poliçe yenilemeleri esas alındığında 3 ay için mahrum kalınan komisyon tutarının 3.746,00 TL olduğu, bu

bağlamda; Denkleştirme (portföy) tazminatı talep koşulları ile ispat kuralları göz önüne alındığında takdir

sayın mahkemede olmak üzere davacı’nın denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği tespit edilmiş olup, sözleşmenin yukarda açıklandığı üzere haksız fesh edildiği tesbit edildiğinden (yukarda açıklanan

süre itibariyle) 41.205,78 TL toplam komisyon zararının bulunduğu, tesbit edilmiştir.

Davanın, sözleşmenin hak düşürücü süre içinde açılmadığı kapsamında kabul edilmesi durumunda

Davacının 2017/Nisan ayından, 2018/Mart ayı sonuna kadar (1.248,66 TL * 12 Ay=) 14.983,92 TL

toplam komisyon zararının bulunduğu tesbit ve rapor edilmiştir.

Mahkememize dava ve talep sonucunun açıklanmasına ilişkin davacı vekilince sunulan dilekçe ile “TTK 121/3 gereğince davalı tarafın yasal sürelere uymadan, müvekkilinin sisteminin kapatılmış olması ve bu sebeple zarar uğramış olduğu göz önüne alınarak “haklı bir sebep olmadan veya 3 aylık ihbar süresine uyulmaksızın sözleşmeyi fesih eden taraf,başlamış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın zararı tazmin etmek zorundadır uyarınca tazminat talebinde” bulunduğu anlaşıldığı,

Taraflar arasında 12.11.2010 tarihinde ve 10.10.2013 tarihlerinde Acentelik sözleşmesi akdedildiği, 10/10/2013 tarihli sözleşmenin 28. maddesinde “İş bu acentelik sözleşmesi 10.10.2013 tarihinden itibaren süresiz yapılmıştır. Taraflardan her biri ,3 ay evvel Noter Aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile feshi ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman fesih edebilir.Ancak Acente yasal düzenlemelere, bu sözleşme hükümlerine ve şirketçe verilecek emir ve talimata uymazsa ve/veya bir haklı sebep varsa şirket sözleşmeyi 3 aylık ihbar süresi aranmaksızın derhal fesih edebilir...” hükümleri mevcut olduğu ,

Acentelik sözleşmesinin sona ermesi TTK m. 121'de düzenlenmektedir. Hem belirli hem de belirsiz süreli sözleşmeler fesih yoluyla sona erdirilebilir. TTK m. 121/1 uyarınca, belirsiz bir süre için yapılmış acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak suretiyle feshedebilir. Kanunda öngörülen bu üç aylık süre, feshin sonuçlarının tasfiyesi ve sona ermeye hazırlık için taraflara, tanınmış asgari süredir. Dolayısıyla bu süre kısaltılamaz, ancak uzatılabilir. Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin 28. maddesi, TTK m.121 hükmüne paralel düzenlendiği tespit edilebilir. Diğer bir deyişle kanunun olağan fesih için öngördüğü süreye uygun kararlaştırılmıştır.

Davalının davacıya ....Noterliğinin 06.01.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar ederek üç aylık süre sonunda sözleşme ilişkisini sona erdireceğini bildirmiştir. Davalının, davacıya ihtarnamede tanımış olduğu süre sözleşmeye ve kanunun nispi emredici hükmüne uygundur.

Taraflar sözleşmede olağan fesih ihbarının “Noter Aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup” ile yapılacağını kararlaştırmışlardır. Olağan fesih ihbarının sonuç doğurması için bu yolla yapılması gerekir.

Davalı tarafından davacıya ....Noterliğinin 06.01.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, şirketlerince yapılan acenta performans değerlendirme çalışması kapsamında acenteliğin verileri gözden geçirilmiş ve üretim ağırlıklı trafik poliçelerinden oluştuğu ve teknik zarar kaydedildiğini,

bu hususlar dikkate alınarak sözleşmenin 28.maddesindeki” Taraflardan her biri ,3 ay evvel Noter Aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile feshi ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman fesih edebilir” maddesi doğrultusunda 06.04.2017 tarihinde resen fesih edileceğinin ihtar ettiği,ancak davalının noter yoluyla göndermiş olduğu fesih ihbarının tebliğine ilişkin ...

Noterliği tarafından gönderilen cevabi yazıda adresinde muhatabın bulunmadığı ve tebligatın iade edildiği bildirildiği, davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamede muhatabın adresi “...” olarak yazılmış olduğu, sözleşmede belirtilen adreste ise “....... sokak ismi...” olduğu halde, ihtarnameye sokak ismi yazılmadığı için ihtarnamenin geri döndüğü , dolayısı ile ihtarnameye yazılan adres eksik olması sebebi ile tebligat yapılamadığı , bu durumda tebligatın usulsüz olduğu , bunun sonucu olarak,

yapılan feshin usule aykırı olması sebebi haklı bir fesih ihbarı olmadığı , sözleşmenin sona ermesine ilişkin ihbarın usulune uygun yapılmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin hak düşürücü süre yönünden yaptığı itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.

Aldırılan dosya kapsamına uygun 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının fesih tarihinden sonraki 3 ay süre içerisinde davacının müşterilerine yapmış olduğu, poliçe yenilemeleri esas alındığında 3 ay için mahrum kalınan komisyon tutarının 3.746,00 TL olduğu, bu bağlamda; ve sözleşmenin haksız fesih edildiği kabul edildiğinden 2017/Nisan ayından, dava tarihi olan 2019/Aralık ayı sonuna kadar (1.248,66 TL * 33 Ay-) 41.205,78 TL toplam davacının komisyon zararının bulunduğu anlaşılmış olmakla ;

sözleşmenin feshi olağan fesih olarak nitelendirilmesi halinde, TTK m. 121 uyarınca üç aylık süre sonunda sözleşmenin sona ereceği, olağan feshin sonuç doğurması için fesih ihbarının sözleşmede kararlaştırıldığı şekliyle, noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup yoluyla yapılması halinde sonuç doğuracağı, dava konusu haklı bir fesih ihbarı yapılmamış olması sebebi ile davacı acente, davalıdan 6102 sayılı TTK Kan.121/4.mad.ne göre “Başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebi ile uğradığı zararı talep edebileceği” anlaşılmış olmak dosya kapsamına uygun son tarihli alınan bilirkişi kök ve ek raporu bir arada değerlendirildiğinde;

davanın kısmen kabulüne. 41.205,78 TL maddi tazminatın 07/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.

HÜKÜM

DAVANIN KISMEN KABULÜNE

1-)41.205,78 TL maddi tazminatın 07/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.814,76-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 853,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.960,88-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 1.087,83-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 232,17-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-)Davacının yaptığı 44,40-TL başvuru harcı, 853,88-TL peşin harç, 6,40-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-)Davacı tarafından yapılan toplam 14.167,75-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere/davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 11.675,86-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.794,22-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025

Katip ... · (E-imzalı) Hakim ... · (E-imzalı)

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/348, K. 2025/276, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Gerekçe
  6. Hüküm
  7. Davanın Kısmen Kabulüne

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/348
Karar No
2025/276
Tarih
11 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/349 K.2025/252
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/349 K.2025/318
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/349 K.2025/310
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/349 K.2025/250
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/350 K.2025/372
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/350 K.2025/362

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.