KÜNYE
T.C. İstanbul
- Mercii
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- 14. asliye ticaret mahkemesi esas no
- 2016/296 Esas
- Karar no
- 2019/651
- Asıl dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Karşı dava
- Ayıp Oranında Bedel İadesi
- Asıl dava tarihi
- 22/03/2016
- Karşı dava tarihi
- 20/06/2016
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı arasındaki sipariş üzerine yurtdışından getirtmiş olduğu kimyevi ürünleri faturaları ile birlikte davalıya eksiksiz teslim etmiştir.
Davalı tarafça herhangi bir itiraza uğramadığını, mal bedellerinin ödenmesi hakkında taraflar fatura tarihi itibariyle 75 günlük çeklerin düzenleneceğine dair anlaşmış ve sevkiyatların 09/10/2015 ile 15/10/2015 tarihlerinde iki parti olarak yapılacağı konusunda mutabakata varıldığını, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle takip başlatıldığını, her ne kadar itirazında borçlunun ayıp savunması getirilmiş ise de, yasada düzenlenen ayıp ihbar sürelerinin geçtiğini, takibe kısmen itiraz edildiğini belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamını,
%20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davacının teslim ettiği malların ayıplı çıktığını ve bu ayıbın tübitak raporu ile tespit edildiğini, müvekkilinin 1.693,30 TL analiz masrafı ödediğini, ancak alacaklı tarafından malın ayıplı olan kısmının değiştirilmediğini ve ayıp oranında indirim yapmadığını belirterek takibe ayıp oranında 28.424,11 TL tutarında itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Karşı davada ise TBK'nın 227/2 maddesi gereğince ayrıca ayıp oranında bedel indirimine gittiklerini, bu bedelin 18.288,46 TL olduğunu, analiz masrafları ile birlikte fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 19.981,76 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı karşı davalı tarafından tahsilini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava hukuksal niteliği itibariyle, ödenmeyen bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, karşı dava ise TBK'nın 227/2 maddesi gereğince teslim edilen mal bedelinin ayıp oranında tenzili ile fazla ödenen tutarın iadesi ile analiz masraflarının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıklar asıl dava yönünden;
-Teslim edilen kimyasal maddelerin ayıplı olup olmadığı, ayıplıysa ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı,
-Ayıp var ise ayıbın açık ya da gizli ayıp olup olmadığı, kullanım sonucu ortaya çıkan türde ayıp olup olmadığı,
-Satın alma formundaki ürün ile dava konusu faturalardaki ürünlerin aynı olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari alım satım prosedürünün ne şekilde işlediği,
-Teslim edilen ürünlerin safsızlık oranı ile sözleşmede kararlaştırılan orana uygun olup olmadığı,
Karşı dava yönünden ise;
-Teslim edilen ürünlerdeki safsızlık oranı,
-Analiz masraflarının istenip istenemeyeceği konularında toplandığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle ayıbın niteliği itibariyle hak düşürücü sürelerin işleyip işlemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekir. TTK'nın 23/1-c bendindeki 2 ve 8 günlük süreler kullanılmakla ortaya çıkacak ayıplarda tatbik edilemez. Somut olayda alınan teknik bilirkişi raporu içeriğine göre fatura ve takibe konu kimyasal ürünün zamanla kullanılarak ve belirli tepkimeler sonucu aranan vasıfları taşıyıp taşımadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla bu durum gizli ayıp olarak nitelendirileceğinden, yani basit ve rutin muayene ile hemen teslim anında anlaşılabilecek ayıplardan olmadığı anlaşıldığından, TBK'nın 223/2 maddesinin 2.cümlesi uyarınca olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkacak ayıplardan olmadığı kanaatine varılmakla ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerekmiştir. Nitekim davalı karşı davacı kanunun yüklediği ihbar ödevleri yerine getirerek ayıp oranında bedelde tenzil talep etmiştir.
Diğer yandan TBK'nın 231/1. maddesinin 2.cümlesi uyarınca da asıl davada daimi def'i hakkı söz konusudur. Zira yukarıda da belirtildiği gibi Davalı karşı davacı tarafından ayıp bildirimi makul süresinde mail yoluyla bildirilmiştir. Ayıp ihbarı süresindedir.
Kök raporda belirtildiği üzere ... Merkezi'nin verilerine tarafların itirazları üzerine mahkememizce tayin edilen 07/02/2017 tarihli inceleme gününde bizzat taraf vekillerinin huzurunda davalının şirket maddesinin bulunduğu depodan analiz için kâfi miktarda örnekler alınmış olup, analiz yapılması cihetine gidilmiştir.
Merlab raporunda ise analiz metotları ve değerlendirmelerin nasıl yapıldığına dair herhangi bir açıklama olmadığından teknik bilirkişi heyeti tarafından itibar edilmemesi mahkememizce de isabetli görülmüştür. Dava konusu Smf Floerger firmasının ürettiği kimyasal madde ile ilgili içerisindeki anorganik madde miktarının sözleşmede istenen vasıflara uymadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar itirazlarında ısrarlı bir şekilde tetkik edilen örneklerin kendileri tarafından temin edilen ürünler olup olmadığının meçhul olduğunu ileri sürmüş ise de, ayıplı mal teslim etmediği yönündeki ispat külfeti davacı üzerinde olduğu gibi inceleme gününde de bizzat her iki taraf vekilinin huzurunda numuneler alınmıştır.
Ancak davacı karşı davalının bu itirazı soyut kalmış olup, teslim ettiklerinden farklı bir madde incelendiğine ilişkin somut bir delil sunabilmiş değildir.
Teknik ek raporda kimyasal ürünlerin ayıba tekabül eden ayıplı mal bedelinin 706,04 TL olduğu belirtilmiştir. Yani ayıp oranında indirim miktarının bu tutar olduğu sabittir. Bu miktarı aşan tutara ilişkin olan ayıp iddiası kabule şayan değildir. Dolayısıyla asıl dava yönünden davanın kabulü ile karşı dava yönünden ayıpta bedel indirimi ve ödenen tutarın iadesine ilişkin bedelin ek raporda tespit edilen tutar kadar kısmen kabulü gerekmiştir.
Karşı davada analiz masrafı da müddeabihe eklenerek talep edilmişse de, bu kalem tespit gideri mahiyetinde olup yargılama giderine dahil edilerek haklılık oranında taraflara paylaştırılması gerekmiştir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/2485 Esas, 2017/4070 Karar sayılı, 21/11/2017 günlü emsal kararı)
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/296, K. 2019/651, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama