KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/289 Esas
- Karar no
- 2019/172
- Dava
- Trafik Kazası Nedeniyle Araçta Oluşan Değer Kaybı
- Dava tarihi
- 23/03/2017
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, Müvekkili şirkete ait ... plakalı araca 11/02/2017 günü saat 11:00 sularında park halindeyken davalı sigorta şirketine trafik poliçesi ile sigortalanmış diğer davalı şirketin işleten, öteki davalı ...'ın sürücü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen değer kaybı zararının tazminini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı sigorta vekili, davadan önce kendilerine başvuruya ilişkin yasal dava şartının yerine getirilmediğini, kazanın oluşumunda davacının asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı uyarınca kazanın kara yolunda değil yedi emin otoparkında meydana gelmesi nedeniyle değer kaybı zararının teminat kapsamı dışında olduğunu ayrıca temerrüde düşürülmediklerini ve faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacının diğer davalı sigortaya başvuru yapmadan bu davayı açamayacağını kusurun tamamının davacı tarafta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ise davaya yanıt vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, trafik kazası nedeniyle meydana gelen değer kaybı alacağı istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden 11/02/2017 günü saat 11:00 sularında, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalıya ait ve ... sigortalı ... plakalı kamyon ile Kağıthane Cendere yolu kenarında bulunan ... Yedi emin otoparkından geri manevra ile çıkış yapması sırasında park halindeki davacı araca ait ... plakalı otoya çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kusur durumu ihtilaflı olup hasar gören aracın park halinde ve nizama uygun olarak aracını park ettiği anlaşılmaktadır. Davalı araç ise ağır vasıta ile manevra yaparken gözcü bulundurmadan gerekli özen ve ihtimamı göstermeden park halindeki araca yandan çarptığı anlaşılmakla tam kusurlu olduğu görülmüştür.
Davalı sigorta yönünden dava şartı itirazı ileri sürülmüştür. Dava tarihi olan 23/03/2017 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bu amaçla, davacı vekiline yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli, sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli, kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. ( ...
Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, 28/02/2019 tarihli içtihadı) Mahkememizce, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda davacıya tamamlanabilir dava şartının yerine getirmesi için süre verilmiş olup verilen süre içeresinde bu eksiklik tamamlanmıştır.
Kazanın meydana geldiği yer itibariyle 2918 sayılı KTK kapsamında karayolu sayılacak bir mahalde meydana gelip gelmediği konusunda davalı sigorta vekili itirazda bulunmuş ise de kazalı ve sigortalı aracın işletilme halinde olduğu ve otoparkın karayoluna bağlantısı bulunduğu anlaşıldığından KTK'nın 2. maddesi hükmü gereğince karayolu sayılacağı kuşkusuzdur.
Değer kaybı yönünden yapılan irdelemede ise, poliçe tanzim tarihi baz alınarak yeni trafik poliçesi genel şartlarının ekinde düzenlenen formül kullanılmak suretiyle bilirkişi heyetimizce değer kaybı zararı denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiştir.
Davacı araç ile davalı işleten kişiler tüzel kişi tacir vasfını haiz olmalarına rağmen davacı vekili dilekçesinde avans ibaresi geçmeksizin ayrıca faiz oranı da belirtilmeksizin salt ticari faiz talebinde bulunmuştur. 3095 sayılı Faiz Kanununda bu türde düzenlenmiş bir faiz türü bulunmadığından yasal faize hükmetmek gerekmiş talep arttırım dilekçesi de gözetilerek aşağıdaki gibi hüküm verilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/289, K. 2019/172, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama