KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/376 Esas
- Karar no
- 2019/136 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/04/2017
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin vermiş olduğu 18.04.2017 tarihli dilekçesinde özetle; "müvekkil tarafından bugüne kadar ödenmeyen 6.129,87-TL asıl alacak ve 198,58 -TL işlenmiş faizin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 28.11.2016 tarihinde borçlu tarafından tebellüğ edilmiş, yasal süresi içinde borçlu tarafından itiraz üzerine takip icra dairesince durdurulduğunu, davalı için düzenlenen 05/08/2016 tarihli cari hesap ekstresine müvekkilinin davalı borçludan 6.129,87 TL asıl alacağının mevcut olduğunu, borçlunun bakiye borcu 04.04.2016 tarihli ve ... nolu 2.742,61 TL bedelli fatura ile de ayrıca davalıya bildirilmiş olmasına rağmen davalı tarafın müvekkili şirkete borcunu ödemediğini, müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğunu,
davalının takibe itiraz ederek takibin durduğunu beyan etmiş sonuç olarak, itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince verilen Cevap Dilekçesi bulunmakla birlikte, Mahkemenin 02/11/2017 tarihli ara kararı ile “dosyada vekaletnamesi bulunmayan vekile yapılan tebligatların geçersiz olduğu nazara alınarak vekilin kaydının silinmesine, dava dilekçesi ve eklerinin davalı asile tebliğine ” karar verilmiştir.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 6.129,87 -Tl asıl alacağa birikmiş avans faizi 198,58-TL ile birlikte toplam 6.328,45-TL için takip yapıldığı, ödeme emrinin 28.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 28.11.2016 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 04.10.2018 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Davacı ... Ltd. Şti’nin, ticari defter ve kayıtlarına göre, 04/04/2016 tarihi itibariyle Davalı Bügehan ... (... Makine)’dan 6.129,87-TL tutarında kayden alacaklı olduğu ve uyuşmazlık konusu alacakla ilgili defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, 6.129,87-TL asıl alacak için 16/11/2016 tarihli takip tarihinden 18/04/2017 tarihli dava tarihine kadar TCMB avans faiz oranı üzerinden hesaplanan 256,19 TL faiz ile birlikte dava tarihi itibariyle toplam alacak tutarının 6.386,06 -TL olduğu, Davalı ...’nun 31/08/2018 tarihinde ticari defterlerini ibraz
katlanılan zarar konusunda beyan dışında herhangi bir belgeye, ayıplı kauçuklar konusunda herhangi bir analiz raporuna veya başka bir belgeye ya da kauçuk emsaline dosyada rastlanmadığı, Fatura konusu malların Davalıya teslim edildiği konusunda bir tereddüt bulunmadığı" kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Davacı ile davalı arasında kauçuk hammaddesinin satımı konusunda bir ticari ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu alım satım nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan ve davalı tarafından bugüne kadar ödenmeyen 6.129,87-TL asıl alacağın ödenmediğinin saptandığı, bu alacak ile birlikte 198,58 -TL işlenmiş faizin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalı için düzenlenen 05/08/2016 tarihli cari hesap ekstresine davacı davalı borçludan 6.129,87 TL asıl alacağının mevcut olduğunu, borçlunun bakiye borcu 04.04.2016 tarihli ve ... nolu 2.742,61 TL bedelli fatura ile de ayrıca davalıya bildirilmiş olmasına rağmen davalı tarafın davacıya şirkete borcunu ödemediği gerekçesi ile icra takibinin yapıldığı, yapılan takibe itiraz edilmesi üzerine süresi içerisinde bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından Dava Dosyasına ticari alacak konusu kauçuk hammaddesinin ayıplı olduğunu gösteren herhangi bir belge veya analiz raporu sunulmadığı belirlenmiştir. Davalının dosyaya bugüne kadar ayıplı kauçuk emsali sunmadığı ve Dava dosyasından ve Davacı vekilinin beyanlarından satın alınan ve ayıplı olduğu iddia edilen kauçuk maddesinin Davalı tarafından üretimde kullanılarak dönüştürüldüğü bilgisi de dikkate alınarak, ayrıca herhangi bir analiz raporu veya teknik bir bilginin de dosyaya sunulmadığı gözetilerek fatura konusu malın ayıplı olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişice incelemeye sunulan davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu 2016 yılında Davacı şirket tarafından Davalıya teslim edilen kauçuk hammaddesi ile ilgili faturalar 08.01.2016/ ... Fatura tarihi ve sayılı 3.175,19-TL 19.01.2016/... Fatura tarihi ve sayılı 1.068,71- TL 23.02.2016/... Fatura tarihi ve sayılı 1.752,38-TL 23.02.2016/... Fatura tarihi ve sayılı 236,00-TL 25.02.2016/... Fatura tarihi ve sayılı 224,20 TL 01.03.2016 / ... Fatura tarihi ve sayılı 112,10 TL 04.04.2016/... Fatura tarihi ve sayılı 2.742,61 Tl lik olmak üzere Toplam 9.311,19 Tl alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
Her bir sevk irsaliyelerinin üzerinde teslim alan imzası bulunmakla birlikte, bu imzaların kime ait olduğu konusunda açık bir kayda rastlanmamıştır. Dosyada bu imzaların Davalıya veya Davalıyı temsilen başka bir kişiye ait olmadığına dair bir itirazada rastlanmamıştır.
Davacı şirketin ticari defterlerinde bu faturaların bedelleri, ... Alıcılar hesabı altında ... numaralı ...-... cari hesabına tarih bazında toplam 9,311,19 TL borç kaydedilmiştir. Bu fatura tutarlarının yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Buna göre, 2015 yılından 10.612,82-TL borç bakiyesi 2016 yılına devredilmiş, 05.01.2016 tarihinde Davalı tarafından verilen 9.537,17 TL tutarında çek hesaba tahsilat kaydedilerek 05.01.2016 tarihinde hesabın borç bakiyesi 1.075,65 TL’ye düşmüş; yine davalı tarafından verilen 4.256,97 TL tutarında çek hesaba tahsilat kaydedilerek 04.04.2016 tarihinde hesabın borç bakiyesi 6.129,87-TL olmuştur. 05.08.2016 tarihinde hesabın 6.129,87 TL tutarındaki borç bakiyesi ... Şüpheli Alacaklar hesabına devredildiği belirlenmiştir. Sonuç olarak Davacı Şirketin ticari defterlerine göre Davacının 05.08.2016 tarihi itibariyle Davalıdan 6.129.87 TL tutarında alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir.
Bu tabloya göre, 6.129,87-TL asıl alacak için 45 gün % 10,5 oranında, 108 gün % 9,75 oranında TCMB avans faizi üzerinden 256,19 TL faiz hesaplanmıştır. Böylece asıl alacağa faiz ilavesi ile toplam alacak tutarı 6.129,87 + 256,19= 6.386,06-TL toplam alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere asıl davanın kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin talep gibi 6.328,45-Tl üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan 6.129,79-TL 'ye avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 1.265,-Tl nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/376, K. 2019/136, 12 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama