KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/69
- Karar No
- 2018/571
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2018
- Esas no
- 2017/43 Esas
- Karar no
- 2018/575
- Dava
- İtirazın İptali (Reklam Hizmetinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/01/2017
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait e-ticaret yaptığı ... adresli web sayfasının reklamlarının ..., ..., ... gibi gazetelerin online yayınlarında, ayrıca instagram ve facebook gibi sosyal medya alanlarında yayınlanması konusunda hizmet verdiğini, buna ilişkin faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, ödenmemesi üzerine ihtarname de gönderildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle başlatılan icra takibine karşı yöneltilmiş haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davaya yanıt vermemiş olup, muteriz borçlu vekili icra dairesinin yetkisine ve borcun tamamına itiraz ederek takibin durmasını sağlamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, reklamcılık hizmetinin yerine getirilmesine dayalı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yöneltilmiş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İcra dairesinin yetkisi, itirazın iptali davasında takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi uyarınca özel dava şartı olduğundan takipte yetkiye itiraz nazara alınarak ön mesele biçiminde icra dairesinin yetkili olup olmadığı irdelenmelidir. Davalı tarafın gerek takibe itirazındaki beyanları, gerekse de davaya cevap vermeyerek münkir sayılması nazara alınarak ticari ilişkinin kabulünde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda para alacağına ve götürülecek borç olması nedeniyle davacının ikametgahında dava açılabilmesine ilişkin TBK'nın 89. maddesinin uygulanması için ticari ilişkinin sabit olması gereklidir. Salt dosyadaki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, tam tersi bir kanaate, akdi ilişkinin bulunmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir.
O halde, sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanarak bilirkişi marifetiyle incelenmesinden sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelmiştir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/14600 Esas, 2017/7867 Karar sayılı, 11/12/2017 tarihli emsal içtihatı ) Somut uyuşmazlıkta, sektörel bilirkişi tarafından davacı tarafından sunulu reklam hizmetini yerine getirdiğine ilişkin web sayfası çıktıları incelendiğinde davacının davalıya ait internet sayfasının reklamını yaptığı, ticari ilişki bulunmayan birisinin reklamının yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı,
taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda TBK'nın 89. maddesi uyarınca davacının para borcuna binaen kendi ikametgahında takip ve dava açabileceği izahtan varestedir. Dolayısıyla icra dairesinin yetkisine yöneltilmiş itiraz mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki reklamcılık hizmeti ilişkisine binaen 57.250,00 + KDV = 67.555,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Salt defterinde alacaklı görünmesi davacıyı tek başına alacaklı kılmayacağından hizmeti yerine getirdiğini de ispat etmekle mükelleftir.
Davacı tarafından dosyaya sunulu, davalı tarafa gönderdiği kampanya raporları ile özellikle davalı vekili tarafından sahte olduğu iddia edilmeyen gazetelerin web sayfaları ekran çıktılarının bir arada değerlendirilmesinde davacının davalıya takibe konu alacağın dayanağı reklam hizmetini yerine getirdiği anlaşıldığından fiyat mutabakatı olmadığından defterdeki görünen alacak miktarı kadar itirazın iptaline karar verilmiştir.
Davalı vekili tahkikat duruşmadaki beyanında inceleme gününün usulüne uygun olarak kendilerine tebliğ edilmediğini, müvekkilinin defterlerinin de incelenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de dava konusu alacağın ödendiğine dair herhangi bir ispat vasıtası sunmamıştır. Her ne kadar her iki tarafın defterlerinin birbiriyle örtüşmesi gerekmekte ise de, somut olayda davacı taraf diğer delillerle defterlerindeki alacağı kanıtlar şekilde hizmet edimini yerine getirdiğini usulüne uygun olarak ispat ettiğinden, bu noktadan sonra davacı tarafından ödemeye dair savunma getirilmediğinden yargılama ekonomisi gereğince sonucu değiştirmeyeceğinden davalı defterlerinin incelenmesine lüzum görülmemiştir.
Bilirkişi tarafından işlemiş faiz hesabı yapılmış ise de takip talebinde salt asıl alacak talebinde bulunulduğu işlemiş faiz talebinin olmadığı anlaşıldığından, takip talebi ile itirazın iptali davası birbirine sıkı sıkıya bağlı olacağından sadece defterde çıkan hizmet edimi 67.555,00 TL asıl alacağa takip talebiyle bağlı kalarak hükmedilmiş aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/69, K. 2018/571, 11 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama