KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2018
- Esas no
- 2017/701
- Karar no
- 2018/332
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 01/08/2017
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan satın almış olduğu ...
İMEİ no.lu IPHONE 4, 8 GB marka ve model cihaz tüketici ...’a satıldığını, satılan bu cihazın arızalı ve ayıplı mal olması sebebi ile tüketici tarafından tüketici hakem heyetine başvurulduğunu, İzmit Tüketici İlçe Hakem Heyeti 06.04.2011 tarih, ... sayılı kararı ile tüketici lehinde ücret iadesine karar verildiğini, ithalatçı olarak sorumlu olan davalının bu karar ile verilen miktarı ödemediğini, davalının ödeme onayı vermemesi üzerine tüketici Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün ...E.
Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, cebri icraya maruz kalan müvekkilinin dosya borcunu 29.08.2015 tarihinde icra masraflarıyla birlikte tüketiciye ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirketin yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen talep ettiğini, müvekkil şirketin yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen talep ettiğini, ancak davalı dava konusu bedeli müvekkil şirkete ödemediğini, bu nedenle müvekkil şirket tarafından davalı aleyhinde İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek 28.01.2017 tarihinde borca haksız olarak itiraz ettiğini,
bu takiple toplam:1.570,00-TL talep edildiğini, davalının itirazı haksız olduğunu, bu nedenle yapılan itirazın iptali için dava açmak zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulü ile itirazın iptalini talep ettiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatı ödemesine takip tarihinden itibaren ticari faize, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşme hükümleri çerçevesinde davacı şirket tarafından müvekkili şirketten alınan tüm cihazlara ilişkin tüm risk davacı tarafından üstenilmiş olduğunu, davacının rücuen talep hakkı bulunmamakta olduğunu, bu nedenle huzurda görülen davanın reddinin gerektiğini, davacının rücuen tazmin talepli alacaklarının zamanaşımına uğradığını, huzurda görülen davanın zamanaşımı def'ilerini kabulü ile davanın reddi gerektiğini,
davacı tarafça açılan davaya konu cihaza ilişkin verilen hakem heyeti kararına karşı yasal yollara başvurulmadığını, bu nedenle davacının bayilik sözleşmesi hükümleri uyarınca üzerine düşen yükümlülüğe uygun hareket etmediğini, müvekkili şirketin zararına olacak şekilde hareket ettiği sabit olduğunu, davacının davasının bu yönden de kabulüne imkan olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davacının taleplerinde haklı olduğu düşünülse dahi, ürünün satışından elde etmiş olduğu karı ve icra harç ve masraflarını müvekkil şirketten talep edemeyeceğinin açık olduğunu,
açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız icra takibi nedeniyle davacı tarafın takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına yöneliktir.
Mahkememiz dosyasının delillerini, Bayilik Sözleşmesi, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası oluşturmaktadır.
Celp ve tetkik edilen İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu aleyhine 23/01/2017 tarihinde, 1.570,00-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, davalıya usulüne uygun şekilde 25/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde 30/01/2017 tarihinde itiraz edildiği ve vaki itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı davacı ile arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 4.maddesini gerekçe göstererek ve davacının satmış olduğu malların riskinin davacıya ait olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan bila tarihli bayilik sözleşmesinin 4.maddesinde "iş bu sözleşme ile bayiye distribütörü temsil etme hakkı tanınmamış olup, bayi distribütör nam ve hesabına hiç bir faaliyette bulunmayacak, sözleşme konusu malları kendi nam ve hesabına riski kendisine ait olmak üzere satacaktır" belirtilmiştir.
Davacı ve davalı iddiaları, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...icra takip dosyası ve tüm dosya kapsam ve gelişimine nazaran; davalının bayisi olan davacı şirketçe satılan ürünün ayıplı çıkmazı üzerine davacının tüketiciye ödenen ürün bedelinin tahsili için İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile takip yapıldığı, davalı borçlu tarafından yapılan takibe itiraz edildiği, davacının hakem heyeti kararından müteselsilen sorumlu olarak ayıplı mallara ilişkin ödeme yapmış olduğu, bayilik sözleşmesinin 4.maddesinin ayıplı mal riskini kapsamadığı, davanın rücu davası olup davacı tarafça ödemenin 29/08/2015 tarihinde yapıldığı,
icra takibinin 28/01/2017 tarihinde anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazları yerinde görülmeyerek davanın kabulüne, alacak likit olması nedeniyle hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/701, K. 2018/332, 12 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama