KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2018
- Esas no
- 2018/453 Esas
- Karar no
- 2018/1091
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 22/05/2018
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, davalı belediyeye sağladığı kamera video çekim hizmetleri karşılığında tanzim olunan fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali ile asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, karşı tarafın edimlerini ifa e ettiğini yazılı belge ve kayıtlarla ispat etmesi gerektiğini, hizmet alım sözleşmesinin nerede ne zaman akdedildiğinin belirsiz olduunu, kamu kurumu olmaları nedeniyle sözlü beyanla işlem yapmalarının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, yayıncılık sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık yayıncılık hizmet sözleşmesi niteliğinde bulunan resmi bayram, yürüyüş konser gibi etkinliklerin çekimi ve benzeri hizmet edimlerinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Mutlak ticari davalardan olmadığı aşikar olmakla bu durumda, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ile uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözülebilmesi için, uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.
Fatura konuusu işlerin davacı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğu konusunda hiç bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, davalı ... idaresince uyuşmazlık konusu iş ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir.
Kaldı ki, TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamayacağından belediye idaresinin tacir olarak kabulü de mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, tacirin işlerinin ticari olması ilkesi de burada işlevsiz hale gelmiştir.
HMK'nın 114/c bendinde mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Yine HMK'nın 138.maddede de mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği gerekirse tarafları dinleyebileceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca, eldeki davaya bakma görevi HMK'nın 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olup mahkememizce, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/453, K. 2018/1091, 16 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama