KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/709 Esas
- Karar no
- 2021/147
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 11/03/2016
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacılar vekili, müteveffa ... ...'ın davalı ... ... sevk idaresindeki araç ile hatalı sollama yapması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle hayatını kaybettiğini bu nedenle cenaze ve def'in gideri ve destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (manevide sigorta hariç) 100,00-TL cenaze 61.000,00-TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde aktüer raporu alınmasını, müvekkil şirketin kusurlu bulunması halinde ise azami sınırlı olarak ödeme yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; maktulün kazada kusurlu olduğunu, kaza öncesinde muris ve mirasçılarından hangisinin hangisinden destek aldığının izaha muhtaç olduğunu bu haliyle davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve def'in gideri ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Ceza dosyasındaki bulgulara göre müteveffa yaya ... ...'ın 11/10/2015 günü saat 21:00 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyrederken aracın sağ ön kısmı ile seyir istikametine nazaran sağ taraftan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıların desteği ... ...'a çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacıların desteğine asli kusur sürücüye tali kusur verilmişse de mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise taraflara eşit kusur tayin edilmiştir. Çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişiye gidilmesine karar verilmişse de davacı vekilince masrafı ikmal edilmemiştir. Bu nedenle mevcut dosyadaki delil durumuna göre tarafların eşit kusurlu olduğu varsayımla hareketle hesap incelemesi yaptırılmıştır.
Nitekim, mahkememizin 11/03/2020 tarihli 5 nolu celse ara kararı ile meşruhatlı olarak davacı vekiline süre verilmiş olup sonuçları da hatırlatılmıştır.
Davacıların desteğinin herhangi bir gelir getirici işte çalıştığı anlaşılamamıştır. Dolayısıyla ev kadını olarak ev hizmetleri yapmak suretiyle ailesine destek olacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ev kadını yönünden zararın saptanmasında PMF 1931 yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresi belirlenerek asgari ücretten hesaplama yapılması gerekmiştir.
Davacılardan ... ile ... ... kaza ve ölüm tarihi itibariyle destek çağını geçirdiği anlaşılmaktadır. Davacılardan ... ise 19/09/1994 doğumlu olup annesinin ölüm tarihine nazaran annesi tarafından 1 yıl daha destek görecektir. Destek ev hanımı olduğundan asgari geçim indirimsiz net tutar üzerinden tazminat hesabında bir isabetsizlik söz konusu değildir. Yine desteğin dul olarak vefat ettiği, yaşasaydı iki pay kendisine bir pay da kızına sağlayacağından kazancın 1/3'nün tazminat ölçüsünde kullanılması da doğrudur. Buna göre davacılardan ...'ın 1 yıllık destek zararının 2.258,50-TL olduğu tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinde, davacılar vekilince 1.000,00-TL maddi tazminat olarak talep açılmışsa da HMK'nın 31. maddesi gereğince alacak kalemlerinin ayrıştırılarak açıklattırılması gerekmiştir. Dava dilekçesinin ikinci sayfasındaki anlatımlardan tüm davacılar yönünden destek tazminatı istendiği anlaşılmaktadır.
Ancak sonrasında bilirkişi raporuna göre talebinin açıklanması aşamasında ... yönünden 900,00-TL, cenaze masrafı yönünden ise 100,00-TL olarak talep somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Fakat, dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde diğer üç davacının maddi tazminat kalemlerini yutar nitelikte dilekçe verilmiştir.
Dolayısıyla, destekten yoksun kalma tazminatının her üç davacı açısından toplamda 900,00-TL olmak üzere mütesaviyen üçe bölünmek suretiyle 3x300,00-TL kısmi talepte bulunulduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, ıslah dilekçesinde de çelişkiye düşecek şekilde ... açısından 1.000,00-TL daha önce maddi tazminat istendiği belirtilerek çelişkiye düşülmüştür.
Dolayısıyla ... yönünden 300,00-TL kısmi dava açıldığı, sonrasında sunulan ıslah dilekçesi ile talebin 1.258,00-TL daha arttırıldığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla eldeki dava yönünden davacı ... için hükmedilebilir maddi tazminat miktarı 1.558,00-TL'dir.
Cenaze ve def'in giderleri talebinin değerlendirilmesinde, İBB cevabi yazı uyarınca mutad giderlerin belediye tarafından ücretsiz olarak karşılandığı, diğer lahit ve benzeri ek ve lüks olabilecek masrafların ise tarifesi ekte gönderilmiştir. Ancak davacılar tarafından bu konuda somut bir delil sunulamamıştır. Yapıldığı iddia olunan masraflar belgelendirilememiştir. Bu nedenle cenaze ve def'in gideri talebi yerinde değildir. Manevi tazminat açısından ise tarafların kusur oranı sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek aşağıdaki şekilde uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/709, K. 2021/147, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama