KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/364 Esas
- Karar no
- 2021/626
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/07/2020
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, davalıya taksitli ticari kredi kullandırıldığını, işbu kredi borcunun ödenmemesi üzerine ...
27. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile hesabın kesilip kat edildiğini, borcun verilen süre içinde ödenmemesi üzerine bu kez ... 3. İcra Md. ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, davalıların, asıl borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği ve takibin durduğu beyan edilerek, 4,704.618,59 TL alacak üzerinden itirazın iptalini, takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 11/02/2021 tarihli celsesi 5 numaralı ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 23.05.2021 tarihli raporunda özetle;
''SONUÇ ve KANAAT:
1-Davacı banka ile davalı kredi lehtarı/borçlusu ... TİC. LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı/kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
2-Davalı/Kefilin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin, sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 4.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının 4.596.874,78 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha yüksek seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limiti 4.000.000,00 TL ile bunun temerrüdünün sonuçları itibariyle müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceği (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.mAnın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği)
3-TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE TESPİT EDİLEN ALACAKLAR
3.1-Davalı kredi lehtarı şirket yönünden
Alacak kalemleri Talep edilen Hesaplanan Talep edilmesi gereken
Asıl alacak 4.596.874,78 4.596.874,78 4.596.874,78
İşlemiş faiz 102.613,16 54.406,84 54.406,84
%5BSMV 5.130,65 2.720,34 2.720,34
TOPLAM ALACAK 4.704.618,59 4.654.001,96 4.654.001,96
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 50.516.63 TL [4.704.618.59-4.654.001.96=) reddi durumunda. TAKİP TARİHİNDEN itibaren 4.596.874,78 TL'sı asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %48 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, 3.2-Davalı kefil yönünden Alacak kalemleri Talep edilen Hesaplanan Talep edilmesi gereken Asıl alacak 4.596.874,78 4.000.000,00 4.000.000,00 İşlemiş faiz 102.613,16 47.342,47 47.342,47
%5BSMV 5.130,65 2.367,12 2.367,12
TOPLAM ALACAK 4.704.618,59 4.049.709,59 4.049.709,59
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 654.909.00TL (4.704.618.59-4.049.709.59=) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren 4.000.000,00 TL'sı asıl alacak tutarı (kefalet limiti) tamamen ödeninceye kadar yıllık %48 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,
4-DAVA TARİHİNDEN (24.07.2020) SONRA OLMAK ÜZERE, ipotekli gayrimenkul satışından dolayı 14.08.2020 tarihinde toplam 1.096.153,09 TL'lik TAHSİLAT sağlanmıştır. Dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' denilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
GKS, ihtar, ihtarın tebliğine ilişkin evraklar, ticari defterler, ticaret sicil kaydı ve tüm dosya içeriği ile bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğine;
08.04.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile Fattomen şirketinin kullandığı kredilere diğer davalının toplamda 4.000.000 TL kefalet limiti ile kefil olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu alacağın dayanağı krediler, ..., ..., ..., ..., ... nolu kredilerdir.
Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı yeni TBK’nu yürürlüğe girdikten sonra tanzim edilmiştir. Davalı kefil açısından kefalet limitlerinin sözleşmede açıkça gösterilmiş olduğu ve TBK.’nun 582. 583. ve 584 m. öngörülen kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefaletin türü, sorumlu olunacak azami kefalet limiti, kefaletin tarihi ve yasada şartların bizzat kefillerin kendi el yazıları ile yazılmış olduğu kefalette bulunduğu, tüm bunlara göre geçerli bir kefalet akdinin kurulmuş olduğu, TBK'nun 598/3. maddesindeki 10 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler yasal değişiklik tarihi 28.03.2013'den sonra akdedilmiş olması nedeniyle, davalı/kefilin şirket ortağı ve/veya yöneticisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine gerek olmadığı kanısına varılmıştır.
TBK’nun 589 ve 590. maddesine göre; “Kefil her durumda, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur.
Kefilin/lerin sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihine kadar işlemiş olan akdi faiz ve ferilerinden dolayı da ayrıca sorumludurlar.
26 Kasım 2013 tarihinde yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. hükmüne yer verilmiştir.
TTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen önerge ve kanunun gerekçesinde kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı Eski TTK'nunda bulunmayan yeni bir hükümdür.
6102 sayılı TTK'nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz.
Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer'ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.
GKS gereğince düzenlenen hesap kat ihtarı 13.02.2020 tarihi itibariyle davalılara tebliğ edilmiş olup, verilen 3 günlük sürenin sonu olan 17.02.2020 tarihi itibariyle davalılar temerrüde düşmüştür.
Teknik ayrıntısı yukarıda özetlenmeye çalışıldığı ve bilirkişi raporunda tam detayı olduğu üzere bilirkişi tarafından hesap kat tarihinde, takip tarihinde ve hukuki menfaatin tespiti açısından dava tarihinde asıl alacak ve temerrüt tarihi ve temerrüt faiz oranına göre fer'ileri hesaplanmıştır.
Temerrüt faizinin bulunmasında GKS'nin 10.5. Maddesi gereğince fiilen uygulanan akdi faiz taban olarak alınmıştır.
İcra inkar tazminatı yönünden;dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, teknik hesaplama ayrıntısı bilirkişi raporunda anlaşıldığı üzere sonuçta aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/364, K. 2021/626, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama