KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/589 Esas
- Karar no
- 2021/545
- Dava
- İtirazın İptali (GKS'den Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/11/2020
Karar Metni
852 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, borçlular aleyhine müvekkili şirket tarafından .... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile 17/08/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattıklarını ve davalıların borca itiraz ettiklerini, müvekkili bankanın kullandırmış olduğu...'den kaynaklanan bakiye alacağın davalı borçlular tarafından ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını belirterek haksız itirazların reddi ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, muaccel hale gelmiş bir borç olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin usulsüz olduğunu, banka tarafından tek yanlı olarak dayatılan sözleşme hükümlerinin TBK 20 maddesi kapsamında GİK sayıldığını, tüm sayfaların müvekkilleri tarafından imzalanmadığını, ana para borcu bulunmadığını, kaldı ki, %32,40 oranındaki faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, GKS'den doğan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
TTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen önerge ve kanunun gerekçesinde kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı Eski TTK’nunda bulunmayan yeni bir hükümdür.
6102 sayılı TTK’nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.
Somut olayda davalı kefil...'ye hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilememiş, davalı icra takip tarihi itibarıyla temerrüde düşmüş olup, mahkememizce kefil yönünden davadan önce işlemiş temerrüt faizinden sorumluluğunun söz konusu olmayacağı kanısına varılmıştır. Dolayısıyla kefil yönünden kat tarihi ile takip tarihi arasındaki zaman zarfında temerrüt faizi değil de akdi faiz işletilerek hesaplanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir.
O hâlde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşme maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir.
Davalılar vekili faiz oranına itirazda bulunmuşsa da sözleşmenin 12.2. maddesine göre fiiliyatta uygulanan %16,20 oranındaki akdi faizin iki katı nispetinde %32,40 oranında temerrüt faizi uygulanmış olduğu görülmüş olup Yargıtay'ın yerleşmiş ilke kararlarına uygundur. Buna dair davalıların itirazları yerinde görülmemiştir.
Davadan sonra 04/11/2020 tarihinde 5.000,00-TL tutarlı tahsilat yapıldığı ihtilafsız olup bu tutardaki ödemenin icra müdürlüğünce infazda nazara alınması gerekmekte olup, dava tarihi itibariyle haklılık durumu nazara alınarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/589, K. 2021/545, 16 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama