İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/587 K.2024/701

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/587Karar2024/701Tarih23 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Kara

Karar tarihi
23 Ekim 2024
Esas no
2022/587 Esas
Karar no
2024/701
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
07/09/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

İDDİA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketin yönetim kurulunda üye olarak görev yapmış olduğunu; şirket yönetim kurulu üyelerine bu kişilerin sorumluluk ve yükümlülükleri nedeni ile karşılaşabilecekleri riskleri azaltmak amacıyla belirlenen maddi karşılık olarak huzur hakkı verilmekte olduğunu; davacının yönetim kurulunda bulunmasından ötürü huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim, yıllık kardan pay gibi alacaklarının bulunduğunu; davalı şirket tarafından davacıya bu ödemelerin yapılmamış olduğunu; davacının yönetim kurulundaki yoğun ve stresli çalışmadan ötürü oldukça yıpranmış olup hak etmiş olduğu huzur

hakkı alacağını da alamamış olduğunu; davalı şirket ile huzur hakkı alacağı ve diğer haklarını talep etmek için arabuluculuk yoluyla anlaşma sağlanamamış olması sebebi ile iş bu davanın açılması zorunluluğunu doğurmuş olduğunu beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL huzur hakkının muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir

SAVUNMA

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki yargılamada davacı tarafından davalı şirketin yönetim kurulunda üstlenilen görev nedeniyle

huzur hakkı , ücret, ikramiye, prim, yıllık kardan pay gibi alacakları bulunduğunu iddia ettiklerini,

Davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup hukuki dayanaktan da yoksun bulunduğunu, Davacının

müvekkil şirket nezdinde dava konusu taleplerin hiçbiri yönünden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, Davalı şirketin kuruluşundan bu yana yönetim kurulunda görev alan üyelere anılan

kalemlere ilişkin bir ödeme gerçekleştirilmemiş olduğunu, şirket yönetiminde görev alınması sürecinin

her daim gönüllülük esasına göre devam etmiş olduğunu, Davacı yanın da bu durumun bilincinde

olarak 16.07.2018- 29.07.2021 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görevini ifa etmiş

olduğunu, görev süresi boyunca da anılan kalemlere ilişkin herhangi bir alacak talebini dile getirmemiş

olduğunu, şirketin olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarında bu hususun görüşülmesi

esnasında oy birliği ile yönetimde görev alan üyelere huzur hakkı veya başkaca bir ödeme yapılmaması hususunda karar alınmış olduğunu, Davalı şirket nezdinde gerçekleşen genel kurul toplantılarında yönetimde görev alan üyelere herhangi bir şekilde ödeme yapılmasına yönelik olarak alınmış bir

kararın mevcut olmadığını, " Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları " başlıklı Türk Ticaret Kanunu'nun

394' üncü maddesi uyarınca ; " Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul

kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı , ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir." Söz konusu maddenin gerekçesinde; " 6762 sayılı Kanun 'un 333 ' üncü maddesi anlam itibariyle

tekrarlanmış olduğu, Esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmesi gereken mali haklar

hükümde sınırlı sayı ilkesi uyarınca gösterilmiş olduğu, anılan mali hakların birkaçının bir arada

yerine getirilmesine bir engel olmadığı, Yolluklar, temsil ödenekleri, sigorta primleri ve benzeri

primler, varsa özel emeklilikler, avanslar, hükmün kapsamı dışındadır" ifadelerine yer verilerek Eski

TTK'ya atıfta bulunulmuş olduğunu, Genel kurulun yetki ve görevlerini düzenleyen TTK madde 408

uyarınca "yönetim kurulu üyelerinin seçimi süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi

haklarının belirlenmesi. İbraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları" genel kurulun

devredilemez yetki ve görevlerinden olduğu, Anonim şirket esas sözleşmesine konulacak bir hükümle

veya genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine katıldıkları her toplantı için bir ücret ödenebileceği

(huzur hakkı) gibi belirli dönemlerde ücret ödenmesinin de kararlaştırılabileceğini, bu kapsamda;

TTK'nın 394. ve 408/(b) maddeleri uyarınca, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücret, huzur hakkı ,

ikramiye ve primlerin tespiti için: Şirket esas sözleşmesinde konu ile ilgili bir maddenin yer alması

gerektiğini, veya şirket genel kurulu tarafından bu ödemenin yapılabilmesi için bu konuya özgü bir

genel kurul kararının alınmış olması gerektiğini, davalı şirket esas sözleşmesinde şirket yönetiminde

alınacak görevlere istinaden herhangi bir ödeme yapılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi

şirket genel kurullarında da bu yönde alınmış kararların mevcut bulunmadığını, Davacı yanın müvekkil

davalı şirkette görevi 16.07.2018 tarihli genel kurul toplantısı akabinde başlamış olup, anılan tarihli

genel kurulda davacının görev süresi 16.07.2020 tarihine kadar olmak üzere belirlenmiş ve yönetim

kurulu üyelerine herhangi bir şekilde huzur hakkı veya kar payı ödemesi yapılmasına ilişkin olarak da

karar alınmamış olduğunu, daha sonra gerçekleşen 14.07.2021 tarihli olağanüstü genel kurulda da

Yönetim Kurulu Başkanı olarak ..., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak ...

..., ayrıca yönetim üyesi olarak ... 'ın belirlenmesine karar verilmiş olduğunu, ne

16.07.2018 tarihli genel kurul toplantısı ne de 14.07.2021 tarihli genel kurul toplantısı gündem

maddeleri içerisinde yönetim kuruluna huzur hakkı, kar payı dağıtımı veya başkaca bir ücret ödemesine

ilişkin alınmış herhangi bir kararın mevcut olmadığını, gerek mevzuat hükümleri gerek ise yüksek

mahkeme içtihatları huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi gibi hususların genel

kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu ve bu hususta genel kurul nezdinde alınan bir karar

olmaksızın anılan ödemelerin yapılamayacağına ilişkin görüş birliği içerisinde olduğunu, " ... huzur

hakkı”nın o dönemde çalışan yöneticilerin harcadıkları emek ve mesailerine karşılık, genel kurul

kararları ile belirlenen ve yöneticilere genellikle aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan bir meblağdır.

Davacının ileri sürdüğü şekilde, tek bir yöneticiye ve yapılan belli bir işin karşılığı olarak ödenecek bir

meblağın huzur hakkı olarak nitelendirilmesinin mümkün değildir." Asıl dava önceki yönetim kurulu üyesine ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan

itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, Asıl davacı vekilinin, davalıya ödendiği ileri sürülen 226.000,00-TL'nın borç olarak verildiğini, davalının ise bu tutarın huzur hakkı olarak verildiğini savunmuş

olduğunu, bu durumda şirket kayıt ve defterleri incelenerek davalının hangi tarihler arası şirket

yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı, görev yaptığı döneme ilişkin gerek davalıya gerekse aynı

dönemlerde görev yapan diğer yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin genel kurul

kararı bulunup bulunmadığı, fiilen ödeme yapılıp yapılmadığı, 15.06.2009 tarihli genel kurul

toplantısında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın geçmiş yıllarda alınıp

alınmadığı, son genel kurul tarihi itibariyle davacı şirket ile davalı yönetim kurulu üyesi arasındaki

alacak borç ilişkisinin şirket defterlerinde ne şekilde görüldüğünü değerlendirmeden, yazılı gerekçeyle

eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması

gerekmiştir. Davacı yanın

davalı şirkette herhangi bir şekilde ortak/pay sahibi/sıfatına haiz olmadığından kendisine kar payı adı

altında herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, Kar Payı Tebliğinin 3'üncü maddesinin

I-e bendinde; "Net dönem karı veya kar dağıtımına konu edilebilecek kaynaklar üzerinden ortaklara ve

kara katılan diğer kimselere genel kurulca dağıtılmasına karar verilen tutar” denilmek suretiyle kar

payı tanımına yer verilmiş olduğunu, TTK’nın 508' inci maddesine göre esas itibariyle pay sahibi bu

hakkını, sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak, bir başka anlatımla sermayeye

katılım oranına göre almakta olduğunu, Anonim şirketlerde kardan pay alma hakkının şirket

ortaklarının koydukları sermaye karşılığında sahip oldukları kanundan doğan mali bir hak olduğunu,

ancak bu hakkın doğası gereği yalnızca şirket ortakları için mevcut olup, şirketin tüzel kişi ortağını

temsil etmek üzere atanmış olan gerçek kişi adına kar payı ödemesi uygulamasından bahsetmenin

mümkün olmadığını, zira bu hususa cevaz veren açık bir hükmün de olmadığını, davalı şirketin esas

sözleşmesinde de bu hususa cevaz veren herhangi bir düzenleme bulunmadığını,

Davalı şirketin esas sözleşmesi incelendiğinde “Kar’ın Tespiti ve Dağıtımı” başlıklı 19.maddesinin;

“Şirketin net dönem karı yapılmış her çeşit masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Net

dönem karından her yıl evvela %5 genel kanuni yedek akçe ayrılır, kalan miktarın %5' i pay sahiplerine

kar payı olarak dağıtılır. Kar payı, pay sahibinin esas sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle

orantılı olarak hesaplanır. Net dönem karının geri kalan kısmı, Genel kurulun tespit edeceği şekil ve

surette dağıtılır. Pay sahiplerine yüzde beş oranında kar payı ödendikten sonra kardan pay alacak

kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu genel kanuni yedek akçeye eklenir." şeklinde düzenlenmiş

olduğunun görüleceğini, buna göre şirket sözleşmesinde pay sahipleri dışında herhangi bir kimseye kar

dağıtımı yapılacağına ilişkin sapma niteliğinde bir hüküm bulunmadığının açık olduğunu, dolayısıyla

davacının müvekkil şirketten kar payı dağıtımına ilişkin öne sürmüş olduğu taleplerinin kanunun açık hükümleri kapsamında uygulama alanı olmadığı gibi, müvekkil şirket esas sözleşmesinde bu hususa

cevaz veren bir düzenleme de bulunmadığından haksız, mesnetsiz ve dayanaksız bulunduğunun aşikar

olduğunu, şirket bilançolarından da görüleceği üzere davacının görev yapmış olduğu süre zarfında

şirketin herhangi bir şekilde kar ettiği bir dönem bulunmadığını, dolayısı ile şirket ortaklarına veya

başkaca herhangi bir kimseye kar payı ödemesi yapılabilmesi için gereken koşulların da mevcut

olmadığını, öte yandan genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerini düzenleyen TTK m. 408/2'nin

(d) bendinde finansal tablolara yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kar üzerinde tasarrufa, kar

payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kara katılması

dahil, bu konulara dair kararların alınması genel kurulun devredilemez yetkisi olarak belirlenmiş

olduğunu, böylece genel kurul kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olup,

bu yetkisini yönelim kuruluna devretmesinin mümkün olmadığını, Davacının müvekkil şirketteki

görevinin başladığı genel kurul kapsamında karara bağlanmış kar payı dağıtıma ilişkin herhangi bir husus bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, davacının huzurdaki dava kapsamındaki taleplerinin gerek

mevzuata gerek ise müvekkil şirket esas sözleşme hükümlerine aykırı olduğunun açık olup huzurdaki

haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle,

huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı

üzerinde bırakılmasına ve müvekkil adına bilvekale karar verilmesini talep ettiklerini bildirmişlerdir.

DELİLLER

1-Bilirkişi raporu

Bilirkişi heyeti tarafnıdan düzenlenen 24.05.2024

tarihli Nihai raporda özetle; Huzur hakkı, belli bir sorumluluk ve yükümlülükleri bulunan yönetim kurulu üyelerinin;

karşılaşabilecekleri riskleri azaltmak amacıyla belirlenen maddi karşılık olarak tanımlanabilir.

TTK.’nun 394. Maddesi gereğince anonim şirket yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay

ödenebilir. Madde hükmünün ifadesinden, yönetim kurulu üyesinin resen huzur hakkı talep

edebilmesinin mümkün olmadığı, bunun için esas sözleşmede hüküm bulunması veya genel kurulda bu yönde karar alınması gerektiği açıkça anlaşılmaktadır. Somut olayda incelenen genel kurul evrakında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine dair bir karara rastlanmamıştır. Celp edilen şirket ana sözleşmesinin 8. Maddesinin son fıkrasında da yönetim kurulu üyelerine verilecek ücret ve huzur haklarının genel kurul tarafından tespit olunacağı hükmü yer almaktadır. Esas sözleşmenin atfıyla

genel kurula verilen huzur hakkı tespitine yönelik irade, genel kurul toplantısında kullanılmadığından

davacının huzur hakkı talebinin koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve

6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye

ait olmak üzere, kanaatlerimizi arz ederiz.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememize açılan iş bu dava şirket yöneticiliği nedeni ile huzur hakkından kaynaklı alacak davasıdır.

Uyuşmazlık ; davacının davalı şirket ukdesinde yerine getirdiği yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı huzur hakkından kaynaklı alacak hakkının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri şirket ana sözleşmesinin, davacının yönetim kurulu üyesi seçildiği 16/07/2018 tarihinde yapılan genel kurul kararının, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının, davacının işe giriş çıkışına ilişkin SGK kayıtlarının, davalı şirketin geçmişe dönük genel kurul kararlarına ilişkin Ticaret sicil gazetelerinin mahkememiz dosyasına celp edildiği görüldü.

Davacının davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıp yapmadığı ve yönetim kurulu üyeliği yapmış ise, davacının huzur hakkı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için mahkemece alınan 24.05.2024 tarihli heyet raporlarının hükme esas alınabileceği ve denetime açık olduğu görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; davacı tarafın davalı şirkette 15.03.2018-19.08.2023 tarikleri arasında Güvenlik Amiri olarak çalıştığı ayrıca 16/07/2018 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlık davacının yönetim kurulu üyesi olarak huzur hakkı isteyip isteyemeyeceği noktasındadır. Huzur hakkı, belli bir sorumluluk ve yükümlülükleri bulunan yönetim kurulu üyelerinin;

karşılaşabilecekleri riskleri azaltmak amacıyla belirlenen maddi karşılık olarak tanımlanacağı,

TTK 394. Maddesi anonim şirket yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay

ödenebileceği düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeden da analaşıldığı üzere yönetim kurulu üyesinin resen huzur hakkı talep

edebilmesinin mümkün olmadığı, bunun için esas sözleşmede hüküm bulunması veya genel kurulda bu

yönde karar alınması gerektiği açıkça anlaşılmaktadır. Somut olayda incelenen celp edilen şirket

ana sözleşmesinin 8. Maddesinin son fıkrasında da yönetim kurulu üyelerine verilecek ücret ve huzur

haklarının genel kurul tarafından tespit olunacağı hükme bağlanmış ise de, dosyaya celp edilen genel kurul evraklarında

yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine dair bir karar bulunmadığı gibi şirketin defter ve belgelerinde de davacı tarafa huzur hakkı veya benzeri nam ve hesap adı altında fiili bir ödemeninde bulunmadığı bu hali ile

davacının huzur hakkı talebinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;

1-Davanın REDDİNE

2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 80,70-TL den düşümü ile kalan 346,90-TLnin davacıdan alınarak hazineye gelir iradına,

3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

5 Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/587, K. 2024/701, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü/
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/587
Karar No
2024/701
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/588 K.2024/1474
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/588 K.2024/757
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/588 K.2024/893
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/589 K.2024/1490
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/589 K.2024/1124
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/589 K.2024/666

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.