İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/822 K.2024/754

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Esas2022/822Karar2024/754Tarih14 Kasım 2024Okuma25 dk · 4.951 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
14 Kasım 2024
Esas no
2022/822 Esas
Karar no
2024/754
Dava
Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi),
Dava tarihi
08/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.951 kelime·25 dk okuma·4 bölüm

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/... ESAS

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

DAVA TARİHİ : 20.07.2023

Mahkememizde görülmekte olan asıl dava Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) ve birleşen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi incelendiğinde; müvekkilinin mobilya aksesuar imalatı yaptığını, elektrik idaresi yetkililerinin 21/11/2022 tarihinde müvekkilinin iş yerine gelip sayacın eski olduğunu söyleyerek yeni sayaç takıp gittiklerini, bu işlemden kısa bir süre sonra müvekkiline miktarları 446.008,13 TL ve 91.001,27 TL olan iki fatura tahakkuku yaptıklarını, müvekkiline aylık ortalama 15-18 bin TL arasında elektrik faturası geldiğini, müvekkilinin elektrik sayacına bugüne kadar hiçbir müdahalede bulunmadığını,

müvekkilinin 2 yıllık üretim süresi boyunca toplam sarfiyatının, yazılan cezanın yarısına bile tekabül etmediğini, faturaların son ödeme tarihinin 08/12/2022 olduğunu ve elektrik enerjisinin kesileceğini, bu nedenlerle ... numaralı ve ... numaralı faturalara dayanılarak müvekkilinin elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, 446.008,13-TL ve 91.001,27-TL'lik faturalardan kaynaklı borcun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davacı yanın iddiaları maddi hukuk ve mesnetten yoksun olup, dava dilekçesindeki mezkur iddiaları soyut ifadelerden öteye gidemediğini, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını,

sayaca herhangi bir müdahalesinin olmadığını iddia etmiş ise de; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı, ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediğini davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen davada, davacı vekilinin birleşen dava dilekçesinde özetle. Davalı/borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta müvekkilinin saha ekipleri tarafından 22/11/2022 tarihinde yapılan kontrollerde ... seri numaralı sayaç; ...

Seri numaralı sayaç değiştirme tutanağı düzenlenerek laboratuvar muayenesine tabi tutulmak üzere söküldüğünü ve yerine yeni sayaç takıldığını, sökülen sayaca ait laboratuvar muayenesi sonucunda sayaca fiziki müdahale olduğu tespitinin sağlandığını, muayene neticesinde "sayacın R ile T fazı ölçü uçları koparılmış, sayaç bu fazlarda kayıt yapılmadığı,

Arızalı seri no bilgisi hatalı olduğu" hususunun tespitinin sağlandığını, ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 04/11/2022 - 21/11/2022 tarihleri arası kaçak elektrik kullanımı 17 gün X 63,43 kw X 0,6 X 21 saat = 13586 kwh olarak hesaplanmıştır.

09/05/2022 - 04/11/2022 tarihleri arası kullanım ise 179 GÜN X 63,43 KW X 0,6 X 21H = 143060 kwh, (ENDEKS DÜŞÜMÜ) 202386 - 179875 = 22511 kwh, 143060 - 22511 = 120549 kwh şeklinde kaçak tahakkuk hesap bülteni oluşturulduğunu, söz konusu tahakkuka istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda davacı ... ... adına tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 35586 kWh karşılığı 91.001,27-TL kaçak faturası ve 120549 kWh karşılığı da 446.008,133- TL ceza bedelsiz ek fatura tahakkuk edildiğini,

davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek toplam 540.177,76 - TL nin tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü 2022/...

E. sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu bildirmiş, davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada, davalı vekilinin birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ..., Mah. ... Cad. No: ... /İstanbul adresinde mobilya aksesuar imalatı yaptığını, Elektrik idaresi yetkilileri 21.11.2022 tarihinde müvekkilin iş yerine gelmiş, sayaçın eski olduğunu söyleyerek mevcut elektrik sayacını sökerek yerine yenisini takıp gittiklerini, bu işlemden çok kısa bir süre sonra müvekkiline ... numaralı fatura ile 446.008,13 TL, ... numaralı fatura ile de 91.001,27 TL olmak üzere toplam 537.009,40 TL fatura tahakkuku yapıldığını, faturaların açıklamasından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1-c maddesi uyarınca bu iki faturanın düzenlendiği, yani müvekkilinin, elektrik sayacına müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellediği iddia edildiğini,

Davacı 2 yıldır bu iş yerinde mobilya aksesuarı üretmekte aylık ortalama 15-18 bin TL arasında elektrik faturası gelmekte, davacı iş yerinde tek başına çalışmakta ve sadece bir tane enjeksiyon makinası bulunmakta olduğunu, davalı tarafça sunulan belgelerde bakıldığında sanki iş yerinde 3 vardiya halinde çalışma yapılıyormuş gibi 21 saat üzerinden hesaplama yapıldığını, Bu hesaplama Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırılık teşkil etmekle, birleşen davanın reddini, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava:

Asıl dava yönünden; davalı tarafça kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen iki adet fatura bedelinden davacının borçlu olmadığının (icra takibinden önce açılmış) ve kaçak elektrik kullanılmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Birleşen dava yönünden; abone tarafından ödenmeyen elektrik tüketim bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Asıl dava yönünden;

Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.

Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden önce Menfi tespit davası açmıştır.

İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.

Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2013/... Esas 2014/ ... Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.

İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.

Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Birleşen dava yönünden;

Abonelik sözleşmesini imzalayan abone, sözleşme sona erinceye kadar tahakkuk edecek olan tüketim bedelinden, dağıtım yapan kuruma karşı sözleşme gereği sorumludur. Hemen belirtmek gerekir ki, burada kullanımın normal ya da kaçak kullanım olmasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin, sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kullanım bedelinden dolayı fiili kullanıcı ile beraber müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre, abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Nitekim, aynı ilkeler HGK'nın 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı ilamında da benimsenmiştir.

Öte yandan biliniği üzere Yönetmelikler ancak yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki dönemlerde gerçekleşen olaylara uygulanabilir. Daha önce gerçekleşen olaylara sonradan yürürlüğe giren yönetmeliklerin uygulanarak alacak hesabı yapılması mümkün olmadığı gibi, yönetmeliklerin yürürlükten kaldırılmasından sonra gerçekleşen olaylara da yürürlükten kaldırılmış eski yönetmelik hükümlerinin uygulanması dahi mümkün değildir.

09/11/1995 tarih, 22458 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 26. maddesine göre; aboneliğinin başlangıç tarihinin sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih olduğu, başka bir yere taşınacak abonenin taşınma tarihinden en az bir hafta önce şirkete yazılı olarak başvurarak sayaç değerinin okunmasını istemek zorunda olduğu, bir hafta içinde sayaç değeri belirlenmediği takdirde abonenin bildiriminin esas kabul edileceği, 38. maddeye göre idarenin faturalama dönemlerinde abone sayacının kaydettiği değeri mahallinde ve zamanında okuyarak faturalamaya esas olacak şekilde kayda geçirilmesinin esas olduğu,

50.maddeye göre fatura bedeli son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde 20 gün içerisinde Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılacağı, “bu tebligattan sonra fatura bedeli 10 gün içinde ödenmediği takdirde abonenin elektriği kesilir” hükmü getirilmiştir.

25/09/2002 tarihli ve 24887 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24. maddesine göre; zamanında ödenmeyen borçlar başlığı altında “müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması hâlinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilebilir” şeklindedir.

01/03/2003 tarihinde yürürlüğe giren ve 30/12/2012 tarihli 28513 sayılı resmî gazete ile 24/2. maddesindeki “kesilebilir” ibaresi “kesilir” şeklinde değiştirilen Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2.maddesine göre, “müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması hâlinde nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine en az 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir” söz konusu durum 2 gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir.

09/11/1995 tarihli Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve 01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı elektriğin kesilmesinin amir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.

Müterafik kusur yönünden.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince, davacının uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz ve müterafik kusur nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirimi gerektirmez.

Olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim sağlar. Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar ki, bu da yukarıda bahsedilen usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder.

Bu durumda müterafik kusur indirimi ancak uygulanacak faiz oranı üzerinden ve ancak yasal faize kadar indirim yapılabilecektir.

Gecikme zammı yönünden. Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dainesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir.

Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde.

6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır.

(HGK’nun 22/09/2010 tarih, 2010/13-466 Esas, 2010/410 Karar, 28/11/2012 tarih, 2012/13-624 Esas, 2012/915 Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)

Temerrüt ve işlemiş faiz yönünden; bilindiği üzere faiz; para borçlarında borcun zamanında ödenmemesi -borçlunun temerrüde düşmesi- halinde kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüt devam ettiği sürece varlığını koruyan, alacaklının zararın varlığını ve miktarını aynı zamanda borçlunun kusurunu ispat etmek zorunda kalmaksızın borçlunun ödemek durumunda olduğu ve miktarı yasalarca belirlenmiş asgari ve maktu bir tazminattır. Temerrüt faizinin miktarı yasalarca belirlenmiş olduğundan, alacaklının bir zararının olup olmadığı veya zararın temerrüd faizi oranından daha düşük olup olmadığı tartışmalarına meydan vermeksizin, borçlunun faiz ödemeye peşinen zorlanması yargı organlarını da büyük bir yükten kurtarmakta ayrıca borçluyu zamanında ödemede bulunmaya sevk etmektedir.

Para borçlarında borçlunun borcunu vadesinde ödememesi halinde kararlaştırılan gecikme zammının aslında bir faiz olduğu kabul edilmektedir (HGK'nun 16.06.2004 gün ve 2004/19-357-360; 10.10.2012 gün ve 2012/7-502-707 sayılı kararları)

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. Maddesinde (6098 sayılı TBK'nun 117.maddesi) "borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur." hükmü mevcuttur.

Buna göre, abonelik sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkta her bir faturanın son ödeme günü belli ve muayyen olduğuna göre, abonelik sözleşmesinde faturanın zamanında ödenmemesi hakkındaki madde hükümlerine göre her bir fatura alacağına son ödeme tarihinden itibaren 818 sayılı BK'nun 101. maddesi (6098 sayılı TBK'nın madde 117) gereğince faiz (abonelik sözleşmesinde hüküm bulunması halinde gecikme zammı, aksi halde yasal faiz) işletilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/13741 Esas 2018/2639 Karar sayılı emsal ilamı)

O halde yapılması gereken yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan tarifelerinin (yönetmelik ve abonelik sözleşmesinin) ilgili maddeleri uyarınca; davacının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğu, abonelik sözleşmesinde gecikme zammının alınacağına dair hüküm bulunması halinde ise, Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihe kadar olan gecikme zammından da sorumlu olacağı, aksi halde abonenin sıfatı nedeniyle avans faizi hesap edilmesi,

bu tarihten sonraki dönem için ise davalının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin de en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınıp, bu doğrultuda rapor alınmak üzere dosyayı bilirkişiye tevdii etmektir.

Elektronik Mühendisi bilirkişinin 22/05/2024 tarihli 15 sayfadan ibaret kök raporunda özetle. Davalı şirket görevlilerince, 21.11.2022 tarihinde Davacı sorumluluğundaki “... Mah. ... Cad. No: ...

İş han dük.26 Tic.(metal enjeksiyon) Bayrampaşa / İstanbul” adresinde bulunan ticarethaneye ait mahalde kurulu ... hizmet no.lu tesisatta yapılan kontrollerde, tesisata bağlı ... seri no.lu 2014-... marka sayacın R ve T fazlarının kayıt yapmadığının tespit edilerek söküldüğü, yerine ... marka ... seri nolu sayacın takıldığı, sökülen ... seri no.lu sayacın laboratuvara sevk edildiği, sayacın yapılan muayenesi sonucunda; “sayacın R ile T fazı ölçü bağlantıları koparılmış sayaç bu fazlarda kayıt yapmıyor.

Mikroişlemci arızalı. Seri no bilgisi hatalıdır.

Kaçak işlem uygundur.” tespitleri yapıldığı, muayene incelemeleri sonucunda sayaca müdahale edildiğinin belirlendiği, davalı şirket görevlilerince muayene sonucuna istinaden davacı adına 24.11.2022 tarihli ... seri no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, işbu tespitin aksini gösterecek herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, tesisata ait KW bazında tüketim ekstresi kayıtlarından da 09.05.2022 tarihinden tespit tarihine kadar sayaç tüketim değerlerinin;

yeni takılan sayaçta kayıtlı tüketim değerlerine ve 09.05.2022 tarihi öncesi sayaçta kayıtlı tüketim değerlerine göre düşük kaydettiği, bahse konu sayaç üzerinde tarafımca yapılan kontrollerde sayacın iki fazının ölçüm uçlarının koparılmış olduğunun tespit edildiği, Davalı görevlileri tarafından davacı tüketici adına yapılan işlem sırasının mevzuata uygun olduğunun belirlendiği, tüm bu hususlar tümüyle değerlendirildiğinde; davaya konu tutanağa ve laboratuvar sonucuna istinaden, Davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğunun anlaşıldığı,

24.11.2022 tarihli ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden, Davalının davacı adına 08.12.2022 son ödeme tarihli 91.001,27 TL Kaçak elektrik tüketim bedeli ve 08.12.2022 son ödeme tarihli 446.008,13 TL kaçak ek normal tüketim bedeli faturalarını tahakkuk etmiş olduğu, yapılan incelemelerde takibe konu ilgili faturaların mevzuata uygun olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, Davalının ....

İcra Dairesinin 2022/... sayılı takip dosyası ile davacı yandan 91.001.27 TL Kaçak elektrik tüketim bedeli ve 446.008,13 TL kaçak ek normal tüketim bedeli olmak üzere toplam 537.009,40 TL kaçak enerji bedeli (asıl alacak), toplam enerji bedeli üzerinden takip tarihine kadar 2.685,05 TL gecikmiş gün faizi ve 483,31 TL faizin KDV”si olmak üzere toplam 540.177,76 TL' lik bedelin talep edildiği,

Ancak, 91.001,27 TL Kaçak elektrik tüketim bedeli ve 446.008,13 TL kaçak ek normal tüketim bedeli olmak üzere toplam 537.009,40 TL kaçak enerji bedeli (asıl alacak), 537.009,40 TL toplam enerji bedeli üzerinden 08.12.2022 fatura son ödeme tarihinden 13.04.2023 takip tarihine kadar gecikmiş gün faizinin 56.385,987 TL ve faizin KDV'sinin TL 10.149,47 TL olarak hesaplandığı, kaçak enerji bedeli, gecikmiş gün faizi ve faizin KDV si toplamının 603.544,86 TL (toplam alacak) olduğunu belirtmiştir.

Elektronik Mühendisi bilirkişinin 04/09/2024 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle. 22.05.2024 tarihli kök raporda kanaati değiştirecek herhangi bir bilgi ve belge ek olarak sunulmadığı, kök raporun sonuç bölümünde belirtilen görüş ve kanaatime aynen iştirak ettiğini, Davalı şirket görevlilerince, 21.11.2022 tarihinde Davacı sorumluluğundaki “... Mah. ... Cad. No: ... İş hanı dük ...

Tic.(metal enjeksiyon) Bayrampaşa/ İstanbul” adresinde bulunan ticarethaneye ait mahalde kurulu ... hizmet no.lu tesisatta yapılan kontrollerde, tesisata bağlı ... seri nolu 2014-... marka sayacın R ve T fazlarının kayıt yapmadığının tespit edilerek söküldüğü, yerine ... marka ... seri nolu sayacın takıldığı, sökülen ... seri nolu sayacın laboratuvara sevk edildiği, sayacın yapılan muayenesi sonucunda; “sayacın R ile T fazı ölçü bağlantıları koparılmış sayaç bu fazlarda kayıt yapmıyor.

Mikroişlemci arızalı. Seri no bilgisi hatalıdır.

Kaçak işlem uygundur.” tespitleri yapıldığı, muayene incelemeleri sonucunda sayaca müdahale edildiğinin belirlendiği, davalı şirket görevlilerince muayene sonucuna istinaden davacı adına 24.11.2022 tarihli ... seri no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, işbu tespitin aksini gösterecek herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, tesisata ait KW bazında tüketim ekstresi kayıtlarından da 09.05.2022 tarihinden tespit tarihine kadar sayaç tüketim değerlerinin;

yeni takılan sayaçta kayıtlı tüketim değerlerine ve 09.05.2022 tarihi öncesi sayaçta kayıtlı tüketim değerlerine göre düşük kaydettiği, bahse konu sayaç üzerinde tarafımca yapılan kontrollerde sayacın iki fazının ölçüm uçlarının koparılmış olduğunun tespit edildiği, Davalı görevlileri tarafından davacı tüketici adına yapılan işlem sırasının mevzuata uygun olduğunun belirlendiği, tüm bu hususlar tümüyle değerlendirildiğinde; davaya konu tutanağa ve laboratuvar sonucuna istinaden, Davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğunun anlaşıldığı,

24.112022 tarihli ... seri no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden, Davalının davacı adına 08.12.2022 son ödeme tarihli 91.001,27 TL Kaçak elektrik tüketim bedeli ve 08.12.2022 son ödeme tarihli 446.008,13 TL kaçak ek normal tüketim bedeli faturalarını tahakkuk etmiş olduğu, yapılan incelemelerde takibe konu ilgili faturaların mevzuata uygun olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, Davalının ....

İcra Dairesinin 2022/... sayılı takip dosyası ile davacı yandan 91.001,27 TL Kaçak elektrik tüketim bedeli ve 446.008.13 TL kaçak ek normal tüketim bedeli olmak üzere toplam 537.009,40 TL kaçak enerji bedeli (asıl alacak), toplam enerji bedeli üzerinden takip tarihine kadar 2.685,05 TL gecikmiş gün faizi ve 483,31 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 540.177,76 TL'lik bedelin talep edildiği,

ancak, 91.001,27 TL Kaçak elektrik tüketim bedeli ve 446.008,13 TL kaçak ek normal tüketim bedeli olmak üzere toplam 537.009,40 TL kaçak enerji bedeli (asıl alacak), 537.009,40 TL toplam enerji bedeli üzerinden 08.12.2022 fatura son ödeme tarihinden 13.04.2023 takip tarihine kadar gecikmiş gün faizinin 56.385,987 TL ve faizin KDV'sinin TL 10.149,47 TL olarak hesaplandığı, kaçak enerji bedeli, gecikmiş gün faizi ve faizin KDVsi toplamının 603.544,86 TL (toplam alacak) olduğu belirtilmiştir.

İcra takip dosyasının incelenmesinde, birleşen dosya davacısının ....İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında kaçak elektrik bedelinden kaynaklanan 537.009,40-TL kaçak elektrik bedeli, 2.685,05-TL gecikmiş gün faizi, 483,31-TL faizin KDV'si, olmak üzere toplam 540.177,76-TL için takip yapıldığı, borçlunun süresi içerisinde 21.12.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, birleşen dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.

Tanık beyanı; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... talimat sayılı dosyası ile dinlenen davalı ... tanığı ... 'nun beyanlarında. "Ben davalı şirketten 2014 ve 2023 yılları arasında elektrik teknikeri olarak çalıştım. Ben davacıyı tanımıyorum. Bana göstermiş olduğunuz 21/11/2022 tarihli Seri: SD No: sayaç değiştirme tutanağındaki imza bana aittir. Ancak ben bu işlemi hatırlamıyorum. Ben çalışırken günde en az 10-15 bu şekilde tutanak tuttuğumuz oluyordu.

Bana göstermiş olduğunuz tutanağın içeriği doğrudur ki ben de imzalamışımdır. Ayrıca 21/11/2022 tarihli ... Hizmet Nolu ... evrak numaralı Sayaç Muayene Talep ve Sonuç Formunu da ben tanzim ettim. Bu formdaki imzada bana aittir. Bu tutanaktan anlaşılacağı üzere sayaç R ve T fazlarında kayıt yapmadığı tespit edilmiştir. Bu tespit tutanağına göre biz sayacı söküp laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvar sonucunda da kaçak kullanım olup olmadığı tespit ediliyor.

Kaçak Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında 24/11/2022 tarihli tutanakta da imzam vardır. Bu tutanağa göre de tespit edilen usulsüz kullanım mevcuttur. Normal şartlarda "R", "S" ve "T" fazlarında elektrik tüketiminin olması gerekir. Ama bu rapora göre 3 fazda kayıt yapması gereken sayacın 1 fazda kayıt yaptığı, R ve T fazlarının kayıt yapmadığı anlaşılmıştır. Muhtemelen davacı da daha önceden bu fazlardan kayıt yapılmadığı için düşük elektrik enerjisi olabilir.

Tanıklık ücreti talebim yoktur. Söyleyeceklerim bundan ibarettir, başkaca da bilgim ve görgüm yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;

Asıl davada davacı ..., davalı ...'ın elektrik abonesidir. Davalı kurum tarafından kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen ... numaralı 446.008,13-TL'lik fatura ile ... numaralı 91.001,27-TL'lik iki adet fatura bedelinden davacının borçlu olmadığının ve kaçak elektrik kullanılmadığının tespiti talep edilmiştir.

Birleşen davada Davacı kurum, ... hizmet numaralı tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığını tespit etmiş ve davalı abonesine 91.001,27-TL kaçak faturası ve 446.008,133-TL ceza bedelsiz ek fatura tahakkuk ettirilerek faiziyle toplam 540.177,76-TL alacağın tahsili amacıyla birleşen davalı ... aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapmıştır. Borçlu-birleşen davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, itirazın iptaline ilişkin eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Asıl ve birleşen dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik tespit tutanağında belirtildiği üzere R ve T fazlarına müdahale olup olmadığı, var ise tahakkukun 3 vardiya üzerinden yapılması gerekip gerekmediği, hesaplama hatası olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.

Sayaca fiziki müdahale;

Davalı ... görevlilerince 21.11.2022 tarihinde davacının işyerinde yapılan kontrollerde ... seri nolu sayacın sökülerek yerine ... seri nolu sayacın takıldığı, sökülen sayacın laboratuvara sevk edildiği görülmektedir. Laboratuvar muayenesinde "sayacın R ile T fazı ölçü bağlantıları koparılmış, sayaç bu fazlarda kayıt yapmıyor, mikroişlemci arızalı, seri no bilgisi hatalı" şeklinde tespitler yapılmış ve 24.11.2022 tarih ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporları incelendiğinde; Elektrik Mühendisi tarafından düzenlenen 22.05.2024 tarihli kök rapor ve Elektronik Mühendisi ... tarafından düzenlenen 04.09.2024 tarihli ek raporun, fiziki müdahale tespitini teyit ettiği görülmektedir. Bilirkişi heyetine sökülen sayaç üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş olup, yapılan incelemede sayaç anakartı üzerinde R-S-T fazlarına gelen 3 adet ölçü ucu kablosundan ikisinin ... üzerindeki lehim bağlantı noktalarından profesyonel bir müdahale ile ayrıldığı, bu fazlarda ölçüm yapılmadığı ve mikroişlemcinin arızalandığı tespit edilmiştir.

... tanığı ... 'nun beyanında da, normal şartlarda "R", "S" ve "T" fazlarında elektrik tüketiminin olması gerekirken, bu olayda 3 fazda kayıt yapması gereken sayacın sadece 1 fazda kayıt yaptığını belirttiği, bu beyanın teknik bulgularla ve tutanaklarla uyumlu olduğu görülmüştür.

Davacı ise sayaca hiçbir müdahalede bulunulmadığını iddia etmiş ancak tüketim kayıtları incelendiğinde, 09.05.2022 tarihinden tespit tarihine kadar sayaç tüketim değerlerinin düşük seyrettiği, yeni takılan sayaçta kayıtlı tüketim değerlerinin önceki döneme göre belirgin şekilde yüksek olduğu tespit edilmiş olup, davacı tüketim kayıtlarındaki bu ani düşüşü açıklayamamıştır.

Tüm bu teknik deliller, bilirkişi raporları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sayaca fiziki müdahalede bulunulduğu, bu müdahalenin profesyonel nitelikte ve kasıtlı olduğu, davacının teknik verilerle çürütülen savunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Vardiya sayısı;

Davacı işyerinin tek vardiya (7 saat) çalıştığını, iş hanının en geç 20:00'da kapandığını iddia etmiş ise de, bu iddianın dosyadaki objektif delillerle çürütüldüğü görülmektedir.

Elektrik tüketim kayıtları incelendiğinde; T1(07.00-18.00), T2(18.00-23.00) ve T3(23.00-07.00) olmak üzere her üç zaman diliminde de aktif elektrik tüketimi olduğu tespit edilmiştir. Bu elektronik kayıtlar manipüle edilemez nitelikte olup, işyerinin 24 saat esasına göre çalıştığını gösteren objektif delil niteliğindedir. Ayrıca ... Yöneticiliği'nin 07.08.2024 tarihli yazısı ile iş hanının 24 saat açık olduğu da belgelenmiştir.

İşyerinin metal enjeksiyon üretimi yapan bir tesis olduğu, bünyesinde enjeksiyon makinesi, soğutucu makine, çay kazanı, ısıtıcı ve aydınlatma tesisatı bulunduğu tespit edilmiştir. Metal enjeksiyon işinin doğası gereği sürekli üretim gerektiren bir sektör olduğu ve makinelerin sürekli çalışmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından işyeri ruhsatında çalışma saati kısıtlaması olduğuna veya SGK/vergi kayıtlarında tek vardiya çalışıldığına dair herhangi bir belge de sunulmamıştır.

Bu durumda, tüketim kayıtlarındaki üç zaman dilimine yayılan sürekli elektrik kullanımı, iş hanı yönetiminin 24 saat açık olduklarına dair yazısı ve metal enjeksiyon işinin niteliği birlikte değerlendirildiğinde; ...'ın tahakkuk hesaplamasında esas aldığı 21 saatlik çalışma süresinin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu ve yerinde olduğu, davacının tek vardiya iddiasının ise somut delillerle çürütüldüğü kanaatine varılmıştır.

Tahakkuk hesaplaması;

Öncelikle davacı ... ...'ın eyleminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin hangi maddesine girdiğinin tespiti gerekmektedir. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere, davacının sayaca fiziki müdahalede bulunduğu kesin olarak tespit edilmiş olup, bu eylem Yönetmeliğin 42/1-c maddesi kapsamında "sayaca müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek" niteliğindedir.

Kaçak ve normal tüketim sürelerinin tespitinde; ... 'ın 21.11.2022 tarihli tespitinden geriye doğru 17 günlük süreyi (04.11.2022 - 21.11.2022 arası) kaçak tüketim dönemi, tüketimin düşmeye başladığı 09.05.2022 tarihinden 04.11.2022 tarihine kadar olan 179 günlük süreyi ise ek normal tüketim dönemi olarak belirlediği görülmektedir. Her ne kadar Yönetmeliğin 45/1-c maddesi uyarınca kaçak tüketim süresinin 90 güne kadar uzatılması mümkün ise de, ...'ın kendi aleyhine olacak şekilde daha kısa süre belirlemesi ve bu süreye itiraz etmemesi nedeniyle 17 günlük süre kazanılmış hak oluşturmuştur.

Toplam süre kontrolü yapıldığında, kaçak tüketim (17 gün) ve ek normal tüketim (179 gün) sürelerinin toplamının 196 gün olduğu, bunun da Yönetmeliğin 45/1-ç.1 maddesinde öngörülen 12 aylık üst sınırın altında kaldığı görülmektedir.

Tahakkuk tutarı hesaplanırken; kaçak tüketim dönemi (17 gün) için 38,06 kW x 21 saat x 17 gün x 1,5 kat tarife formülü, ek normal tüketim dönemi (179 gün) için ise 38,06 kW x 21 saat x 179 gün x normal tarife formülü uygulanmıştır. Yönetmeliğin 46. maddesi uyarınca kaçak dönem için 1,5 kat tarifenin uygulanması zorunlu olup, ... 'ın bu süreyi 17 günle sınırlaması ve daha uzun sürenin normal tarifeden hesaplanması tahakkuk tutarını davacı lehine düşürmüştür.

Bu durumda, ... 'ın kendi aleyhine oluşturduğu kazanılmış hak gözetilerek, 17 günlük kaçak tüketim ve 179 günlük ek normal tüketim süreleri üzerinden yapılan hesaplamanın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Bağlantı gücü;

Kaçak elektrik hesaplamasında kullanılan 38,06 kWh bağlantı gücü değerinin tespiti ve doğruluğu konusunda yapılan incelemede; öncelikle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44. maddesi kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değerlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında davacının sayacına müdahale etmeden önceki 09.05.2022 tarihine kadar olan dönem kayıtları mevcut olup, bu dönem ihtilafsız dönem olarak kabul edilebilir niteliktedir.

İşyerinin tesisat verileri incelendiğinde; metal enjeksiyon işi yapılan bir işyeri olduğu, bünyesinde enjeksiyon makinesi, soğutucu makine, çay kazanı, ısıtıcı ve aydınlatma tesisatı bulunduğu tespit edilmiştir. Proje ve abonelik sözleşmesinde belirlenen 38,06 kWh bağlantı gücünün, işyerinin cihaz parkuru ve işin niteliği ile uyumlu olduğu, sektör ortalamalarına da uygun düştüğü görülmektedir.

Bağlantı gücü değerinin doğruluğu, ihtilafsız dönem olan 09.05.2022 öncesi tüketim kayıtları ile de desteklenmektedir. Davacı tarafından bu değere yönelik teknik bir itiraz da ileri sürülmemiş olup, kurulu güç hesabı yapılmasına gerek görülmemiştir.

Tüm bu veriler ışığında; 38,06 kWh bağlantı gücü değerinin Yönetmeliğin 44/1 maddesi kapsamında doğru tespit edildiği, tesisat kapasitesi ve işyerinin niteliği ile uyumlu olduğu, tüketim geçmişi ile de doğrulandığı anlaşılmakla, kaçak elektrik hesaplamasında bu değerin esas alınmasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Birim fiyat ve tarife ;

Tahakkuk hesaplamasında kullanılan birim fiyat ve tarifelerin Yönetmeliğin 46. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre uygulanması gereken temel tarife; tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi olup, davacının sanayi tüketici grubunda yer aldığı görülmektedir. Yönetmelik gereği hesaplamada reaktif enerji bedeli ve trafo kayıpları dikkate alınmamıştır.

Kaçak döneme ilişkin tahakkuk hesabında (04.11.2022 - 21.11.2022 arası 17 gün için) 38,06 kW x 21 saat x 17 gün formülü üzerinden hesaplanan tüketim miktarına dönemin birim fiyatı ve 1,5 kat tarife artırımı uygulanmıştır. Ek normal dönem için ise (09.05.2022 - 04.11.2022 arası 179 gün) aynı formül üzerinden hesaplanan tüketim miktarına sadece dönemin normal tarifesi uygulanmıştır.

Mükerrer kaçak kontrolü yapıldığında, dosya kapsamında davacı hakkında daha önce kaçak elektrik tespiti bulunmadığı, bu nedenle Yönetmeliğin 46/3 maddesi uyarınca 2 kat tarife uygulanmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır.

Dönemsel birim fiyatlar yönünden yapılan incelemede; 09.05.2022 - 21.11.2022 tarihleri arasında EPDK tarafından onaylı tarife tablolarına göre her dönemin kendi birim fiyatı ile hesaplama yapıldığı, fiyat artışlarının doğru yansıtıldığı, 1,5 kat artırımın sadece 17 günlük kaçak döneme uygulandığı tespit edilmiştir.

Bu durumda, tahakkuk hesabında uygulanan birim fiyat ve tarifelerin Yönetmeliğin 46. maddesi hükümlerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Tüm bu açıklamalar doğrultusunda Davalı-birleşen davacı ... görevlilerince tüketici adına yapılan işlem sırasının mevzuata uygun olduğu, dava konusu tutanak, laboratuvar sonuçları, sayaç üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve tanık beyanları doğrultusunda davacının elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği 42.maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin sabit olduğu anlaşılmakla,

asıl davada kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen ... numaralı 446.008,13-TL'lik fatura ile ... numaralı 91.001,27-TL'lik iki adet fatura bedelinden davacının borçlu olmadığının ve kaçak elektrik kullanılmadığının tespiti talebinin reddine, birleşen davada toplam 540.177,76-TL alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

Davacı vekili icra inkar tazminatı talep etmiş ise de alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

1-Asıl Dava (.... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/ ... Esas) Davacı ... ...'ın açtığı menfi tespit davasının REDDİNE,

2-Birleşen itirazın iptali davası olan (.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı) Davacı ın itirazın iptali davasının KABULÜ ile,

537.009,40-TL Asıl alacak

2.685,05-TL temerrüt faizi

483,31-TL Faizin KDVsi

ve toplamda 540.177,76 TL ve işleyecek faiz oranına ve KDV'ye itirazlarının iptaline

-Likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3-Asıl dava yönünden;

a)Alınması gereken maktu 427,60-TL harcın, peşin alınan 9.170,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.743,18-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'a iadesine,

b)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 81.181,32-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı ... tarafına verilmesine,

c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

d)Menfi tespit davalarında 01.09.2024 tarihi itibari ile ara buluculuk dava şartı olmakla, dava tarihi(08/12/2022) itibari ile zorunlu ara buluculuk dava şartı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-Birleşen dava yönünden;

a)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 36.899,54-TL ilam harcından peşin alınan 6.524,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 30.375,54-TL ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,

b)Davacı ... tarafından yatırılan 6.524,00-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.793,85-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacı ... 'a verilmesine,

c)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 81.624,89-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ... tarafına verilmesine,

d)Davacı tarafından yapılan 2.954,00-TL yargılama gideri davalı ...'dan tahsili ile davacı ... tarafına verilmesine,

e)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalı ... ...'dan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verild.14/11/2024

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/822, K. 2024/754, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... Esas
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 20.07.2023
  6. Gereği Düşünüldü
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/822
Karar No
2024/754
Tarih
14 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/822 K.2024/975
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/822 K.2024/1986
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/822 K.2024/626
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/823 K.2024/1833
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/823 K.2024/1220
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/823 K.2024/1074

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.