KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/853 Esas
- Karar no
- 2025/29
- Dava
- Alacak (Sözleşmesel cezai şarttan kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/12/2022
Karar Metni
1.517 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Sözleşmesel cezai şarttan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkili ile davalı arasında 23.03.2020 tarihinde imzalanan Franchise Sözleşmesi'nin davalı tarafından 21.02.2022 tarihinde haksız yere feshedildiğini ve fesih ihbarnamesinin taraflarına ulaştığını, ihbarnamedeki fesih sebebi olarak ... markasının tecrübe eksikliği ve marka ürünlerinin piyasada benzerlerinin olması ve satılmaması sebebi ile pandemi nedeniyle öngörülemeyen ekonomik durgunluk baş edilemediğinin ileri sürüldüğünü, Franchise Sözleşmesi'nin pandemiden dolayı başlanan kapanmalardan sonra imzalandığı, bu durumunda davalının basiretli bir tacir davranması gerektiğini, haksız fesih nedeniyle Franchise Sözleşmesi'nin 9.5.
Cezai Şart Başlıklı 9.5.4. Maddesi gereğince; davacının 350.000,00-TL + KDV cezai şart bedelini ödemeyi kabul ettiğini, fesih halinde istenebilecek cezai şartın feshin gerçekleştiği tarihten itibaren ilk talep halinde ödemekle yükümlü olunacağını ve ilk talep ile feshi gerçekleştirenin temerrüde düşeceğini, davalının bu bedeli ödememesi üzerine ...
İcra Müdürlüğü'nün 2022/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, alacağın tespit edilmesini, davalının mal kaçırma ihtimali nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şimdilik 5.000,00-TL cezai şart alacaklarının tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle.
Davacının; dilekçesinden, delillerinden ve sözleşme içeriğinden anlaşılacağı üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak sözleşme incelendiğinde feshe ilişkin tüm şartların franchise veren adına düzenlendiğini, sözleşmenin kişilik haklarına ağır müdahale niteliği nedeniyle hükümsüz olarak addedilmesi gerektiğini, davacının Franchise Sözleşmesi'nin 4.1.3. maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
mucbir sebep hallerinden dolayı ortaya çıkan sonuçlar nedeniyle müvekkilinin basiretli bir tacir olarak hareket etmediği iddiasının gerçeği yansıtmayacağını, müvekkilinin işletmeyi ayakta tutmaya çalıştığını, bu hususta davacıya ürünlerin satılması için kahvelerin daha uygun fiyata satılması ve sözleşme şartların yumuşatılması taleplerinin reddedildiğini, bu sebeplerden ötürü; müvekkilinin zararınında pandemi koşullarında giderek artması ve franchise alanın franchise verenden alması gereken destek ve korumayı davacının ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin haklı feshinin gerçekleştiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 138.
Maddesi gereği müvekkilinin haklı fesih gerçekleştirdiğini, iddia ederek; davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
Mali Müşavir ve Sözleşme Hukukçusundan Oluşan Bilirkişi Heyetinin 26.01.2024 Tarihli Raporunda Özetle.
"Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2021-2022yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, ticari defterlerin delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2021-2022yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, ticari defterlerin delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirketin 2021-2022 yılı karşılaştırmalı Bilançosunun incelenmesi neticesinde davalı şirketin 2021 Yılı özkaynaklarının -554.716,39-TL, 2022 yılı özkaynaklarının -890.314,21-TL olduğu,
davalı şirketin borca batık durumda olduğu, cezai şartın kabulü halinde bu bedelin davalının ekonomik mahvına yol açacağı, protokolü imzalayan tarafın tacir olduğu düşünüldüğünde davalı taraf tacir olduğundan sözleşmenin imzalandığı sırada süren COVID 19 salgının ekonomik olarak etkilerinin neler olabileceğini ongorebilmesi gerektiği, cezai şartın ödenip ödenmemesi hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mali Müşavir ve Sözleşme Hukukçusundan Oluşan Bilirkişi Heyetinin 07.08.2024 Tarihli Raporunda Özetle.
"Kök rapordaki ilgili değerlendirmemizin aynı şekilde devam ettiğini, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2020-2021-2022 yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, ticari defterlerin delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı karşılaştırmalı Bilançosunun incelenmesi neticesinde davalı şirketin 2020 Yılı -255.214,20-TL,2021 Yılı özkaynaklarının -554.716,39-TL, 2022 yılı Özkaynaklarının -890.314,21 TL olduğu, davalı şirketin borca batık durumda olduğu,
cezaj sartın kabulü halinde bu bedelin davalının ekonomik malhıvına yol açacağı, davalı firmanın ana faaliyet konularında yaptığı faaliyetlerden kar elde edemediği, davalı şirketin davacı şirketten 2020-2021-2022 yılları boyunca mal aldığının ve ödemeler yaptığının yevmiye kayıtlarından anlaşıldığı, ancak davacı sirketin davalı şirkete mali destek, katkı ödemesi vs. harcamalarının yapıldığına dair kayıtlarına rastlanılmadığı, davalı şirket 18.03.2020 tarihinde kurulduğundan dolayı, firmanın pandemi öncesi bir ticari faali bulunmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekili 23.09.2024 Tarihli Bedel Artırım Dilekçesiyle, dava dilekçesi ile 5.000,00-TL olan taleplerini bilirkişi raporu ve rapora beyanları doğrultusunda alacak taleplerini 350.000,00 TL + KDV'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz olarak ödenmesi şeklinde ıslah etmiştir. Davacı vekili bu suretle dava dilekçesindeki tarafların iradesinin esas olduğu sözleşme akıbetine dayalı müphem talep sonucunu açıklamış ve netleştirmiştir.
DELİLLER
-Davacı tarafından sunulan Franchise Sözleşmesi -21.02.2022 tarihli Franchise Sözleşmesi Fesih Bildirimi -29.03.2022 tarihli Cevabi İhtarname -Bilirkişi raporları, -Tarafların beyan ve dilekçeleri, -Arabuluculuk son tutanağı, -Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari nitelikteki Franchise Sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık imzalanan franchise sözleşmesinin davalı yanca feshinin haklı sebebe dayalı olup olmadığı, salgın hastalığın ifa güçlüğü doğurup doğurmadığı, davalı nezdinde TBK 138 md şartları oluşup oluşmadığı ve bu kapsamda davacının cezai şart talep edip edemeyeceği ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz.
Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır.
Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. (Bkz.Tunçomağ Kenan.
Türk Borçlar Hukuku I.Cilt Genel Hükümler İstanbul 1976 Sh.853 vd.. Eren Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 5.Bası, Cilt 2 Sh.1169-1171. Kılıçoğlu M.Ahmet. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 4.Bası Sh.575-577. Reisoğlu Safa. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 12. Bası Sh. 362.)
Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.5.4 maddesine göre Franchise alanın sözleşmeyi süresi dolmadan önce feshetmesi halinde franchise verene 350.000,00 TL + KDV bedelinde cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Yasal ve sözleşmesel dayanakları açıklanan uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında franchise sözleşmesi imzalandığı, davacının franchise veren davalının ise franchise alan konumunda olduğu, sözleşme 23/03/2020 tarihli olup on yıllığına imza edildiği, 21/02/2022 tarihinde davalı yanca tek taraflı olarak feshedildiği sabittir. Davalı yan özetle pandemi koşulları ve davacının destek olmayışı gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetmiştir. Davacı yan ise zaten pandemi döneminde imza edilen sözleşme nedeniyle bu durumun fesih sebebi yapılamayacağını, sair sebeplerin ise yerinde olmadığını savunmuştur.
Davalının fesih ihtaratındaki pandemi nedeniyle kafelerin kapanmasına dair İçişleri Bakanlığı genelgesi 21/03/2020 tarihlidir. Sözleşme bu tarihten iki gün sonra imzalanmıştır.
Davalı, pandeminin ekonomik etkilerinin henüz o tarihlerde doğmadığını savunsa da basiretli ve öngörülü davranması gerektiği, ek rapor ile incelenen mali kayıtlarına göre satışlarının yıllara sari olarak artarak devam ettiği, kar zarar durumunun işletmesel bir mesele olup davacıyı bağlamadığı, davalının davacıdan destek görmediğine dair beklentilerinin somut olarak ileri sürülmeyip haklılığının ispatlanamadığı, davacı nezdinde sözleşmesel yükümlülüğün ihlali anlamına gelecek somut bir tespitin bulunmadığı, fesih öncesinde davacıya yapılan sözleşmesel bir ihtarın bulunmadığı,
sözleşmenin değişen şartlarına ve çekilmezliğine dair iddianın veya bunun feshe yeter derecede olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının sözleşmeyi haksız şekilde sona erdirdiği, süresinden önceki fesih ile cezai şartın belirlendiği sözleşme hükmünün davacı yararına sonuç doğuracağı anlaşılmıştır.
Davalının mevcut finansal durumu itibariyle borca batık vaziyette olduğu, cezai şartın indirim yapılmaksızın tahsilinin davalının ekonomik mahvına sebep olabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı da gözetildiğinde takdiren %75 oranında tenkisin (350.000,00 TL *75/100 tenkisi ile 87.500,00TL) hakkaniyetli olacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/853, K. 2025/29, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama