KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/864 Esas
- Karar no
- 2025/528
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/03/2018
Karar Metni
2.204 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle. Davacı şirket, yurt içinde yerli üreticiler arasında ... makinelerini en kaliteli şekilde üreten bir firma olup aynı zamanda yurt dışında 54 ülkeye bu makinelerin ihracatını gerçekleştiren ve Türkiye çapında hizmet veren ender şirketlerden biri olduğunu, davalı şirket ile 29.04.2015 tarihinde bir adet ...Eksen Köpük Kesme Makinesi...
Eksen farkı makineyi 19.000-USD+KDV bedelli ... nolu alım satım sözleşmesi imzalayarak satın aldığını, mezkur sözleşme gereği, satın alınan makine davalı tarafça davacı şirketin İstanbul/Esenyurt da bulunan fabrikasında... tarihli ... sayılı İrsaliye ile teslim alarak satış bedelinin %25 tekabül eden kısmını ödendiğini, mezkur sözleşmenin ödeme başlıklı kısmında 19.000 USD+KDV tutarın %25 kısmı peşin,%15'i 30 gün, %20 60 gün, %20 90 gün, %20 120 gün olmak üzere vadeli ödeme seçeneği uygulandığını, davalı şirket, vadeye bağlanan ödemeleri yapmadığını,
ödeme tarihlerin de sürekli aranarak ödeme yapmaları yönünde talepte bulunulmuş olmasına rağmen davalı taraf, ödeme için mehil talebinde bulunarak nakit sıkıntıları olduğunu ve kalan borca ilişkin çek vereceklerini beyan ederek işi sürüncemede bıraktıklarını, bu esnada satın alınan makineyi kullanarak üretim yapmaya devam ettiklerini, keza makinenin servis ihtiyacı taleplerine binaen davacı şirket tarafından garanti kapsamına giren hizmetler bedelsiz, garanti kapsamı dışında katan hizmetler bedeli mukabilinde olmak üzere bir çok defa servis hizmeti sağladığını, ancak gelinen aşama itibariyle ... tarih ... yevmiye numaralı ...
5.Noterliği aracılığı ile davalıya keşide ettiği ihtarname ile mezkur sözleşme konusu makine bedelinin cari hesaptan kaynaklı 10.740,87-USD bedelin en geç üç gün içerisinde ödenmesini talep ve ihtar ettiğini, Neticeten.
Davanın kabulü ile 10.740,87-USD alacağın sözleşme gereği davalı tarafın temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmili yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davalının davaya cevap vermek için süre uzatım talebinde bulunduğu ancak süresi içinde bir cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Mahkememizin iş bu dosyasi ile, Mahkememizin ... E. ... K.sayılı 11/01/2019 tarihli birleştirme kararı ile birleştirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen... Esas sayılı dosyasında davacı ...şirketi vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ... kesme makinalarının satışını yapan bir şirket olduğunu, taraflar arasından yapılan 29.04.2015 tarihinde ... numaralı sözleşme ile davacıdan tutarı 16.000-USD olan ...EKSEN köpük kesme makinesi ... makinası sipariş edildiğini, 10 gün içinde teslim edilmesi öngörülen bu makinanın yapımının uzayacağını ileri süren davalı satıcı şirket...
Eksen köpük kesme makinası ...Eksen farklı başka bir makinanın stoklarında hazır bulunduğunu ve bunun alınması halinde 4.000-USD 4. Eksen farklı için 1000-USD indirim yapılarak 19.000-USD bedelle bu makinayı derhal teslim etme vaadiyle satılan malı değiştirmek istediklerini, davacı alıcı şirket acil ihtiyaçları nedeniyle yapılan 1.000-USD eksen farklı indirimin de etkisiyle kabul etmek zorunda kaldığını, Makina geldikten sonra,
mevcut kurun sabitlendiği ve anlaşmanın TL cinsinden ilerleyeceği hatırlatılan davalı satıcı, ... tarihinde ... numaralı faturayla sözleşmedeki 19.000 USD, Türk Lirasına çevirerek 51.529,90 TL olarak o günkü kurdan, ileride sözleşme USD olarak yansıtılmaması için ... tarihli ve ... numaralı proforma fatura davacı alıcıya gönderildiğini, alıcının resmi ve mali kayıtlarında makina tutarı TL olarak işlendiğini, şifahi 4. Eksenin iadesiyle ilgili olarak 01.03.2018 tarihinde şifahi anlaşma gereği 10.84840 TL + KDV'den kesilerek e-mail yoluyla davacının onaylaması için gönderildiğini, davalı onay yapmak yerine dava açmayı tercih ettiğini,
birleştirilmesini talep ettiği ticaret davasını açtığını beyan etmiş, dilekçesinde geniş bir biçimde açıklamalara yer vererek sonuç olarak. Dava konusu makinanın halen kurulu olduğu yerde, tetkik ve çalıştırarak uygulamalı keşifle iadeyi zorunlu kılan kusurların ve anormal düşük randımanın ve bu nedenle pek kullanılmadığının tespitiyle, davalı karşı davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacı karşı davalı müvekkilin haklı davasının kabulü ile;
dava konusu makinanın imalattan veya montajdan veya satıcının hizmet ve ilgi kusurundan kaynaklanan nedenlerle satıcı davalıya iadesine, dava konusu ayıplı ticari satış nedeniyle davacı müvekkilinin davalı satıcı şirkete yaptığı 35.474 TL'nin ödendiği tarihlerdeki USD kuru korunarak davacıya iadesine, davacının satıcı davalıdan aldığı ayıplı mal ve hizmet nedeniyle meydana gelen 30.000-TL kusurlu üretim zararının davalı satıcıdan maddi tazminat olarak tahsiline karar verilerek,
satıcıya yapılan her ödemenin ödeme tarihlerinden ve 30.000-TL kusurlu üretimin olduğu tarihten itibaren veya ilk dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile her iki davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı satıcıya yükletilmesini talep etmişlerdir.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen ...Esas sayılı dosyasında davalı ...şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı-birleşen dava davacısı şirket,2015 yılında teslim aldığı alım satıma konu emtiaya ilişkin olarak, iş bu dava ile ileri sürdüğü malın ayıplı olduğu, zarar tazmini yönünde ki iddia ve talebi hukuki dayanaktan açıkça yoksun, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu beyan etmiş, dilekçesinde açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 24/12/2019 tarih ve .... Esas...Karar sayılı kararı ile; ''Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine'' karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 17/11/2022 tarih ve ... Esas sayılı, ...Karar sayılı ilamı ile, ''Birleşen dava dilekçesinin ekinde ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin olduğu ileri sürülen elektronik postalara dayanılmıştır.
Taraflar, teslim sonrası emtiada oluşan bir kısım arızaların davacı satıcı tarafından giderildiği konusunda mutabıktırlar. İlk derece mahkemesince yapılan incelemede, birleşen davada sunulan deliller değerlendirilmediği gibi, emtiada ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa ayıbın niteliği ve bu niteliğine göre süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı değerlendirilmemiştir.
Gerekçeli kararda, soyut olarak bilirkişi raporu içeriği tekrar edilerek, ayıp iddiasının desteklenmediği bildirilmiştir. Davalı vekilince bilirkişi raporuna yönelik itirazlar karşılanmadığı gibi, buna ilişkin bir gerekçe oluşturulmamış ve davalı vekilinin sağlık mazereti hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama bitirilmiştir.
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararının, birleşen davadaki davalının iddiaları yönünden HMK'nın 297.maddesinde belirlenen şekilde bir gerekçeli karar olduğundan söz edilemez.
İlk derece mahkemesince, birleşen davadaki ayıp iddiasının incelenerek, taraflar arasındaki yazışmalar ve servis formları dikkate alınarak, satılan emtiada üretimden kaynaklı bir ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp bulunması halinde TTK'nın 23. maddesi dikkate alınarak ayıbın niteliğine göre süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususları denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlenerek, davalının delilleri değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, deliller değerlendirilmeden ve birleşen davadaki iddia ve savunmalar gerekçeli kararda tartışılmadan karar verilmiş olması, usul yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan ve yeterli gerekçe yazılmadan karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.'' gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın Mahkememize iade edilerek dosyanın iş bu esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Asıl dava, satım sözlemesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili; birleşen dava ise satım sözleşmesinin ayıp nedeniyle feshi ile satılanan iadesi, ödenen satım bedeli ve ayıplı emtia teslimi nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılması gereken iş istinaf ilamı doğrultusunda; birleşen davadaki ayıp iddiasının incelenerek, taraflar arasındaki yazışmalar ve servis formları dikkate alınarak, satılan emtiada üretimden kaynaklı bir ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp bulunması halinde TTK'nın 23. maddesi dikkate alınarak ayıbın niteliğine göre süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususları denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edilmesidir.
Makine Mühendisi bilirkişi ... 02/05/2023 tarihli raporunda özetle; Dosya kapsamındaki belgeler göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonunda; dava konusu edilen makinanın ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerekeceği, makinanın çalışması sırasında sarsıntı ve benzeri aksaklıkların görülebilir olması sebebiyle, ayıbının makina çalıştığında fark edilebileceği göz önüne alındığında; bu açılardan makine ayıbının açık ayıp olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, üretim hızındaki ve kapasitesindeki olumsuzlukların sebebinin ise, makina çalışma tasarıma ilişkin olabileceği için gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi ...ve hukukçu bilirkişi ... 06/09/2023 tarihli ek raporunda özetle; Dosya kapsamındaki belgeler göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonunda dava konusu edilen makinanın ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerekeceği, makinanın çalışması sırasında sarsıntı ve benzeri aksaklıkların görülebilir olması sebebiyle, ayıbının makina çalıştığında fark edilebileceği göz önüne alındığında; bu açılardan makine ayıbının açık ayıp olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, üretim hızındaki ve kapasitesindeki olumsuzlukların sebebinin ise, makina çalışma tasarıma ilişkin olabileceği için gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi ...ve hukukçu bilirkişi ... 22/02/2025 tarihli ek raporunda özetle; Dava doyasına teknik yeni bilgi ve belge sunulmadığından, daha önceki vardığımız dava konusu makinenin ayıplı olduğuna dair teknik görüşümüz değişmemiş olup, dava konusu edilen makinanın ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerekeceği, makinanın çalışması sırasında sarsıntı ve benzeri aksaklıkların görülebilir olması sebebiyle, ayıbının makina çalıştığında fark edilebileceği göz önüne alındığında; bu açılardan makine ayıbının açık ayıp olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, üretim hızındaki ve kapasitesindeki olumsuzlukların sebebinin ise, makina çalışma tasarıma ilişkin olabileceği için gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında 29/04/2015 tarihli makine satış sözleşmesinin imzalandığı, asıl davada davacı tarafça satılan makine bedelinin bakiye 10.740,87 USD talep edildiği, mahkememizde birleşen davada ise satın alınan makinenin teknik şartlara ve tanıtım özelliklerine uymadığını, makineden randıman alınmadığından makine satım sözleşmesinin ayıp nedeniyle feshi ile satılanan iadesi, ödenen satım bedeli ve ayıplı emtia teslimi nedeniyle uğranılan zararların tahsilinin talep edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye konu makinenin ayıplı olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz.
Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda davaya konu makinede ayıp olup olmadığına ilişkin mahkememizce aldırılan bilirkişi kök raporunun birleşen davacı tarafça (makineyi satın alan) 31/03/2020 tarihli noter huzurunda yaptırılan teknik rapor esas alınarak düzenlendiği, anılan bu teknik raporun tek taraflı olarak düzenlendiği,
makinenin satın alınmasının üzerinden yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra düzenlendiği ve farklı bir makine ile sonuçların karşılaştırılması şeklinde düzenlendiği anlaşıldığından makinenin ayıplı olarak mı hatalı üretim yaptığı, yoksa kullanıcı hatası nedeniyle mi hatalı üretim yaptığına ilişkin değerlendirmenin bulunmadığından hükme esas alınmadığı, bilirkişi ek raporunda ise makinenin sarsıntı ve benzeri aksaklıkların açık ayıp kapsamında değerlendirileceği, bu durumun uzun süreli kullanım ve darbeye bağlı oluşabileceği, üretim hızı ve kapasitesindeki olumsuzların ise gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi ek raporunda dayanak noktasının makinenin satın alınmasından yaklaşık 5 yıl sonra noter huzurunda alınan teknik rapor esas alınarak düzenlendiği, makinenin kullanıma bağlı olarak 5 yıl içinde arıza oluşturabileceği tartışılıp değerlendirilmeden teknik raporun sonuçlarından hareketle düzenlenen bilirkişi ek raporu hükme esas alınmamıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında birleşen davada davaya konu makinenin ayıplı olduğunu ispat yükü üzerinde olan birleşen davacının makinenin üretiminden kaynaklı mı ayıplı olduğunu, kullanıma bağlı olarak mı ayıplı hale geldiğini ispat edemediği, birleşen davanın asıl davada satıcının bakiye alacak bedelini talep ettikten sonra ikame edildiği nazara alındığında davaya konu makinenin birleşen davalı tarafından satılmış olması nedeniyle makine üzerinde inceleme yapılamadığından birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava yönünden ise taraflar arasındaki sözleşmeye konu makinenin davalıya teslim edildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, davalı tarafın yaptığı ödemeler düşüldükten sonra davacının 7.293,65 USD alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 7.293,65 USD nin dava tarihinden itibaren 3095 SY nın 4/a md uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ... · E-imzalıdır e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/864, K. 2025/528, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama