KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/530 Esas
- Karar no
- 2025/53
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/08/2023
Karar Metni
1.654 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle. Müvekkili ile davalı arasında ticari alışverişler gerçekleştiğini, müvekkilinin işbu ticari ilişki çerçevesinde davalıya 184 adet E.N.D Ödev Sistemi hizmeti sağladığını, hizmete ilişkin faturalardan doğan toplamda 54.384,22-TL’lik borcunu ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2023/...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itiraz dilekçesinde somut itiraz sebebi ileri sürmediğini iddia ederek; itirazı iptali ile takibin devamını, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücret ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin dava konusu alacak ile ilgili borcu bulunmadığını, davalının sunduğu fatura kabul etmediklerini, dava dilekçesinde bahsedilen faturalara dayalı alacağa ilişkin olarak faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, davanın reddini, müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 54.384,22-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla 31.03.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 10.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11.04.2023 havale tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir Bilirkişinin 19.03.2024 Tarihli Raporunda Özetle. "Davacının, davalıdan ticari alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile ...
İcra Dairesi'nin 2023/... dosya numarası ile 31.03.2023 tarihinde 54.384,22.-TL asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için 54.384,22.-TL üzerinden huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, davacının 2022 yılı ticari kebir defteri tarafımıza ibraz edildiği, tutulması ve ibrazı zorunlu olan yevmiye ve envanter defteri tarafımıza edilmediği,
davacının ibraz edilen ticari defteri açılış tasdikleri yaptırıldığı mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemeye ait olduğu,
davacının ibraz edilen ticari defterlerine göre davaya konu olan 30.11.2022 tarih ... nolu ve 54.384,22-TL tutarlı fatura davacının kebir defterinde kasa hesabında kayıtlı olduğu yapılan incelemede 30.11.2022 tarih ... nolu ve 54.384,22-TL tutarlı fatura davacı şirketin kasa hesabına 30.11.2022 tarih ve ... nolu yevmiye nolu olarak ve nakit tahsil edilmiş olarak kayıt edildiği (kasa hesabının borç tarafına kayıt edildiği) tespit edildiği, davacı taraf inceleme sırasında flash bellek ekinde ticari defter ibraz etmiş olup ancak ticari defterler ait görüntüleme yapılamadığı,
flash bellek içinde e-defter görüntülemesi yapılmadığından davalı ticari defteri üzerinde inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, ...
Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacı tarafa ait 2022 yılı BS formlarında davalı taraf adına 3 belge (fatura karşılığında) 194.799,50-TL tutarlı bilgi verildiği, Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davalı tarafa ait 2022 yılı BA formlarında 3 belge (fatura karşılığında) 194.799,50-TL tutarlı bilgi verildiği, şu halde tarafların 2022 yılı BA/BS formların uyumlu olduğu tespit edildiği, davalının 30.11.2022 tarih ... nolu ve 54.384,22-TL tutarlı e-faturayı tebliğ aldığı ve faturaya yasal süresi içinde herhangi bir itiraz gelmediği,
davalı taraf davacı tarafından tanzim edilen faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediği gibi yasal süresi içinde faturada yazılı hizmetleri teslim almadığı yönünde herhangi bir itirazının olmadığı, ibraz edilen bilgi ve belgeler göre davacının 30.11.2022 tarih ... nolu ve 54.384,22-TL tutarlı e-faturayı peşin tahsil edilmiş şeklinde ticari defterine kayıt ettiği, bu nedenle ....İcra Dairesi'nin 2023/... dosya numarası davalı aleyhine yaptığı icra takibin ispata muhtaç olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişinin 10.08.2024 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Kök raporda ifade edilen görüş ve tespitlerin aynen devam ettiği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
-.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyası -Davacı tarafından sunulan alacağa ilişkin fatura sureti -Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formalarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formalarını içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi rapoları, -Tarafların beyan ve dilekçeleri, -Arabuluculuk son tutanağı, -Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı hizmet kapsamında doğan alacağa ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır.
Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir.
Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Somut olayda, faturanın davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığına dair bilirkişi incelemesi yapılmış; davacı taraf defterlerini sunmuş, davalı taraf ise defterlerini mazeretsiz şekilde sunmamıştır. Davacı defterlerine göre alacak kaydedildikten sonra peşin olarak tahsil edilmiş ve bu şekilde hesap kapatılmıştır. HMK 222/3 son cümlesine göre defter kayıtlarındaki lehe ve aleyhe kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Dolayısıyla davacının defterdeki kaydın aksine ödeme almadığını kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Bu aşamada davacının ispat yükü devam etmekle dava dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmış ve davalı şirket temsilcisi yemin eda etmek üzere davet edilmiştir.
Ancak davalı şirket temsilcisi yemini eda etmekten kaçınmasa da uyuşmazlığın esasını çözecek şekilde beyanda bulunmamış, diğer deyişle şirketin davacıya borcu olmadığına veya borcun karşılığının ödendiğine dair yemin etmemiş, sadece şirketteki işlemleri takip eden çalışanın eylemi olabileceğinden bahisle yemin teklif edilen hususta bilgisi bulunmadığına dair yemin etmiştir. Uyuşmazlığın esasına ilişkin mesele şirketin sözleşme ilişkisine yöneliktir.
Yemini eda etmek için davet edilen kişi şirket temsilcisi olup davalı tüzel kişi adına bu yönde irade beyanında bulunabilecek tek kişidir. Yönetici şirketin üst düzey yönetiminden sorumlu olup yönetim yetkisi devredilse dahi çalışanın seçimi, talimatı ve eylemlerini gözetmek zorundadır. Bunun yanında TBK 551 maddesi gereğince olağan işlemler kapsamında ticari temsilci veya vekilin eylemleri şirket için bağlayıcı olacaktır.
Dolayısıyla şirket çalışanının eyleminden haberdar olunmasa da bu işlemlerin şirketi bağlayacağı sabit olmakla birlikte şirket defter ve kayıtlarından işlem akıbeti hakkında bilgi edinip yemini usulünce eda edecek tek kişi de dinlenen temsilcidir. Yine iki defa verilen süre kapsamında defterlerin de mazeretsiz şekilde sunulmadığı, celp edilen Ba/Bs kayıtlarının uyumlu olduğu görülmüştür.
Netice olarak davacının yemine dayalı kesin delil ile kendi kaydının aksini ispat ettiği, yemini usulünce eda etmemenin sonuçlarına davalı şirketin katlanması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/530, K. 2025/53, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama