KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/620 Esas
- Karar no
- 2024/535
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2023
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 26/05/2022 günü, ... Mah. ... Cad. No: .../İstanbul adresinde davalı şirket ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait tesislerin hasara uğratıldığını, söz konusu hasar ile ilgili müvekkili şirket çalışanı ... Doğan ve ... tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, olaya ilişkin hasar keşif tutarı formu, kroki, fotoğraflar, günlük şantiye defteri, fatura ve malzemeler listesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, hasar sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğramış olduğunu, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Mah. ... Cad.
No: .../İstanbul adresindeki inşaat işlerini yürüttüğünü, müvekkili şirketin sadece kendisine ait çalışma alanında kazı işlemleri yaptığını, davacı şirketin hasara uğradığı iddia edilen kabloları, ilgili belediyeden kazı ruhsatı alıp yoldan geçirmesi gerekirken, mülk sahibi ile müvekkili şirketin haberi olmadan ve mülk sahibi ile herhangi bir anlaşma olmaksızın, haksız, izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirketin çalışma alanı olan özel mülkten geçirdiğini, dolayısıyla meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin şantiye çalışmalarının devam ederken,
davacı şirket yetkililerinin müvekkili şirketin çalışma alanı içerisindeki kablolarını düzeltme talebi üzerine müvekkili şirketin davacının çalışma yapmasına izin verdiğini, müvekkili şirketin uyarılarına rağmen davacı şirketin kabloları klips yardımı ile müvekkili şirketin korkuluklarını bağlamış ve bu şekilde bıraktığını, müvekkili şirketin elinden gelen tüm önlemleri aldığını, davacı tarafın ise sorumsuz ve hukuka aykırı davranarak iddia ettiği hasarların meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacı tarafından sunulan belgelerin hiçbirinde müvekkili şirketin kaşesi bulunmadığını,
davacı tarafın tüm belgelerini kendi beyanına ve isteğine göre tuttuğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
1-... ve ... na yazılan müzekkere cevapları, 2-Bilirkişi raporu,
Mahkememizin 09/09/2024 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ... ve ... 'ın dinlenildiği, ''Ben 2020 yılından beri davalı şirkette inşaat mühendisi olarak çalışırım, dava konusu olay ... ... ... yolunda meydana geldi, burası kentsel dönüşüm projesi kapsamında inşaatın tarafımızca üstlenilen bir konuttu, inşaat alanı etrafı çevrelenmiş vaziyettedir, bana göstermiş olduğunuz fotoğraflar inşaat alanını ve kablolar ile ... çalışanlarını göstermektedir, kablolar inşaat mahalinde yüzeye çıkınca ... gelip bunları toprak altına almak istediklerini söyledi, ancak buranın parsel içerisinde bulunduğunu,
kazı yapılmasına izin vermediğimizi bildirdik bunun üzerine kabloları tedbir amaçlı olarak şantiye sınırlarına çekmeye çalıştılar, biz kazı yaptığımızda bu kablolardan haberdar olmadığımız için zarar vermiş olabiliriz, ancak bu zarar ... görevlileri gelmeden önce yaşandı. 2 kere buraya gelmişlerdi. Bu olaydan uzunca bir süre sonra kaldırımda kabloları geçirdiler, tanıklık ücreti istemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Elektrik Mühendisi bilirkişinin 01/08/2024 tarihli raporunda özetle. Davacı ...
A.Ş. çalışanı tarafından düzenlenen hasar tespit tutanağı, altyapı kazı ruhsatı, tanık ifadeleri, dosya kapsamında yer alan Günlük Şantiye Defterleri, hasara ilişkin krokiler ve fotoğraflar doğrultusunda, dava konusu hasarın davalı şirket tarafından yapılan çalışmalar sırasında meydana geldiği ve hasar gören altyapı tesisinin davalıya ait mülk üzerinde yer almadığı kanaatine varıldığı, açıklanan sebeplerden davalı şirketin hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacının altyapı tesisatında hasara sebep olacak, ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği,
bu nedenle Davacı tarafa müterafik kusur izafe edilemeyeceği, davacının talep ettiği tutarlarının malzeme ve işçilik kalemlerinden oluştuğu, malzeme kalemlerinin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, emsal Yargıtay kararları uyarınca, dışarıdan özel olarak işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığına dair fatura sunulduğu görüldüğünden, Yargıtay’ın yukarıda zikredilen Emsal Kararında uyarınca işçilik bedellerinin de talep edebileceği, işçilik ve malzeme kalemleri toplamın 23.535,00 TL olduğu, davacı tarafça, hasar tutarı olan 23.535,00 TL tutarındaki alacak için hasar tarihi olan 26.05.2022 itibaren başlayan T.C.
Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan talep edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kusurlu bir davranış ile bir başkasına zarar veren bu davranışın sonuçlarından, ortaya çıkan zaradan sorumlu olacaktır.
Davalı, inşaat yaparken ortaya çıkan davacı kablolarının koparıldığı, zarar gördüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kablolara verilen zarardan kimin sorumlu olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Davalı, kabloların özel mülkte olduğunu, habersizce döşendiğini ve usule uygun döşenmediğini, kazı izni alınarak hareket edildiğini, ortaya çıkan zarardan sorumlu olmadığını savunmaktadır. Davacı ise bu savunmayı kabul etmemektedir.
Taraflarca sunulan fotoğraflar bulunsa da yargılamanın devam ettiği süreçte değişen durum ve geçen zaman karşısında hangisinin gerçeği yansıttığının tespit edilmesi mümkün olmamıştır. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir.
Davacıya ait kabloların davalı inşaatındaki kazı sonucu zarar gördüğü sabittir. Kabloların zarar görmesi davalının 21/02/2022 tarihli kazı izni başvurusundan sonra ortaya çıkmıştır.
Dolayısıyla bilirkişinin tespit ettiği şekilde kabloların, kaldırımın bulunduğu yol kenarında ortaya çıktığı, davacıya ait alt yapı ve kabin tesisinin de kaldırımda olduğu, izin aşamasından önce özel mülk içerisinde yapılan kazıda bir sorun çıkmayıp izinli kazıdan sonra uyuşmazlığın ortaya çıktığı, verilen kazı izninde de alt yapı tesislerine zarar verilmemesinin davalıya ihtar edildiği, dolayısıyla davacının kazı izni kapsamında görüş bildirmemesinin önem arz etmediği, kazı yapılırken gerekli özen gösterilmediğinden zararın doğduğu, davacının talep ettiği tazminatın bilirkişi raporundaki tespitlerle de uyumlu olduğu,
temerrüdün haksız fiil tarihinde doğduğu, raporun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/620, K. 2024/535, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama