KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/550 Esas
- Karar no
- 2025/303
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 28/08/2024
Karar Metni
2.188 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle. Davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 12/06/2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "... Mahallesi ... Sk.
No:... ..." adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirkete ait yer altı tesisine zarar verildiğinin tespit edildiğini, Davalı/borçlu tarafça hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 2.680,81-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderilmiş olduğunu, Davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini,
Borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın S/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş;
görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle. Müvekkili İdare ilgili birimleriyle yapılan yazışmalar neticesinde dava konusu adreste 12.06.2023 tarihinde 2021 yılı .... Bölge İçme suyu Ve Atıksu Yapım Bakım Onarım işi kapsamında iki baca arası kazı çalışmasının ... ... A.Ş.- ... ...
A.Ş. ortaklığı tarafından yapıldığının tespit edildiğini, bahse konu hasarın meydana gelmesinde müvekkili idarenin kusur ve sorumluluğu bulunmayıp, yönetmelik hükümlerine uyulmadan kablo döşenmiş olması nedeniyle davacı tarafın kusurlu ve sorumlu olduğunu, Dava konusu hasara idarenin yüklenici firma çalışmaları neticesi zarar verildiği ispat olunursa. Müvekkili İdare ile yüklenici firmalar arasında yapılan ihale sözleşmesinin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25/4 maddesinde.
“Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılmaması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de 15 (on beş) yıl süreyle müteselsilen sorumlu olduğunu, Yüklenici veya alt yüklenicilerin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğünün de yükleniciye ait olduğunu,
her ne kadar davacı altyapı ve üst yapı tesislerine zarar verildiğini belirtse de, davacının altyapı tesislerinin yönetmelik ve diğer yasal mevzuata, izin ve ruhsatlara uygun şekilde yapılıp yapılmadığı araştırılması gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, gerçek hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, davacı şirketin talep ettiği eşik kesinti süresi aşım bedeli ve dağıtım bedeli tutarlarını talep edemeyeceğini, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle.
Davanın usulden reddine talebinin kabul görmemesi halinde haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İhbar olunan ... Pet. Harf. İnş. Nak. Tem. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş. Vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle.
Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, müvekkili şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar bulunmadığını, Müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini,
Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini,
davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, Kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ...
Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...'un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, davacı ... firmasının kendi görevi olan Menhol yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen bedel fahiş olduğunu,
davacı şirketin, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkili idareden talep edemeyeceğini, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini belgelerle kanıtlaması gerektiğini, dosyada bu konuda hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle.
Müvekkilinin ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 2.422,32-TL asıl alacak 258,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.680,81-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 03/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 28/11/2023 tarihinde alıcısı tarafından açıldığı, borçlunun 30/11/2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 23/02/2025 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle. Davacı şirket tarafından sunulmuş olan “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, Kazı Ruhsatı ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde.
Davalı ... veya Yüklenici firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı ... A.Ş.'nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, çalışmanın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı görüldüğünden, davalı ... ve yüklenici firmanın meydana gelen hasarlarda kusurlu olduğu, dosya münderecatındaki belgelerden.
Davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı somut bir durumun tespit edilemediği bu nedenle Davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, davacının takip dosyaları ile davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde.
Malzeme Bedeli, Montaj Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, Emsal Yargıtay kararlarında; özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından Montaj, Personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği,
(4.Hukuk Dairesi 2015/10383 Esas2015/12692 Karar, 4.Hukuk Dairesi 2018/1089 Esas. 2018/5527 Karar) Dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, Davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilecek olan tutarın 267,16 TL Asıl Alacak,
29,04 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 296,20 TL alacak talep edebileceği, Mahkememizin takdiri, Davacının, Davalılardan hasar bedeli olarak Malzeme, Montaj, kalemlerinin toplamı ve bu hasar bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedelini talep edebileceği yönünde olması durumunda. 2.361,05 TL Asıl alacak, 256,61 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 2.617,66 TL talep edilebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı TMK'nın “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas -2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas- 2015/12692 karar nolu başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür.
Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği " belirtilmiştir.
Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir.
Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir.
Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, dava dışı ... adlı şirket ile götürü şekilde düzenlenen bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda da hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair bir iddia veya ispat bulunmadığı, sözleşme gereğince aylık ve sabit bir ödemenin belirlendiği, davaya konu kazı için dava dışı hasarı gideren şirkete sözleşme gereği sabit olarak her ay ödenecek bedel dışında haricen bir bedel ödenmeyeceği, bu nedenle personel ve araç giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olmadığı,
yine davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda bahsi geçen gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında ise davacı tarafça abonelerine ödeme yapıldığını gösterir delil ibraz edilmediği gibi davacı şirketin orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar,
alçak gerilimde bildirimsiz kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkına sahip olup dava
konusu arıza için bu süreler dahilinde çalışma yapıldığı, bahse konu arıza için davacı şirketin eşik kesinti süre aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca tespit edilen malzeme bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı alt işvereni aracılığıyla icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, haksız fiile dayalı alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/550, K. 2025/303, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama