KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/658 Esas
- Karar no
- 2026/325
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.399 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirkete ait ... plakalı araç davalı firmanın bakım ve işletmesinden sorumlu olduğu yol üzerinde 28.06.2024 tarihinde ... mevkisinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı bölgedeki görev yapan kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilmiş olup, yolun bakım ve işletmesinden sorumu davalı firmanın kusurlu olduğu açık bir şekilde belirlendiğini, işbu nedenle, davacı şirkete ait araçta oluşan zararların tazmin edilmesi için davalı firmaya karşı dava açma zarureti hasıl olduğunu,
somut olaya konu trafik kazası ile ilgili olarak olay yerinde çekilen ekteki resimlerde davacı şirkete ait araçta oluşan zararlar aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın kabulü ile davacı şirket ... Dan. Oto. Tur. Ve Tic. Ltd.
Şti.'ne ait ... plakalı araçta meydana gelen ve mahkeme tarafından yapılacak yargılama neticesinde alınacak bilirkişi raporuna ıslah edilmek üzere şimdilik kısmi 100,00 TL hasar onarım zararı ile yine bilirkişi raporuna göre yapılacak tespite artırılmak üzere belirsiz alacak olarak 100,00 TL değer kaybı ve aracın onarım süresince kullanılamamasından dolayı uğranılan belirsiz alacak olarak 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli zararlarının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan davalı yan tarafından, kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tazmin edilmesini,
yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; dava konusu zararlandırıcı vakıanın meydana geldiği otoyolda davalı şirket gerekli tüm önlemleri almakta, üzerine düşen yükümlülükleri titizlikle yerine getirdiğini, nitekim davacı zararını ve davalı şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu, kaza tespit tutanağı davalı şirketin yokluğunda hatalı ve eksik şekilde düzenlenmiş olduğundan delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas alınması mümkün olmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davacının iddia ettiği zarar ile davalı şirketin faaliyeti arasında nedensellik bağı kurulamayacağını,
davacı tarafın hasar iddiasının ve işbu değerin tazminine ilişkin taleplerinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia olunan kazaya istinaden davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte talep edilen bedeller haksız ve fahiş olduğunu, davacı taraf, davalı şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu, davaya konu aracın kaza tarihi olan 28.06.2024 tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla;
haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinin 16.05.2025 tarihli raporunda özetle; Nihai değerlendirme ve takdir yetkisi sayın mahkemeye ait olmak üzere;
Davalı şirketin işlettiği otoyol üzerinde, başka bir araçtan düştüğü anlaşılan bir
çadırın uzun süre fark edilmeden veya zamanında kaldırılmadan yolda kalması sonucu
meydana gelen kazada; Yolun bakım ve gözetimi görevini yerine getirmediği,
Yabancı bir cisim nedeniyle oluşan tehlikenin bertaraf edilmemiş olduğu,
Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda TBK m. 49 ve
Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda TBK m. 49 ve
TK m. 13 hükümleri uyarınca yolun işletmecisinin sorumluluğu bulunduğu
değerlendirilerek ;
Değer Kaybı Yönünden :
Muadil Hasarlı Araç Rayiç Ortalaması : 845.000 + 839.000 /2 = 842.500 TL;
Hasarsız Araç Rayiç Ortalaması : 861.500 + 875.000 /2 = 868.250-TL; Değer Kaybı Oranı
: 868.250- 842.500 = 19.750 / 868.250 = % 3 ; Değer kaybı oranı kaza tarihindeki rayice
yansıtıldığında 764.079 /100 X 3 = 22.922 -TL değer kaybı olacağı,
Mahrumiyet Bedeli Yönünden :
Araçtan mahrum kalınan 5 günlük süre içerisindeki mahrumiyet bedelinin günlük
850-TL üzerinden 5 Gün X 850-TL = 4.250-TL olacağı, bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 16.08.2025 tarihli ek raporunda özetle; Nihai değerlendirme ve takdir yetkisi sayın mahkemeye ait olmak üzere, kök
rapordaki hukuki ve teknik tespitlerde taraf itirazları çerçevesinde ek bir değişiklik
gerektirecek yeni veri bulunmadığı, mevcut hesaplamaların somut veriye ve mevzuata
uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Böylece kök raporun sonuç kısmı doğrultusunda; Davalı şirketin işlettiği otoyol üzerinde, başka bir araçtan düştüğü anlaşılan bir
çadırın uzun süre fark edilmeden veya zamanında kaldırılmadan yolda kalması sonucu
meydana gelen kazada ;
Yolun bakım ve gözetimi görevini yerine getirmediği,
Yabancı bir cisim nedeniyle oluşan tehlikenin bertaraf edilmemiş olduğu,
Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda TBK m. 49 ve
KTK m. 13 hükümleri uyarınca yolun işletmecisinin sorumluluğu bulunduğu
değerlendirilerek ;
Değer Kaybı Yönünden :
Muadil Hasarlı Araç Rayiç Ortalaması : 845.000 + 839.000 /2 = 842.500 TL;
Hasarsız Araç Rayiç Ortalaması : 861.500 + 875.000 /2 = 868.250-TL; Değer Kaybı Oranı
: 868.250- 842.500 = 19.750 / 868.250 = % 3 ; Değer kaybı oranı kaza tarihindeki rayice
yansıtıldığında 764.079 /100 X 3 = 22.922 -TL değer kaybı olacağı,
Mahrumiyet Bedeli Yönünden :
Araçtan mahrum kalınan 5 günlük süre içerisindeki mahrumiyet bedelinin günlük
850-TL üzerinden 5 Gün X 850-TL = 4.250-TL olacağı,
bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 18/02/2026 tarihli ıslah ve talep artırım dilekçesinde özetle; somut olaya konu trafik kazasının meydana gelmesi neticesinde davacı şirkete ait araçta oluşan hasar onarım zararının 76.027,75 TL, değer kaybı zararının 22.922,00 TL, araç mahrumiyet bedeli zararının 4.250,00 TL olduğu tespit edildiğini, eldeki dava kapsamında kök ve ek bilirkişi raporlarına uygun olarak kısmi alacak olan talep edilen bakiye hasar onarım zararı talebini 76.027,75 TL tutarına ıslah ettiğini, ayrıca belirsiz alacak olarak talep edilen değer kaybı zararı talebini 22.922,00 TL,
araç mahrumiyet bedeli zararı talebini 4.250,00 TL tutarına artırmakta olduğunu, söz konusu bedellerin ıslah ve talep artırım talebi doğrultusunda davalı yan tarafından kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tazmin edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; davacı adına kayıtlı aracın, davalının işletme ve sorumluluğunda bulunan otoyolda seyir hâlindeyken yol üzerinde bulunan çadıra çarpması neticesinde araçta meydana gelen hasardan davalı otoyol işletmecisinin sorumlu olup olmadığı, meydana gelen zarar ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda davacının talep edebileceği maddi zarar miktarının tespiti hususlarına ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 13. maddesi gereğince ise karayolunun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu kuruluşların yol güvenliğini sağlamak, trafik akışını tehlikeye düşürecek unsurları ortadan kaldırmak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da, karayolu üzerinde trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek yabancı cisimlerin gerekli süre içerisinde kaldırılmaması hâlinde yolun işletme ve bakımından sorumlu kuruluşların meydana gelen zarardan sorumlu tutulacağı kabul edilmektedir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; davalı şirketin işlettiği otoyol üzerinde başka bir araçtan düştüğü değerlendirilen çadırın belirli bir süre yol üzerinde kaldığı, davalı işletme tarafından gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediği, yol üzerinde bulunan yabancı cismin trafik güvenliği açısından tehlike oluşturduğu ve kazanın meydana gelmesinde davalı işletmenin kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından ayrıca davacıya ait araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin 76.027,75 TL, araç değer kaybının 22.922,00 TL ve araç mahrumiyet bedelinin 4.250,00 TL olduğu hesaplanmıştır.
Mahkememizce, bilirkişi raporlarının dosya kapsamındaki deliller, kaza tespit tutanakları ve taraf beyanları ile uyumlu olduğu, teknik inceleme ve hesaplamaların denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği, taraf itirazlarını karşılar nitelikte bulunduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda davalı şirketin otoyol işletmecisi sıfatıyla yolun bakım ve güvenliğini sağlama yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, meydana gelen zarar ile davalının kusurlu davranışı arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile 76.027,75 TL hasar bedeli, 22.922,00 TL değer kaybı bedeli ve 4.250,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 103.199,75 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 28/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim .... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/658, K. 2026/325, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama