KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Esas no
- 2024/756 Esas
- Karar no
- 2025/208
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/11/2024
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle. Müvekkili Şirket, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www...com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin www...com internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığı ile ödendiğini, davalı ... ile Müvekkili Şirket arasında belirsiz süreli “...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, davalıya ait Firma, Müvekkili Şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatıldığını, Müvekkili Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle;
herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 39.599,62 -TL cari hesabına kaydedildiğini, arz ve izah olunan sebeplerle ve Sayın Mahkemeniz tarafından re’sen göz önüne alınacak nedenlerle.
Davalı tarafından T.C. .... İcra Dairesi ... E. Sayılı sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı asilin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Alacaklı görünen tarafa borcunun olmadığını, herhangi bir ürün veya hizmet almadığını, kötü niyetli açılan icra takibine itiraz ettiğini, cari hesap extralarında da 40 bin tl lik alışverişi olmadığını, herhangi bir ürün satış faturası da olmadığını, bu nedenle, açılan lcra ... icra ... e, dosyasına, yetkiye ve davaya , borca, ödeme ernrine, faiz oranına ve işlemiş faize, tüm ferilerine açıkçasüresinde icra dairesinden itiraz ettiğini, haksız açılan bu davaya da hem yetkiye hemde alacağa açıkca itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle haksız mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 39.599,62-TL asıl alacak 8.520,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.119,62-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/02/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, ürün iadeleri, fatura, hizmet bedeli, kargo vs alacak istemlerinden kaynaklandığı, bu davanın ticari bir dava niteliği taşımadığı, 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında davalının tacir kaydının bulunmadığı,
ticaret sicili cevabi yazısında da davalının 14/08/2023 mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle terk kaydının olduğu tespit edildiğinden TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/756, K. 2025/208, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama