KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/161 Esas
- Karar no
- 2025/467
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/03/2025
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle. Müvekkili görevlilerinin 10/05/2023 tarihinde "... Mah. ...Sok.
No:1 C ..." adresindeki ticarethanede (otel işletmesi) yapılan kontrollerde sözleşmesiz kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi tüketimi yapıldığının tespit edildiğini, bu kullanımının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğ'inin 42/1(a) maddesine aykırı olduğunu, bu nedenle davalı adına H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve 177.899,61-TL kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, bu faturanın ödenmemesi üzerine davalı adına icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu,
diğer yandan davalı adına daha önce de H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, ilgili yönetmelik gereğinde mükerrer tutanak nedeniyle ceza katsayının 2 olduğunu, son olarak müvekkilinin alacağının tehlikeye girmemesi adına ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu iddia ederek; davanın ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, ....
İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle.
Dava konusu tutanakta adının geçtiğini ancak tutanak tarihinde adresteki işletmeyi işletmediğini, tutanak tarihinde binanın metruk olduğunu ve yabancıların kullandığını, bu hususta faturaların mevcut olduğunu, 2024 Ocak faturasının ... adına kayıtlı olduğunu, 15/05/2023 tarihinde vergi dairesine giderek adresi işletmek istediğini belirttiğini ve o tarihten itibaren taşınmazla ilgilenmeye başladığını, tutanak anında adreste bulunmadığını, ayrıca kira sözleşmesinde de taşınmazın tutanak tarihinden sonra kullanımına geçtiğinin anlaşıldığını,
tutanak adresinin bulunduğu muhitte ailesinin işlettiği birden fazla otel işletmesinin bulunması ve daha önce abisine ait iş yeri faturasının kendisi adına ait olması nedeniyle adının bu tutanakta da geçirildiğini, son olarak 15/05/2025 tarihinde taşınmazı teslim aldıktan sonra elektrik tesisatını kontrol ettiğinde kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
İhtiyati Haciz, davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilem dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep ettiği, Mahkememizin 05/03/2025 tarihli ara kararı ile talebin reddine karar verildiği, davacı vekilinin 19/03/2025 havale tarihli dilekçesi ile Mahkememizin 05/03/2025 tarihli ihtiyati haciz ret ara kararından rücu edilmesi amacıyla istinaf başvurusunda bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin; 17/04/2025 tarih, 2025/955 Esas ve 2025/1020 Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kapsamında ortaya çıkan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden gelen müzekkere cevaplarında davalının; gerçek kişi ticari işletme
kaydının bulunmadığı, esnaf işletmesi düzeyini aşan gelirinin bulunmadığı, dolayısıyla tacir sıfatını haiz olmadığı, bu haliyle davanın nısbi ticari dava olmadığı, sözleşmesel alacağa dayalı davanın niteliği itibariyle de mutlak ticari davaya vücut vermediği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/161, K. 2025/467, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama