KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/706 Esas
- Karar no
- 2025/693
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/11/2022
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket stadyumlar başta olmak üzere spor alanlarında bulunan çim sahaların inşaat, tesis, kurulum ve bakımlarına yönelik faaliyet gösterdiğini, Davalı şirket tasarrufunda olan stadyumun 2014 yılında başlayan yenilenmesi kapsamında tesis edilen yeni çim sahanın davacı şirket tarafından yapıldığını, inşa edilen sahanın ve davalının tasarrufundaki antrenman tesislerinde bulunan diğer sahalarının, her gün aralıksız sürdürülmesi gereken bakım ve gözetim hizmeti de 2015 yılından itibaren davacı şirket tarafından yürütülmeye başlandığını,
Davalının tasarrufunda bulunan stadyum ve tesislerde bulunan sahalara verilen bu bakım hizmeti; aylık ücret karşılığında tesis edilen ve ücretin her yıl artırıldığı, 2015 tarihli sözleşmeyle başladığını, 01.03.2019 tarihinde imzalanan 5 yıl süreli ikinci sözleşmeyle devam ettiğini, normal süresi 2024 yılında bitecek olan bu 2.sözleşme;
müvekkili şirketin, davalı şirkete bedelsiz olarak bir kısım makine temin ve teslim etmesi karşılığında 31.05.2026 tarihine dek ek protokol yoluyla uzatıldığını, yapılan ek protokol ve bu ek protokol hükmünü tadil eden iki numaralı ek protokol sonucunda, 100.000,00 Euro değerinde makinenin bedelsiz olarak davalı tarafa teslimi, sözleşmenin müvekkil şirketten kaynaklanmayan bir sebeple uzatılan süreden önce feshi halinde tazminat ödenmesi kararlaştırıldığını, tazminatın hesabına esas bedel, 50.000,00 Euro olarak belirlendiğini,
Bu bedelin 60 aya bölünmesi ve feshin yapıldığı aydan başlanmak üzere sözleşmenin kalan ay sayısıyla çarpılmasıyla elde edilecek tutarın tazminat olarak ödeneceği kararlaştırıldığını, taraflar arasında yürürlükte olan ve süresi 2026 yılına dek uzatılan 01.03.2019 tarihli sözleşmede, önceki sözleşmelerde olduğu gibi; aylık bakım ücretlerinin, her yıl Mart ayında, tefe ve üfe oranlarının ortalamasına göre artırılacağı yazılı olup davalı şirket tarafından keşide edilen 15.04.2022 tarihli ihtarnameyle.
Mart ayı hizmet için Nisan ayında düzenlenen bu faturalara itiraz edildiğini, Davalı şirketin itirazına uygun olarak Şubat ayı verilerine göre hesap yapılabileceğini beyan edilen ihtarnameye bir cevap gelmemiş, fark faturası da düzenlenmemiş olduğunu, Mart ayı faturalarına itiraza yönelik cevaba karşı bir cevap gelmeden, tamamlanan Nisan ayı hizmetleri için düzenlenen faturalar, Şubat ayı verilerine göre hesaplanan ücret üzerinden düzenlendiğini, düzenlenen bu 2.ay faturalarında davalı şirketin arzu ettiği Şubat ayı verilerine göre artırılan fiyata göre ücretlendirme yapıldığını, davalı şirket, Nisan ayı faturalarına da itiraz ettiğini,
İtiraz gerekçesinde tüm sözleşme bedelinin ekonomik koşullar dairesinde pazarlık suretiyle yeniden belirlenmeye muhtaç olduğunu ileri sürmüş ve başka bir beyan öne sürmeden fatura bedellerini kabul etmediğini beyan ettiğini, protokol ve ek protokol uyarınca kararlaştırılan, fesih beyanında talep edilmesine rağmen ödenmeyen tazminatın tahsiline ilişkin .... İcra Dairesi'nin 2022/...
Esas sayılı takibe yönelik itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına, davalı şirketin meydana getirdiği ihtilaf, ihtilafın içeriği ve takibe yönelik itirazlarının muhteviyatına göre yargılamaya muhtaç herhangi bir gerçek hukuki ihtilaf içermeyen itiraz sebebiyle davalı tarafın, müvekkili şirkete % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine,yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında süregelmekte olan hizmet ilişkisinin temelleri, 2022 Mart ayı ile başlamış olan dönem için davalı şirket tarafından ödenecek hizmet bedelinin tespitinde yaşanan uyuşmazlık sebebiyle bozulmaya başlamış ve nihayetinde davacı tarafından tek taraflı olarak sona erdirildiğini, bilindiği üzere, son yıllarda tüm dünyada ülke ekonomilerini sarsan yüksek enflasyon trendi ve döviz kurlarında yaşanan öngörülemez artışlar sebebiyle ödeme ve değerleme dengeleri kamu otoriteleri nezdinde de mücbir sebep olarak adlandırılacak düzeyde bozulduğunu,
inkarı mümkün olmayan bu olumsuz ekonomik buhran içerisinde davacı şirket, 2022 Mart ayı ile başlayan dönem için kabulü mümkün olmayacak miktarda artış uygulayarak fahiş bir hizmet bedeli talep eden faturayı düzenleyerek müvekkili şirkete tebliğ etmişse de; müvekkil şirket tarafından işbu faturalara itiraz edilerek hizmet bedelinin yeniden belirlemeye muhtaç olduğu açıkça belirtildiğini, bu süreçte taraflar arasındaki görüşmeler mutat olduğu şekilde sözlü ve şifahi olarak devam etmişse de, taraflar arasında bir mutabakata varılamamış;
davacı tarafından mücbir sebep ve ekonomik öngörülemezlik görmezden gelinmiş, hizmet bedelinin yeniden belirlemeye muhtaç olduğu inkar edildiğini, davacı taraf düzenlemiş olduğu fesih ihtarnamesi sonrasında ihtarnamenin tebliğini dahi beklemeden ilgili tesislerdeki menkullerini tahliye etmiş, maç ve antrenmanların başlamasından bir hafta evvel yapılan bu fesih ile müvekkili şirketi çok zor durumda bıraktığını, davacının bu beyanları taraflar arasındaki durumu olduğundan kötü gösterme ve feshi haklı çıkarmayı amaçladığını,
davacının herhangi bir önalım veya öncelik hakkı bulunmayan bir konuda; tüm usullere uygun şekilde gerçekleştirilen ihaleyi, feshe yönelik tutum ve bunun devamı olarak anlatılmaya çalışması kabul edilemez bir yaklaşım olduğunu, görülmekte olan davanın, fesihten kaynaklı sözleşmeden doğan tazminat talebinden ibaret olduğu, fesihten sonraki döneme yönelik talebi bulunmadığı ve davanın da itirazın iptali davası olduğu dikkate alınarak; bu belgelerin davacı tarafın talepleri ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davanın reddine, davacının haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi başlatması sebebiyle müvekkil şirket lehine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, sözleşmenin haklı olarak feshedilip edilmediği, ek protokolün 3.2. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı temelinde takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup istinaf aşamasında davadan feragat edildiğinden İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2023/1944 Esas 2025/960 Karar sayılı kararı ile geri çevrilerek Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
Geri çevirme üzerine Mahkememizce yeni esas alınarak yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Davacı vekili Uyap üzerinden İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi'ne sunduğu göndermiş olduğu, 03/09/2025 tarihli dilekçesiyle, açmış olduğu davasından istinaf aşamasındayken feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğini bildirmiştir.
Davalı vekilinin Uyap üzerinden İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi'ne sunduğu 03/09/2025 tarihli dilekçesi ile davacının feragat etmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiştir.
Davadan feragat H.M.K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
H.M.K.'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, öninceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği görülmüştür.
Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/706, K. 2025/693, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama