KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/734 Esas
- Karar no
- 2025/715
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2025
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkilin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'in sürücüsü davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın 24.07.2024 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle oluşan maddi hasar nedeni ile müvekkiline ait aracın serviste onarım gördüğünü ve bu süreçte kullanılamadığını, söz konusu aracın mahrumiyet alacağının belirgin hale gelmesini müteakip arttırım hakkının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunduklarını, işbu davanın HMK madde 16 haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu,
hükmü gereği müvekkil şirketin muamele merkezi Fatih/İSTANBUL adresi olduğundan İstanbul Asliye Ticaret mahkemelerinde ikame edileceğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; belirsiz alacak davası niteliğindeki işbu davasında, alacağının belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakkının saklı kalması kaydıyla, şimdilik, kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet bedeli alacağının şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tazminine, delil listesinde belirttikleri ve celbini talep ettikleri delillerin usul ekonomisi de gözetilerek,
tensiben celbine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davanın değer kaybı alacağına ilişkin olması nedeniyle mutlak ticari davalardan olmadığı, sigorta hukukundan da kaynaklanmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, davalıların tacir olduğuna ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığı anlaşıldığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/734, K. 2025/715, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama