İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/97 K.2026/297

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/97Karar2026/297Tarih1 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.166 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
1 Nisan 2026
Esas no
2025/97 Esas
Karar no
2026/297
Dava
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Dava tarihi
10/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.166 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalı tarafından davacılar aleyhine ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup tarafımızca davacıların davalıya borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz edilmiş ve icra takibi durdurulduğunu, ... İcra Dairesinin 2024/...

Esas sayılı dosyasının takip talebinden de görüleceği üzere, 155.600,00 TL Partnerliğini yaptığınız şirketlerin zararından doğan rücuen tazminat alacağı (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) yazılmaktadır.

Kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davalı taraf ile davacılar arasında hiçbir şekilde yazılı ya da sözlü bir sözleşme bulunmamasına rağmen davacılar aleyhine hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını, davalının icra takibi ile talep ettiği miktarı hangi hukuki belgeye dayanarak talep ettiği tarafınca anlaşılmadığını, bunun yanında Takip Talebinin açıklama kısmında her ne kadar ; '' Partnerliğini yaptığınız şirketlerin zararından doğan rücuen tazminat alacağı'' şeklinde bir açıklama mevcut ise de, davalının partnerlikten kastının ne olduğu,

partnerlikten kasıt davacı firmanın danışmanlık yaptığı firmalar ise bu firmaların zararının nasıl tespit edildiği ve davacılar ile illiyet bağının ne olduğu, davacı firmanın danışmanlık yaptığı firmaların zararlarının davalı tarafından neden talep edildiği, tarafımıza neden rücu edildiği gibi birden fazla soru ile karşı karşıya kalmış bulunduğunu, davalı taraf tüm bu hususların yanında davacılar aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde takip dayanağı belge olarak hiçbir belgeye de dayanmadığını, tarafınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun 2024/... dosya numarası ile başvuruda bulunulmuş ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, ...

İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası tüm davacılar yönünden yapılan itiraz ile durdurulmuş ise de; işbu davayı açmakta hukuki yararı olduğunu, ... İcra Dairesinin 2024/...

Esas sayılı dosyası ile hukuka aykırı ve mesnetsiz şekilde başlatılan icra takibine ilişkin davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bahse konu ilamsız icra takibinin iptalini, icra takibinin haksız ve kötüniyetle gerçekleştirilmesinden kaynaklı %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle.

Davalı ile davacı ...arasında, 6 Ocak 2021 tarihinde sözlü bir adi ortaklık ilişkisi kurulmuş olduğunu, ortaklık konusunun “Türkiye’de yabancı yatırımcılara şirket kuruluşu, danışmanlık, mali müşavirlik, hukuk ve bankacılık alanlarında hizmet sunulması” olduğunu, kar-zarar paylaşımının %50-%50 olarak kararlaştırılmış olduğunu, Davalının sermaye olarak mesleki deneyimini, mali müşavirlik yetkisini ve çevresini ortaya koymuş olduğunu, ... ...’nın ise İngiltere’de ...

LTD adlı şirketi kurma ve bu şirketin gizli ortağı olarak Davalıyı tanıma taahhüdünde bulunmuş olduğunu, 8 Mart 2021 tarihinde İngiltere’de ... LTD kurulmuş olup Davalının bu şirketin gizli ortağı olarak fiilen faaliyetlerde bulunmuş olduğunu, 2021–2024 yılları arasında Davalı tarafından 29 ayrı şirkete danışmanlık ve mali müşavirlik hizmeti verildiğini, bu hizmetlere ilişkin Davalı ve ...

LTD tarafından ayrı ayrı fatura düzenlendiğini, Davacıların, bu faturaları ve gelirleri Davalıdan gizleyerek, kar paylaşımına aykırı

hareket etmiş olduğunu, Davalının, mali müşavir olarak hizmet sağladığı bu 29 şirketten fatura edilmiş alacakları haricinde adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı ve davacıların sorumlu olduğu TBK m. 627 gereğince, ortakların avans, masraf ve zararlara katılma borçlarının Davalının icra takibinin hukuki dayanağını oluşturduğunu, ... LTD dışında, ... LTD şirketleri üzerinden de ortak faaliyetlerin yürütülmüş olduğunu, tüm

yazışmaların ... uzantılı e-posta ve WhatsApp grupları üzerinden yapılmış olduğunu, Ortak faaliyetlerden doğan kazançların, davacılar tarafından Davalı ile paylaşılmayarak Davalının

ortaklık haklarının ihlal edilmiş olduğunu, 2024 yılı Ocak ayında ... ... sürece müdahil olmasıyla iş ilişkisinin bozulduğunu, 19 Eylül 2024 tarihinde, Davalının hizmet verdiği 14 şirketteki sözleşmelerin aynı gün

içinde feshedildiğini, bu ani ve toplu fesihlerin, davacılar tarafından kötüniyetle organize edildiğini ve TMK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralının ihlali anlamına geldiğini,

Davacıya ait 55 adet banka ödeme dekontu sunulmuş olup, ... LTD’nin ... Bankası

hesabından Davalıya düzenli ödeme yapıldığının ispat edilmiş olduğunu, bu ödemelerin, fiilen

yürüyen bir ortaklık ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu,

Ayrıca, ...kayıtlarına göre ... LTD’nin İngiltere’de fiilen hiçbir

faaliyetinin bulunmadığını, tüm işlerin Türkiye’de yürütüldüğünün tespit edilmiş olduğunu,

TBK m. 620’ye göre, adi ortaklıkların yazılı şekle tabi olmadığını, tarafların ortak amaç uğruna

sermaye veya emek koymasının yeterli olduğunu, Davalının sunduğu emek, çevre ve uzmanlığın;

... şirket kurma taahhüdü ile birleşerek ortaklığın kurulmuş olduğunu, tanıkların

(Davalının ailesi ve komşular) bu sözlü anlaşmanın ve fiili ortaklığın tanığı olduğunu, Davacının

... LTD’nin %50 gizli ortağı olduğunu, Yargıtay ve doktrine göre gizli ortaklığın adi

ortaklık sayıldığını, gelirlerin paylaşımının ve müşterek hesapların, ortak amaç doğrultusundaki

faaliyetlerin bu ilişkiyi ispatlayacağını, TBK m. 644’e göre ortaklığın tasfiye süreciyle sona ereceğini,

taraflar arasında henüz tasfiye yapılmamış olduğunu, 19.09.2024 tarihli fesihler yalnızca danışmanlık

sözleşmelerinin sona ermesi olup ortaklık ilişkisini sona erdirmemiş olduğunu, Yargıtay kararlarına

göre tasfiye olmadan ortaklığın hukuken sona ermeyeceğini,

Davacıların, fiilen kurulmuş ve yıllarca süregelen adi ortaklık ilişkisini inkâr ederek icra takibini

engellemeye çalıştıkları, dürüstlük kuralını ihlal ederek kötüniyetli davrandıkları, tüm belgeler ve

işlemler ile sabit olduğundan,

arz ve izah edilen nedenlerle;

davacının usul ve yasaya aykırı olup, yasal şartları bulunmayan menfi tepit taleplerinin reddini,

Davacının ... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı icra takibine yönelik açacakları itirazın

kaldırılması davasında kullanılmak üzere Davacılardan ...ile Müvekkili

şirket arasında Adi Ortaklığın tespitine,

Müvekkili şirketin yapılan adi ortaklık sözleşmesi kapsamında ... LTD'nin %50 gizli

ortağı olduğunun tespitine,

... LTD’ye ait ticari defterlerin ibrazına (TTK m. 83) karar verilmesine,

Tüm yargılama giderleri ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,

karar verilmesini talep etmişlerdir.

Bilirkişi heyetinin 12.08.2025 tarihli raporunda özetle; Davalının, Davacılar aleyhine ... İcra Dairesi’nin 2024/... sayılı dosyasıyla 155.600

TL tutarında “partnerlikten doğan rücuen tazminat alacağı” iddiasıyla icra takibi başlatmış olup,

Davacıların davalıya herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle yapılan itiraz sonucu takibin

durdurulmuş olduğu,

Davacılar ile davalı arasında yazılı veya sözlü herhangi bir sözleşme bulunmadığı için talep edilen

meblağın hukuki dayanağının belirsiz olduğu, takip talebinde “partnerlik” kavramının neyi ifade ettiği,

danışmanlık yapılan firmaların zararlarının nasıl tespit edildiği ve bu zararlarla Davacılar arasındaki

illiyet bağının açık olamadığı, ayrıca davalının, takip dayanağı olarak herhangi bir belge sunmamış

olduğu iddia edildiği,

Taraflar arasında İstanbul Arabuluculuk Bürosu (2024/...) nezdinde yapılan görüşmelerde

anlaşma sağlanamadığı,

Her ne kadar takip itirazla durdurulmuş olsa da, Yargıtay içtihatları gereği, borç tehdidi altında

bulunmaları nedeniyle Davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yarar gördüğü, bu

kapsamda, Davacıların borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötüniyetli icra takibi nedeniyle %20

oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edildiği işbu dava için tarafımızca yapılmış

olan incelemede,

Davacı ... LTD şirketin ticari defterleri yurtdışında tutulduğu için ticari defterlerini

ibraz etmediği,

Davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun ve lehe delil niteliğinde olduğu,

Davalının müşterilerinden ...’nin cari hesap hareketlerinde

Davacı ... LTD şirketi aracılığıyla yapılmış ödemelerin yer aldığı,

Davacı ... LTD ile Davalı ... DENETİM VE SERBEST MUH. MALİ MÜŞ.

A.Ş.’ne, 27.12.2021 tarihinden itibaren Davalının Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik

kapsamında vermiş olduğu hizmetler için ödemeler yapmış olduğu,

Davalı hesaplarında Davacı ... LTD şirketi ne ait bir cari hesabın bulunmadığından,

dava konusu alacak tutarının ticari defter kayıtlarından tespit edilmesinin mümkün olmadığı,

Davalı taraf, ortaklığın varlığını banka dekontları, sözlü anlaşma ve tanık beyanları ile ileri

sürmektedir. Banka kayıtları taraflar arasında mali hareketler olduğunu gösterse de, bunların adi

ortaklık ilişkisini ve özellikle müşterek amaç için sürekli birlikte çaba unsurunu ispat etmeye tek

başına yeterli olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi heyetinin 24.02.2026 tarihli ek raporunda özetle; Davacı ... LTD şirketin ticari defterleri yurtdışında tutulduğu için ticari defterlerini

ibraz etmediği,

Davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun ve lehe delil niteliğinde olduğu,

Davalının müşterilerinden ...’nin cari hesap hareketlerinde

Davacı ... LTD şirketi aracılığıyla yapılmış ödemelerin yer aldığı,

Davacı ... LTD ile Davalı ... ... VE ... MUH. MALİ MÜŞ.

A.Ş.’ne, 27.12.2021-30.08.2024 tarihleri arasında Davacının Davalı üzerinden Serbest

Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik Hizmetlerine aracılık etmiş olduğu,

Davacıya ait ... Bankası hesap ekstreleri incelendiğinde, Davacı ... LTD’in

Davalı ... ... A.Ş.’ne 27.12.2021-

30.08.2024 tarihleri arasında toplamda 52 adet olmak üzere her ay düzenli ödemeler yapmış

olduğu,

Davalıya ait ... hesap ekstreleri incelendiğinde, Davacının ... Bankası aracılığı ile

Davalıya yapmış olduğu ödemelerin Davalı ... hesabına gelmiş olduğu,

Banka hesap ekstresi açıklamalarında genellikle şirket adlarının tam olarak yer almadığı, ancak

bazı açıklamalarda Dava dosyasına sunulmuş olan müşteri listesinde isimleri yer alan şirketlerden

... adına ödemelerin yapılmış olduğu,

Davacının bu hizmet anlaşmasının varlığını kabul ederek bir whatsup yazışması ile işbu aracılık

anlaşmasını sonlandırmış olduğu, ayrıca dava dosyasında aralarındaki bu hizmete aracılık

ilişkisini gösterir pek çok yazışma bulunduğu,

Davalı hesaplarında Davacı ... LTD şirketi ne ait bir cari hesabın bulunmadığından,

dava konusu alacak tutarının ticari defter kayıtlarından tespit edilmesinin mümkün olmadığı,

Sayın Mahkeme bu alacağın varlığını kabul etse bile, dosyada alacak tutarının nasıl hesaplanmış

olduğunu gösterir bir belgenin bulunmadığı,

Bu itibarla; kök raporda banka hareketlerinin adi ortaklık ilişkisini ispata elverişli olmadığı

yönünde varılan hukuki kanaatin, mali inceleme neticesinde ortaya konulan finansal

organizasyon yapısı karşısında yeniden değerlendirilmesini gerektirebilecek nitelikte olduğu,

ancak adi ortaklık ilişkisinin varlığına ilişkin nihai hukuki nitelendirmenin münhasıran Sayın

Mahkemenin takdirinde bulunduğu, kanaatine varılmıştır.

DELİLLER

-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu. -Tarafların beyan ve dilekçeleri - Tüm dosya kapsamı

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacılar tarafından açılan menfi tespit davası ile davalının başlattığı icra takibine konu edilen alacağın hukuki dayanağının bulunmadığının tespiti istemine; karşı dava ise taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin varlığının tespiti talebine ilişkindir.

Uyuşmazlığın asıl dava yönünden davalı ... Anonim Şirketi ile davacı arasında adi ortalıklık kurulup kurulmadığı, davalının davacılar aleyhine başlattığı takibin konusu alacağın dayandığı hukuki ilişkinin neyden kaynaklandığı ve davalının alacaklı olup olmadığı ile karşı dava yönünden ... şirketinin adi ortaklığı bulunup bulunmadığı ve gizli ortaklığı bulunup bulunmadığı noktalarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Öncelikle asıl davada menfi tespit talebi yönünden yapılan incelemede; davalı tarafından ... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine “partnerlikten doğan rücuen tazminat alacağı” açıklamasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacıların süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafın, davalı ile aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, talep edilen alacağın somut ve hukuki bir dayanağının olmadığını ileri sürdüğü,

Dosya kapsamına sunulan deliller ve özellikle bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalının iddia ettiği “partnerlik” ilişkisinin kapsamı, şartları, tarafların yükümlülükleri ve kar-zarar paylaşım esaslarının somut ve denetlenebilir şekilde ortaya konulamadığı, davalının icra takibine dayanak teşkil eden alacağın miktarını ve hukuki sebebini açık, kesin ve ispata elverişli delillerle ortaya koyamadığı görülmüştür.

Her ne kadar davalı tarafça taraflar arasında sözlü bir adi ortaklık bulunduğu, bu kapsamda çeşitli şirketler üzerinden faaliyet yürütüldüğü ve elde edilen gelirlerin paylaşılmadığı ileri sürülmüş ise de; bu iddiaları doğrular nitelikte, ortaklığın varlığını ve özellikle dava konusu alacağın doğumunu somut olarak ortaya koyan yazılı belge, hesap mutabakatı, tasfiye kaydı veya taraflar arasında düzenlenmiş bağlayıcı nitelikte bilgi ve belge dosya kapsamına sunulamamıştır.

Bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere, davalının ticari defterlerinde dava konusu alacağı doğrulayacak bir kayıt bulunmadığı gibi, davacı şirkete ait cari hesap ilişkisi de tespit edilememiştir. Bu haliyle, davalının icra takibine konu ettiği 155.600,00 TL alacağın varlığı ve miktarı ispat edilememiş olup, salt soyut “partnerlik” iddiasına dayanılarak borç ilişkisinin kabulü mümkün değildir.

İspat yükü kendisinde olan davalı, iddiasını hukuken geçerli ve yeterli delillerle ortaya koyamadığından, davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı tarafça talep edilen kötüniyet tazminatı yönünden ise; kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlendiği, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerektiği, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususunun, borçlu tarafından kanıtlanması gerektiği dikkate alındığında her ne kadar davalının alacağını ispat edemediği anlaşılmış ise de, dosya kapsamındaki mevcut ilişkiler, taraflar arasındaki ticari temaslar ve ödeme hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, davalının tamamen kötüniyetli olarak hareket ettiğinin kesin ve açık şekilde ortaya konulamadığı, bu nedenle tazminat koşulları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.

Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı tarafından taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir adi ortaklık bulunduğunun tespitinin talep edilmiştir.

Bilindiği üzere adi ortaklığın varlığının kabulü için tarafların ortak bir amaca ulaşmak üzere emek ve/veya sermayelerini birleştirmeleri, kar ve zarara birlikte katılma iradelerinin bulunması ve bu ilişkinin somut olgularla ortaya konulması gerekmektedir.

Somut olayda, taraflar arasında bu unsurları açık ve kesin şekilde ortaya koyan bir sözleşme bulunmadığı gibi, fiili ortaklık ilişkisinin varlığını tereddütsüz biçimde ispatlayan nitelikte bir delil de dosyaya sunulamamıştır. Her ne kadar bazı ödeme hareketleri ve ticari ilişkiler mevcut ise de, bunların adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığını gösterir nitelikte olmadığı, aksine münferit ticari işlemler veya hizmet ilişkisi kapsamında değerlendirilebileceği, ayrıca ortaklığın temel unsurlarından olan kar-zarar paylaşımının nasıl gerçekleştiği, ortaklık malvarlığının ne olduğu ve tasfiye sürecine ilişkin herhangi bir somut verilerin de ortaya konulamadığı, bu kapsamda, adi ortaklığın varlığı ispat edilemediğinden, bu yöndeki karşı davanın da reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Sonuç olarak; davalının icra takibine konu ettiği alacağı ispat edememesi nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddine ve adi ortaklığın tespitine ilişkin karşı davanın da ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;

1-Asıl davanın KABULÜ ile;

-Davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılan ... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davacıların borçlu olmadığının TESPİTİNE,

-Kötüniyet tazminat şartlarının oluşmadığından talebin reddine,

2-Adi ortaklığın tespitine ilişkin karşı davanın REDDİNE,

3-Alınması gereken 10.629,03-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.013,63-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 66.182,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

6-Davacı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,

7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/04/2026

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/97, K. 2026/297, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/97
Karar No
2026/297
Tarih
1 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/97 K.2026/254
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/97 K.2026/241
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/98 K.2026/511
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/99 K.2026/498
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/99 K.2026/268
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/99 K.2026/85

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.