KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/1009
- Karar no
- 2018/940
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 17/11/2017
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkiline gönderilen haciz ihbarnamelerinin ... 2. İcra Dairesinin ... e.
Sayılı dosyasından gönderildiğini, bu dosyada borçlu bulunan ...'ın müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, müvekkiline sırasıyla 89/1, 89/2 ve nihayet 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkili şirketin yetkililerin bunları maaş haczi yazısı olarak değerlendirdiklerinden bu ihbarnamelere itiraz etmeyip maaş haciz sırası düzenlendiğini, bahsi geçen icra dosyasında borçlu, alacaklıya dosya borcunu kısmi olarak ödendiğini, 700-TL gibi bir bakiye kaldığını, fakat ödemeyi elden yaptığı için bunun ispatı konusunda zorluk çektiğini,
kötü niyetli olarak müvekkiline gönderilen 89. Maddenin haciz ihbarnameleri ile borçlunun zor duruma düşürülmesinin istendiğini, bu nedenlerle menfi tespit davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin alacaklısı olduğu ... 2. İcra Dairesinin ... e.
Sayılı icra dosyası ile başlatılmış olan takibe istinaden İİK 89 maddesi uyarınca davacı şirkete haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak davacı şirketin dava dilekçesinde de ikrar ettiği üzere kendi hatasından kaynaklı olarak gönderilen haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemiş olduğunu, itiraz süresi geçerek dosyanın kesinleştiğini, davacı şirketin limited şirketi olup TTK 18. Maddesi ile basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, bu nedenle kendi kusurlu davranışı ile yola çıkarak itiraz edilmemiş olmasının haklı mazeret olarak kabul edilemeyeceğini,
İİK'nun ilgili maddeleri gereği itiraz edilmeyen haciz ihbarnameleri sonucunda borcun kendi yedinde kalınacağını her ihtimalde bildiğinin var sayılmasının gerektiğini, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenlerle haksız hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 3. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği ve süresi içerisinde icra dairesine itiraz edemeyen davacı 3. Kişinin açtığı menfi tespit istemli davada davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti istemlidir.
Dosyaya bir örneği getirtilen ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 5.335-TL-TL asıl alacak, 271,02-TL işlemiş faiz, 266,75-TL çek tazminatı, 16-TL komisyon, 70-TL ihtiyati haciz masrafı, 200-TL yasal vekalet ücreti olmak üzere toplam 6.158,77-TL alacağın tahsili amacıyla 03/11/2011 tarihinde 10 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı Vekili 16/04/2018 havale tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini, İİK 89/4 gereğince menfi tespit davasının maktu harca tabi olduğunun göz önüne alınarak davanın açılmasından sorumlu olmamaları nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Sonuç olarak, davacının haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihleri itibariyle takip borçlusu şirkete herhangi bir borcunun olmadığı, açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine cevap vermeyerek haciz ihbarnamesi gönderilmesine böylece menfi tespit davası açılmasına kendisi sebep olduğundan, davalının harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine mahkum edilmemesi gerektiği kanaatine varılmış olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2012/701 e. 2012/24154 karar sayılı ilamı)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1009, K. 2018/940, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama