KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2018
- Esas no
- 2018/303
- Karar no
- 2018/358
- Dava
- Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 02/04/2018
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinin murisinin 13/12/2013 tarihinde vefatı üzerine ... Hukuk Mahkemesinin 18/12/2013 tarih ve ... e. Sayılı dosyası ile eşiyle iki oğlunun mirasçı olarak kaldığını, davalı sigorta şirketi adına poliçeyi düzenleyen ... Bankası ...
Şubesinin müvekkillerine 27/03/2014 tarihinde gönderdiği ihbarname ile müteveffanın kullanmış olduğu 03/10/2013 tarihli 21.000-TL miktarlı tüketici kredisinin vefat üzerine bakiye kalan borç miktarının bir hafta içerisinde mirasçılar tarafından ödenmesini talep ettiğini, müvekkillerinin müteveffa adına 22.050-TL teminat miktarlı hayat sigortası yaptırıldığını ve yapılan sigortanın kullanılan kredinin teminatı olduğunu bu nedenle kredi borcunu da hayat sigrotasından alınması talep etmişlerse de davalının müteveffanın akciğer kanseri tedavisini gördüğünü,
ölümünün de bu hastalıktan kaynaklandığını ve yapılan hayat sigortasının bu hastalığın sigorta formu doldurulurken hayır olarak işaretlendiğinden teminat dışı kaldığını belirterek taleplerini red ettiğini, fakat bu cevabın banka tarafından maktu olarak doldurulduğunu, bu sebeplerle davanın kabulüne, 03/10/2013 tarihli 22.050-TL teminat miktarlı hayat sigortası kapsamında olmasına rağmen davalı tarafından ödenmeyen ve müvekkiller tarafından ödenmek zorunda kalan 19.987-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Görevli mahkemenin belirlenmesinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un dava konusu uyaşmazlık ile ilgili 3/1-k-1, 4/3, 73/1 ve 83/2 maddelerinde yer alan hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-k maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği,
3/1-l maddesinde; tüketici işleminin, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği,
4/3.maddesinde; Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemeyeceği, bankaların, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği,
73/1. maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli olduğu,
83/2.maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hayat sigorta poliçesinden ve bankacılık işleminden kaynaklandığı ve taraflar arasındaki bu hukuki ilişkide davacıların 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-k maddesinde belirtildiği şekilde tüketici konumunda olduğu, yapılan işlemin de 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-l maddesinde ifade edilen tüketici işlemi kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinin görevine girdiği, mahkememizin ise görevsiz olduğu anlaşılmaktadır.
Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Bu sebeplerle; dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1., 20., 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddi ile Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/303, K. 2018/358, 6 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama