KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Esas no
- 2019/69 Esas
- Karar no
- 2019/648
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 11/02/2019
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılardan ...'in babası, ... A.Ş.'nin yönetim kurulu onursal başkanı olduğunu, davalıların basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduklarını, şirketin halka açık bir şirket olduğunu, şirketin muhtelif yerlerde bulunan otellerden elde edilen gelirlerinin yine davalılardan ...'ne kaçırıldığını, bu şirketin ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu ve bu kişinin davalı ...’in damadı ...’ün ortağı olduğu ...Tic. A.Ş.'nin de ortağı olduğunu, şirketler arasında organik bağ olduğunu, ...’de toplanması gereken paralar ve tahsilatların söz konusu bu organik bağ oluşturulan şirkete kaçırılmasının sağlandığını,
Hakkına halel gelme ihtimali bulunan her kişinin muvazaa davası açabileceğini beyanla, davalı taraflar arasındaki muvazaalı iş ve işlemlerin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava tensip aşamasında olduğundan davalılara tebligat gönderilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı taraflar arasında yapıldığı iddia olunan muvazaalı iş ve işlemlerin tespiti istemine ilişkindir.
Davacıya gönderilen 12/02/2019 tarihli muhtırada, dava dilekçesinde yer alan ''...davamıza konu olaylarda maddi/manevi menfaatleri doğrudan etkileneceği..." hususunun açıklanması ve davanın maddi değerinin tebliğden itibaren iki hafta içerisinde bildirmesi aksi halde dosyadaki delillere göre değerlendirme yapılacağı belirtilmiş olup, davacı tarafça muhtırada belirtilen hususta herhangi bir beyan sunulmamıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 438.maddesinde; her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 106.maddesinde tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edilebileceği, tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği ve maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı belirlenmiştir.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşılacağı üzere, davacının bilgi alma veya inceleme hakkını daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilecek iken, davalı taraflar arasındaki muvazaalı iş ve işlemlerin mahkemece tespitine dair talebinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından HMK.114/1-h. maddesi ve 115.maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/69, K. 2019/648, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama