KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Esas no
- 2022/256 Esas
- Karar no
- 2025/239
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 05/04/2022
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalı yan tarafından yaratılan haksız rekabet ortamının sağlıklı şekilde tespit edilebilmesi ve delillerin kaybolmasının önlenmesi amacıyla karşı tarafa tebligat yapılmaksızın davalının haksız rekabet yaratan eylemlerinin men'ini, Ürünlerin orjinalliğinin, “...” markalı ürünlerin Türkiye'ye yurt dışından getirtilmesi sürecinde ibraz edilen bilgi, belge ve gümrük-ithalat kayıt ve belgelerinin, Alış/satış faturaları ile ticari defterlerin, ürün alış/satış ve güncel stok bilgilerinin, içeri giren mallar ile çıkan malların ve stoktaki malların birbiri ile eşleşip eşleşmediğinin,
faturaların giriş çıkış tüm stok kayıtlarıyla örtüşüp örtüşmediğinin, satış sonrası garanti ve destek/servis hizmetlerinin verilip verilmediğinin, resmi kurum ve kuruluşlarca verilen yeterlilik ve garanti belgelerine sahip olunup olunmadığının, müşterilerin bu konularda açıkça ve yazılı şekilde bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin, Fiziken sunulan delillerin konusunda uzman bilirkişi heyeti (Rekabet Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişileri de içerecek şekilde) marifeti ile yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle tespitini ve ilgili haksız rekabet teşkil eden eylemlerin ivedilikle men'ini,
Müvekkil Şirket nezdinde meydana gelmekte olan zararın durdurulması amacıyla davalının “...” ürünlerini ticari faaliyeti çerçevesinde her ne şekilde olursa kullanamamasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat işlemleri uygulanmış ancak davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı şirketin bıçak ve kesici aletler ile ilgili nalbur işleri ile iştigal ettiği sabit olup Davalının 2020, 2021 ve 2022 yılında incelenen faturalarında çok sayda ... marka bıçak satın aldığı ve bu bıçakları yurt içinde peıakande olarak satışını yaptığı tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Davalı tarafından dosyaya sunulmuş olan 5 adet ... bıçak incelendiğinde Bıçakların orijinal ... olup bu hususun ilgili ithalat belgeleri tarafından da doğrulandığı anlaşılmıştır.
Davada, davacının haksız rekabet iddiasının temel dayanağı, davalı firmanın, dava dışı ... Ltd. firmasından ... marka bıçakları satın alıp, davacının piyasaya sunduğu birim fiyatlardan daha düşük fiyatlara satması iddiası karşısında haksız rekabetin menine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tek satıcılık sözleşmesi ,sağlayıcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde sürekli bir sözleşme olduğu,bu sözleşmeyle satıcı ürünlerin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi ve buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü artırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir.Tek satıcılık sözleşmelerinde sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler taraflar yönünden bağlayıcı olup,üçüncü kişilere bir yükümlülük getirmez.Zira tek satıcıya bu
bölgedeki tekel hakkını tanımak ve bu olanağı sağlamak sağlayıcıya düşen akdi bir edim olmaktadır. O halde satıcının sözleşmeden doğan bu hakkını üçüncü kişilere karşı haksız rekabet olarak ileri sürmesi mümkün değildir.( Yargıtay 11.HDnin 2018/4373 esas 2019/5710 karar sayılı ,23.9.2019 tarihli ilamı ve İstanbul BAM 12.H.D. DOSYA NO: 2019/182 ,KARAR NO: 2021/155 sayılı ilamı)
)
Tüm dosya kapsamına göre, Taraflar arasında akdedilen 23/02/2010 tarihli Protokol ve yazışmalar incelendiğinde, taraflar arasında bir ticari ilişkinin var olduğu zira bahse konu protokol gereğince davacının, davalı tarafa ... marka ürünleri sergilemesi için ışıklı bir vitrin tahsis ettiği, Davalı tarafın bu vitrinde ... marka ürünleri teşhir ettiği ve satış faaliyetleri yürüttüğü anlaşılmış, Davacının sunduğu belgeler ile de davalı ile aralarında bir ticari ilişkin varlığını ortaya koymakla birlikte,
davacının yetkisini kanıtlar nitelikte ve senelik yenilendiği anlaşılan İsviçreya menşeili ... ... firması tarafından davacıya ibraz edilmiş davacının Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ta geçerli tek yetkili satıcı olduğu yetki yazıları ve 27.05.2003 tarihli tek yetkili distribütörlük sözleşmesinin nüshası olduğu görülmüş olup davacının bölgede tek yetkili olduğu anlaşılmış, Taraflar arasında da tek yetkili satış sözleşmesinin akdedilerek firmanın sair bir üçüncü kişiye bölgede satış hakkı vermemesi hususunu üstlendiği fakat davacıya bölgede alt bayilik/franchise/acentelik tanıma haklarını açıkça vermemiş olduğu,
dosyada daha sonraki yıllarda alınan yetki yazıları ile davacının bölgede distribütör olduğunun açıkça yazıldığı fakat yine bayilik tanıma hüküm ve koşullarının taraflar arasında açıkça yer verilmediği tespit edilmiş olup taraflar arasında yazılı bir bayilik sözleşmesi olmadığından sipariş usulü çalışıldığı ve davacının davalının kullanımına bıraktığı bir ürün vitrinine dair tarafların sözleşme akdettiği,
bu sözleşmede davalıdan bayi sıfatı ile bahsedildiği dosya kapsamından anlaşılmakla davacının ibraz ettiği elektronik posta kayıtlarından davalının davaya konu markalı ürünleri davalıya satışa konu ettiği ve bu hususta satışta olan ürünlerle ilgili etiket ve fiyat bilgisinin verildiği ayrıca görülmüş olup asıl iddia kapsamında yapılan incelemede davacının haksız rekabet iddiasının temel dayanağı, davalı firmanın dava dışı ...
Ltd. firmasından ... marka bıçakları satın alıp, davacının piyasaya sunduğu birim fiyatlardan daha düşük fiyatlara satması olup yukarıda yer alan Yargıtay içtihatlarında da anlaşılacağı üzere tek satıcılık sözleşmesinde öngörülmüş edim ve yükümlülüklerin, tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinin, tek satıcının sözleşmeye dayalı tekel hakkının haksız rekabet yoluyla korunmasının söz konusu olamayacağının, dolayısıyla üçüncü kişiler tarafından tek satıcılık sözleşmesine konu malların, orijinal olmak kaydı ile,
üçüncü ülkelerden satın alınarak Türkiye'ye ithal edilmesinin ve satılmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinin kabul edildiği göz önüne alındığında ve buna göre davalı tarafından satışı yapılan bu ürünün de orjinal olduğu tespit edilmekle davacının yukarıda izah edilen haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmış yine tek satıcı olarak direkt ...'dan ürünleri ithal edip satan davacının satış fiyatının, davalının satış fiyatından fazla olmasının yegane sebebi,
davacının satış fiyatındaki kar marjının yüksek olmasının bir sonucu olarak değerlendirildiğinden belirtilen durumun haksız rekabete yol açan bir davranış olmadığına kanaat getirilerek Yargıtay içtihatlarında da tek satıcılık sözleşmesinde öngörülmüş edim ve yükümlülüklerin, tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinin, tek satıcının sözleşmeye dayalı tekel hakkının haksız rekabet yoluyla korunmasının söz konusu olamayacağından haksız rekabet teşkil etmeyeceğinin kabul edildiği göz önüne alındığında,
davacının yukarıda izah edilen haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığı kanaati ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/256, K. 2025/239, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama