KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Esas no
- 2022/300 Esas
- Karar no
- 2025/235
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/04/2022
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında farklı tarihlerde ticari nitelikte alım- satım yapıldığını, müvekkili firmanın ürünleri teslim aldıktan sonra ürünlerin ücretini ödediğini ve gerekli muayane ve kontrolleri yaptığını, ürünlerde ilk muayene esnasında gözle görülen, açık veya normal bir kontrol ile tespit edilebilecek bir ayıp bulunmadığı için üretim aşamasına geçildiğini, ürünlerin dava dışı 3. Şirkete ... yüzey çıtası ve ... (...Krom) masa ayağı imalinde kullanıldığını ve bu şekilde satıldığını,
dava dışı ... firması yetkilileri ile şirket arasındaki görüşmelerde gizli ayıplı ürünlerin üretimde kullanılmasından sonra PVC' nin üzerindeki kaplamaların döküntü yaptığını ve kullanıma uygun olmadığını bu sebeple ayıplı olduğundan bahisle kullanılmayan ürünlerin iade yapıldığını, üretimde kullanılan ürünlerin ise işçilik, imalat, malzeme, kdv dahil olmak üzere müvekkil firmaya yansıtıldığının bildirildiğini, müvekkili firma bu duruma itiraz etmiş, ancak dava dışı firma itirazına bir karşılık vermediğini, bunun üzerine müvekkili elinde kalan ve kullanmadığı ... ürünlerini incelemeye soktuğunu,
müvekkilinin gözle veya normal bir inceleme ile tespit edilen bir ayıp bulunmadığı için bilirkişi incelemesi yaptırtmış ve ... ürünlerinin hepsinin ayıplı olduğunu ancak ayıbın ancak kullanım sonucu tespit edilebileceğini gizli ayıp olduğu konusunda uzman yardımından faydalandığını, müvekkili şirketin elindeki ayıplı ürünlerin tespitinden sonra davalı şirkete bildirdikten sonra son aldığı ve önceki alımda kullanmadığı ... ürünlerini davalı şirkete iade ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirket ile irtibata geçtiğini ancak müvekkili şirketin alacağı ve ettiği zarar konusunda herhangi bir anlaşma sağlanmadığını belirterek;
müvekkili şirketin davalı şirketten satın aldığı gizli ayıplı ürünleri kendi üretiminde kullanarak dava dışı şirkete satması, dava dışı şirketin ayıbı tespit ederek uğradıkları zararı da yansıtan iade faturasıyla müvekkili ile yaptığı sözleşmeden dönmesi ve müvekkiline ödeme yapmaktan kaçınması,
müvekkilinin bir kusuru olmaması sebebiyle ilgili faturayı gizli ayıplı malları aldığı davalı şirkete yansıtması ancak davalı şirketin bu faturayı iade etmesi ve herhangi bir ödeme yapmaması dolayısıyla ortaya çıkan zararın ve bu alım-satım ilişkisinden doğan tüm zararın meydana geldiği tarihten bu yana işletilecek avans faiziyle birlikte, doğan zararlarının tazmini için; fazlaya ve ıslaha ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacı şirkete satılan ürünlerin, kenar bandı üretiminden farklı olarak müvekkilinin ithal ettiği ürünler olduğunu, satılan ürünlerin bobin halinde giden ve lamine edilerek davacı yana satılan ürünler olduğunu, ürün MDF'ye sarılırken ısı uygulanması gerektiğini, ancak ısı, bu aşamada büyük önem arz etmekte olduğunu, ısının dengelenmesi gerektiğini, yine davacı yan tarafından ürünlerin mobilyaya uygulanabilmesi için dilimleme makinesi ile kesilmesi,
şekil alabilmesi için ise ısı uygulanması gerektiğini, ısının aşırı olması ve gereken ısı dengelemesi yapılmaması halinde üründe hata meydana gelmesi kaçınılmaz olmakta olduğunu, müvekkili tarafından davacı yana satılan ürünlerin ayıplı olmasının mümkün olmadığını, zira, söz konusu ürünlerin müvekkili şirket tarafından başka firmalara da sürekli satılan ürünler olduğunu ve hiçbir firma tarafından bir sorun yaşanmadığını, söz konusu ürünlerde bir sorunun meydana gelmesinde davacının hatalı uygulaması neticesinde oluştuğunu, belirterek;
haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden raporlar alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında gerçekleştirilen alım satım akdinden kaynaklı olarak, davalı tarafından davacıya teslim edilen malların ayıplı olmasından kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında farklı tarihlerde ticari nitelikte alım-satımı yapılmış olan dava konusu bu malzemeler, yarı mamul bir malzeme olarak mobilya ve dekorasyon sektörünün ana hammaddelerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Bahse konu bu malzemelerin (kenar bantları, profil sarma folyosu vb) birçok çeşidi bulunmaktadır ve sahip oldukları farklı özellikleri ile üretiminde ve kullanımında istenilen başarı ve performansa ulaşılmasında dikkat edilmesi gereken bazı koşullar gerektirmektedir.
Bu koşullar, üretici firma tarafından malzemenin teknik özellikleri olarak tüketiciye belirtilmesi gerekirken, kullanıcı firmanın da istenilen bu koşullar altında uygulamasını gerçekleştirmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Örneğin, genel olarak kenar bantlama malzemeleriyle çalışmada kaçınılması gereken yaygın hataları; yanlış yapıştırıcı kullanımı, uygun olmayan ısı kontrolü, yüzeyin uygun hazırlanmaması ve fazla malzemelerin kesilmemesi gibi belirtebiliriz.
Dolayısıyla yarı mamul niteliğindeki bu malzemeler için kullanım amacına uygun olarak, seçiminden depolanmasına, üretimdeki uygulama koşullarından üretim sonrası kullanımına bazı hususlar önemli bulunmaktadır. Davaya konu açık veya gizli ayıpların oluşması veya görülmesi malzemenin kendisinden kaynaklanabileceği gibi üretim koşullarındaki uygunsuzluklardan da kaynaklanabilecektir.
Son bilirkişi raporunda yukarıda bahsi geçen değerlendirmeler yapıldıktan önceki raporda baz alınan tespitlere de değinilip çelişki giderildikten sonra ek raporda taraflara eşit kusur izafesi yapılmıştır.
Esasen ayıbın; davacının mı davalının mı kusurlu eylemleri ile gerçekleştiği hususunda kesin bir kanaat edinilemediğinden müterafik kusur kapsamında eşit kusur izafe edilmesi uygun görülmüştür. Bu kapsamda tarafların katlanma yükümlülükleri çerçevesinde, davacı tarafından ödendiği hususunda ihtilaf bulunmayan 132.911,02-TL fatura ödemesinden davalının kusuruna isabet eden toplam 66.455,51-TL bedelden 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden bakiyesinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/300, K. 2025/235, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama