KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2022/37 Esas
- Karar no
- 2025/752
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/01/2022
Karar Metni
1.166 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. Davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. İle Davalı ...
A.Ş arasında destek hizmet sözleşmesi anlaşması imzalandığını, davacı şirketin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 15/05/2008 tarih ve 5763 Sayılı Kanunun 24 maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 81/1-1 bendine ilave edilen ve 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile özel sektör işverenlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden iş veren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanmasının öngörüldüğünü,
davacı şirketin özel sektör işvereni olarak yasanın aradığı tüm şartları sağladığını ve anılan teşvik hükmünden yararlandığını, ancak söz konusu bu %5 lik teşvik tutarının davalı tarafından hak edişlerden haksız ve hukuka aykırı olarak düşüldüğünden bahisle davalı şirketle olan diğer hukuki ilişkiler ile destek hizmet sözleşmesinden kaynaklanan diğer haklar ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
davacı şirketin yasada hüküm altına alınan hak edişlerinden kaynaklanan 60.000 TL %5 prim teşvikinin davalıdan dava tarihi itibariyle işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle. Taraflar arasında aynı uyuşmazlık bakımından ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen bir dava olduğunu 18/09/2018 tarihinde gerekçeli kararın oluşturulduğunu ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini ve derdest olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılında son bulduğunu davacının talep ettiği alacağın zaman aşımına uğradığını, ayrıca davacı tarafça sözleşme gereği müvekkili şirkete tahakkuk ettirilen hizmet bedeli faturalarının eksiksiz olarak ödendiğini, teşvik tutarının haksız mahsup edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını,
davacı tarafın sözleşmenin imzasından çok önceki bir tarihte yürürlüğe giren kanun maddesine dayalı olarak sözleşmenin sona ermesinden sonra alacak iddiasında bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-27/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Dosyadaki mevcut verilerle davacının yararlandığı prim teşvik tutarının tam olarak hesaplanmadığını, 5510 sayılı kanun kapsamında prim teşvikinden yararlanma hakkının kural olarak davacıda olduğunu ve somut uyuşmazlık kapsamında davanını anılan prim teşvikine hak kazanmış olabileceğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden hizmet bedelinin tespitinde esas alındığı anlaşılan Destek Hizmet Bedeli Teklif Tablosuna dosyada rastlanamaması sebebiyle davacının aralarındaki sözleşmeye istinaden hak ettiği hizmet bedeli ve davalı tarafından yapılan ödemelerin bu ödemelerin tam veya eksiksiz yapılıp yapılmadığı ve davalının anılan prim teşvik bedelinin hizmet bedelinden kesinti yapıp yapmadığının tespit edilemediğini bildirmişlerdir.
-14/10/2024 tarihli bilirkişi heyet 1.ek raporunda özetle; Ek rapor aşamasında da kök rapor aşamasında dosyaya sunulu olmayan prim teşvik tutarına ilişkin ispata medar olacak yeni bir bilgi ve belge sunulamadığını, davaya konu Destek hizmet sözleşmesinin ve prim teşvik tutarının tespitine yarar nitelikte olan Destek Hizmet tablosuna ilişkin yeni bir bilgi ve belge olmadığını kesinti tutarlarının hesaplanamadığını, kök rapordaki görüşün özünün aynı perspektif ile muhafaza edildiğini bildirmişlerdir.
-22/07/2025 tarihli bilirkişi heyet 2.ek raporunda özetle.
Tarafların 5510 sayılı Kanun m. 81/ı uyarınca tanınan teşviği dikkate alarak sözleşme akdettiğini, sözleşmenin m.3.1.10 uyarınca SGK prim ödemelerini davacı tarafından ödenmesinin öngörülmesi ile davacının teşvik priminden yararlandığının tespiti karşısında davacının fiili olarak teşvik indirimli olarak prim ödemesi yaptığı kanaatine ulaşılabileceğini, sözleşme 3.1.11 uyarınca sözleşme bedeline ek olarak davacıya ödenecek çalışan maliyetleri hususunda sgk primi veya çalışan ücretlerinin türlerine dair bir somutlaştırma yapılamadığını, Destek hizmetleri teknik şartnamesinin 6.4.
İle davacının teşvik indiriminden yararlanmasının sağlanmasının amaçlandığını ve bu sayede sözleşme m.3.1.11 uyarınca davalının davacıya ödeyeceği tutarın az olmasının öngörüldüğünü, sözleşme m.3.1.11 ile destek hizmetleri teknik şartnamesinin 6.4 birlikte değerlendirildiğinde sözleşme m.3.1.11 uyarınca davacının davalıdan talep edeceği bedelin davacının teşvikten yararlanması neticesinde fiilen ödemiş olduğu bedel olduğunu, bu nedenlerle de davalının davacıya dava konusu teşvik primine ilişkin bir borcu olmadığını,
bununla birlikte destek hizmet bedeli teklif tablosunda sözleşme bedelinin aylık çalışan sayısına endekslenerek tayin edilmiş olması sebebiyle dava konusu teşvik priminin hesaplanması için Destek hizmet bedeli teklif tablosu kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ne kadar süre devam ettiğini, bu sürede aylık olarak tabloya göre aylık ücrete hak edişi sağlayacak kaç adet çalışanın çalıştığını, bu çalışanlar için davalının yararlandığı aylık 5 puanlık indirim tutarına ilişkin bilgiye ihtiyaç bulunduğunu bildirmişlerdir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında Destek Hizmet Sözleşmesi yapıldığı, davacı şirketin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile %5'lik teşvikten yararlanmaya hak kazandığı ve bu teşvik tutarının hak edişlerinden düşüldüğü iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; 5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı bendinde yapılan değişikle sigorta primlerini düzenli olarak ödeyip diğer yükümlülüklerini de süresinde eksiksiz olarak yerine getiren özel sektör işverenlerine destek sağlanarak, prim ödemeyi teşvik amacıyla işveren payına düşen sigorta primlerinin %5'lik kısmının Hazinece karşılanmasının amaçlandığı, taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın, 5510 sayılı Kanun m.81/ı uyarınca tanınan teşviğin taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen bedele dahil olup olmadığı ve bu kapsamda davacının bu tutarı
davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı, aynı uyuşmazlığa ilişkin taraflar arasında İstanbul12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, 18/09/2018 karar tarihinde anılan davanın "açılmamış sayılmasına" karar verildiği, taraflar arasındaki destek Hizmet Sözleşmenin 01/11/2010 tarihinde yürürlüğe girdiği (söz.5.md.), davacı tarafın 09/10/2015 tarihinde teşvik bedeline ilişkin takip başlattığı, dolayısıyla takip tarihi de gözetildiğinde uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanmış olması nedeniyle BK'nın 146. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolmadığı, tarafların 5510 sayılı Kanun m. 81/ı uyarınca tanınan teşviği dikkate alarak sözleşme
akdettiği,
sözleşme m.3.1.10 uyarınca SGK prim ödemelerinin davacı tarafından ödenmesinin
öngörülmesi ile davacının teşvik priminden yararlandığının tespiti karşısında davacının
fiili olarak teşvik indirimli olarak prim ödemesi yaptığı kanaatine ulaşılabileceği,
sözleşme m.3.1.11 uyarınca sözleşme bedeline ek olarak davacıya ödenecek çalışan
maliyetleri hususunda sgk primi veya çalışan ücretlerinin türlerine dair bir somutlaştırma yapılmadığı, Destek Hizmetleri Teknik Şartnamesi ’nin 6.4. ile davacının teşvik indiriminden yararlanmasının sağlanması amaçlandığı ve bu sayede Sözleşme m.3.1.11 uyarınca davalının davacıya ödeyeceği tutarın az olmasının öngörüldüğü, sözleşme m.3.1.11 ile Destek Hizmetleri Teknik Şartnamesi’nin 6.4. birlikte değerlendirildiğinde, sözleşme m.3.1.11 uyarınca davacının davalından talep edeceği bedelin, davacının teşvikten yararlanması neticesinde fiilen ödemiş olduğu bedel olduğunun alınan bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği bu nedenle davalının davacıya teşvik primine ilişkin bir borcu olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/37, K. 2025/752, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama