KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Esas no
- 2022/50 Esas
- Karar no
- 2025/740
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/01/2022
Karar Metni
2.047 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 01/06/2018 tarihli ...Alt Yüklenici Sözleşmesi ile aynı tarihli...
Kapı Alt Yüklenici Sözleşmesinin yapıldığını, davacının yüklenici firma olduğunu ve işlerin davacı tarafından tamamlanıp 30/12/2020 tarihinde geçici kabullerinin yapıldığını, 20/01/2021 tarihinde de davalı - borçlu tarafın talimatı üzerine kesin hesabın hazırlandığını, ancak bu hesabın davalı borçlu tarafından onaylanmadığını, 1 yıl geçmesine rağmen kesin hakediş raporunun davalı - borçlu tarafından onaylanmadığını, bu şekilde davacının 217.902,60 TL'lik alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine 2 adet fatura düzenlenerek ...
37. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu, davacının toplam 217.902,60 TL'lik alacağının 144.036,55 TL'sinin nakdi teminat kesintisi alacağı, 73.866,05 TL'sinin ise hakediş alacağı olduğunu, davacının davalıya verdiği teminat mektuplarının ihtiyati tedbiren paraya çevrilmesinin önlenmesi kararının verilmesini, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının tespit talebi yönünden eksik harcın tamamlanmasını, davacının kesin hakediş süreci tamamlanmadan imalat faturalarını kesip icra takibine giriştiğini, davalının kesinti tutarları netleşmeden fatura kesilmesi nedeniyle iade faturasının düzenlediğini ve ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 18.maddesinde ödeme zamanının düzenlendiğini, bu maddeye göre davalı şirket kendi hakedişini proje yönetiminden (üst işveren ) tahsil etmeden davacı şirkete (alt yüklenici) bir ödeme yapma yükümlülüğünün olmadığını,
yine 2.sözleşmede geçen hakedişe dahil edilmesi gereken yevmiye alacaklarının kesin hakedişe dahil edilmeyerek kesin hakedişi eksiksiz sunulması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davalının davacıya 19/08/2021 tarihli yazı ile geçici kabul eksikliklerinin giderilmesinin istendiğini, sözleşmelerin Nakdi Teminat başlıklı 31.2. nolu maddesinde "her hakedişten KDV hariç %5 oranında nakdi teminat kesintisi yapılır." denildiğini, 36.maddesinde ise kesin teminatın ne zaman serbest bırakılacağını düzenlediğini, bu şartların hepsi tamamlandıktan sonra nakdi teminatların iadesinin istenebileceğini, iade için henüz şartların oluşmadığını,
sözleşme kapsamına göre işlerin 29/12/2018 tarihinde bitirilip teslim edilmesi gerekir iken 30/12/2020 tarihinde geçici kabulün yapıldığını, geç teslimat nedeniyle sözleşmenin 8.maddesi gereğince hesaplanan her sözleşme için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL gecikme cezasının kesildiğini, davanın reddini %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın konusu eser sözleşmesine dayanarak yüklendiği işleri tamamladığı halde eser bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı yüklenici firma olup tüm işleri zamanında bitirip teslim ettiğini ancak işveren davalının borucunu ödemediğini, bu nedenle fatura kesilip ilamsız icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı ise işlerin süresinde bitirilmediğini, ödemeler için sözleşme şartlarının oluşmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Olayımızda ayıplı imalat itirazı olmayıp işlerin geç tamamlanması ve buna bağlı olarak gecikme cezasının kesilmesi savunması vardır. Çekişme konusu takip tarihi itibariyle takip konusu alacağın oluşup oluşmadığı noktasında toplamaktadır.
Davacı ve davalı cevaba cevap ve 2.cevap dilekçelerinde benzer iddia ve savunmalarda bulunmuşlardır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporunda davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının 217.902,58 TL davalıdan alacaklı olduğunu tespit etmiştir.
İçinde sektörel uzman inşaat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda yapılan tespitlere göre davacı alt yüklenicinin işleri tamamladığı 30/12/2020 tarihinde geçici kabullerin yapıldığı 20/01/2021 tarihinde de davacı tarafından kesin hakedişler yapılıp davalıya sunulmuştur. Ancak bu tarih itibariyle ve dava tarihi itibariyle bu kesin hesap onaylanmamıştır.
Yine bilirkişi raporunda (23.sayfada) yazıldığı gibi eksik işlerinde tamamlandığı mail yazışmalarından anlaşılmıştır. Zaten bu konuda bir itiraz olmayıp asıl itiraz süresinde işlerin yapılmadığı noktasındadır.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/03/2025 tarihli ek raporda kök rapordan farklı olarak sözleşme kapsamı işlerin gecikmesinde davacı tarafın kusuru olmadığı, davalı tarafından hakediş ödemelerinin yapılmaması, şantiyenin montaja hazır hale getirilmemesi ve çizim onaylarında yaşanan gecikmeden kaynaklı olduğu dolayısıyla her sözleşme için kesilen 30.000,00 TL toplam 60.000,00 TL kesintinin haksız olduğu görüşüne mahkememizde iştirak etmiştir.
Yine bilirkişi ek raporunda; " B. Teminat İadesinin Gerçekleşmeme Durumunun İrdelenmesi. Davacı taraf, 18.01.2022 tarihli dilekçesinde Davalıdan 144.036,55 TL nakdi teminat kesintisi alacağı olduğunu beyan etmiştir.
Buna karşılık olarak Davalı taraf, 02.03.2022 tarihli dilekçesinde, nakit teminat kesintilerinin iade şartlarının Sözleşmelerde yer alan “Kesin ve Nakdi Teminatın Serbest Bırakılması” başlıklı 36. Maddede düzenlendiğini, Davacının bu maddeye aykırı olarak, Projede görev alan işçilerin haklarının ödendiğine dair herhangi bir belge sunmadığı gibi işbu işçilik alacaklarına ilişkin herhangi bir belge teslim etmediğini, dolayısıyla nakit teminat kesintilerinin iade şartlarının oluşmadığını öne sürmüştür.
Davacı taraf ise, 17.03.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesinde Sözleşmelerin 36. maddesinde sayılan şartların yerine getirildiği, yerine getirilmeyen tek şart olan kesin hesap onayının Davalı'dan kaynaklanan nedenler ile yerine getirilemediğini öne sürmüştür.
Belirtmek gerekir ki, kök raporda Davacı vekilinin dilekçesinde işçi alacaklarının ve SGK primlerinin ödendiğine ilişkin belgenin sunulduğunu ifade etmiş olsa da, tarafımıza ulaşan dosya içeriğinde bu şekilde bir belgeye rastlanmadığı gerekçesiyle, bu konudaki değerlendirmemize esas alınamadığı tespiti yapılmıştır.
Ancak Davacı şirket itiraz dilekçesinde belirttiği üzere; dosyanın büyüklüğü sebebiyle ekte sunulamadığı, 21.03.2022 tarihli beyan dilekçesi ile bir büyük klasör halinde dosyaya elden ibraz edildiği beyan edilmiştir. Ayrıca 19.07.2022 tarihinde ...'NE müvekkili şirketin SGK'ye karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine ilişkin olarak yazılan. Taraf şirketler arasındaki sözleşme nedeniyle ... İli, ...
İlçesi, 490.491 Pafta, 2905 Ada, 17 Parsel de kayıtlı arsa üzerine inşaa edilecek İn ... kapsamında bu projenin 3-4 etap sabit mobilya işlerini alt yüklenici sıfatıyla davacı tarafından yapılması sonrası davacının sözleşme kapsamındaki bu iş ile ilgili Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, işçilik oranlarının tutturulup tutturulmadığı, SGK ilişiksiz belgesini (veya borcu yoktur yazısını) almaya engel herhangi bir durum olup olmadığının araştırılması, davacı şirketin bu noktada davalı şirkete kurum kayıtlarında gözüken herhangi bir borcun olup olmadığı,
davacı şirketin adı geçen iş yerindeki herhangi bir iş kazası nedeniyle açılmış veya açılacak bir davanın muhatabı olup olmadığı hususlarının tek tek araştırılması ve iki ay içinde mahkememize bilgi verilmesi gerekmektedir. ..." şeklindeki yazısına karşı kurum tarafından verilen 12.09.2022 tarihli cevapta.
Davacı şirketin SGK'ya muaccel hale gelmiş borcunun bulunmadığı, iş bitiş tarihinin 13.12.2020 olup, 969 işçilik oranını karşıladı davalı ile 10.02.2021 tarih 20057866 sayılı yazı ile ilişiksiz belgesi tespiti yapıldığı ve iş kazası ile bir dava bulunmadığı hususu yer almaktadır.
Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, söz konusu SGK yazısının, Sözleşmelerin 36. maddesinde sayılı tüm işçi alacaklarının ve SGK primlerinin ödendiği konusunda Davacı lehine sonuç doğurabileceği, bun sonucu olarak da diğer şartların da yerine getirildiği yahut Davalı'nın kusuru sonucunda yeri getirilemediği durumunda, nakit teminatların iadesi için gerekli şartların oluştuğu ve nakit teminatla iadesinin gerektiği kanaatine varılabilecektir. C.
Davalının İade Faturaları Kesmesinin Kabul Edilip Edilemeyeceği Kök raporda da belirtildiği üzere.
Davacının İmalatlar ve kesintiler hesabı sonrasında hazırlanan 11-Kesin Hakkediş Raporunun Davalı ve Davacı tarafından onay ve imzası olmadan faturasının kesilmesi gerçekleştiği tespiti yapılmış olup; bu tutarları yukarıda detaylı inceleme yapılarak tespit edilen 3-4 Etap Sabit Mobilya İmalatı için 34.408,97 TL ve 3-4 Etap Ahşap Kapı İmalatı için 39.457,08 TL tutarındaki faturaların iadesinin yapılabileceği kanaati oluşmuştur. D.
Kesin Hakedişin Nihai Hale Gelmesi Durumunun İrdelenmesi. Davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde. "Davacının kesin hakkediş ödemelerinin, Davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde. "Davacının kesin hakkediş ödemelerinin, Müvekkil Şirket’in kendi hakkedişini alması ön şartına bağlı olduğu görülmektedir.
Bir başka ifade ile Müvekkil Şirket kendi hakkedişini Proje Yönetimi’nden tahsil etmeden Davacı şirkete bir ödeme yapma yükümlülüğü doğmamaktadır." İfadeleri tespit edilmiştir.
İşbu konuda Sayın Mahkemenin 25.07.2024 tarihli belge talep edilen 3. Kişi ... ŞİRKETİ, davacı ...ŞİRKETİ ile davalı ...
ŞİRKETİ arasındaki sözleşmeler, tutanaklar ve belgelerin gönderilmediği, bu sebeple Davalı itirazlarının detaylı olarak değerlendirilemediği, ancak Davacının hakkediş evrakları ve taraflar arasındaki dosyaya sunulan yazılı görüşmeler dikkate alındığında; davacının sözleşme gereği gerçekleştirdiği imalatları tamamladığı; imalatın gecikmesinde davacı tarafın kusurunun bulunmadığı; davacının geçici kabul tutanağında bildirilen eksiklikleri tamamladığı; kesin hakkediş raporu sürecinde taraflar arasında metraj konusunda mutabık olunduğu tespitleri tarafımızca incelemeler sonucunda yapılmıştır.
Bu durum sonucunda davalının tanzim ettiği 73.866,05 TL'lik iade faturalarının davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olduğu nazara alındığında davacının 217.902,57 TL'lik cari hesap alacağından 73.866,05 TL'lik tutar mahsup edildiğinde kalan bakiyenin 144.036,52 TL kalacağı, Teknik değerlendirmeler kapsamında 11 no.lu hakkedişlerin toplamının (faturaların kesilmediği nazara alındığında kdv hariç bedel üzerinden) ( 46.587,03 TL * 31.860,16 TL) 78.447,19 TL olduğu,
Bu durumda davacının iş bu hakkedişlerden dolayı kalan alacağının (iade faturaları dikkate alınmak sureti ile) (144.036,52 TL + 78.447,19 TL) 222.483,71 TL olabileceği kanaati oluşmuştur. V. SONUÇ: Raporun inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntıları ile açıklandığı üzere. 1. İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME a.
Sözleşme kapsamı işlerin gecikmesinde Davacı tarafın kusuru olmadığı, Davalı tarafından hakkediş ödemelerini yapılmaması, şantiyenin montaja hazır hale getirilmemesi ve çizim onaylarında yaşanan gecikmeden kaynaklı olduğu tespiti ile her bir sözleşme için 30.000,00 TL'den toplam 60.000,00 TL kesintinin teknik olarak kabul edilemeyeceği, b. Nakit teminatların iadesi için gerekli şartların oluştuğu ve teknik olarak nakit teminatların iadesinin gerektiği ..
Yapılan teknik değerlendirmelerde davalının tanzim ettiği 73.866,05 TL'lik iade faturalarının davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olduğu nazara alındığında davacının 217.902,57 TL'lik cari hesap alacağından 73.866,05 TL'lik tutar mahsup edildiğinde kalan bakiyenin 144.036,52 TL kalacağı, Teknik değerlendirmeler kapsamında 11 no.lu hakkedişlerin toplamının (faturaların kesilmediği nazara alındığında kdv hariç bedel üzerinden) ( 46.587,03 TL + 31.860,16 TL) 78.447,19 TL olduğu,
davacının iş bu hakkedişlerden dolayı kalan alacağının (iade faturaları dikkate alınmak sureti ile) (144.036,52 TL + 78.447,19 TL) 222.483,71 TL olabileceği, Mali açıdan yeni bir değerlendirme yapılmasını gerektirecek herhangi bir mali vesaik sunulmadığı nazara alındığında kök raporda ki görüş ve kanaatin aynen muhafaza edilmiş olduğu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki değerlendirme tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, iş bu raporumuzu saygılarımızla arz ederiz." demişlerdir.
Bu durumda bilirkişi heyetinin ek raporundaki tespitlere iştirak edilmiş olup davacıya kesilen 60.000,00 TL'lik gecikme cezasının haksız olduğu, nakdi teminatların iadesi şartlarının oluştuğu, davalının tanzim ettiği iki iade faturası ( 34.408,97 ve 39.457,08 TL) toplamı olan 73.886,05 TL faturanın davacının toplam faturası olan 217.902,57 TL'den düşülmesi gerektiği, bu durumda davacı alacağının (217.902,57 - 73.886,05) = 144.036,52 TL kalacağı;
sonuç olarak iade faturaları da dikkate alınmak suretiyle faturaların kesilmediği nazara alındığında bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamada (144.036,52 + 78.447,19) = 222.483,71 TL alacağın olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak miktarının 222.483,71 TL olup davanını kabulü yoluna gidilirken icra takibi incelendiğinde 217.902,60 TL için takip yapıldığı taleple bağlılık ilkesi gereği bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacak likit itiraz haksız olduğundan davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacı taraf ayrıca iki adet teminat mektubunun bedelsizliğinin tespitini talep etmiş ise de davacı taraf sadece itirazın iptali davasına konu değer olan 217.902,60 TL üzerinden harç alındığı, menfi tespite konu 160.257,50 TL bedelli ve 159.597,89 TL bedelli teminat mektupları yönünden ayrı değerlendirme yapılması gerekir.
Dosya incelendiğinde ilk harcın 18/01/2022 tarihinde alındığı daha sonra 17/03/2022 tarihinde eksik harcın tamamlandığı hem itirazın iptali hem de menfi tespit davasında harcın eksik olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının açtığı davada menfi tespite konu iki adet teminat mektubu yönünden davacı taraf sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmesinde davacının kusurunun bulunmadığı dolayısıyla menfi tespite konu teminat mektuplarının bedelsizliğine karar vermek gerektiği anlaşıldığından teminat mektuplarının bedelsizliğine karar verilmesi, taleplerinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Bilirkişi hesabına göre itirazın iptali davasında davacının talep edebileceği miktar 222.483,71 TL ise de takip talebinde 217.902,60 TL talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği bu miktar üzerinden davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/50, K. 2025/740, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama