KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/502 Esas
- Karar no
- 2024/23
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/07/2023
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ...
A.Ş.'nin (...) Türkiye çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren ülkemizin en büyük ve kurumsal şirketlerinde birisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 21.10.2019 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkili şirkette portföy yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 22.04.2021 tarihinde sona erdiğini,
müvekkili şirket ile davalı arasında 29.03.2021 tarihinde “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” akdedilmiş olup davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle davalıya ...
Noterliği ... yevmiye numaralı 29,12.2021 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalı yanın ihtarnameye soyut ve mesnetsizce cevap verdiğini belirterek davanın kabulüne, davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesi'ne aykırı davranması sebebiyle işbu sözleşmenin 5. maddesinde de belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000.00 TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; rekabet yasağının geçerli olabilmesi için çalışanın, işverenin müşteri çevresi veya üretim sırlarına erişimi ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı olması ve aynı zamanda çalışanın bu bilgileri kullanmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması gerektiğini, ancak davalı müvekkilinin sadece aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, söz konusu firmaya davacı firma hakkında hiçbir şekilde önemli bilgiler vermediğini veya davacı firmanın zararına olacak nitelikte önemli bir davranışta da bulunmadığını,
kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bahse konu sözleşmedeki cezai şartın geçerli olabilmesi için davacının; müvekkilinin davacı şirketin müşteri çevresi veya üretim sırlarına erişimi ya da yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı olduğunu ve aynı zamanda bu bilgileri kullandığını ispat etmesi gerektiğini, Türk hukukunun temel prensibi gereğince iddia edenin ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek öncelikle yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Mersin İş Mahkemelerine gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise;
haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, işçinin rekabet yasağı ihlal ettiği iddiasına dayalı ceza koşulu alacağının tahsili talebine ilişkindir.
Temel kişilik hakkını ve Türk kamu düzenini ilgilendiren ve bu nedenle emredici olan TBK 420/1 maddesine göre hizmet sözleşmelerine işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Kanun koyucu bu düzenlemeyi yaparken hiçbir istisna ön görememiş tek taraflı ceza koşulunun geçersiz olduğunu söylerken sözleşmenin devam ettiği dönem veya sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem arasında herhangi bir ayrım yapmamıştır.
İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra işveren işçinin rakip firmalarda çalışmasını yani çalışma hak ve özgürlüğünü sınırlandırılmasını istiyorsa, bunun karşılığında işçiye karşı bir edim üstlenmelidir. İşçi aleyhine konulan ceza koşuluna karşılık işverene de bir ceza koşulu öngörülebileceği gibi karşılıklık başka şekillerde de sağlanabilir.
Örneğin; rekabet yasağı karşılığında işveren işçiye belirli bir miktar ödeme yapmayı veya yoksun kalacağı çalışma hakkı karşılığında aylık ücretinin belli bir kısmının yasak süresi boyunca ödemeyi üstlenebilir.
Mahkememiz dosyasında işçinin rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede sadece davalı aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği anlaşılmakta olup, bu hali ile sözleşmedeki ceza koşulu geçersizdir.
TBK 420/1 maddesindeki düzenleme emredici bir hüküm olup, kamu düzenini ilgilendirdiğinden HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen dikkate alınması gerekeceğinden, davanın bu sebeplerle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/502, K. 2024/23, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama