KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/623 Esas
- Karar no
- 2024/696
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
- Dava tarihi
- 27/05/2016
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile dav alı firma arasında akdedilen sözleşme kapsamında ...'ne hitaben 125.000-TL bedelli teminat mektubu verilmek suretiyle davalıya teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, davalının kredi sözleşme koşullarına uymaması üzerine 16/02/2016 tarihinde hesaplarının kat edildiğini ve meri mektubun iadesinin talep edildiğini, davalı lehine ...'ne hitaben verilen 125.000-TL teminat mektup bedelinin bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi için davalılardan tahsiline,
dava esnasında mektubun tazmin olması durumunda ödenen tutarın tazmin tarihinden itibaren temerrüt faizi, Bsmv vb.yükümlülüklerle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve asillere usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap davaya cevap sunmadıkları görülmüştür.
Dava:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir.
Mahkememizce 26/06/2018 tarih 2016/... esas 2018/... karar sayılı karar ile; "Davaya konu teminat mektubunu 30/12/2016 tarih itibariyle süresinin dolması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir. ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 24/10/2019 tarih 2018/... esas 2019/... karar sayılı ilamında; Davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine istinaf ilgili dairesince esastan reddine karar verilmiştir. Bu sefer davacı tarafça temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi 09/02/2021 tarih 2020/... esas 2021/ ... karar sayılı ilamında; "Dava, davacı banka tarafından düzenlenen ve üçüncü kişiye verilen teminat mektubu bedeli tutarında teminatın depo edilmesi istemine ilişkindir. Şu halde istemin (davanın) konusu bizatihi teminat mektubu yahut bedelinden kaynaklanan alacak olmayıp davacı bankanın garanti sözleşmesi hükümleri uyarınca doğan riskinin pasifize edilebilmesi için, mektup bedeli tutarında ek teminatın depo ettirilmesi istemine ilişkin olmakla davanın konusunu davacının sözleşmeye dayalı teminat alacağı oluşturmaktadır.
İlk derece mahkemesince, teminat mektubunun vadesinin dolması nedeniyle gelinen aşama itibariyle davacının riskinin kalmadığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığı değerlendirilmiş ise de davacı yandan dava sebebini oluşturan maddi vakıaya ilişkin riskin henüz devam edip etmediği usulünce sorulup saptanması gerekirdi. Mahkemece bu gereklilik gözetilmeden yapılan uygulama bir yandan HMK'nın 31. maddesinde öngörülen hakimin davayı aydınlatma görevinin yerine getirilmesindeki yanlışa işaret ettiği gibi diğer yandan da HMK'nın 27. maddesinde öngörülen davacının hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olup mahkemece verilen karar bu yönleriyle yasaya aykırıdır." şeklinde karar verilmiş ve dosya mahkememizde yeniden esasa kaydedilmiştir.
Mahkememizce 21/12/2021 tarih 2021/... esas 2021/... karar sayılı karar ile bu sefer davanın reddine karar verilmiştir. Tekrardan davacı tarafça temyiz yasa yoluna başvuru yapılması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 23/02/2023 tarih 2022/... esas 2023/... karar sayılı ilamında;
"Mahkemece davacı vekiline teminat mektubu riskinin devam edip etmediğini açıklamak ve buna ilişkin belgeleri sunmak için süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 17.12.2021 tarihli dilekçeyle belgelerin alacağı temlik eden bankada bulunması nedeniyle bankaya müzekkere yazılması talep edilmiştir. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın devam eden riskin ispat edilemediği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de doğru olmamıştır.
O halde mahkemece alacağı temlik eden banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak teminat mektubu riskinin devam edip etmediği belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca teminat mektubu riskinin dava tarihinde mevcut olup yargılama aşamasında ortadan kalkması durumunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddi hükmü kurulması da yerinde olmamıştır. " şeklinde karar verilerek dosya tekrardan bozularak mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda harekete edilerek davaya konu teminat mektubuna ilişkin riskin devam edip etmediği hususunda temlik eden bankaya müzekkere yazılmış ve bankadan gelen yazı cevabında, davaya konu teminat mektubunun 22/05/2019 tarihinde bozdurularak 125.000,00-TL bedelin muhatap üçüncü kişi konumunda bulunan ...'a ödendiğini belirtmiş ve buna ilişkin dekontu da müzekkere ekine eklemiştir.
Bu aşamadan sonra teminat mektubu riski ortadan kalksa da, ödeme ile birlikte nakit risk gerçekleşmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde riskin gerçekleşmesi halinde bedelin de iadesini talep etmiştir. Dava dilekçesine ekli sözleşmede davalı şirket asıl borçlu olarak görülmektedir. Davalı gerçek kişiler ise kefil olarak yer almaktadırlar.
Sözleşmenin 3.5.1 maddesinde; sözleşmede imzası bulunan ve usulüne uygun şekil şartlarına haiz kefalet sözleşmeleri uyarınca kefillerin de gayri nakdi kredilerden müteselsil sorumlu olduğunu ve bunun banka tarafından kefillerden de talep edilebileceği belirtilmektedir.
Sonuç olarak teminat mektubunun karşılığının dava dışı üçüncü kişiye ödenmesi ile birlikte toplamda 125.000,00-TL bedelin kredi sözleşmesinde yer alan asıl borçlu ve kefillerden alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/623, K. 2024/696, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama