KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/699 Esas
- Karar no
- 2024/42
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/10/2023
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı şirket yetkilisinin dava dilekçesi özetle. Davalı şirket vekili tarafından ....
İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini, icra takibine dair ödeme emrini yeni tebliğ aldıklarını, bu yüzden icra takibine karşı itirazları icra hukuk mahkemesi nezdinde ileri süremediklerini, ve iş bu menfi tespit davasını açtıklarını, icra takibine dayanak teşkil eden çekler incelendiğinde çeklerin ödenmeme sebebinin açıkça çeklerin arkasına derç edildiğini, bu çek keşide edildikten sonra diğer hamiller tarafından kullanılmakta iken çalındığını ve bu çeklere dair ödeme yasağı konulduğunu, buna rağmen davalı tarafın iş bu çekler ile ilgili olarak icra takibi başlattığını,
takibe dayanak teşkil eden çeklerin çalıntı olduğunu, ayrıca takibe dayanak çeklerin zaman aşımına uğradığını, süresi içerisinde icra takibi yapılmadığından eksik borç niteliğinde olduğunu, takibe konu borcu kabul etmediklerini, davalı tarafın iş bu çeklerin arka tarafındaki şerhe rağmen icra takibine konu ettiği için kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle icra takibinin takdir olunacak teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına,
borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı tarafın kötü niyetle iş bu icra takibini icra ettiğinden takibe konu alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Davacının çekin keşidecisi olup, çeklerdeki imzasına bir itirazı bulunmadığını, çekteki cirantalardan birinin çeki kaybetmiş olması ve çekin iptali için dava açmış olması davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, bu nedenlerle çekteki imzasına itiraz etmeyen ve müvekkile karşı ileri sürebileceği şahsi bir defiisi dahi bulunmayan davacının dava konusu çek bedellerinden sorumlu olduğunu, çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilinin de kötü niyetli olduğunu da göstermediğini,
müvekkilinin bir faktoring şirketi olup dava konusu çekleri 28/01/2021 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı ...'dan temlik aldığını, davacının çeklerin zaman aşımına uğradığını iddia etmiş ise de TTK'nın 814 maddesine göre çeklerde zaman aşımı süresinin 3 yıl olduğunu, çeklerin 2021 keşide tarihli olduğunu, icra takibinin 2023 yılında başlatıldığını, çeklerin zaman aşımına uğramadığının ortada olduğunu, zaman aşımı iddiasının ödeme emrine itiraz süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi/çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava 26/10/2023 tarihinde açılmış olup, Türk Ticaret Kanunu’nda 7445 sayılı kanunla yapılan değişiklik kapsamında Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilerek menfi tespit davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış, söz konusu bu düzenleme 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesi; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini havidir.
Yukarıda açıklanan yasal hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içinde son tutanağın sunulmadığı anlaşıldığından, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/699, K. 2024/42, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama