KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/77
- Karar No
- 2024/431
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/70 Esas
- Karar no
- 2024/414
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 24/07/2020
- Karar tarihi
- 09/07/2024
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...'ün 15.12.2018 günü saat 14.00 sıralarında, ...
Sokak ...-Kağıthanede yaya olarak yolun karşısına geçmek isterken maliki ... olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç aniden geri gelmeye başladığını ve müvekkiline çarptığını ve çarpışma sonucunda müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, yaşanan işbu trafik kazası neticesinde davalı sürücünün kusurlu hareketi sonucunda, müvekkilinin ağır yaralandığını, omzunda kırık oluştuğunu ve protez takıldığını, müvekkilinin bu yaralanma neticesinde bir dizi ameliyat geçirmek zorunda kaldığını, trafik kazasının üzerinden zaman geçmesine rağmen hala hastaneye düzenli olarak gitmek durumunda olduğunu,
müvekkilinin omzuna takılan protezin ömür boyunca omzunda kalacağını, bunun sonucu olarak hayatında birtakım zorluklar oluştuğunu ve omzunun hareket kabiliyetini zorlaştırdığını, davalı sürücünün 2918 sayılı KTK md. 84/1-j maddesini manevraları düzenleyen genel şartlara uymaması sebebiyle ihlal ettiğini, müvekkilinin yaya olarak yürümekte olduğu ...
Sokakta kaldırım bulunmaması sebebiyle yol kenarından yürümek zorunda kaldığını, ancak araç sürücüsünün kontrolsüz bir biçimde geri manevra yapmasının kazaya sebebiyet verdiğini, bu kazanın oluşumunda müvekkilinin zararlı neticeyi meydana getiren yahut zararın artmasına neden olan herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin oluşan yaraların iyileşmesi için defalarca hastaneye gittiğini ve masrafları kendisinin üstlenmek zorunda kaldığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından ödenmiş olmasının veya kişinin devlet ve üniversite hastanelerinden ücretsiz tedavi görmesinin,
fazladan yapılması olası (belgeli veya belgesiz) birtakım ek harcamaların tazminat sorumlusu davalıdan istenmesine engel teşkil etmediğini, trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumlu olduğunu, dolayısıyla davalı ..., dava konusu kaza neticesinde müvekkilinin maddi zararları bakımından teminat limitleri dahilinde sorumlu olacağını,
müvekkilinin geçirdiği kaza sonucunda meydana gelen bedensel zararlar için dava şartı olarak davalı ... şirketine 03/12/2019 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde davalı ... tarafından 31/12/2019 tarihinde 13.982,08 TL ödeme yapıldığını ancak bu anlaşmanın müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu nedenle iş bu dava ikame edilmeden önce Arabuluculuk Başvurusu yapıldığını ancak anlaşma olmadığını, müvekkilinin geçirdiği kaza sonucunda hastane kapılarında koşturduğunu, maddi ve manevi zor durumda kaldığını,
bu sebeple oluşan mağduriyetlerin bir nebze de olsa giderilmesi için davalıdan dosya safahatında belirlenecek zararın kapsamına göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza sonrası geçici hafıza kaybı yaşadığını, 4 ay kadar sonra bu durum tekrarladığını, müvekkilinin kaza esnası ve sonrasında halen devam eden ruhsal ve yaşamsal olumsuzlukları nedeniyle, davalının kusur durumu ile müvekkilinin kusursuz oluşu gözetilerek,
telafi edici ve caydırıcı unsurları etkin olmak üzere manevi tazminatın talep edildiğini, müvekkilinin yaşadığı manevi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için işbu belirsiz alacak davasının açılması zorunluluğunun hâsıl olduğunu belirterek; müvekkilinin ... için, olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile 500,00-TL maddi tazminat ile, olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte 30.000,00 TL manevi tazminatı, ayrıca tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... - ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkillerinin ve davacı taraf kaza tarihinden hemen sonra yazılı ve sözlü olarak sulh olduklarını ve 6.000 TL karşılığı karşılıklı olarak anlaştıklarını, buna rağmen davacı tarafın müvekkillerinin hakkında şikayetçi olduğunu ve hukuki bir süreç başlattığını, taraflar arasında düzenlenen ve imzalanan protokolün müvekkilleri tarafından bulunamadığını, bu yüzden ötürü müvekkillerinin yazılı protokolü huzura sunamadığını,
bu tarz anlaşmalarda yazılı olma şartı bulunmadığından ve sözlü olarakta yapılabildiğinden ve taraflarca sağlanan sulh durumu yazılı ve sözlü olarak sağlandığından her ne kadar protokol bulunmasa bile sözlü olarak sulh sağlanmış ve taraflar aralarında 6.000 TL karşılığında sulh olduklarını, davacı taraf vekilinin de davacı tarafın 6.000TL'yi müvekkillerinden aldığını 28/12/2020 tarihli dilekçesinde kabul ettiğini, müvekkillerinin ve davacı tarafın aralarında 6.000 TL karşılığında sözlü olarak sulh olduğundan ve bu sulh işleminde yazılı şekil şartı aranmadığından ötürü davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacı tarafın müvekkillerimin kendisiyle kaza sonrasında ilgilenmediğini iddia ettiğini bu durumdan ötürü kendilerinden kolluk ifadesinde şikayetçi olmadığını söylemesine rağmen karar değiştirerek şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, bahse konu davacı beyanları tamamen mesnetsiz , asılsız ve çelişkili olduğunu, davacı tarafın kaza sonrası kaldırıldığı devlet hastanesinde gerekli operasyonları ve ameliyatı ücretsiz bir şekilde gerçekleştirme durumu varken keyfi olarak kendi isteği ile özel bir hastaneye gittiğiri ve operasyonu özel hastanede geçirdiğini,
keyfiyet ile verilen bir kararın külfetinin müvekkillerine pay edilmesinin hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, huzurdaki davadan önce ...
Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza dosyasında bulunan alanında uzman bilirkişi tarafından oluşturulan bilirkişi raporunda tarafların eşit miktarda (%50-%50) kusurlu bulunduğunu, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/a Maddesi gereği "Yayalar, taşıt yolu bitişiğinde ve yakınında yaya yolu, banket veya alan varsa burada yürümek zorundadır." Kusurunu işlediğinden meydana gelen kazanın oluşumunda Asli kusurlu %50(yüzde elli) olduğu kanaatine varıldığını,
müvekkillerinin davacı tarafla aynı kusur oranına sahip olmasına rağmen üzerine düşen tüm maddi manevi yükümlülükleri yerine tek başına yerine getirmiş ve gereken tüm ilgi alakayı kaza sonrasında gösterdiğini belirterek; kötü niyetli davacının sebebiyet verdiği davanın reddine karar verilmesini, ayrıca tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise sulh protokolü neticesinde ödenen ve davacı tarafça alındığı kabul edilen 6.000 TL paranın müvekkillerimiz aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesini,
ayrıca hükmedilecek olası bir tazminata dilekçemiz ekinde sunduğumuz bilirkişi raporunda belirtilen davacı tarafın kusur oranı dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalının mahkemeye sunmuş oldukları anlaşma ile davadan ve faizi ilişkin haklarından feragat ettiğini belirterek müvekkili Aksigorta A.Ş.
yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
28/02/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle; Kazanın meydana geldiği yolda kaldırımın olmaması veya yaya yolunun kullanılabilir olmaması durumunda; geri manevra öncesi ve esnasında, yönetiminde olan aracın hareket alanının yeterince kontrol altında bulundurmadan maverasına başlayan ve sürdüren Sürücü ...' ın %100 oranında kusurlu olduğunu, yaya ...” ün kusursuz olduğu ancak kazanın meydana geldiği yolda kullanılabilir durumunda kaldırımın olması durumunda; geri manevra öncesi ve esnasında, yönetiminde olan aracın hareket alanının yeterince kontrol altında bulundurmadan maverasına başlayan ve sürdüren” Sürücü ...' ın %50 oranında kusurlu olduğunu ve yaya ...” ün de %50 oranında kusurlu olduğu, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK 55 md. Uyarınca taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul ve reddetmiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Hakim mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dilerse kayyum atamasına karar verebilir. Tasarruf ilkesinin egemen olduğu bir davada mahkemenin taraflardan birinin ölümü üzerine mirasçıların araştırmaya ve onlara kendiliğinden davacıyla ilgili tebligat yapmaya yükümlülüğü yoktur. Hakimin yükümlülüğü HMK 55 md. Gösterilmiştir. Davacı 14/01/2023 tarihinde ölmüştür 605 md/1 uyarınca üç aylık erteleme sonrası 14/04/2023 tarihinde dolmuştur. Mirasçıların 3 aylık erteleme süresi içinde davaya devam etme iradelerini ortaya koymadıkları ortadadır. Tüm bu delillerle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/77, K. 2024/431, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama