KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/837 Esas
- Karar no
- 2024/809
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 21/12/2023
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle.
25/04/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otobüsün kapıyı kontrolsüz şekilde kapatması sonucu araca yolcu olarak binen müvekkilinin kolunun kapıya sıkışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını, tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ZMMS kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın ...nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle malul kaldığını, haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini,
bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş göremezlik 10 TL sürekli bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik 100 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Meydana geldiği iddia olunan kazanın trafik kazası niteliğinde olmadığını, TMK madde 6, HMK madde 190 ve TBK madde 50 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davaya konu olayda müvekkil kurumun sorumlu tutulabilmesi için öncelikle zarara yol açan bir trafik kazasının ve işleten sorumluluğunun kanıtlanması gerektiğini, davacının iddia olunan kaza tarihinden 1 yıl 2 ay sonra savcılığa müracaat ederek tespit edilemeyen araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu,
savcılıkça 6 aylık şikayet süresinden sonra şikayetçi olduğundan bahisle kamu adına kovuşturmaya yapılmasına yer olmadığına kararı verdiğini, tedavi evraklarında davacının sağ el bileği üzerine düşme ile gelen hasta olduğu şeklinde not düşüldüğünü, iş bu hususun suistimal şüphesi uyandırdığını, kazanın karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun yönetmelikte aranan şartlara haiz olmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu nedenlerle davanın usulden reddine,
talebin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1 maddesinde "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" hükmü yer almaktadır.
Yine anılan Kanunun 150/5 maddesinde “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 25/09/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 ve 320/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/837, K. 2024/809, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama